KÜNYE
T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 27. Hukuk Dairesi T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 27. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 18 Eylül 2024
- Esas No
- 2024/280 - Karar No:2024/710
- Dosya no
- 2024/280
- Karar no
- 2024/710
- İncelenen kararın mahkemesi
- ANKARA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 28/12/2023
- Numarası
- 2021/793 E-2023/1049 K
- Davacı
- —
- Vekilleri
- —
- Davalı
- —
- Davanın konusu
- İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan
- Karar yazım tarihi
- 18/09/2024
Karar Metni
749 kelime·4 dk okuma·1 bölüm
Eser sözleşmesinden kaynaklanan itirazın iptali talepli davada mahkemece davanın reddine dair verilen karara karşı süresi içinde davacı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine yapılan incelemede;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili özetle; müvekkilinin akdedilen 20.01.2012 tarihli alt yüklenici sözleşmesine dayalı 130.341,44 TL cari hesap alacağı bulunduğunu, ödenmesi için 12.05.2015 tarihli iddianamenin keşide edildiğini, başlatılan 2015/18036 sayılı takibin haksız itiraz sonucu durduğunu öne sürerek itirazın iptaline, takibin devamına ve icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili özetle; davacının 12.05.2015 tarihli ihtarname ile cari hesap alacağını talep ettiği, müvekkilinin cevabi ihtarnamede teminat dışında hak ve alacağı bulunmadığını bildirdiğini, kesin hakedişlerden yapılan teminat kesintisinin iş sahibinden teminatların alınmış olması ve SGK ilişiksiz yazısına bağlı olduğunu, davacının teminat alacağı dışında herhangi bir alacağı bulunmadığı gibi müvekkili şirketin 13.088,26 TL alacaklı olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İlk Derece Mahkemesince; "davanın eser sözleşmesinden kaynaklanan cari hesap alacağı nedeniyle başlatılan icra takibine yönelik itirazın iptali istemli olduğu, Mali Müşavir bilirkişi ... tarafından düzenlenen ve yukarıda açıklanan bilirkişi raporu ve tarafların ticari defter ve belgeleri ile de belirlendiği üzere; davalı yasal defterlerine göre; davalı yasal defterlerine göre; davacının davalıya 01.01.2010 tarihi itibari ile 684.362,22 TL borcu bulunduğu, söz konusu borcun davacı tarafından davalıya 15.04.2010 tarihinde Vakıfbank üzerinden ödendiği, ödeme dekontunun dava dosyasında mevcut olduğu,
yapılan ödeme ile taraflar arasında borç alacak ilişkisinin kalmadığı, daha sonra davalı tarafından davacı adına düzenlenen 31.08.2010 tarih ve A-045932 no.lu fatura ile davalının davacıdan 150.490,79 TL alacağının oluştuğu, söz konusu fatura alacağının 2010 ve 2011, 2012 yıllarında ödenmeden 2013 yılına devrettiği, davalı tarafından yapılan 01.01.2013 tarih ve 21 no.lu yevmiye maddesinde bulunan 150.490,79 TL tutarlı kayıt ile davalının davacıdan alacağının davacıya olan borcuna mahsup edildiği, bu şekilde;
davalı tarafından 2013 yılında yapılan mahsup sonrasında taraflar arasındaki borç alacak ilişkisine ve davalı taraf yasal defter kayıtlarına göre davacının davalıdan alacağının bulunmadığının belirlendiği, öte yandan davacı tarafça yemin deliline başvurulduğu, davalı taraf yetkili temsilcisi tarafından icra takibine konu alacak talebi bakımından davalının davacıya borcu olmadığı hususunda yemin edildiği hususları birlikte değerlendirildiğinde; davacının icra takibinde belirtilen miktar da davalıdan alacaklı olduğu hususunu ispat edemediği" gerekçesiyle davanın reddine karar vermiştir.
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalı şirket yetkilisinin yalan yere yemin ettiği, davalının 2010 - 2011 yılı defterlerinin kapanış tasdiklerinin hukuka uygun olarak yapılmaması nedeniyle lehine delil sayılamayacağı, dosya kapsamında alınan 21.05.2018 tarihli bilirkişi raporunda ve devamında müvekkiline ait 2012, 2013 ve 2014 yılı defterlerinin açılış ve kapanış tasdiklerinin süresinde yapıldığının ve lehine delil teşkil ettiğinin belirlendiği, aynı bilirkişi raporunda defter kayıtlarından müvekkilinin davalıdan 130.341,44 TL alacaklı olduğunun tespit edildiği,
05.12.2022 tarihli 4.ek bilirkişi raporunda ise, davalı tarafça ödendiği iddia edilen 150.490,79 TL tutarlı ödeme belgesinin sunulmaması nedeniyle davalının müvekkiline 159.952,97 TL borçlu olduğunun tespit edildiği, bu hususun gerçeği yansıttığı, alacağın cari hesap alacağı olduğu, davalı tarafça bahsedilen ödemenin taraflar arasındaki sözleşme ile ilişkisinin bulunmadığı,
yargılama aşamasında beyan ettikleri üzere müvekkilinin davalıya 15.04.2010 tarihinde banka kanalıyla alacağı malzemeler için 684.362,22 TL havale ettiği, davalının ise, 31.08.2010 tarihinde 150.490,76 TL tutarlı faturayı kestiği, bu fatura tutarının 15.04.2010 tarihinde peşin olarak ödendiği halde davalı tarafça mahsup edilmeyip, kayıtlarında aktif olarak tutarak sonraki yıllara devrettiği nedenleriyle mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Dava, eser sözleşmesinden kaynaklanan itirazın iptali talepli olup, mahkemece davanın reddine dair verilen karara karşı süresi içinde davacı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
İnceleme, Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) 355. madde uyarınca istinaf nedenleriyle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Mahkemece, dosya kapsamındaki bilgi, belge ve toplanan deliller değerlendirilerek yasal düzenlemelere uygun ve isabetli gerekçeyle karar verilmiş olduğu, ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK 353/1.b.1 madde gereğince esastan reddine karar verilmiştir.
Başkan · e-imzalıdır Üye · e-imzalıdır Üye · e-imzalıdır Katip · e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 27. Hukuk Dairesi, E. 2024/280, K. 2024/710, 18 Eylül 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama