KÜNYE
T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/1279
- Karar No
- 2025/1314
- Karar tarihi
- 5 Kasım 2025
- 26. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No
- 2023/1042 - 2025/1145
- Esas no
- 2023/1042
- Karar no
- 2025/1145
- İncelenen kararın mahkemesi
- ANKARA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 13.07.2023
- Numarası
- 2022/932 Esas 2023/558 Karar
- Davanın konusu
- Tazminat (Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Manevi Tazminat
- Karar tarihi
- 03.10.2025
- Yazılma tarihi
- 30.10.2025
Karar Metni
1.321 kelime·7 dk okuma·5 bölüm
İlk derece mahkemesince verilen karara karşı davacı vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI
Davacı vekili dava dilekçesinde; 07.08.2021 tarihinde, davalı ...’nın işleteni olduğu, davalı sigorta şirketi tarafından ihtiyari mali sorumluluk sigortası ile sigortalı, sürücü ... sevk ve idaresindeki aracın otoparktan caddeye geçiş yapmak istediği esnada aracının ön yan kısımları ile kendisine göre yolun sağından yaya yolu üzerinden karşıya geçmekte olan davacı yayaya çarpması neticesinde davacının yaralandığını, manen zarara uğradığını ileri sürerek, 60.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlarda avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen (davalı sigorta şirketi yönünden poliçe teminatı ile sınırlı olmak üzere) tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... Sigorta AŞ vekili cevap dilekçesinde.
07.08.2021 tarihinde meydana gelen kazaya karışan aracın davalı şirket nezdinde Genişletilmiş Kasko Poliçesi ile sigortalı bulunduğunu, manevi tazminat talebine ilişkin teminat limitinin 25.000,00 TL olduğunu, davacı tarafından yapılan başvuru neticesinde 20220146636-1 numaralı hasar dosyasının açıldığını, yapılan değerlendirme neticesinde davacıya 12.000,00 TL manevi tazminat ödenmesinin teklif edildiğini, davalı şirketin poliçeden kaynaklanan sorumluluğunu yerine getirme gayesiyle hareket etmiş olmasına rağmen karşı tarafın olumsuz tutumu sebebiyle teklif edilen miktarın davacıya ödenemediğini,
sorumluluğun yerine getirilememesinde kusuru bulunmadığından temerrüde düşmediğinin kabulü gerektiğini, davalının poliçe sebebiyle başvuru sahibine karşı sorumluluğunun sigortalısının kusuru oranında olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Davalı ... ve ... vekili cevap dilekçesinde, davalıların kusurunun olmadığını, istemin yersiz olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece, davanın haksız fiilden kaynaklı manevi tazminatın tahsili istemine ilişkin olduğu, somut uyuşmazlıkta davalıların işleteni, sürücüsü, ihtiyari mali sorumluluk sigortacısı olduğu aracın, 07.08.2021 tarihinde yaya olan davacıya çarparak yaralanmasına neden olduğu, alınan kusur raporunda, kazanın meydana gelmesinde davalı sürücünün %100 oranında kusurlu olduğunun tespit edildiği, Hacettepe Üniversitesi, Tıp Fakültesi, Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığından alınan raporda davacının %2 oranında özürünün meydana geldiği, iyileşme süresinin 9 ayı bulacağı, bakıcı ihtiyacının 3 ay olduğunun tespit edildiği,
davacının yaralanması nedeniyle manevi tazminat talep edebileceği, bu durum karşısında, kazanın meydana geldiği tarih, meydana geliş şekli, zarar gören davacının konumu, kusur durumları, paranın alım gücü ve somut olayın diğer özellikleri dikkate alınarak takdiren sigorta şirketinin 25.000,00 TL ile sınırlı olmak kaydıyla 40.000,00 TL manevi tazminatın hak ve nesafete uygun olduğu, gerekçesiyle “Davacının davasının kısmen kabulüne, davalı ...
Sigorta AŞ’nin 25.10.2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte 25.000,00TL’lik kısmından sorumlu olması kaydıyla, davalılar ... ve ...’nın ise kazanın meydana geldiği 07.08.2012 itibaren işleyecek yasal oranda temerrüt faiziyle birlikte olmak üzere 40.000,00 TL manevi tazminatın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine," karar verilmiş hüküm davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde; davacının yaralanması ve tedavi süreci nazara alındığında, takdir edilen manevi tazminatın uygun olmadığını, davanın kabulüne karar verilmesi gerektiğini, ayrıca 2.980,00 TL rapor ücreti nazara alınmaksızın karar verildiğinden kararın hatalı olduğu belirterek kararın kaldırılmasını istemiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Mahkemece verilen kararda kamu düzenine aykırılıklar gözetilerek, istinaf edenin sıfatına göre ve istinaf sebepleri ile sınırlı olarak HMK'nın 355. maddesi gereğince yapılan inceleme neticesinde;
Dava, trafik kazasından kaynaklanan cismani zarar nedeniyle, sürücü, işleten ve İMMS kapsamında sigorta şirketinden manevi tazminat istemidir. Mahkemece sigorta şirketi limit ile sınırlı olmak üzere, diğer davalılar açısından davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir.
1-Davacı vekili manevi tazminata ilişkin olarak, talebi gibi davanın kabulüne karar verilmesini gerektiğini, belirterek kararı istinaf etmiş ise de; davalı araç sürücüsünün %100 kusuru ile meydana gelen kaza neticesinde, davacının yaralandığı, eylem tam kusur ile meydana gelmiş ise de taksirli bir eylem olması, kaza neticesinden davacının meydana gelen maluliyet oranı, kaza tarihi, kaza tarihindeki paranın satın alma gücü, manevi tazminatın amacı ve niteliği gözetildiğinde, TBK'nın 56/1 maddesi kapsamında takdir edilen manevi tazminatın TMK'nın 4. maddesi çerçevesinde, hak ve nesafet ölçüsünde takdir edilmiş olmasına göre davacının manevi tazminatın miktarına ilişkin istinaf sebeplerinin reddi gerekmiştir.
Buna göre; tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve istinaf olunan kararda belirtilen gerekçelere göre, davacılar vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki itirazları yerinde görülmemiştir.
2-Davacı vekilinin yargılama giderine yönelik istinaf sebeplerinin incelenmesinde. Mahkemece, davacının maluliyetinin belirlenmesi için alınan rapor giderleri HMK'nın 323. maddesi kapsamında yargılama gideri olduğundan, bu giderler davacı tarafından doğrudan rapor tanzim eden kuruma ödense dahi, yargılama neticesinde bu giderler yargılama giderine dahil edilerek haklılık durumuna göre hüküm altına alınır.
Davacı, mahkemece yapılan sevk üzerine, manevi tazminat miktarına esas olmak üzere Hacettepe Üniversitesi, Tıp Fakültesi, Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığından maluliyet durumunun tespitine yönelik rapor almış, bu kapsamda 2.980,00 TL ödeme yaptığına dair dekontu mahkeme dosyasına ibraz etmiştir. Bu durumda davacı tarafından mahkemeye bildirilen rapor ücretinin de yargılama gideri olarak hükme esas alınması gerekirken dahil edilmemesi doğru görülmemiştir.
Bu itibarla, davacı vekilinin sair istinaf sebeplerinin reddi ile yukarıda 2 no'lu bentte yazılı nedenlerle istinaf talebinin kabulüne, mahkemece yapılan yargılamada eksiklik bulunmadığından ve yapılan hata nedeniyle yeniden yargılamaya ihtiyaç duyulmamasına göre kararın HMK'nın 353/1-b-2 maddesi gereğince kaldırılmasına, ilk derece mahkemesi kararında hüküm altına alınmayan rapor ücretinin düzeltilerek, ilk derece mahkemesi kararında kesinleşen yönler korunarak yeninden esas hakkında hüküm tesisine karar vermek gerekmiştir.
II- İSTİNAF HARÇ VE YARGILAMA GİDERLERİ YÖNÜNDEN
1-Davacı tarafından yatırılan istinaf karar harcının talep halinde davacıya iadesine, 2-İstinaf başvurusu nedeniyle davacı tarafından yapılan 738,00 TL istinaf başvuru harcı ve 137,00 TL tebligat ve posta giderleri olmak üzere toplam 875,00 TL'nin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, 3-HMK'nın 333.maddesi gereğince kullanılmayan istinaf gider avansının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine, 4-Kararın tebliği ve harç iadesi işlemlerinin ilk derece Mahkemesince yerine getirilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 362/1-a maddesi uyarınca KESİN olmak üzere 03.10.2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.
Başkan Üye Üye Katip
* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesi, E. 2025/1279, K. 2025/1314, 5 Kasım 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama