İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İstinaf (BAM) Kararları
  3. /Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 27. Hukuk Dairesi

ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 27. HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINAKARAR

Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 27. Hukuk Dairesi E.2023/1012 K.2025/987

Davacı vekili tarafından davalı aleyhine açılan eser sözleşmesinden kaynaklanan itirazın iptali istemine ilişkin davada mahkemece verilen karara karşı süresi içinde davalı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine yapılan incelemede;

Esas2023/1012Karar2025/987Tarih1 Ekim 2025Okuma11 dk · 2.248 kelime

KÜNYE

T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 27. Hukuk Dairesi T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 27. Hukuk Dairesi

Karar tarihi
1 Ekim 2025
Esas No
2023/1012 - Karar No:2025/987
Dosya no
2023/1012
Karar no
2025/987
İncelenen kararın mahkemesi
ANKARA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Tarihi
10/04/2023
Numarası
2020/382 E-2023/251 K
Davanın konusu
İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan
Karar yazım tarihi
01/10/2025
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.248 kelime·11 dk okuma·1 bölüm

Davacı vekili tarafından davalı aleyhine açılan eser sözleşmesinden kaynaklanan itirazın iptali istemine ilişkin davada mahkemece verilen karara karşı süresi içinde davalı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine yapılan incelemede;

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

Davacı vekili; müvekkili ... Mermer Turizm San ve Tic Ltd Şti ile davalı ... Madencilik A.Ş. arasındaki ticari iş ilişkileri gereğine müvekkili ... Mermer tarafından davalı ...

Madencilik AŞ’ye 06.12.2019 ve 17.12.2019 tarihlerinde toplam 11.719,17 USD tutarlı iki adet fatura kesildiğini, fatura tutarlarını müvekkiline ödemediğini, bu alacağı tahsil için Ankara 12. İcra Dairesinin 2020/2962 sayılı dosyası ile taraflarınca davalı şirket aleyhine icra takibi başlatıldığını, borçlu şirket tarafından 06.03.2020 tarihinde haksız ve yersiz olarak borca itiraz edildiğini, icra takibinin durduğunu, davalı borçlu tarafından yapılan itiraz haksız ve kötü niyetli olduğunu, davalının haksız ve yersiz itirazının iptaline ve takibin devamına,

davalının alacağın %20’sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine, karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı tarafa usulüne uygun olarak tebligat çıkarılmasına rağmen davaya cevap vermemiş, davalı vekili 08.02.2021 tarihli ön inceleme duruşmasına katılarak müvekkili hakkında iddiaları kabul etmediklerini, davanın reddini talep etmiştir.

İlk derece mahkemesince; davanın, fatura alacağının tahsili amacıyla başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali davası olduğu, davacı vekilinin, müvekkilinin, davalıdan olan alacağı nedeniyle, davalı aleyhine 11.719,17 USD asıl alacak, 64,51 USD işlemiş faiz ve ferilerinin tahsili için Ankara 12. İcra Müdürlüğünün 2020/2962 sayılı dosyasında ilamsız haciz yolu ile icra takibine geçildiğini, takip borçlusunun borca itirazı üzerine takibin durdurulduğu, davanın süresinde açıldığı,

davanın, takip talebine itiraz edilen alacaklının alacağının varlığını genel hükümlere dayanarak ispat suretiyle itirazın iptali istemine ilişkin (İİK m.67) olduğu, davalı vekilinin, müvekkili aleyhine yürütülen icra takibine süresinde verdiği dilekçe ile “Müvekkilinin takip alacaklısına hiç bir borcu bulunmadığını, takibe konu borca, faize ve faiz oranına itiraz ettiklerini...” bildirdiği, mevcut ticari ilişkiden dolayı davacının davalıdan olan alacağının tayin ve tespiti bakımından taraflara ait ticari defterler üzerinde inceleme yapılarak 13/04/2021, 20/04/2022 günlü kök ve 29/12/2022 tarihli bilirkişi raporları alındığı,

Denizli Asliye Ticaret Mahkemesine yazılan talimat aracılığıyla alınan 13/04/2021 tarihli bilirkişi raporunda; incelenen davacı taraf resmi resmi defterlerinin sahibi lehine delil niteliği bulunduğu, davacı ile davalı arasında davacı taraf resmi defterlerine göre takibe konu alacak iddiasının dayanağı 2 adet fatura kapsamında ticari bir ilişkinin bulunduğu, davacı tarafından davalı adına granit blok kesim işçiliği hizmeti konulu düzenlediği, takip ve dava konusu faturaya dayalı cari hesap bakiyesi alacak iddiasının kaynağı 2 adet 67.695,30 TL (11.719,17 USD) (KDV dahil) bedelli faturaların davacı resmi defterlerinde kayıtlı olduğu,

davacı tarafından davalı taraf adına düzenlenmiş 2 adet faturanın E-FATURA–TEMEL FATURA niteliğinde olduğunun tespit edildiği, buna göre; davacı tarafından davalı taraf adına düzenlenmiş bulunan E-FATURA–TEMEL FATURA niteliğindeki Gelir İdaresi Başkanlığı'nın sunucuları üzerinden davalı tarafa iletilmiş (tebliğ) bulunan faturalara karşılık, davalı tarafından düzenlenmiş İADE E-FATURA’sı tespit edilemediği, davacı taraf incelenen resmi defterlerine yansıyan ticari işlem kayıtlarına göre; davacı tarafın davalı ...

Madencilik A.Ş.’den 28.02.2020 icra takip tarihi itibariyle 67.695,30 TL (11.719,17 USD) cari bakiye alacağı olduğu, davacı taraf incelenen resmi defterlerine yansıyan ticari işlem kayıtlarına göre.

28.02.2020 icra takip tarihinden sonraki tarihlerde davacı tarafça davalı adına Türk Lirası ve Dolar içerikli düzenlediği faturalara yıllık peşin vergi dönemleri (3, 6, 9, 12. Aylar) itibariyle (+/-) kur değerlemesi yaptığı ve resmi defterlerinde davalı adına cari bakiye borç/alacak olarak yansıttığı tespit edilmiş olup, davacı tarafın davalı taraftan 31.12.2020 dönem sonu itibariyle kur değerleme farkları da dahil olmak üzere 86.024,57 TL (11.719,17 USD) cari bakiye alacağı olduğu, Borçlar Kanunu yönünden davacının davalı tarafı usulüne uygun temerrüde düşürdüğü tarihin 28.02.2020 icra takip tarihi olduğu,

bu nedenle icra takibinde talep ettiği 64,51 USD işlemiş faizin yerinde olmadığı, mahkemenin davacı tarafının alacaklı olduğu hükmünü takdir ettiği durumda anılan icra takip tarihinden itibaren faiz işletilmesi, cari borç/alacak bakiyesinin ticari işlemden kaynaklanması ve yabancı para (USD) takibi olması sebebiyle ve talebe bağlı kalınarak Yıllık %2,50 USD –Merkez Bankası Kamu Bankalarınca uygulanan Azami Faiz Oranlarının uygulanması gerektiğinin bildirildiği, mahkemece alınan 20/04/2022 günlü kök ve 29/12/2022 günlü ek SMMM bilirkişi raporunda; davacı tarafın resmi resmi defterlerinin sahibi lehine delil niteliği bulunduğu,

taraflar arasında davacı taraf resmi defterlerine göre takibe konu alacak iddiasının dayanağı 4 adet USD karşılığı TL fatura kapsamında ticari bir ilişkinin bulunduğu, davalı ... Madencilik A.Ş , ... Mermer Tur. San. Tic. Ltd.

Şti’ye 05/08/2022 tarihinde TL tutarlı fatura olan, 06/12/2019 tarihli ECE201900000207 numaralı 8.511,93 TL tutarlı ticari mal ve 17.12.2019 tarihli AKS201900000030 numaralı 34.276,64 TL tutarlı yarı mamul fatura bedelini ve avukatlık ücreti ile birlikte 76.000,00 TL ödediği, davaya konu taraflar arasında söz konusu olan.

06.12.2019 tarihli ECE2019000000206 numaralı 45.120,72 TL karşılığı 7.849,95USD, 17.12.2019 tarihli AKS2019000000029 numaralı 22.574,58 TL karşılığı 3.869,22 USD olarak toplamda 11.719,17 USD karşılığı 67.695,30 TL cari hesapta temerrüde düştüğü borç tutarı bulunduğu, davacı tarafından, davalı adına granit blok kesim işçiliği hizmeti istinaden fatura düzenlediği, dava konusu bu iki faturaya dayalı cari hesap bakiyesi alacak tutarının 67.695,30 TL (11.719,17 USD) (KDV dahil) bedelli faturaların davacı ve davalı resmi defterlerinde kayıtlı olduğu, taraflar arasında söz konusu olan , davacı ...

Mermer Tur. San. Tic. Ltd. Şti.nin, ...

Madencilik A.Ş ye düzenlemiş olduğu, 06.12.2019 tarihli ECE2019000000206 numaralı 45.120,72 TL karşılığı 7.849.,95 USD ve 17.12.2019 tarihli AKS2019000000029 numaralı 22.574.,58 TL karşılığı 3.869,22 USD olarak toplamda 11.719,17 USD karşılığı 67.695,30 TL'nin, konusu para olan borç Ülke parasıyla ödenmesi gerektiği, ülke parası dışında başka bir para birimiyle ödeme yapılması kararlaştırılmışsa, sözleşmede aynen ödeme veya bu anlama gelen bir ifade bulunmadıkça borç, ödeme günündeki rayiç üzerinden yani TCMB Efektif Döviz Kuru ile Ülke parasına çevrilerek ödenmesi gerektiği,

%20 oranında icra inkar tazminatının ekteki Yargıtay 12. Hukuk Dairesi 2015/812 Esas, 2015/10734 Karar numaralı kararına istinaden ödenmesi gerektiğinin bildirildiği, bu durumda her iki taraf ticari defterleri usulüne uygun tutulduğu, lehlerine delil niteliğinde oldu, davacının alacağını, Başkent vergi dairesinden gelen BA formaları, davalının ticari defter ve bağlı kâğıtları ile ispat ettiği anlaşılmakla, yukarda belirtilen 11.719,17 USD tutar kadar, davacının davalıdan alacaklı olduğu kanaatine varılarak davanın kabulü ile, davalının Ankara 12. İcra Müdürlüğünün 2020/2962 Esas sayılı takip dosyasına yaptığı itirazının iptali ile,

takibin 11.719,17 USD asıl alacak üzerinden devamına, asıl alacağa takip tarihinden sonra 3095 sayılı kanunun 4/a maddesi uyarınca kamu bankalarında Amerikan doları üzerinden açılan bir yıla kadar vadeli döviz tevdiyat hesaplarına uygulanacak faiz oranları üzerinde faiz uygulanmasına, İİK'nun 67/2.maddesi gereğince alacağın %20'si oranında 17.325,15 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, karar verilmiştir.

Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; itirazın iptali davalarının, icra takibine sıkı sıkıya bağlı davalar olduğu, davacının, Ankara 12. İcra Müdürlüğü 2020/2962 esas sayılı ilamsız icra takibi ile 06/12/2019 tarih 825777 Numaralı ve17/12/2019 Tarih 825778 numaralı, faturalar için icra takibi başlattığı, takibe dayalı faturaların seri numaraları takip alacaklısı tarafından 825777 ve 825778 olarak beyan edildiği, ilk derece mahkemesine sundukları iki adet faturadan da açık olarak anlaşıldığı üzere, takip alacaklısı tarafından beyan edilen numaraların, fatura numaraları olmayıp, irsaliye numaraları olduğu,

ayrıca bu durumun bilirkişi raporuyla da sabit olduğu, takip dayanağı faturaların USD düzenlenmediği, kaldı ki USD olarak düzenlenmesinin de yasaya (VUK) açık olarak aykırı olması nedeniyle mümkün de olmadığı, takip alacaklısı davacının, USD fatura düzenlemediği ve hatta USD fatura düzenlenmesinin yasal olarak imkanının bulunmadığı bilmesine rağmen, haksız olarak USD talepli icra takibi yaptığı, davalının alacak talebinin 2 adet faturaya dayandığı, takibe dayanak faturaların da Ankara 12. İcra Müdürlüğünün ödeme emrinde açıkça yazdığı,

takibin iki adet faturaya dayandığına göre yapılması gereken incelemenin ve alacak hesabında takip ile sıkı sıkıya bağlı kalınarak tüm incelemenin bu iki faturanın ödenip ödenmediğinin araştırılması olması gerektiği, ancak dosyaya kazandırılan bilirkişi raporlarında, tarafların defterleri incelenirken teknik hukuki bilgilerde hatalar yapıldığı ve mahkemenin de yanılmasına sebebiyet verildiği, hatanın, alacak talebinin iki adet faturaya dayandırılmasına rağmen, bilirkişiler incelemeyi icra takibine konu edilen faturalar üzerinden yapmadığı,

bilirkişilerin takibe konu olmayan faturaları inceleyerek alacak hesabı yaptıkları, bilirkişi raporlarına göre davacının alacağı ECE2019000000207 ve AKS2019000000030 nolu faturalara dayandığı, halbuki davacının talebinin ECE2019000000206 ve AKS2019000000029 nolu iki adet fatura olduğu, bilirkişilerin dikkate aldığı faturaların davacı yanca icra takibinde talep edilmediği, yapılması gerekenin icra takibine konu 825777 ve 825778 nolu faturaların ödenip ödenmediğinin araştırılması olduğu,

icra takibinde talep edilmeyen herhangi bir alacağın, itirazın iptali davasında incelenemeyeceği ve hükme bağlanamayacağı, bir an için, asla kabul etmek anlamına gelmemek kaydı ile davanın itirazın iptali davası değil de, alacak davası olduğu düşünülse dahi; ekte sunulan iki adet faturadan anlaşıldığı üzere, 06.12.2019 tarih 825777 irsaliye nolu ECE2019000000207 sayılı fatura tutarının 8.511,93 TL, 17.12.2019 tarih 825778 nolu AKS2019000000030 iki adet fatura tutarı ise 34.276,64 TL olup, toplamı ise 42.788,57 TL olduğu, dolayısıyla asıl alacak olarak kabul edilmesi gereken rakamın 42.788,57 olduğu,

kaldı ki icra takibine konu 827577 ve 827578 nolu faturaların, davacının kendi ticari defterlerinde kayıtlı olmadığı, tarafların ticari defter ve kayıtları birbirini de doğrulamadığı, bu sebeple davacının bu faturalar için de iddiasını ispat edemediği, davanın reddine karar verilmesi gerektiği, aynı gerekçelerle, inkar tazminatına da hükmedilemeyeceği ancak mahkemenin gerekçeli kararı incelenecek olursa, ilamsız takibin dayanağı olan faturalardan farklı olan faturalara dayalı olarak hüküm kurulduğu, davacının icra takibindeki talebinin davacının talebinin ECE2019000000206 ve AKS2019000000029 nolu iki adet faturaların ödenmesi olduğu,

ödeme emrinin ile ECE2019000000206 ve AKS2019000000029 olarak sunulan faturalar karşılaştırılınca takibe dayanak faturaların sunulan faturalar olduğu, bilirkişilerin teknik hata ile icra takibine konu olmayan faturaları incelediği, müvekkilinin borçlu olduğuna kanaat getirildiği, dava ve icra takibi dışı ECE2019000000207 ve AKS2019000000030 nolu faturalar nedeniyle davacının kendi ticari defterine göre alacağının toplam 67.695,30 TL olduğu, bu miktarın bilirkişi raporlarıyla da tespit edildiği,

davacının bu faturalara +,- kur değerlemesi yaptığı ve müvekkilinin aleyhine cari borç olarak yansıttığı, ancak davacı bu işlemi yaparken müvekkile herhangi bir kur farkı faturası yansıtmadığı ve yalnızca kendi defterine işlediği, müvekkilinin bu işlemden herhangi bir şekilde haberi bulunmadığı, ortada herhangi bir kur farkı faturası olmamasına rağmen ticari defterlerde tespit edilen alacaktan daha yüksek bir miktara hükmedilmesinin hukuka aykırı olduğu,

davacının başlatmış olduğu icra takibi ECE2019000000207 ve AKS2019000000030 nolu faturalara ilişkin olmasa da, kesinlikle kabul anlamına gelmemekle birlikte, bu faturaların takibe konu edildiğini kabul edecek olsa dahi bu hususun kamu düzenine aykırı olduğu, her iki faturada "GRANİT BLOK KESİM İŞÇİLİĞİ" amacıyla düzenlendiği,

yani her iki faturanın kabulü halinde taraflar arasında da eser sözleşmesinin varlığının kabul edileceği, Türk Parası Kıymetini Koruma Hakkında 32 Sayılı Karara İlişkin Tebliğinde (Tebliğ No: 2008-32/34) döviz cinsinden maliyet içeren eser sözleşmelerini dışındaki eser sözleşmelerinin dövizle akdedilmesinin yasak olduğu, bahsi geçen her iki faturanın da 2018 yılından sonra 2019 yılında düzenlendiği, yani faturaların, yasak başladıktan sonra düzenlendiği, bu hususun kamu düzenine ilişkin olup, sayın mahkemenin resen dikkat alması gereken bir durum olduğu,

mahkemece, kamu düzenine aykırı bir şekilde düzenlenmiş ve icra takibine konu edilmemiş faturalara dayanarak hüküm kurulduğu, kararın bu gerekçeyle dahi kaldırılması gerektiği, davacının geçmiş dönem faizi talebinin usulüne uygun bir temerrüt ihtarının bulunmaması sebebiyle reddedilmesi gerektiği, kesinlikle kabul anlamına gelmemekle birlikte ilk derece mahkemesinin kararı doğru olsa dahi hükümde davanın kısmen kabulüne karar verilmesi gerekirken, davanın tümü yönünden kabulüne karar verildiği, kararın bu yönüyle dahi hatalı olduğu,

müvekkil lehine vekalet ücretine hükmedilmesi ve yargılama giderlerinin de kabul/red oranına göre paylaştırılması gerektiği belirtilerek kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

Dava, eser sözleşmesinden kaynaklanan itirazın iptali istemine ilişkin olup, mahkemece davanın kabulüne dair verilen karara karşı süresi içinde davalı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.

Mahkemece, dosya kapsamındaki bilgi, belge ve toplanan deliller değerlendirilerek yasal düzenlemelere uygun ve isabetli karar verilmiş olduğu, ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı ve özellikle itirazın iptâli davasının müddeabihi, takip konusu yapılmış ve borçlunun itiraz etmiş olduğu alacak olan bir eda davası olduğu, bu davanın takip hukuku içinde ve takip talebiyle sıkı sıkıya bağlantılı olarak ele alınması gerektiği ve sonucu itibarıyla takibin devamına etkili bir dava olduğu,

bu nedenle takip talepnamesinde dayanılan borç ve borcun sebebi ile bağlılığın asıl olduğu, davada her türlü delille ispat edilecek alacağın da yine takip talepnamesine konu olan ve borçlu yanca itiraza uğrayan alacak olduğu, bunun sonucu olarak takip ve dava konusu olmayan fatura veya sözleşmenin bu davada dikkate alınamayacağı (Emsal HGK E. 2011/19-617 K. 2011/749, T. 14.12.2011 ve E. 2006/19-260 K. 2006/251 T.

03.05.2006), somut olayda; mahkemece, takibin dayanağı olan 06.12.2019 tarihli ECE2019000000206 numaralı 45.120,72 TL karşılığı 7.849,95 USD ve 17.12.2019 tarihli AKS2019000000029 numaralı 22.574,58 TL karşılığı 3.869,22 USD bedelli iki adet fatura ve bu faturalara yönelik ödeme yapılıp yapılmadığına dair inceleme yapıldığı, her ne kadar mahkemece taraflar arasında 4 adet fatura kapsamında ticari bir ilişkinin bulunduğu,

davalının davacıya 05/08/2022 tarihinde takip konusu olmayan 06/12/2019 tarihli ECE201900000207 numaralı 8.511,93 TL tutarlı ve ticari mal ve 17.12.2019 tarihli AKS201900000030 numaralı 34.276,64 TL tutarlı yarı mamul fatura bedellerini avukatlık ücreti ile birlikte 76.000,00 TL olarak ödediği açıklaması yapılsa da bu gerekçenin takip konusu faturaların ödenmediğine yönelik olduğu, bu durumda da takibe sıkı sıkıya bağlılık ilkesine aykırılık bulunmadığı,

cari hesap çıkartılarak sonuca varılmadığı ve davadaki talebin icra talebindeki 11.719,17 USD asıl alacağa itirazın iptali ve takibin devamına ilişkin olduğu ve bu bedel üzerinden davanın kabulüne dair hüküm kurulmasında usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla davalı vekilinin istinaf başvurularının HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine, 2-Harçlar Kanunu gereğince davalıdan alınması gereken 5.917,40 TL istinaf karar harcından peşin alınan 1.480,00 TL harcın mahsubu ile bakiye 4.437,40 TL harcın davalıdan alınarak Hazineye irat kaydına, 3-İstinaf başvurusu nedeniyle davalı tarafından yapılan yargılama giderlerinin ve ödediği istinaf başvuru harcının kendisi üzerinde bırakılmasına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 361. maddesi gereğince kararın taraflara tebliği tarihinden itibaren 2 hafta içinde Yargıtay'da TEMYİZ yolu açık olmak üzere 01.10.2025 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

Başkan Üye Üye Katip

Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 27. Hukuk Dairesi, E. 2023/1012, K. 2025/987, 1 Ekim 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 27. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/1012
Karar No
2025/987
Tarih
1 Ekim 2025

İlgili Kararlar

  • Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi E.2023/1013 K.2025/967
  • Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 27. Hukuk Dairesi E.2023/1014 K.2025/897
  • Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 27. Hukuk Dairesi E.2023/1016 K.2025/1001
  • Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesi E.2023/1017 K.2025/1031
  • Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 27. Hukuk Dairesi E.2023/1017 K.2025/988
  • Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 27. Hukuk Dairesi E.2023/1018 K.2025/900

Tüm Arşiv

İstinaf (BAM) KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.