KÜNYE
T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 27. Hukuk Dairesi T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 27. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 17 Eylül 2025
- Esas No
- 2025/618 - Karar No:2025/942
- Dosya no
- 2025/618
- Karar no
- 2025/942
- İncelenen kararın mahkemesi
- ANKARA 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 15/04/2025
- Numarası
- 2024/871 E-2025/292 K
- Davanın konusu
- Tazminat (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan
- Karar yazım tarihi
- 17.09.2025
Karar Metni
1.226 kelime·6 dk okuma·1 bölüm
Davacı vekili tarafından davalı aleyhine açılan eser sözleşmesinden kaynaklanan tazminat istemine ilişkin davada mahkemece verilen karara karşı süresi içinde davacı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine yapılan incelemede;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili; müvekkilinin üyesi olduğu S.S. ...
Sanayi Toplu İşyeri Yapı Kooperatifi ile davalı firma arasında akdedilen 01.02.2017 tarihli 106 adet prefabrik işyeri binası yapım ve imalat işi ile ilgili sözleşmesi kapsamında davalı firmanın birtakım imalat ve ihzaratları yaparak binaların bir kısmını ikmal ettiği, bir takım eksik ve hatalı imalatlar nedeniyle de davalı aleyhine kooperatif tarafından Kahramankazan Sulh Hukuk Mahkemesinin 2020/18 D.İş sayılı dosyasında tespit yaptırıldığı,
davalının tespitteki eksiklikleri ikmal etmediği gibi yaptığı inşaat ve imalatlarda da birtakım hata, kusur ve eksiklikler ile taahhüdünü tamamlamadan kooperatif ile birtakım hukuki süreçler başlattığı, nihayetinde ilgili kooperatif tarafından ferdileşme yoluna gidilerek müvekkile ait taşınmazın tapusunun verildiği ve taşınmazın müvekkilinin kullanımına tahsis edildiği, davalı tarafından inşaatı yapılan müvekkiline ait bina önlerinde yeterli sıkıştırma yapılmadığı için çökmeler meydana geldiği, çatı olukları tamamlanmadığından akıntılar oluşturarak zemini çökerttiği, dolgu hatası nedeniyle çökmeler meydana geldiği,
bina kolonlarının 25-50 cm arası çöktüğü, bina logarlarının çöktüğü, bina tabanlarına atılan zemin betonuna hasır çelikler yapılmadığından zeminde çökmeler oluştuğu, müvekkili tarafından enjeksiyon yöntemiyle çökmeyi önlemek için dolgu çalışmalarına başlanılmış ise de bu çalışmaların süresi ve maliyetlerinin müvekkilleri yönünden ağır ve telafisi güç zararlara neden olduğu,
müvekkilinin başvurusu üzerine Kahramankazan Sulh Hukuk Mahkemesinin 2023/73 D.İş sayılı dosyasıyla sözleşmeye ve fenni kurallara aykırı olarak yapılan inşaat, imalat ve işlemlerin bilirkişi marifetiyle tespiti yapılarak müvekkilini taşınmazında 2023 birim fiyatlarıyla 1.038.000,00 TL'lik zarar oluştuğunun tespit edildiği, belirterek bilirkişi marifetiyle tespiti yapılan zararın güncel tutarının tespiti ile şimdilik 10.000,00 TL tazminatın tapu tescil tarihinden işleyecek en yüksek ticari işletme kredisi faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili; müvekkili ve dava dışı S.S. ... Sanayi Toplu İşyeri Yapı Kooperatif arasında 01.02.2017 tarihinde "106 adet prefabrik işyeri binası yapım işi sözleşmesi" imzalandığını, ... Parsellerde bulunan 6 adet iş yeri için inşaat ruhsatının alınamaması ve ...
Adada yer alan 13 adet iş yeri için ise imar değişikliği nedeni ile inşaattan vazgeçilmesi nedeni ile toplam 19 adet işyerinin imal ve inşasından ek protokol ile vazgeçilerek toplamda 87 adet prefabrik iş yeri binasının yapımına karar verildiğini, dava konusu olan davacının iş yeri de yapılmasına karar verilen bu 87 iş yeri arasında olduğunu, işbu anlaşılan işler için müvekkilinin hak edişlerinin ödenmesinde eksik ödemeler ve gecikmeler yaşandığını, dava dışı S.S. ...
Sanayi Toplu İşyeri Yapı Kooperatif tarafından ise yapılan işlerin ayıplı olduğu iddiasında bulunulduğunu, müvekkili ve dava dışı kooperatif arasında yaşanan işbu anlaşmazlıklar sebebiyle müvekkili tarafından Ankara 10. Asliye Ticaret Mahkemesi 2020/619 Esas sayılı ve Ankara 4. Asliye Ticaret Mahkemesi 2021/423 Esas sayılı davalar açıldığını, dava dışı kooperatif tarafından ise Ankara 6. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2021/280 Esas sayılı davası ile eksik ve ayıplı işler ile ilgili dava açıldığını, işbu 3 dava dosyasının Ankara 10. Asliye Ticaret Mahkemesi 2020/619 Esas sayılı dosyasında birleştirildiğini,
eksik ve ayıplı işler bedelin zaten yargılama sonucunda tespit edileceğini, davacının üyesi olduğu kooperatif tarafından, müvekkilce yapılan inşaat işleri ile ilgili olarak açılan söz konusu dava sonucunda, davacının işbu davaya konu ettiği kendi iş yeri ile birlikte diğer 86 adet iş yeri ile ilgili ayrıntılı keşif ve bilirkişi incelemesi yaptırılarak toplam 87 adet işyerinde mevcut olan eksik ve ayıplı işler ve bunların bedellerinin tespit edildiğini, bir an için davacının taleplerinin haklı olduğu ve işbu taleplerini müvekkiline yönlendirebileceği düşünülse dahi söz konusu taleplerin zamanaşımına uğradığını, davanın konusu,
müvekkili ve dava dışı kooperatif arasındaki eser sözleşmesinden kaynaklanan ayıplı olduğu iddia edilen teslimlere dayanmadığını belirterek davanın derdestlik, husumet, hukuki yarar yokluğu ve zamanaşımı nedeniyle reddine, işin esasına girilmesi halinde davanın esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İlk derece mahkemesince; davanın, davacının üyesi olduğu dava dışı S.S. ...
Sanayi Toplu İşyeri Yapı Kooperatifi ile davalı firma arasında akdedilen 01.02.2017 tarihli 106 adet prefabrik işyeri binası yapım ve imalat işi ile ilgili sözleşme kapsamında davalı firma tarafından eksik ve hatalı imalatlar yapıldığı iddiasıyla davacı binasında oluşan zararın güncel değerinin tespiti ile şimdilik 10.000,00 TL tazminatın faizi ile birlikte davalıdan tahsili istemine ilişkin olduğu, davacının üyesi olduğu dava dışı S.S. ...
Sanayi Toplu İşyeri Yapı Kooperatifi ile davalı firma arasında akdedilen 01.02.2017 tarihli 106 adet prefabrik işyeri binası yapım ve imalat işi ile ilgili sözleşme kapsamında davalı firma tarafından eksik ve hatalı imalatlar yapıldığı, özen yükümlülüğünü ve sözleşmesel taahhütlerini fen ve teknik kurallara göre yerine getirmeyen davalının yaptığı inşaat, imalat ve ihzaratlarından dolayı ayıba karşı tekeffül hükümlerine göre, davacıya ait binada oluşan zararı tazmin yükümlülüğü bulunduğu iddiası ile açılan işbu davada, taraflar arasında eser sözleşmesinin bulunmadığı,
davaya konu eser sözleşmesinin davacının üyesi olduğu Kooperatif ile davalı arasında akdedilmiş olduğu, davacı üyesi olduğu Kooperatif ile davalı arasında yapılan eser sözleşmesi uyarınca işbu davada davalıdan talepte bulunmuş ise de davacının üyesi olduğu dava dışı kooperatif ile davalı arasındaki eser sözleşmesi kapsamında ayıplı ve eksik imalatlara ilişkin olarak Ankara 10. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2020/619 Esas sayılı dosyasında birleşen dava olduğu,
Kooperatif tarafından açılan davada eksik ve ayıplı iş bedellerine hükmedilmesi durumunda davalının mükerrer ödeme yapmak zorunda kalacağı, sözleşmenin tarafı olmayan davacının taraf olmadığı bir sözleşmeye dayanarak yükleniciden eksik ve ayıplı imalat nedeni ile uğradığı zararın tazminini isteme hakkının bulunmadığı gibi somut olayda, anılan hususlara dayalı olarak akdin tarafları olan dava dışı Kooperatif ile davalı arasında devam eden bir davanın bulunduğu da nazara alındığında, davacının işbu davaya konu istemler yönünden aktif husumetinin bulunmadığı gerekçesiyle davanın husumet nedeni ile reddine karar verilmiştir.
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkilin müstakil tapusunun mevcut olduğu, kooperatif tarafından ferdileşmeye gidildiğinden ve açılan davada müşterek müteselsil sorumluluğa dayanıldığından davalı firmanın genel hükümlere göre ayıba karşı tekeffül yükümlülüğünün bulunduğu, davalı ile dava dışı kooperatif arasında Ankara 10. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2020/619 Esas sayılı dosyasında devam eden dava ve halen derdest olan davanın bekletici mesele yapmadan ve davanın sonucu kesinleşmeden mükerrer ödeme olasılığını gerekçe göstererek talebin reddine karar verilmesinin hatalı olduğu,
davalının bina müteahhidi olarak yaptığı imalat ve işçiliklerden dolayı genel hükümlere göre sorumluluğu 10 yıl devam ettiğinden davalıya husumet yöneltilemeyeceği yönündeki mahkeme değerlendirmesinin hatalı olduğundan bahisle kararın kaldırılmasına karar verilmesi talep edilmiştir.
Dava, eser sözleşmesinden kaynaklanan tazminat istemine ilişkin olup, mahkemece davanın husumet nedeni ile reddine dair verilen karara karşı süresi içinde davacı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Mahkemece, dosya kapsamındaki bilgi, belge ve toplanan deliller değerlendirilerek yasal düzenlemelere uygun ve isabetli karar verilmiş olduğu, ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.
Başkan Üye Üye Katip · e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 27. Hukuk Dairesi, E. 2025/618, K. 2025/942, 17 Eylül 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama