İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İstinaf (BAM) Kararları
  3. /Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 27. Hukuk Dairesi

ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 27. HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINAKARAR

Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 27. Hukuk Dairesi E.2024/359 K.2025/410

Davacı vekili tarafından davalı aleyhine açılan eser sözleşmesinden kaynaklanan itirazın iptali istemine ilişkin asıl ve ve alacak istemine ilişkin karşı davada mahkemece verilen karara karşı süresi içinde davalı- karşı davacı vekilince istinaf kanun…

Esas2024/359Karar2025/410Tarih11 Nisan 2025Okuma19 dk · 3.730 kelime

KÜNYE

T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 27. Hukuk Dairesi T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 27. Hukuk Dairesi

Karar tarihi
11 Nisan 2025
Esas No
2024/359 - Karar No:2025/410
Dosya no
2024/359
Karar no
2025/410
İncelenen kararın mahkemesi
ANKARA 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Tarihi
24/10/2023
Numarası
2023/297 E-2023/600 K
Asıl ve karşı dava
İtirazın İptali- Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan
Karar yazım tarihi
11.04.2025
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

3.730 kelime·19 dk okuma·1 bölüm

Davacı vekili tarafından davalı aleyhine açılan eser sözleşmesinden kaynaklanan itirazın iptali istemine ilişkin asıl ve ve alacak istemine ilişkin karşı davada mahkemece verilen karara karşı süresi içinde davalı- karşı davacı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine yapılan incelemede;

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

Davacı vekili: Taraflar arasında 28/04/2015 tarihli 312.000,00TL bedelli İmalat, Montaj ve İşletmeye Alma Sözleşmesinin imzalandığını, davalının bu sözleşme ile müvekkiline çimento silosu yaptırdığını ve çimento silosunu Cezayir’e yolladığını, buna dair Gümrük Beyannamesini sunduklarını ve beton santralinden yedek parça aldığını, bu nedenle icra takibinin dayanağı olan faturaların düzenlendiğini, ancak davalı tarafından sözleşme bedelinin 131.265,00TL’lık kısmının ödenmediğini, yapılan icra takibine davalının itiraz ettiğini belirterek davanın kabulü ile Ankara 18. İcra Dairesinin 2018/4188 sayılı icra takibine davalının itirazının iptaline, takibin devamına, alacağın en az %20’si oranında icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı vekili: Müvekkilinin Cezayir ülkesinde konut inşaatı yaptığını, hazır beton kalıplarının dışarıdan alınması yerine müvekkilince imal edilmesinin planlandığını ve bu nedenle davacı ile 28/04/2015 tarihli İmalat, Montaj ve İşletmeye Alma Sözleşmesi adı altında sözleşmenin imzalandığını, sözleşme konusunun 6 adet 300 tonluk çimento silosu imalat, montaj ve devreye alınması,

sözleşme bedelinin ise 312.000,00 TL olduğunu, işin teslim süresinin sözleşmenin 3.maddesinde “peşin ödemeyi müteakip 45 - 50 gün sonra teslim edilecektir”şeklinde düzenlenmiş ise de ödemeye ilişkin 5.maddesinde 312.000,00TL tutarın tamamının leasing ile peşin ödeneceğinin yazılı olduğunu, leasing ödemelerinin mal teslim edilmeden leasing firmaları tarafından yapılmadığının tacir olan tarafça bilinmekte olup karşı tarafın sözleşmenin yapılmasıyla birlikte derhal işe başlayıp en yakın zamanda işi teslim etmek zorunda olduğunu bildiğini ve bu konuda sözlü olarak da uyarıldığını,

müvekkilinin yapılacak işle ilgili olarak davacıya 25/06/2015 tarihli 100.000,00TL bedelli çeki 14/05/2015 tarihinde verdiğini ve 09/06/2015 tarihinde 5.000,00TL, 15/06/2015 tarihinde 15.000,00TL bedelli ödemeleri yapmasına rağmen davacının işi geciktirmeye başladığını, bunun üzerine tarafların yeniden bir araya gelerek taraflar arasında 22/06/2015 tarihli ek sözleşmenin imzalandığını, ek sözleşme yapıldıktan birkaç gün sonra davacının 6 adet silo gövdesini teslim etmesi gerekirken 26-27/06/2015 tarihlerinde toplam 3 adet silo gövdesini teslim ettiğini, diğer parçaları ile kalan 3 adet siloyu teslim etmediğini,

davacının 6 adet silo ve parçalarını bir bütün halinde teslim ve monte etmek zorunda olduğunu, sözleşmenin imalat dışında montaj ve devreye almayı da içerdiğini, öte yandan davacının teslim ettiği konteynerlara yüklenen 3 adet silonun da ayaklarının, vida ve cıvatalarının da bulunmadığını, teslimat günlerinin sürekli değiştirildiğini, her defasında nakliye ve konteyner kiralayan müvekkilinin kira parası ödemek zorunda bırakıldığını, mail ortamında davacıya ihtarların gönderildiğini, Cezayir’e 6 adet silonun naklinin gemiyle yapılacağını,

davacı tarafça daha önceden teslim edilen 3 adet silo gövdesinin son 6. silo teslim edilene kadar konteyner ve tırlarda limanda bekletilmek zorunda kalındığını, 6 adet silonun gemiye yetişmemesi nedeniyle önceden teslim edilen 3 adet silo için konteynerler kiralandığını, masraflar yapıldığını(6350Dolar+1900Dolar+202Dolar), ayrıca limanda bekletildiğinden antrepo masrafı da ödenmek zorunda kalındığını(743 Dolar+1800Dolar), yine davacının hatalı tartı ve çeki listesi düzenlemesi nedeniyle de dava dışı lojistik firmasına kesilen yansıtma faturası nedeniyle 470 Dolar ödeme yapmak zorunda kaldıklarını,

davacı tarafından sözleşme konusu işin süresinde yerine getirilmediğini, montaj ve devreye alınma işleminin müvekkili tarafından Cezayir'de dışarıdan bedeli müvekkilince ödenerek yaptırılmak zorunda kalındığını(10.867,92 Dolar+25.500Dolar), sözleşme gereğince edimin ifasının en geç 03/07/2015 tarihinde gerçekleştirilmesi gerektiğini, ancak davacının işi geç ve eksik ifa ettiğinden 4 aylık gecikmeye bağlı olarak müvekkilinin dışarıdan 3100m3 hazır beton almak zorunda kaldığını ve bu nedenle müvekkilinin 87.735 Dolar zarar uğradığını, davacıya ödenen miktarın toplamda 350.816,28TL olduğunu,

bu miktarın ödenmesinin sebebinin taraflar arasında ayrıca ...

İmalatına ilişkin 80.000,00TL+KDV bedelli sözleşme bulunduğunu, davacının bu sözleşme kapsamındaki edimlerini de eksik yerine getirdiğini ve bu nedenle müvekkilinin zararı oluştuğundan tarafların bir araya gelerek müvekkili şirketin uğradığı zararda mutabık kalınması nedeniyle taraflar arasında bu zamana kadar hukuki bir işlem yapılmadığını, üç yıl gibi uzun bir zaman sonra davacının kötüniyetli olarak alacak iddiasında bulunduğun belirterek asıl davanın reddine karar verilmesini talep etmiş,

karşı davada ise açıklanan nedenlerle ve fazlaya ilişkin hakları saklı olarak 100.000,00 TL alacağın faiziyle birlikte karşı davalıdan tahsilini istemiş, 03/12/2018 tarihli dilekçesi ile taleplerini açıklayarak silolar için ödenen konteyner ücretleri, hatalı tartı ve çeki listesi nedeniyle ödeme, müvekkilince temin edilen cıvatalar, harcanan montaj masrafları için yapılan ödemeler olarak toplam 95.000,00TL, edimin geç ifası nedeniyle 4 aylık gecikmeye bağlı olarak müvekkilinin dışarıdan hazır beton alması nedeniyle uğradığı menfi zarar olarak 5.000,00TL olmak üzere toplam 100.000,00TL’nın tahsilinin istenildiğini belirtmiş,

karşı davacı vekili 17.03.2021 tarihli ıslah dilekçesiyle karşı davadaki 100.000,00 TL’lik talebini 9.433,57 TL daha artırarak 109.433,57 TL’na yükselterek bu miktarın faiziyle birlikte karşı davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, davalı-karşı davacı vekili 01.09.2023 tarihli dilekçesiyle ıslah ile talep edilen 109.433,57 TL beton imalatına ilişkin olup yatırılması gereken harç ikmali olan 1.747,25 TL'nın bir önceki celse ara kararı gereğince yatırılmış olduğunu belirtmiştir.

Karşı davalı vekili:Karşı davacı tarafından ileri sürülen hususların mesnedsiz ve gerçeğe aykırı olduğunu, müvekkilinin yaptığı işin karşılığı olan 312.000,00TL bedelin tamamının ödenmesini beklemesinin ticari hayatın gereklerine ve de sözleşmenin 3.maddesine uygun olduğunu, kaldı ki finansal kiralama şirketi ile sözleşme yapılması halinde bile sözleşme gereğince müvekkiline ödemenin peşin olarak yapılması gerektiğini, yapımı tamamlanan siloların vakit kaybetmeden karşı tarafa yollandığını, 26-27/06/2015 tarihli sevk irsaliyelerinden de görüleceği üzere teslim edilen siloların cıvatalarının, zincirlerinin,

ayaklarının vs. yollandığının görüleceğini, bu konuda ileri sürülen iddiaların yerinde olmadığını, kaldı ki sözleşmenin 6.maddesi gereğince montaj ekipmanlarını sağlama yükümlülüğünün zaten müvekkiline ait olmadığını, 26/06/2015 ve 27/06/2015 tarihli üç sevk irsaliyesi ile toplam 4,5 parçalı silonun yollandığını, daha sonra karşı taraftan ödeme yapılmasının beklendiğini, sonraki teslimatların ise yapılan geç ödemelerden kaynaklı olarak 21/08/2015 ve 01/09/2015 tarihlerinde yapıldığını,

ayrıca karşı tarafın sürekli teslimat günleri değiştiğinden ve her defasında konteyner kiraladığından bahsetmiş ise de sözleşmenin 6.maddesi gereğince siloların nakliyesinden zaten karşı tarafın sorumlu olduğunu, müvekkiline 312.000,00TL bedelin 131.265,72TL’lık kısmı ödenmediği halde yine de 6 adet silonun tamamının müvekkili tarafından teslim edildiğini, karşı davacı tarafından kiralanan geminin sadece taraflar arasındaki iş için kullanılmak amacıyla kiralanmadığını, başka firmalardan satın aldığı malzemeleri de taşımak için kullanıldığını, dolayısıyla geminin limanda bekletilmesi gibi bir durumun söz konusu olmadığını,

geminin götüreceği tüm malzemelerin yüklenmesi beklendiği için bu hususun müvekkiline karşı ileri sürülmesinin açıkça kötü niyeti gösterdiğini, kaldı ki altı adet silo için devasa büyüklükteki gemi ayarlanmasının ve sadece silolar için gemi bekletilmesi hayatın olağan akışına aykırı olup hiçbir ticari usule de uygun olmadığını, hatalı tartı ve çeki listesi konusundaki iddianın da yerinde olmadığını, montaj için gerekli tüm parçaların müvekkilince karşı tarafa teslim edildiğini ve montaj için Cezayir’e müvekkili şirket elemanı olarak ...’in yollandığını ve bu kişinin bilgilerinin mail yoluyla karşı tarafa iletildiğini, taraflar arasındaki ...

İmalat sözleşmesinin dava konusuyla alakasının bulunmadığını, farklı bir hukuki ilişki olduğunu, söz konusu sözleşmeden kaynaklı edimlerin müvekkilince tam ve eksiksiz olarak yerine getirildiğini belirterek karşı davanın reddine karar verilmesini talep etmiş, ıslaha karşı da zamanaşımı ve esas bakımından ıslah talebinin reddine karar verilmesini talep etmiştir.

İlk derece mahkemesince: Asıl davanın eser sözleşmesi kapsamında ödenmeyen iş bedelinin ödenmesi için başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali, karşı davanın aynı sözleşme kapsamında eksik ve kusurlu işler ile gecikme nedeniyle uğranılan zararın giderilmesine yönelik alacak davası olduğu, mahkemenin 13/04/2021 tarih 2018/340 esas, 2021/295 karar sayılı asıl davanın reddine, karşı davanın kabulüne dair verilen kararın Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 27.Hukuk Dairesinin 05/04/2023 tarih, 2021/662 E, 2023/404K sayılı kararı ile kaldırılmasına karar verilmiş olmakla dosyanın yazılı esas sırasına kaydedilerek yargılamasına devam olunduğu,

Ankara 18. İcra Dairesinin 2018/4188 sayılı dosyasının incelenmesinde, davacı ... tarafından davalı ... hakkında faturalardan kaynaklanan ve ödenmediği belirtilen alacak yönünden icra takibi başlatıldığı, ödeme emrinin 30/03/2018 tarihinde borçluya tebliğ edildiği, borçlu vekilinin 02/04/2018 tarihli dilekçesi ile icra takibine konu borcun tamamına ve ferilerine itiraz ettiği, itiraz üzerine takibin durdurulmasına karar verildiği,

taraflar arasında 28/04/2015 tarihinde imzalanan İmalat, Montaj ve İşletmeye Alma Sözleşmesine göre, ...'ın yüklenici, ...'nın işveren, sözleşme konusunun 6 adet 300 tonluk çimento silosunun imalat ve montajının yapılması, teslim süresinin 45 - 50 gün, sözleşme bedelinin her bir silo için 52.000,00 TL olmak üzere toplam 312.000,00 TL, nakliye ve nakliye sigortası sorumluluğunun işverene ait, montaj sorumluluğunun yükleniciye ait olduğu,

22/06/2015 tarihli ek sözleşmeye göre ise, teslim tarihinin 03/07/2015 olarak düzeltildiği ve bu süre içinde teslimat yapılmaması halinde sözleşmenin fesh edilmiş sayılacağı ile ...'ın herhangi bir hak talebinde bulunamayacağının ve ...'nın uğramış olduğu zararları talep edilebileceğinin kararlaştırıldığının anlaşıldığı,

bilirkişi heyetince düzenlenen 05/09/2019 tarihli bilirkişi raporu ile 03/01/2020 tarihli ek raporuna karşı taraf vekillerinin itirazları da değerlendirilmek suretiyle dosya kapsamına uygun, denetime ve hüküm kurmaya elverişli olarak farklı bilirkişi heyetince düzenlenen 21/01/2021 tarihli bilirkişi raporu ve 08/03/2021 tarihli ek raporu ile, taraflar arasında imzalanan ek sözleşme hükümleri dikkate alındığında sözleşme konusu işin gecikmesine ilişkin sorumluluğun ...'da olduğu, asıl dava yönünden ...'ın herhangi bir alacağının bulunmadığı,

sözleşme ve ek sözleşme kapsamında sözleşme konusu işin gecikmesinden ...'ın sorumlu olduğunun kabul edilmesi halinde ...'nın 109.433,57 TL zararını talep etme hakkının bulunduğunun tespit edildiğinin anlaşıldığı, istinaf mahkemesi kaldırma kararı uyarınca, ... tarafından icra takibine konu edilen takip miktarı dikkate alınmak suretiyle eksik yatırılan harcın tamamlandığı, ... tarafından ise talep açıklama dilekçesinde belirtilen hangi talebe yönelik olarak ıslah dilekçesinin sunulduğu yönünde açıklama yapıldığı ve yapılan açıklamaya uygun olarak eksik harcın tamamlandığı,

tüm dosya kapsamı üzerinde mahkeme kararının esasa ilişkin herhangi bir gerekçe belirtilmeksizin usule ilişkin nedenlerle kaldırılmasına ilişkin istinaf mahkemesi karar gereği yerine getirilmek suretiyle yapılan değerlendirme neticesinde, taraflar arasında 28/04/2015 tarihinde yukarıda özellikleri belirtilen sözleşmenin imzalandığı, sözleşme kapsamındaki işin yapılmasının gecikmesi üzerine ise 28/06/2015 tarihli ek sözleşmenin imzalandığı,

asıl sözleşme kapsamında ödemelerin peşin olarak yapılması kararlaştırılmasına rağmen ek sözleşme ile verilen ek süre içerisinde sözleşme konusu siloların ... tarafından imalatının tamamlanmaması halinde sözleşmenin feshedileceğinin taraflarca kararlaştırıldığı, ... tarafından sözleşme konusu iş bedeli için kısımlar halinde olacak şekilde toplam 350.816,28 TL olarak ödeme yapıldığı,

buna karşılık olarak ...'ın ek sözleşme ile işin geciktiği hususunu kabul ettiği gibi işin gecikmesinden kaynaklanan zararları da gidermeyi kabul ettiği, sözleşme konusu siloların imalatı ile yerinde montajı sorumluluğunun ...'a, montaj sırasında gerekli olan ekipmanların sağlanması sorumluluğunun ise ...'ya ait olduğu, ancak ... tarafından montaj işleminin yapılmaması nedeniyle ... tarafından montaj işleminin yerinde piyasadan hizmet alınmak suretiyle yaptırıldığı, ayrıca sözleşme konusu işin gecikmesi nedeniyle ... tarafından yerinde piyasadan beton alımı yapıldığı, ...'a ait olan montaj işleminin ... tarafından namı hesaba yaptırıldığı,

işin gecikmesinden kaynaklı şekilde ...'nın piyasadan temin etmiş olduğu hazır beton nedeniyle zararının 109.433,57 TL olarak bilirkişiler tarafından hesaplandığı, ...'nın işin gecikmesinden kaynaklanan şekilde uğramış olduğu zararı taraflar arasında imzalanan ek sözleşme hükümleri uyarınca talep hakkının bulunduğu, ... tarafından sözleşme konusu iş kapsamında ... sorumluluğunda olan montaj işlemine ilişkin bedelin düşülmesi halinde bakiye ödenmesi gereken iş bedelinin bulunmadığı,

işin gecikmesi nedeniyle ...'nın piyasadan almış olduğu hazır beton nedeniyle ise bilirkişiler tarafından tespit edilen zararı taraflar arasında imzalanan sözleşme ve ek sözleşme kapsamında talep hakkının bulunduğu anlaşıldığından asıl davanın reddine, asıl dava yönünden davalı vekili yararına tamamlanan harç miktarı dikkate alınmak suretiyle vekalet ücretine hükmedilmesine, karşı davanın ise kısmen kabulüne, karşı dava yönünden davalı vekili yararına reddedilen alacak miktarı dikkate alınmak suretiyle vekalet ücretine hükmedilmesine karar verildiği gerekçesiyle, asıl davanın reddine, karşı davanın kısmen kabulü ile,

109.433,57 TL beton imalatından kaynaklanan alacağın karşı dava tarihi olan 22/06/2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davacı - karşı davalı ... ...AŞ'den alınarak alınarak davalı karşı davacı ......AŞ' ne verilmesine, fazlaya ilişkin davanın reddine karar verilmiştir.

Davalı- karşı davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle: Mahkemece asıl davanın reddine dair verilen kararın usul ve yasaya uygun olduğunu, karşı davada menfi zarar yönünden davanın kısmen kabulünde hukuka uygunluk bulunduğunu, karşı davada silolar için ödenen konteyner ücretleri, hatalı tartı ve çeki listesi nedeniyle ödeme, vekil tarafından temin edilen civatalar ve harcanan montaj masrafları yönünden davanın reddinde hukuka uygunluk bulunmadığını, bu alacaklar yönünden alınan bilirkişi raporunun hüküm vermeye yeterli olmadığını, Cezayir ülkesi için alınan 6 adet silonun Cezayir’e naklinin gemiyle yapıldığının tartışmasız olduğunu,

karşı tarafça daha önceden teslim edilen 3 adet silo gövdesinin son 6. silo teslim edilene kadar konteyner ve tırlarda limanda bekletilmek zorunda kalındığını, 6 adet silonun gemiye yetişmemesi nedeniyle önceden teslim edilen 3 adet silo için müvekkili şirket tarafından yapılan konteynerlara ait masrafların 2 adet OT konteyner ücreti 6.350 Dolar, 1 adet HC konteyner ücreti 1.900 Dolar, 4 kez konteyner iptali nedeni ile uğranılan 600 TL zarar=202 Dolar olduğunu, bu konuda belgelerin sunulduğunu, belgeler bulunmasa dahi konteyner ücretlerinin sabit olduğunu, belirlenebilir ücret olduğunu,

eksik teslim edilen konteynerların limanda kaldığı sürenin belirli olduğunu, tüm bunlar birlikte değerlendirilerek hesaplama yapılması gerektiğini, aynı zamanda karşı taraf siloların tamamını zamanında teslim edememesi nedeni ile yine siloların tamamı gemiye aynı anda yüklenemediğini, ilk teslim edilen silolar için limanda bekletilen mallara antrepo masrafları ödemek zorunda kalınıldığını, yüklemede bekleyen konteynerların 11x200=2.200 TL karşılığı 743 Dolar, 2 adet OT konteyner masrafları 9 gün x 2 adet konteyner =1.800 Dolar olduğunu,

karşı taraf konteynerlara yükleme yaparken hatalı tartı ve çeki listesi düzenleği için 470 Dolar müvekkilince limana para ödenmek zorunda kalındığını, bu masrafların Arkas Lojistik tarafından kesilen faturada müvekkili şirkete yansıtıldığını, tüm bu hususların basit bir bilirkişi incelemesi ile ortaya konulabilecek ve hesaplanabilecek kalemler olduğunu, bilirkişilerin böyle bir hesaplama yerine hukuki irdeleme yaptıklarını, karşı tarafın müvekkili şirkete verdiği zararın bunlarla sınırlı olmadığını, taraflar arasında yapılan sözleşmenin teslim + montaj ve devreye alınması olduğu ve sözleşmede belirtildiğinin yazılı olduğunu,

karşı tarafın sözleşmede belirtilen fiili teslim işini yaptığını, bunu yaparken de montaj için gerekli masrafları ya göndermediğini ya da yanlış parçalar gönderdiğini, montajı da kendisi yapmadığını, tüm bu montaj ve devre alınma işlerinin dışarıdan yapıldığını, karşı tarafın defalarca montaj için uyarılmasına rağmen montajı yapmamakta ısrar edince müvekkili şirketin montajı Cezayir’de yaptırmak zorunda kaldığını, montaj işleminin müvekkili tarafından yapılmasının mümkün olmadığı gözetildiğinde sözleşmeye konu edilen malın ne kadara montajının yapılabileceğinin piyasa şartlarında kolaylıkla belirlenebileceğini,

bilirkişilerin bunu hesaplamaktan da kaçındıklarını, Cezayir ...

Şantiyesi için 912+140+100 civatalar 10.867,92 Dolar, montaj masraflarının 25.500 Dolar olduğunu, söz konusu malların karşı davalı tarafından monte edilmediği taraflar arasında tartışmasız iken montaj işlerinin ne şekilde yapıldığı hususunun değerlendirmeye alınmamasının doğru olmadığını, sözleşmeye göre montaj işleri dahil davalıya iş verildiğini, davalının montaj işlerini yapmadığını, montaj işlerini dışarıdan yaptırdıklarını ve buna bir bedel ödediklerini, bu bedelin de davalıdan tahsili gerektiğini belirterek,

karşı davada silolar için ödenen konteyner ücretleri, hatalı tartı ve çeki listesi nedeniyle ödeme, vekil tarafından temin edilen cıvatalar ve harcanan montaj masrafları yönünden davanın reddinde hukuka uygunluk bulunmadığından bu kısım yönünden mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

Asıl dava, itirazın iptali istemine, karşı dava alacak istemine ilişkindir.

Mahkemenin 2018/340E-2021/295K sayılı 13.04.2021 tarihli kararında özetle; taraflar arasında 28/04/2015 tarihinde imzalanan İmalat, Montaj ve İşletmeye Alma Sözleşmesine göre, ...'ın yüklenici, ...'nın işveren, sözleşme konusunun 6 adet 300 tonluk çimento silosunun imalat ve montajının yapılması, teslim süresinin 45 - 50 gün, sözleşme bedelinin her bir silo için 52.000,00 TL olmak üzere toplam 312.000,00 TL, nakliye ve nakliye sigortası sorumluluğunun işverene ait, montaj sorumluluğunun yükleniciye ait olduğu,

22/06/2015 tarihli ek sözleşmeye göre ise, teslim tarihinin 03/07/2015 olarak düzeltildiği ve bu süre içinde teslimat yapılmaması halinde sözleşmenin fesh edilmiş sayılacağı ile ...'ın herhangi bir hak talebinde bulunamayacağı ve ...'nın uğramış olduğu zararları talep edilebileceğinin kararlaştırıldığı, 05/09/2019 tarihli bilirkişi raporu ile 03/01/2020 tarihli ek raporuna karşı taraf vekillerinin itirazları da değerlendirilmek suretiyle dosya kapsamına uygun, denetime ve hüküm kurmaya elverişli olarak 21/01/2021 tarihli bilirkişi raporu ve 08/03/2021 tarihli ek raporu ile,

taraflar arasında imzalanan ek sözleşme hükümleri dikkate alındığında sözleşme konusu işin gecikmesine ilişkin sorumluluğun ...'da olduğu, asıl dava yönünden ...'ın herhangi bir alacağının bulunmadığı, sözleşme ve ek sözleşme kapsamında sözleşme konusu işin gecikmesinden ...'ın sorumlu olduğunun kabul edilmesi halinde ...'nın 109.433,57 TL zararını talep etme hakkının bulunduğunun tespit edildiği, tüm dosya kapsamının değerlendirilmesi neticesinde, taraflar arasında 28/04/2015 tarihinde sözleşme imzalandığı, sözleşme kapsamındaki işin yapılmasının gecikmesi üzerine ise 28/06/2015 tarihli ek sözleşmenin imzalandığı,

asıl sözleşme kapsamında ödemelerin peşin olarak yapılması kararlaştırılmasına rağmen, ek sözleşme ile verilen ek süre içerisinde sözleşme konusu siloların ... tarafından imalatının tamamlanmaması halinde sözleşmenin feshedileceğinin taraflarca kararlaştırıldığı, ... tarafından sözleşme konusu iş bedeli için kısımlar halinde olacak şekilde toplam 350.816,28TL olarak ödeme yapıldığı,

buna karşılık olarak ...'ın ek sözleşme ile işin geciktiği hususunu kabul ettiği gibi işin gecikmesinden kaynaklanan zararları da gidermeyi kabul ettiği, sözleşme konusu siloların imalatı ile yerinde montajı sorumluluğunun ...'a, montaj sırasında gerekli olan ekipmanların sağlanması sorumluluğunun ise ...'ya ait olduğu, ancak ... tarafından montaj işleminin yapılmaması nedeniyle ... tarafından montaj işleminin yerinde piyasadan hizmet alınmak suretiyle yaptırıldığı, ayrıca sözleşme konusu işin gecikmesi nedeniyle ... tarafından yerinde piyasadan beton alımı yapıldığı, ...'a ait olan montaj işleminin ... tarafından namı hesaba yaptırıldığı,

işin gecikmesinden kaynaklı şekilde ...'nın piyasadan temin etmiş olduğu hazır beton nedeniyle zararının 109.433,57 TL olarak bilirkişiler tarafından hesaplandığı, ...'nın işin gecikmesinden kaynaklanan şekilde uğramış olduğu zararı taraflar arasında imzalanan ek sözleşme hükümleri uyarınca talep hakkının bulunduğu, ... tarafından sözleşme konusu iş kapsamında ... sorumluluğunda olan montaj işlemine ilişkin bedelin düşülmesi halinde bakiye ödenmesi gereken iş bedelinin bulunmadığı,

işin gecikmesi nedeniyle ...'nın piyasadan almış olduğu hazır beton nedeniyle ise bilirkişiler tarafından tespit edilen zararı taraflar arasında imzalanan sözleşme ve ek sözleşme kapsamında talep hakkının bulunduğu gerekçesiyle, asıl davanın reddine, karşı davanın kabulü ile 109.433,57 TL alacağın karşı dava tarihi olan 22/06/2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davacı - karşı davalı ......AŞ'den alınarak alınarak davalı- karşı davacı ... ...AŞ' ne verilmesine karar verildiği, kararın davacı- karşı davalı vekilince istinaf edilmesi üzerine,

Dairemizin 2021/662 E-2023/404 K sayılı 05.04.2023 tarihli kararında özetle: “…asıl davaya konu icra takip talebinde 131.265,00 TL asıl alacak ile 30.068,68 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 161.333,68 TL'nin tahsili talep edildiği, borçlu tarafından borcun tamamına itiraz edildiği, dava dilekçesinde dava değerinin 131.265,00 TL olarak belirtildiği ancak dilekçenin sonuç bölümünde icra takibine itirazın iptaline, takibin devamına karar verilmesinin talep edildiği anlaşılmaktadır.

HMK'nın 31. maddesinde düzenlenen “hakimin davayı aydınlatma ödevi” kapsamında davacı tarafa süre verilerek davacının davadaki talebinin ne miktar olduğu, icra takibindeki işlemiş faizi de kapsayıp kapsamadığı açıklattırılarak sonucuna göre belirlenecek dava değeri üzerinden Harçlar Kanunu gereğince hesaplanacak peşin karar ve ilam harcının yatırılması için davacı tarafa süre verilerek harcın yatırılması halinde işin esası incelenerek karara bağlanmak, aksi halde Harçlar Kanunu'nun 30. maddesi gereğince bir karar verilmek gerekirken açıklanan bu hususlar gözetilmeksizin yargılama yürütülerek hüküm kurulması doğru olmamıştır.

Karşı dava yönünden ise.

Davacı vekili dava dilekçesinde 100.000,00 TL talepte bulunmuş ve bu miktar üzerinden harç yatırmıştır.03/12/2018 tarihli dilekçesi ile taleplerini açıklayarak silolar için ödenen konteyner ücretleri, hatalı tartı ve çeki listesi nedeniyle ödeme, müvekkilince temin edilen cıvatalar, harcanan montaj masrafları için yapılan ödemeler olarak toplam 95.000,00TL, edimin geç ifası nedeniyle 4 aylık gecikmeye bağlı olarak müvekkilinin dışarıdan hazır beton alması nedeniyle uğradığı menfi zarar olarak 5.000,00TL olmak üzere toplam 100.000,00TL’nın tahsilinin istenildiği belirtilmiş, talebini bu şekilde açıklamıştır.

Karşı davacı vekili 17.03.2021 tarihli ıslah dilekçesiyle 08/03/2021 tarihli bilirkişi heyeti raporunda asıl dava kapsamında davacı ... şirketinin müvekkili şirkten herhangi bir alacağının bulunmadığı ve karşı dava kapsamında ise müvekkili şirketin ... şirketinden toplam 109.433,57 TL alacağının bulunduğunun tespit edildiğini belirterek 100.000,00 TL'lik alacağını 109.433,57 TL'na çıkartmış ve artırılan 9.433,57 TL için ıslah harcı yatırılmış ise de dayanılan bilirkişi raporunda 109.433,57 TL olarak hesaplanan miktar beton imalatına ilişkin olup,

davacı tarafça dava dilekçesindeki beyanlar ve talep açıklama dilekçesi ile beton imalatına ilişkin talebini 5.000,00 TL olarak belirttiği, ıslah dilekçesiyle toplam alacağı 109.433,57 TL belirttiği, karşı davacıya ıslah ettiği kalem ve miktarlar da açıklattırılarak sonucuna göre harç ikmali noktası da değerlendirilerek ve sonucuna göre esas hakkında bir hüküm verilmesi gerekirken harç hususu dikkate alınmayarak eksik inceleme ve değerlendirmeyle yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmamıştır.

Açıklanan nedenlerle, davacı- karşı davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, esası incelenmeksizin mahkeme kararının HMK'nın 353/1-a.4-6 maddeleri gereğince kaldırılmasına, davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine,…” karar verilmiştir.

Dairemizin kaldırma gönderme kararı sonrasında mahkemece yapılan yargılama sonucunda asıl davanın reddine, karşı davanın kısmen kabulüne dair verilen karara karşı davalı- karşı davacı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun(HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.

Mahkemesince asıl davanın reddine, karşı davanın kısmen kabulüne dair verilen karara karşı, davalı- karşı davacı vekilince sadece karşı davaya yönelik istinaf talebinde bulunulmuş ise de, mahkemece dosya kapsamındaki bilgi, belge ve toplanan deliller değerlendirilerek yasal düzenlemelere uygun ve isabetli karar verilmiş olduğu, ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı ve özellikle karşı davada;

davacı tarafça karşı davalının sözleşme kapsamındaki edimlerini eksik ve geç ifa ettiğini ve bu nedenlerle müvekkilinin zararı oluştuğunu belirtilerek 100.000,00 TL dava değeri gösterilerek talepte bulunulmuş, 03.12.2018 tarihli dilekçesiyle taleplerini açıklayarak silolar için ödenen konteyner ücretleri, hatalı tartı ve çeki listesi nedeniyle ödeme, müvekkilince temin edilen cıvatalar, harcanan montaj masrafları için yapılan ödemeler olarak toplam 95.000,00TL, edimin geç ifası nedeniyle 4 aylık gecikmeye bağlı olarak müvekkilinin dışarıdan hazır beton alması nedeniyle uğradığı menfi zarar olarak 5.000,00TL olduğunu belirtmiş,

17.03.2021 tarihli ıslah dilekçesiyle de karşı davadaki talebini 08.03.2021 tarihli bilirkişi raporunda alacağının 109.433,57 TL olarak belirlendiğini, dava dilekçesinde fazla haklarını saklı tutarak 100.000,00 TL talep ettiklerini, bu taleplerini 9.433,57 TL arttırarak 109.433,57 TL alacağın faiziyle tahsilini talep etmiş olduğunu belirttiği ve arttırılan 9.433,57 TL üzerinden ıslah harcını yatırmış olduğu,

mahkemesince verilen 2018/340 E- 2021/295 K ve 13.04.2021 tarihli ilk kararda, asıl davanın reddine, karşı davanın kabulü ile 109.433,57 TL alacağın karşı dava tarihi olan 22/06/2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davacı - karşı davalı ......AŞ'den alınarak alınarak davalı- karşı davacı ... ...AŞ' ne verilmesine karar verildiği kararın davacı- karşı davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Dairemizin 05.04.2023 tarih ve 2021/662 E- 2023/404 K sayılı kararıyla kaldırılması üzerine kaldırma kararı sonrasında mahkemesince yapılan yargılamada karşı davacı vekili 01.09.2023 tarihli dilekçesiyle ıslah ettiği

kalemin beton imalatlarına ilişkin olduğunu belirtmiş ve bilirkişilerce belirlenen 109.433,57 TL beton imalatına ilişkin kaldırma kararı öncesi yatırılan ıslah harcının mahsubuyla 1.747,25 TL tamamlama harcını yatırdığı, karşı davacı tarafça yargılama aşamasında yatırılan toplam harçlar dikkate alındığında ıslah da dahil olmak üzere toplam 204.433,57 TL bedel üzerinden harcı ikmal ettiği, karşı davacı vekilince kaldırma kararı sonrası vermiş olduğu 01.09.2023 tarihli dilekçesiyle ıslah ettiği kalemlerin beton imalatına ilişkin olduğunu belirttiği,

mahkemesince yapılan yargılamada alınan bilirkişi raporlarıyla asıl davada yüklenicinin bakiye alacağının belirlenmesinde karşı davacı tarafça yapılan montaj işi bedeli olarak 65.036,54 TL'nin mahsubuyla taraflar arasındaki asıl ve karşı davanın sonuçlandırıldığının, karşı davada hüküm altına alınanın beton imalatı kalemine ilişkin olduğunun, bu nedenle karşı davada kısmen kabul kararı verilmesinde dosya kapsamına, usul ve yasaya aykırılık bulunmadığının anlaşılmasına göre, davalı- karşı davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davalı- karşı davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine, 2-Harçlar Kanunu gereğince istinaf edilen karşı dava yönünden alınması gereken 615,40 TL istinaf karar harcından peşin alınan 427,60 TL harcın mahsubu ile bakiye 187,80 TL harcın davalı- karşı davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, 3-İstinaf başvurusu nedeniyle davalı-karşı davacı tarafından yapılan yargılama giderleri ve ödediği başvurma harcının kendisi üzerinde bırakılmasına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince KESİN olmak üzere 11.04.2025 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

Başkan Üye Üye Katip · e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır

Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 27. Hukuk Dairesi, E. 2024/359, K. 2025/410, 11 Nisan 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 27. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/359
Karar No
2025/410
Tarih
11 Nisan 2025

İlgili Kararlar

  • Konya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2024/360 K.2025/218
  • Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2024/360 K.2025/423
  • İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2024/360 K.2025/299
  • Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi E.2024/360 K.2025/335
  • Ankara 3. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2024/361 K.2025/272
  • İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2024/361 K.2025/253

Tüm Arşiv

İstinaf (BAM) KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.