KÜNYE
T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 27. Hukuk Dairesi T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 27. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 27 Mart 2025
- Esas No
- 2023/294 - Karar No:2025/366
- Dosya no
- 2023/294
- Karar no
- 2025/366
- Başkan
- ... (...
- Üye
- ... (...
- Üye
- ... (...
- Katip
- ... (...
- İncelenen kararın mahkemesi
- ANKARA 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 22/11/2022
- Numarası
- 2021/605 E-2022/811 K
- Davanın konusu
- İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan
- Karar yazım tarihi
- 27/03/2025
Karar Metni
998 kelime·5 dk okuma·1 bölüm
Eser sözleşmesinden kaynaklanan itirazın iptali talepli davada mahkemece davanın kısmen kabulüne dair verilen karara karşı süresi içinde taraf vekillerince istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine yapılan incelemede;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili özetle; davalının yüklenici müvekkilinin taşeron olarak yer aldığı inşaat yapımına ilişkin ticari ilişkinin cari hesapla yürütüldüğünü, son olarak davalının yüklenicisi olduğu TOKİ'ye ait 894 konut vs. yapımına ilişkin proje kapsamındaki tünel kalıp, ahşap kalıp, izalosyan, istinat perdesi ve duvar yapım işlerinin müvekkili tarafından üstlendiğini ve teslim edildiğini, faturaların davalıya gönderildiğini, geçen zamana rağmen alacağın ödenmediğini, bakiye 40.668,81 TL'nin tahsili için başlatılan Ankara 3. İcra Müdürlüğü'nün 2018/4338 esas sayılı takibinin davalının haksız itirazı sonucu durduğunu öne sürerek itirazın iptaliyle, takibin devamına ve icra inkar tazminatının tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili özetle; taraflar arasında akdedilen sözleşmenin 21/4 maddesi gereğince iş kazalarından davacının sorumlu olduğunu, davacının üstlendiği iş kapsamında gerçekleşen kaza sonucu malul kalan işçi tarafından taraflar hakkında tazminat talebiyle açılan 2013/980 esas sayılı davanın derdest olduğunu, bu davada verilecek karara göre cari hesabın güncelenmesi gerekeceğini savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İlk Derece Mahkemesince. "Mahkememizce Ankara 7. İş Mahkemesi'nin 2013/980 esas sayılı dava dosyasının derdest olduğu dava tarihi itibariyle muaccel bir alacağın söz konusu olmadığına karar verilmiş ise de. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 30/09/2021 tarihli kaldırma kararı ile ilgili dosyanın bekletici mesele yapılması ve sonucuna göre alacak borç durumunun dosya sonucuna göre verilmesi gerektiğinden kaldırma kararı verilmiştir.
Kaldırma kararı sonrası yapılan yargılamada Ankara 7 İş mahkemesinin ilgili dosyasında verilen kararın kesinleştiği, davalı tarafından 28.970,59 TL ödeme yapıldığı anlaşılmıştır.
Somut olayda davacı ile davalı arasında eser sözleşmesi ilişkisi olduğu, davacının taşeron davalının yüklenici olduğu, davacı taşeronun sözleşme fatura ve cari hesaba dayalı bakiye iş bedelini talep ettiği, bu nedenle takip başlattığı, yapılan takibe itiraz edildiği, ve bu nedenle açılan itirazın iptali davasıdır.
Taraflar arasındaki yapım işlerine ait sözleşmede 21 maddesinde taşeronun yükümlülüklerinin belirlendiği, buna göre taşeronun şantiyede şartnamelerde belirlenen emniyet tedbirleri ve iş işçi güvenliği tedbirlerini almaya mecbur olduğu gibi yapı sırasında vuku bulacak her türlü kazalardan ve sebep olduğu zararlardan sorumlu olacağı, bu nedenle meydana gelen hasar zarar ve ziyanın taşeron tarafından karşılanacağı açıkça düzenlenmiştir.
Taraflar arasındaki sözleşme hükmüne göre dava dışı işçinin uğradığı zarar ve tazminatlardan davacı taşeron Küntaş şirketi sorumlu olduğundan, davalının mahkeme kararı gereği ödemek zorunda kaldığı 28.970,59 TL bedelin davacının bilirkişi raporu ile tespit edilen cari hesap alacak miktarından indirilerek ( 40.107,81 TL- 28.970,59 TL = 11.137,22 TL) kalan miktar üzerinden yapılan takibe yapılan itirazın haksız olduğu" gerekçesiyle "1-Davanın KISMEN KABULÜNE, Ankara 3. İcra Müdürlüğünün 2018/4338 Esas sayılı takip dosyasında yapılan itirazın kısmen iptali ile takibin 11.137,22 TL asıl alacak üzerinden devamına,
2-Fazlaya ilişkin talebin REDDİNE, 3-Alacağın varlığı ve miktarı yargılama konusu olduğundan icra inkar tazminat talebinin REDDİNE" karar vermiştir.
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkili ile davalı arasında her bir inşaat yapımı için ayrı bir sözleşme bulunduğu, müvekkilinin iş kazası sebebiyle yükümlülüğünü düzenleyen sözleşmenin 2012 tarihli olduğu, taraflar arasında bu tarihten sonra başka sözleşmeler de akdedildiği, sonraki sözleşmelerde iş kazası nedeniyle taşeron olan müvekkilinin sorumlu olacağına dair bir düzenleme bulunmadığı, dava konusu olan iş kazasının 2014 tarihli sözleşme gereğince yapılan bir iş kapsamında meydana geldiği, dolayısıyla tek sorumlunun müvekkili olmadığı, taraflar arasında cari hesap ilişkisi bulunduğu,
ilk kararda 40.107,81 TL yönünden davanın kabul edilerek itirazın iptaline karar verilmesi gerektiği, BAM tarafından kaldırılan mahkeme kararında alacağın likit olduğunun ve cari hesabın açık olduğunun belirlenmesi üzerine icra inkar tazminatına hükmedildiği, BAM kaldırma kararında icra inkar tazminatına ilişkin bir değerlendirme yapılmamasına ve önceki karardaki belirli durumlara rağmen son mahkeme kararında icra inkar tazminatına karar verilmemesinin hatalı olduğu nedenleriyle mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkemece itirazları dikkate alınmadan hüküm kurulduğu, BAM kaldırma kararına uygun inceleme ve değerlendirme yapılmadığı, müvekkili ve davacının müşterek davalı konumunda bulunduğu Ankara 7. İş Mahkemesinin 2013/980 esas sayılı dosyasında Ankara BAM 8. Hukuk Dairesi tarafından verilen karar sonucu müvekkilince icra dosyasına ödeme yapıldığı, diğer yandan TOKİ tarafından kazazede işçiye 20.000 TL geçici ödeme yapıldığı, bu ödemenin müvekkiline rücu edileceğinin işten bile olmadığı,
müvekkili ile davacı arasında imzalanan sözleşmenin 21/4 maddesinde iş yapım süresince her türlü kaza ve sebep olunan zararlardan taşeron olan davacının sorumlu olacağının hüküm altına alındığı, iş mahkemesi kararı sonucunda taraflar arasındaki cari hesabın güncellenmesi gerektiği, cari hesap bakiyesi güncellenmeden icra takibi başlatılmasının hakkaniyete aykırı olduğu, cari hesap bakiyesinden icra dosyasına yapılan ödemenin mahsup edilmesi suretiyle dosyanın bilirkişiye tevdi edilmeden karar verilmesinin de hakkaniyete uygun olmadığı nedenleriyle kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Dava, eser sözleşmesinden kaynaklanan itirazın iptali talepli olup, mahkemece davanın kısmen kabulüne dair verilen karara karşı süresi içinde taraf vekillerince istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
İnceleme, Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) 355. madde uyarınca istinaf nedenleriyle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Mahkemece, dosya kapsamındaki bilgi, belge ve toplanan deliller değerlendirilerek yasal düzenlemelere uygun ve isabetli gerekçeyle karar verilmiş olduğu, ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla taraf vekillerinin istinaf başvurularının HMK 353/1.b.1 madde gereğince esastan reddine karar verilmiştir.
Başkan ... · e-imzalıdır Üye ... · e-imzalıdır Üye ... · e-imzalıdır Katip ... · e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 27. Hukuk Dairesi, E. 2023/294, K. 2025/366, 27 Mart 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama