KÜNYE
T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 27. Hukuk Dairesi T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 27. Hukuk Dairesi Davacı Davalı
- Karar tarihi
- 5 Şubat 2025
- Esas No
- 2023/64 - Karar No:2025/145
- Dosya no
- 2023/64
- Karar no
- 2025/145
- İncelenen kararın mahkemesi
- ANKARA 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 20/09/2022
- Numarası
- 2021/471 E-2022/625 K
- Vekili
- —
- Davanın konusu
- Tazminat (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan
- Karar yazım tarihi
- 05.02.2025
Karar Metni
1.071 kelime·5 dk okuma·1 bölüm
Davacı vekili tarafından davalı aleyhine açılan eser sözleşmesinden kaynaklanan rücuen tazminat istemine ilişkin davada mahkemece verilen karara karşı süresi içinde davalı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine yapılan incelemede;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili özetle; işletmelerinin Irmak-Zonguldak arası tünel ile ilgili yapılması gereken işin Kamu İhale Kanununa göre davalıya ihale edildiğini, davacının iş veren konumunda olmayıp ihale makamı olduğunu ve tünel yapım işi sırasında işçi ...'ün iş kazası geçirdiğini, bunun üzerine Ankara 21. İş Mahkemesi’nin 2015/178 Esas sayılı dosyasında maddi ve manevi tazminat talepli dava açıldığını, davacı yönünden davanın reddine, davalı yönünden kısmen kabulüne karar verildiğini kararın Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesinin 20.11.2018 tarih 2018/1596 Esas,
2018/3081 Karar sayılı ilamı ile istinaf talebinin kabulü ile mahkeme kararının kaldırılmasına karar verildiğini, karar sonrası dosyanın 2018/543 Esas numarası aldığını ve davanın kısmen kabulüne verildiğini, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi’nin 2019/4553 Esas, 2020/56 Karar sayılı ilamı ile mahkeme kararının kaldırılmasına davanın kısmen kabulüne ve kabul edilen bedelin müştereken ve müteselsilen kabulüne karar verildiğini ve istinaf kararının Yargıtay 10. Hukuk Dairesinin 2020/6972 Esas, 2020/7198 Karar sayılı ilamı ile onanarak kesinleştiğini,
... tarafından Ankara 25. İcra Dairesi’nin 2020/1480 Esas sayılı dosyası ile Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi’nin 2019/4553 Esas, 2020/56 Karar sayılı ilamı dolayısıyla manevi tazminat için yapılan takip dosyasına 84.318,71 TL ödendiğini ayrıca Ankara 4. İcra Müdürlüğü’nün 2021/162 Esas sayılı dosyasına da 29.01.2021 tarihinde 283.341,76 TL ve 17.03.2021 tarihide 6.516,46 TL olmak üzere toplamda 374.177,00 TL ödeme yapıldığını, müvekkilinin ...'e ödenen tutarlardan sorumlu olmadığını,
davalı şirketin sorumlu olduğundan bahisle fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 374.177,00 TL alacağın 367.660,47 TL'sinin ödeme tarihi olan 29.01.2021 tarihinden, 6.516,46 TL'sinin ödeme tarihi olan 17.03.2021 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili özetle; öncelikle görev itirazlarının olduğunu görevli mahkemenin İş Mahkemesi olduğunu, dava konusu kazanın TCDD'nin köprü tünel inşaatında tünel içinde güçlendirme çalışmalarını sürdüren ...'ün merdiven üzerinde tavandan sızan çimentoların akmasını önlemek için dolgu yaparken yakından geçen elektrik kablosuna temas etmesi nedeniyle dengesini kaybederek merdivenden düşmesi sonucunda meydana geldiğini, olayın meydana gelişinde tek kusurun müvekkili yüklenmesinin doğru olmadığını, kazanın meydana gelişinde davacının kusurunun ve denetimsizliğinin bulunduğunu bildirerek dosyanın öncelikle davanın İş Mahkemelerine gönderilmesini, bu talepleri kabul edilmediği taktirde davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İlk Derece Mahkemesince; davanın rucüen tazminat talebine ilişkin olduğu, davalı vekili tarafından görev itirazında bulunulmuş ise de davanın iş kazası nedeniyle davacı tarafından dava dışı işçiye ödenen maddi ve manevi tazminat bedelinin rucüen tahsili istemiyle açıldığı, davacı ile davalı şirket arasında hizmet sözleşmesinin bulunduğu ve hizmet sözleşmelerine dayanılarak işçilik alacağına ilişkin rücuen tazminat davalarına bakmakla mahkemenin görevli olduğu, alınan bilirkişi raporunda; dava dışı işçinin %30 kusur indirimli gerçek zararının 695.746,26 x %70= 487.022,38 TL olarak hesaplandığı,
iş mahkemesinde alınan bilirkişi raporlarında yüklenici davalı şirketin olayın meydana gelişinde %70 kusurlu olduğunun belirlendiği, davacının, davalı işverende çalışan ve kaza geçiren ... isimli işçiye maddi ve manevi tazminat olarak toplam 374.177,00 TL ödediği , taraflar arasında imzalanan sözleşmelerde geçen hükümlere ve Yapım İşleri Genel Şartnamesinin 36. maddesinde, “Yüklenicinin 9 uncu madde hükümlerine göre tedbirler almasına rağmen olabilecek kazalarda,
yüklenicinin işçi ve personelinden kazaya uğrayanların tedavilerine ilişkin giderlerle kendilerine ödenecek tazminat yükleniciye aittir.’' hükmüne göre dava dışı işçiye yapılan ödemenin tamamından, işçiyi istihdam eden yüklenicinin sorumlu tutulması gerekeceği, davacı tarafından da dava değeri 374.177,00 TL olarak gösterilerek ve bu bedel üzerinden harç yatırılarak dava açılmış ve her ne kadar bilirkişi tarafından toplam ödemenin 374.177,00 TL olduğu bildirilmiş ve ise de davacı tarafından manevi tazminat yönünden Ankara 25. İcra Müdürlüğü'nün 2020/1480 Esas sayılı icra dosyasına 29.01.2021 tarihinde 84.318,71 TL,
maddi tazminat yönünden Ankara 4. İcra Müdürlüğü'nün 2021/162 Esas sayılı dosyasına 29.01.2021 tarihinde 283.341,76 TL ve 17.03.2021 tarihinde ise 6.516,46 TL olmak üzere toplam 374.176,93 TL ödeme yapıldığı, bu bedelden davalının sözleşme gereğince sorumlu olduğu anlaşıldığından davanın 374.176,93 TL üzerinden kısmen kabulüne, 367.660,47 TL'lik kısmının ödeme tarihi olan 29.01.2021 tarihinden, 6516,46TL'lik kısmının ödeme tarihi olan 17.03.2021 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, karar verilmiştir.
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusunun iş kazasına ilişkin rücuen tazminat talebi olması nedeni ile görevli mahkemenin İş Mahkemeleri olduğu, görevsiz mahkemece karar verildiği, davacının kusurlu olduğu, tek kusurun davalıda olduğunun kabulünün mümkün olmadığı, davacının ihale ettiği işe ilişkin sorumluluğunu devretmesinin mümkün olmadığı, kendilerinin kusurunun bulunmadığı, davacının işçileri denetlemediği için sorumlu olduğu,
dava konusu iş kazasının tünel içerisinde güçlendirme çalışmalarını sürdüren ...’ün, merdiven üzerinde tavandan sızan çimentoların akmasını önlemek için dolgu yaparken yakından geçen elektrik kablosuna temas etmesi nedeniyle dengesini kaybederek merdivenden düşmesi sonucu gerçekleştiği, işveren tarafından verilen iş güvenliği eğitimini alan işçinin halihazırda yapımı ve güçlendirmesi süren bir tünel içerisinde çalışma yaparken söz konusu kazanın meydana geldiği,
bu kazaya sebebiyet veren işin işverenin bilgisi dışında, işin gereği olmaksızın davacı işçinin kendi kararı ile gerçekleştiği, işçinin, işyeri ve işveren talimatlarına aykırı davranarak kazaya neden olduğu, kazanın meydana gelmesine münhasıran işçinin şahsi kusuru ve fiili ile TCDD'nin denetimsizliği bulunduğu, bu kapsamda kusur raporunun alınması gerektiği, davalının işçi sağlığı ve güvenliği önlemlerini aldığı, TCDD tarafından alınması gereken önlemlerin alındığına ilişkin hiç bir delil sunulmadığı belirtilerek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
Dava, eser sözleşmesinden kaynaklanan rücuen tazminat istemine ilişkin olup, mahkemece davanın kısmen kabulüne dair verilen karar davalı vekilince istinaf edilmiştir.
İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Mahkemece, dosya kapsamındaki bilgi, belge ve toplanan deliller değerlendirilerek yasal düzenlemelere uygun ve isabetli karar verilmiş olduğu, ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.
Başkan Üye Üye Katip e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 27. Hukuk Dairesi, E. 2023/64, K. 2025/145, 5 Şubat 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama