KÜNYE
T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 27. Hukuk Dairesi T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 27. Hukuk Dairesi İhtiyati Haciz Talep Eden/ Davacı Vekili Karşı Taraf/ Davalı
- Karar tarihi
- 13 Şubat 2025
- Esas No
- 2025/133 - Karar No:2025/172
- Dosya no
- 2025/133
- Karar no
- 2025/172
- Başkan
- ... (...
- Üye
- ... (...
- Üye
- ... (...
- Katip
- ... (...
- İncelenen kararın mahkemesi
- ANKARA 5. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
- Ara karar tarihi
- 26/12/2024
- Numarası
- 2024/415
- Dava konusu
- Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan
- Talep konusu
- İhtiyati Haciz
- Karar yazım tarihi
- 13/02/2025
Karar Metni
791 kelime·4 dk okuma·1 bölüm
Davacı vekili tarafından davalı aleyhine açılan eser sözleşmesinden kaynaklanan alacak davasında mahkemece ihtiyati haciz talebinin reddine dair verilen ara karara karşı ihtiyati haciz talep eden/ davacı vekilince istinaf başvurusunda bulunulması üzerine yapılan incelemede;
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili; müvekkili ... ile davalı firma ...
Anonim Şirketi ile Niğde ilinde kurulacak olan Güneş Enerjisi santrali kurulumu için bir takım işlemlerin yapılmasına yönelik sözleşme imzalandığını, müvekkilinin bu sözleşme kapsamında Haziran ayında davalı firmanın talebi üzerine işe başladığını, panel teslimatı, panel kurulumu, işçi tedariği edimlerini müvekkilinin eksiksiz olarak yerine getirdiğini, davalı firmanın müvekkiline ödeme yaptığını ancak 1.100,000 TL eksik ödeme yapıldığını, yapılan ek işlerin ödemesinin yapılmadığını, iş kapsamında kullanılan 500 adet panel için şirketleri tarafından rıza gösterilmemesine rağmen panel başına 168 Dolar kesinti yapıldığını,
araç kiralama ve tamirat bedellerinin müvekkilinin aleyhine ödeneklerden düşüldüğünü, davalı firmaya 15/03/2024 tarihinde Gaziantep 21.Noterliğinin 09338 yevmiye numaralı evrağı ile ihtarname gönderildiğini, davalı tarafça ihtarnameye dönüş yapılmadığını belirterek,
ek iş yapılması sonucunda ortaya çıkan alacağın ödenmemesi nedeniyle şimdilik 2.000 TL'nin ticari faiziyle birlikte, 500 adet panelden panel başı 168 dolar kesinti yapılmak suretiyle müvekkiline ödenmeyen toplam 2.732.494,80 TL'den şimdilik 2.000TL'sinin temerrüd tarihi itibariyle ticari faiziyle, işveren maliyeti olarak ödenmeyen tutardan şimdilik 2.000 TL'sinin temerrüd tarihi itibariyle ticari faiziyle, müvekkiline ödenmeyen konaklama, araç kiralama ve diğer bazı alacak kalemleri nedeniyle şimdilik 2.000 TL'sinin temerrüd tarihi itibariyle ticari faiziyle,
davalı firma tarafından müvekkilinden fazlaca kesilen SGK giderleri ve yanlış tutulan puantajlar sebebiyle fazlaca hesaplanan işçilik maliyeti sebebiyle müvekkiline ödenmeyen alacak kalemlerinden şimdilik 2.000 TL'sinin temerrüd tarihi itibariyle ticari faiziyle müvekkiline ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiş olup, ön inceleme duruşmasında ihtiyati haciz talep etmiştir.
Mahkemece 26/12/2024 tarihli ara kararı ile; talebin, hukuki nitelikleri itibari ile ihtiyati haciz istemine ilişkin olduğu, somut olayda, ihtiyati haciz için yaklaşık ispat kuralı geçerli olup alacaklıdan kesin ispat delillerin istenmesi gerekli değil ise de, alacağın varlığının yargılamayı gerektirdiği, buna göre muaccel bir alacağın varlığından bahsedilemeyeceği, borçlunun taahhütlerinden kurtulmak amacıyla mallarını gizlemeye, kaçırmaya veya kendisinin kaçmaya hazırlandığına ilişkin yeterli delil de sunulmadığı, İİK 257 maddesinde öngörülen koşulları taşımadığı gerekçesiyle, ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmiştir.
İhtiyati haciz talep eden/ davacı vekili istinaf başvurusunda; müvekkilinin eser sözleşmesinden kaynaklanan alacağı için açılan davada gerekli tüm delillerin dosyaya sunulduğunu, sunulan delillerin incelendiğinde müvekkili ile davalı şirket arasında bir sözleşmenin olduğunun, davalı şirketin müvekkiline bir borcu olduğunu ikrar ettiğinin ve bunu iki tarafın tutanak altına aldıklarının, bu borcun ödenmesi için ihtar çekildiğinin de görüleceğini, davalının borçlu olduğunu kabul ettiğini,
taraflarca tutanak altına alınan ve müvekkiline bugüne dek ödenmeyen ve rehinle teminat altına alınmamış toplam alacak miktarının 6.567.659,57 TL'nin alınmasının sağlanması adına borçlunun mallarını kaçırma ihtimali de mevcut olduğundan, bankalardaki hesaplarında paraları kaçıracağından, borçlunun taşınır ve taşınmaz malları, üçüncü kişilerdeki hak ve alacakları ile bankalardaki mevduatlarının ihtiyaten haciz talep etmek zorunluluğunun doğduğunu, mahkemenin 26/12/2024 tarihli ara kararı sonucunda ortada muaccel alacak olmadığı ve diğer şartların oluşmadığı,
ispatlanmadığı gerekçesiyle talebin reddedildiğini, halbuki her borcun doğduğu anda muaccel olduğunu ve delillerden mahkemenin alacağın varlığı hakkında kanaat edinmiş olmasının ihtiyati haciz kararı verebilmek için yeterli olmadığını, tüm delillerden müvekkilinin davalı şirketten bir alacağı olduğunun, bu alacağın muaccel olduğunun ve rehinle teminat altına alınmamış olduğunun, İİK'nun 257/1. maddesinde öngörülen ihtiyati haciz şartlarının oluştuğunun anlaşılacağını ancak mahkemece hukuka aykırı olarak taleplerinin reddedildiğini belirterek, mahkeme kararının kaldırılarak,
ihtiyati haciz taleplerinin kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
Talep, eser sözleşmesinden kaynaklanan alacak davasında ihtiyati haciz istemine ilişkin olup, mahkemece ihtiyati haciz isteminin reddine dair verilen karara karşı davacı vekilinci istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İnceleme, Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Mahkemece, dosya kapsamındaki bilgi, belge ve toplanan deliller değerlendirilerek yasal düzenlemelere uygun ve isabetli karar verilmiş olduğu, ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, ihtiyati haciz talep eden/ davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 27. Hukuk Dairesi, E. 2025/133, K. 2025/172, 13 Şubat 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama