KÜNYE
T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi Bam 31. Hukuk Dairesi T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 31.HUKUK Dairesi Davacı Davalı
- Mercii
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 31. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 24 Aralık 2024
- Dosya no
- 2022/1279 Esas
- Karar no
- 2024/1119 (İnceleme aşamasında / Duruşmasız (Kararın Kaldırılarak Yeniden Hüküm Kurulması 353/1-b-2)
- Başkan
- ... (...
- Üye
- ... (...
- Üye
- ... (...
- Katip
- ... (...
- İncelenen kararın mahkemesi
- ANKARA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 18/10/2022
- Numarası
- 2020/95 Esas-2022/656 Karar
- Vekilleri
- —
- Davanın konusu
- Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan İtirazın İptali
- Karar yazım tarihi
- 09/01/2025
Karar Metni
4.389 kelime·22 dk okuma·6 bölüm
Davacı vekili tarafından davalı aleyhine açılan eser sözleşmesinden kaynaklanan itirazın iptali davasında mahkemece davanın kısmen kabulüne dair verilen karara karşı süresi içinde taraf vekilleri tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, dairemize gönderilen dosyanın yapılan istinaf incelemesi sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
İSTEM
Davacı vekili tarafından verilen dava dilekçesinde özetle.
Davacı ile davalı şirket arasında akdedilen sözleşmeye göre tarafların "çift köprülü gezer vinç imalat montajı" hususunda anlaştıklarını, müvekkilinin işi tamamlayarak bitirdiğini, 22.10.2014 tarihli sözleşmenin 5/j maddesi uyarınca davalının müvekkiline 179 adam/gün borçlu olduğunu, bu borca istinaden 31.10.2018 tarih 44.750 Euro bedelli fatura düzenlendiğini, iş bu fatura bedelinin müvekkili şirkete davalı yanca ödenmediğini, bu borç için Ankara 15. İcra Müdürlüğü'nün 2018/13746 Esas ve Ankara 12. İcra Müdürlüğü'nün 2019/2386 Esas sayılı dosyaları ile icra takibi yapıldığını, davalı yanca icra takibine haksız olarak itiraz edildiğini,
179 ADAM /GÜN * SÖZLEŞMEDE ÖNGÖRÜLEN 250-EURO KDV DAHİL = 179*250 euro = 44.750 Euro olduğunu, davacının buna uygun olarak 31.10.2018 tarih ve BVS2018000001038 nolu faturayı davalıya keşide ettiğini, ancak davalının takibe haksız yere itirazda bulunduğunu, bu sebeplerle takibe konu alacak likit olduğundan %20’ den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına ve takibe yapılan itirazın iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
Davacı vekili 18.03.2020 tarihli dilekçesinde ise özetle; davalı tarafın; davalı şirket çalışanı ...’un “Fazladan çalışılan beher gün için sözleşmenin 5-j maddesindeki tanım esas alınacaktır” mailini göz ardı ettiğini, davalının edimini süresinde ve tam olarak yerine getirmediğini iddia ettiğini, oysa Ankara 8. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2018/720 esas ve 2019/494 karar sayılı kararında müvekkilinin 100 tonluk ana vinç konusundaki tüm yükümlülüklerini yerine getirdiği konusunda karar verildiğini, davalarının ise sözleşmenin 5/j maddesindeki 30 günlük süre aşımı sebebiyle hizmet bedelinden kaynaklandığını belirtmiştir.
YANIT
Davalı vekili tarafından verilen cevap dilekçesinde özetle.
Davacının sözleşmeden kaynaklanan edimini yerine getirdiği beyanının doğru olmadığını, sözleşme konusu vincin testlerde yeterli onayı almadığını, operatör eğitimlerinin yapılmadığını, dolayısı ile idare (USACE) tarafından kabul edilmediğini, ayrıca davacının “çift köprülü gezer vincin” imalat ve montaj işleri onaylı kabul belgesini alamadığını, vincin şartname, doküman ve alıcı taleplerine uygun yapılmadığını, malın şantiyede montajı ve devreye alınmasının yapılmadığını, saha kabul testlerinin yapılmadığından kabul edilebilir halde tesliminin gerçekleşmediğini,
davacının vinci eksik ve kusurlu olarak ancak 26.02.2015 tarihinde 41 gün gecikme ile teslim edebildiğini, kendilerinden kaynaklanan bir gecikmenin meydana gelmediğini, mail içeriklinin davacıyı haklı gösterecek delil niteliğinde bulunmadığını, bilgilendirme amaçlı olduğunu, sözleşmenin 5/j maddesinin BVS’ nin süpervizörlük talebinin 2 şarta bağlı olduğunu, bu şartların gecikmenin BVS’ den kaynaklanıyor olmaması ve belirlenen montaj süresinin 30 günlük süresinin aşılmış olması olduğunu, montaj süresinin ise 22 gün olduğunu ve 30 günü geçmediğini, montaja 22.08.2016 tarihinde başlandığını ve yükleme testlerine ise 11.09.
2016 tarihinde sokulduğunu, icraya konu faturaların davacı tarafından kendilerine gönderildiğini ancak Ankara 54. Noterliği'nin 06.11.2018 tarih ve 40755 yevmiye numaralı ihtarnamesi ile itiraz edilerek davacı yana iade edildiğini, yapılan takiplerin ve açılan davanın haksız ve mesnetsiz olduğundan davanın reddi ile %20’ den aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatının karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
Ankara 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 18/10/2022 tarihli 2020/95 Esas 2022/656 Karar sayılı kararında özetle; Dava, eser sözleşmesinden kaynaklanan alacak nedeniyle başlatılan icra takiplerine yönelik itirazın iptali istemlidir.
Davaya konu Ankara 12. İcra Müdürlüğü'nün 2019/2386 E. Sayılı dosyası incelendiğinde, davacı şirket tarafından davalı şirket aleyhine 1 adet fatura dayanak gösterilerek, 6.826,27 Euro asıl alacak, 401,16 Euro işlemiş faiz olmak üzere toplam 7.227,43 Euro alacak için genel haciz yolu ile icra takibi başlatıldığı, davalının itirazı üzerine takibin durmasına karar verildiği,
Davaya konu Ankara 15. İcra Müdürlüğü'nün 2018/13746 E. Sayılı dosyası incelendiğinde, davacı şirket tarafından davalı şirket aleyhine 1 adet fatura dayanak gösterilerek, 37.923,73 Euro asıl alacak için genel haciz yolu ile icra takibi başlatıldığı, davalının itirazı üzerine takibin durmasına karar verildiği, davacı tarafça İİK 67. maddesi hükümlerine göre 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde işbu itirazın iptali davasının açıldığı anlaşılmıştır.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık.
22.10.2014 tarihli “çift kiriş gezer köprülü vinç” konusuna ilişkin KDV dahil 510.000 USD tutarlı 100 tonluk ana vincin imalat ve montajı sözleşmesinin düzenlendiği, sözleşmenin 5/j maddesinde yazılı olan “montaj süresinin 30 gün hesaplandığı, montaj ekibinin işçilik bedelinin sözleşme bedeline dahil olduğu, 2 mekanik ve bir elektrik çalışanından montaj ekibinin oluşacağı, ancak davacının hata, kusur ve ihmalinden kaynaklanmayan sebeplerle bu sürenin aşılması halinde KDV dahil 250 Euro/gün-kişi süpervizör bedelinin ayrıca fatura edileceğinin hüküm altına alındığı, davacının iddiasına göre 30 günlük sürenin aşıldığı,
süre aşımında davalının kusurunun bulunduğu, kendisinin ise kusuru bulunmadığından aşılan gün 179 adam/ gün sayısı kadar toplamda 44.750,00-Euro işçilik montaj ücreti (süpervizör) alacağının doğduğunu, davalı ise sürenin aşılmadığını, aşılmış bir süre olsa da kusurlarının bulunmadığını ve 5/j maddesine göre montaj işçiliğinin sözleşme bedeline dahil olduğunu beyanla borcunun bulunmadığını ileri sürmektedir.
Ankara 8. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2018/720 esas ve 2019/494 karar sayılı kararı ve bu kararı inceleyen Ankara BAM 27.H.D.'nin 23/02/2022 tarih ve 2021/1029 E, 2022/217 K sayılı kararında; "sözleşmeye konu vincin tam ve eksiksiz olarak teslim edildiği” ve “vincin montajının 20.07.2016 tarihinde başlanıldığı, 08.09.2016 tarihinde tamamlandığı" hususunun tespit edildiği anlaşılmaktadır.
Borç doğuran sözleşmelerden birisi olan “eser sözleşmesi’’, uyuşmazlığın ortaya çıktığı tarihte yürürlükte olan ve uygulanması gereken 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun (TBK) 470. maddesinde, "Eser sözleşmesi, yüklenicinin bir eser meydana getirmeyi, iş sahibinin de bunun karşılığında bir bedel ödemeyi üstlendiği sözleşmedir." şeklinde tanımlanmıştır.
TBK’nın 12/1. maddesine göre sözleşmelerin geçerliliği, kanunda aksi öngörülmedikçe, hiçbir şekle bağlı değildir. Bu düzenleme gereğince kural olarak sözleşmeler ve bu arada eser sözleşmeleri yasada aksi düzenlenmedikçe, hiçbir şekle bağlı olmayıp, sözlü veya yazılı yahut resmî biçimde yapılabilir.
Yalnız, sözlü olarak yapılan sözleşmelerin, ileride bir uyuşmazlık çıkması ve taraflardan birinin bu sözlü sözleşmeyi veya bazı hükümlerini yadsıması (inkâr etmesi) hâlinde, diğer taraf bu sözleşmeyi ispat zorluğu ile karşı karşıya kalabilir. Bu nedenle, hiçbir şekle bağlı olmayan eser sözleşmelerinin yazılı yapılması, kanıtlama kolaylığı sağlar.
HMK’nın 200/1. maddesinde de; bir hakkın doğumu, düşürülmesi, devri, değiştirilmesi, yenilenmesi, ertelenmesi, ikrarı ve itfası amacıyla yapılan hukukî işlemlerin, yapıldıkları zamanki miktar veya değerleri iki bin beş yüz Türk Lirasını geçtiği takdirde senetle kanıtlanması gereğine işaret edilmiştir.
Eser sözleşmesi ilişkisinin varlığı kural olarak yazılı veya kesin delillerle ispatlanmalıdır.
Senetle ispat zorunluluğuna ilişkin HMK’nın 200 vd. maddelerindeki düzenlemelerin sonucu olarak sözleşme ilişkisinin kurulması hukukî işlem niteliğinde olduğundan, eser sözleşmesine dayalı bir davada; davalının akdi ilişkiyi inkâr etmesi hâlinde, ispat yükü davacının üzerinde olup, sözleşmenin kurulduğunu davacının kural olarak yazılı delille veya ikrar, yemin, ticari defterler gibi diğer kesin delillerle ispatlaması gerekir.
Yazılı delille (senetle) ispat zorunluluğu bulunan bu durumda tanık dinlenebilmesi için HMK 200/2. maddesine göre karşı tarafın tanık dinlenmesine açıkça muvafakat etmesi, HMK 202. maddesinde düzenlenen delil başlangıcının olması ya da HMK 203. maddesinde sayılan istisnalardan birinin bulunması gerekir.
Yazılı sözleşme bulunmamakla birlikte, sözleşmenin varlığını ortaya koyan, karşı tarafın ya da onun adına hareket eden kişinin imzasını taşıyan, sözleşme ilişkisinin kurulduğuna delalet edecek teslim belgesi, fatura, tutanak veya başka bir iş nedeniyle yapıldığı kanıtlanamayan ödeme belgelerinin bulunması halinde, sözleşme ilişkisinin ispatı mümkündür.
Tarafların ticari defter ve belgeleri, taraflar arasındaki 22.10.2014 tarihli ve 31.05.2016 tarihli sözleşmeler, taraflar arasındaki e-mail yazışmaları, tanık beyanları ve Ankara 8. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2018/720 esas ve 2019/494 kararı ile diğer tüm delillere göre; davacının sözleşmeler kapsamında üstlendiği vincin montajına 20.07.2016 tarihinde başladığı, işi 08.09.2016 tarihinde tamamladığı,
işi tam ve eksiksiz olarak teslim ettiği, sözleşmeye göre işin 30 günlük sürede tamamlanmasının gerektiği, davacının hatası, kusuru, ihmalinden kaynaklanmayan sebeplerle bu sürenin aşılması durumunda KDV dahil 250 euro/gün-kişi süpervizör bedelinin ayrıca fatura edileceğinin 22/10/2014 tarihli sözleşmenin 5/j maddesinde kararlaştırıldığı, buna göre süre aşımı olan 19/08/2016-08/09/2016 tarihleri arasındaki dönem bakımından davacının 3 kişilik montaj ekibi için süpervizör bedelini talep hakkının bulunduğu,
davacı tarafça dosyaya sunulan ve Temmuz-Ağustos-Eylül/2016 dönemlerini kapsayan çalışmalara ilişkin olduğu ileri sürülen tablo ile diğer tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde; süre aşımı olan dönem yönünden 27 (adam+gün) için X 250,00 EURO= 6.750,00 EURO talep hakkının bulunduğu sonuç ve kanaatine varılarak davanın belirlenen bu miktar üzerinden devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine, alacağın %0'si oranında icra inkar tazminatının davalı taraftan alınarak davacı tarafa verilmesine, davaya konu Ankara 12. İcra Müdürlüğünün 2019/2386 Esas sayılı dosyası bakımından ise davanın reddine dair karar verildiği görülmüştür.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili tarafından verilen 21/11/2022 tarihli istinaf kanun yolu başvuru dilekçesinde ve davalının istinaf başvurusuna cevap dilekçesinde özetle.
Müvekkilinin, davalıya Afganistan'da bulunan bir baraj gölü üzerinde 100 ton kapasiteli vinç yaptığını, 08.09.2016 yılında eksiksiz ve çalışır vaziyette teslim etmiş olmasına rağmen davalı yanın ne vincin bedelinden kalan 51.000-USD yi ne de iş bu davanın konusu olan ve 22.10.2014 tarihli sözleşmenin 5/j maddesinden kaynaklanan süpervizörlük bedelini ödemediğini, yapılan icra takiplerine itiraz ettiğini ve müvekkilinin hakkı olan bedeli aradan geçen neredeyse yedi yıla rağmen ödemediğini, işbu dosyanın öncesinde, vincin eksiksiz bir şekilde teslim edildiği olgusu, montaja başlama ve bitiş tarihinin,
teslim tarihi ve vinç bedelinden kalan bedelin davalı ... tarafından davacı Bülbüloğlu'na ödenmesi gerektiği yönünde Ankara 8. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2018/720 Esas 2019/494 Karar sayılı kararı ile bu karanın Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 27. Hukuk Dairesinin 2021/1029 E 2022/217 K onamaya dair kararını dikkate almak gerektiğini, bu kararlarda vincin montajının başlama ve bitiş tarihlerinin 20 Temmuz 2014 - 08 Eylül 2014 olarak alındığını, Ankara 8. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2018/720 E- 2019/494 K sayılı davada davalının itirazının haksız olduğunu,
vincin tam ve eksiksiz olarak teslim edildiği gerekçesi ile davalarının kabulüne karar verildiğini, taraflar arasında imzalanan ve dosyada mevcut 22.10.2016 tarihli sözleşmenin 5/J maddesi aynen: " söz konusu malların montajı için BVS'nin (Bülbüloğlu) montaj ekibi göndereceğini, montaj ekibinin işçilik bedeli sözleşme bedeline dahildir. Ekip 2 mekanik, 1 elektrik çalışanından oluşacaktır. BVS hiçbir şekilde ayrıca işçilik bedeli talep etmeyecektir.
Ancak; montaj süresi toplam 30 gün olarak hesaplanmıştır.
BVS nin hatası, kusuru, ihmalinden kaynaklanmayan sebeplerle bu sürenin aşılması durumunda KDV dahil 250 Euro /gün -kişi süpervizör bedeli ayrıca fatura edilecektir." dendiğini, mahkemenin kısmen kabul kararında ve Ankara 8. Asliye Ticaret Mah. ile Ankara BAM 27 HD. kararlarında sübut bulduğu şekilde vincin montaj faaliyetinin 51 günde tamamlandığını, 30 günlük süre aşıldığından 20.06.2022 tarihli ek bilirkişi heyet raporunun sonuç bölümünde belirtildiği gibi müvekkilinin 44.750-Euro fatura alacağının oluştuğu yönündeki görüşten ayrılarak davanın kabulü yerine kısmen kabulüne karar verilmesinin hatalı olduğunu,
montajın 20 Temmuz 2014 tarihinde başladığı ve 08 Eylül 2014 tarihinde bitirildiğinin sabit olduğunu, yerel mahkemenin 51 gün süren montaj faaliyetinden sözleşmede belirtilen 30 günlük süreyi düşüp hatalı olarak 27 gün bulduğunu, mahkemenin şayet 51 günden 30 günlük süreyi düşmek niyetinde ise burada ulaşılması gereken sonucun 51-30=21 gün olması gerektiğini, ikinci hesap hatasının.
250-Euro /GÜN /KİŞİ formülünde yapıldığını, delil olarak sundukları ve dosyada mevcut tabloda 30 günlük montaj süresini aşan 21 günlük süre içinde müvekkilinin 5 elamanının sahada olduğunun sabit olduğunu, davalıya bildirilen tabloda bu 5 kişinin isim isim yer aldığını, davalının da bu hususa bu aşamaya kadar bir itirazı olmadığını, yerel mahkemenin kabulüne göre doğru hesaplamanın, FORMÜL : 21 gün X 250-EuroX 5 Kişi = 26.250-Euro olması gerektiğini, yerel mahkemenin vincin montajının başladığı ve bittiği tarihleri doğru tespit etmiş olmasının,
bu tarihlerin daha önceki Ankara 8. Asliye Ticaret Mah. ile Ankara BAM 27 HD. kararına da paralel olduğunu, işbu istinaf dilekçesinin yazıldığı tarih itibariyle, vincin teslim edildiği 2014 yılından bu yana geçen 8 yıla rağmen müvekkilinin alacaklarını alamadığını, mağdur olduğunu, bu nedenlerle yapılan hesaplama hatasının düzeltilerek kararın onanmasına karar verilmesini,
Davalının kötü niyetli olduğunu, istinaf dilekçesi incelendiğinde, halen vincin kendilerine tesliminin yapılmadığını beyan ettiğini, bu hususun gerek eldeki dava dosyası içeriğinde ve gerekse Ankara 8. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2018/720 Esas 2019/494 K sayılı kararı ile bu karanın Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 27. Hukuk Dairesi'nin 2021/1029 E 2022/217 K onamaya dair kararları nazara alındığında, vincin tam ve eksiksiz olarak teslim edildiğinin yazılı ve ispatlı olduğunu, davalının sübuta ermiş hususları istinaf dilekçesinde tekrar ileri sürmesinin yargılamayı uzatmaya matuf olduğunu, kabul etmediklerini ve reddinin gerektiğini,
davalının, Afganistan' da Amerikan Ordusuna dava konusu vinç dışında bir baraj, tüneller, kanallardan oluşan proje yapıp teslim ettiğini ve bedelini de Amerikan Ordusu (USACE) den aldığını, kötüniyetli olarak iddialar ileri sürüp yargılamayı uzatmaya, müvekkilinin alacağına kavuşmasını engellemeye çalıştığını, bu nedenlerle istinaf başvurularının kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın tümden kabulüne ve davalı vekilinin haksız istinaf başvurusunun reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili tarafından verilen 03/11/2022 tarihli istinaf kanun yolu başvuru dilekçesinde özetle. Taraflar arasında 22.10.2014 tarihli BVS 14-S / 0039 sözleşme nolu satın alma sözleşmesi yapıldığını, sözleşme ile.
Afganistan ...'dan ... projesi yüklenicisi olan müvekkilinin ihtiyacı olan çift kiriş gezer köprülü vinç imalatının ihale şartname ve dökümanına ve alıcı taleplerine uygun şekilde yapılmasını, fabrika uygunluk ve kabul testlerinin yapılmasını, malın şantiyede montajı ve devreye alınmasını, saha kabul testlerinin yapılması ile mal kullanımına ilişkin operatörlerin eğitiminin davacı tarafından yapılması ile ilgili tarafların hak ve yükümlülüklerinin saptanması ile ödemenin ne şekilde yapılacağının belirlendiğini,
dava konusu vincin davacının fabrikasında imalatının ihale şartnamesi dokümanlarına ve alıcı taleplerine uygun şekilde yapılmadığını, vincin şantiyede montajı ve devreye alınması yükümlülüklerinin noksansız bir şekilde tamamlanmadığını, vincin saha kabul testlerinden yeterli onayı alamadığını, vincin kullanımına ilişkin operatör eğitimlerinin davacı tarafından yapılmadığını ve dolayısıyla idare (USACE) tarafından kabul edilmediğinden bahisle, BVS’nın yükümlülüklerini tam olarak yerine getirdiğinden söz etmenin mümkün olmadığını,
davacı taahhüdünde olan “Çift Köprülü Gezer Vinç” imalat ve montajı işlerinin hiçbir şekilde onaylı bir kabul belgesi alamadığını, dolayısı ile taahhüttün tamamlanmadığını, vinç imalatının ihale şartname ve dokümanına ve alıcı taleplerine uygun şekilde yapılmadığını, malın şantiyede montajı ve devreye alınmasının noksansız tamamlanmadığını, saha kabul testlerinden yeterli onayın alınamadığını, mal kullanımına ilişkin operatörlerin eğitiminin davacı tarafından yapılmayarak idare ve alıcı müvekkili tarafından kabul edilebilir halde teslimin gerçekleşmediğini, davacının, malzemeleri eksik ve kusurlu olarak 26.02.2015 tarihinde,
41 gün gecikme ile teslim edebildiğini, dava konusu malı muayene ve kontrol hatalarından ari olarak teslim edemediğini, davacının bu kusurları ve sahaya gönderilen eksik malzemeler yüzünden müvekkili idare tarafından sürekli uyarıldığını, bu yüzden müvekkilinin hakediş ödemelerinin idare tarafından bekletildiğini, projenin aksatılmasına ve gecikmelere sebebiyet verdiğini, hataların ve ayıplı imalatların giderilmesi için gerekli yeni halat ve ekipman temini gereğinden çok uzun sürede tedarik edildiğinden dolayı davacı tarafından gönderilmesi gereken teknik personelin de süresinden çok sonra gönderildiğini,
sözleşmeye göre müvekkilinin yükümlülüğünde olmamasına rağmen hatalı ve eksik imalatların giderilmesi için gönderilen personel ve malzeme nakliye masraflarının sırf iş yürüsün diye müvekkili tarafından karşılandığını, davacının dava dilekçesinde talep ettiği sözde 179 adam/gün karşılığı 44.750 Euro bedeli takip için mesnet olarak gösterdiğini, BVS çalışanı ...’nın 03.08.2016 tarihli elektronik mailinin hiçbir şekilde delil teşkil etmediğini, çünkü bu mailin 31.05.2016 tarihli sözleşme kapsamında yürütülen işler ile ilgili bilgilendirmeyi içerdiğini,
bu sözleşmede ise 22.10.2014 tarihli sözleşmede yer alan 5/j hükmü anlamında bir hüküm bulunmadığını, 22.10.2014 tarihli esas vinç alımı için yapılan sözleşmenin 5-j maddesinde;“Söz konusu malların montajı için BVS montaj ekibi gönderecektir. Montaj ekibinin işçilik bedeli Sözleşme Bedeli’ne dahildir. Ekip 2 mekanik, 1 elektrik çalışanından oluşacaktır. BVS hiçbir şekilde ayrıca işçilik bedeli talep etmeyecektir. Ancak. Montaj süresi toplam 30 gün olarak hesaplanmıştır.
BVS’nin hatası, kusuru, ihmalinden kaynaklanmayan sebeplerle bu sürenin aşılması durumunda KDV dahil 250 Euro/gün-kişi süpervizör bedeli ayrıca fatura edilecektir.” dendiğini, dava dosyasındaki belgelerin incelenmesi neticesinde taraflarına verilen görev sınırı çerçevesinde tarafların rapora itirazlarının incelenmesinde kök raporu değiştirecek bir hususa rastlanmadığını, davacı tarafından sözü edilen ve sürekli bir şekilde önlerine konulan bilirkişi raporunda 2.ihtimal olarak değerlendirilen "Sözde Kabul Kaydı" ve belgesinin hiçbir yerinde ne bir ...
A.Ş. ne de USACE çalışanı onayının da imzasının olmadığını, bu belgenin geçerli ve kabul görür olabilmesi için başta USACE yetkilisinin ve akabinde ... A.Ş. yetkilisinin imzalarının olması gerektiğini, ilgili tutanağın herhangi bir ... İnşaat Sanayi ve Ticaret A.Ş. yetkilisine ait hiçbir imza ya da isim içermediğini, iddia edildiği gibi ...'in davalı ...
A.Ş. yetkilisi ya da çalışanı olmadığını, daha önceki cevap dilekçelerinin ekinde her birinin delillerinin ek olarak verildiğini, davacının eksik, kusurlu ve hatalı imalatları nedeniyle müvekkilinin bir türlü işin kesin kabulünü yaptıramadığını, müvekkilinin kendi çabasıyla davacının yarım ve hatalı işlerini başka firmalara giderterek işin kabulünü 17.12.2018 tarihinde ancak yapabildiğini, davcının buna rağmen montajın 30 günden daha fazla sürdüğüne ilişkin dava konusu alacağını talep etmesinin anlaşılır bir tutum olmadığını, davanın konusunun,
Ankara 15. İcra Müdürlüğü'nün 2018/13746 Esas sayılı icra takibine yapılan itirazın iptali ile Ankara 12.İcra Müdürlüğü'nün 2019/2386 Esas sayılı icra dosyasına yapılan itirazın iptaline ilişkin olduğunu, yargılama sonunda davanın kısmen kabulüne karar verildiğini ve müvekkili aleyhine % 20 icra inkar tazminatına hükmedildiğini, dava konusu alacağın likit olmadığını, iki yılllık bir yargılama sonucu ve bilirkişi incelemesi neticesi talep edilenin çok altında bir rakamla hüküm kurulduğunu, likit olmayan ve yargılamayı gerektiren bir alacakta müvekkilinin icra inkar tazminatına mahkum edilmesinin hukuka uygun olmadığını,
mahkemenin icra inkar tazminatına hükmediyorsa o halde reddedilen kısım üzerinden kötü niyet tazminatına hükmedilmesi gerektiğini, bu nedenlerle istinaf başvurularının kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın tümden reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili tarafından dosyaya sunulan 05/07/2023 tarihli beyan dilekçesinde ise.
Ankara 8. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2018/720 Esas 2019/444 Karar sayılı ilamının temyizi sonucunda, Yargıtay 6. Hukuk Dairesinin 2022/2071 Esas 2023/2234 Karar sayılı kararı ile bozulduğunu, bu Yargıtay bozma ilamının da göz önünde tutulması gerektiğini, buna göre davaya konu malın kesin kabul tarihinin, 15/12/2018 olarak kabul edilmesi gerektiğinin belirtildiğini, ayıplı ifa konusunun Yargıtay tarafından da kabul edilerek ilk derece mahkemesi kararının bozulduğunu, bu nedenle huzurda görülen ve dava konusunu oluşturan süpervizörlük ücretinin talep edilmesinin de Yargıtay bozma ilamı karşısında imkanının kalmadığını,
bu sebeplerle davanın tümden reddine karar verilmesini talep etmiştir ve davalı vekili tarafından dosyaya sunulan 02/10/2023 tarihli dilekçe ile de; bozma ilamı sonrasında Ankara 8. Asliye Ticaret Mahkemesinin vermiş olduğu 2023/747 Esas 2023/537 Karar sayılı ilamın da bir örneğinin dosyaya ibraz edildiği anlaşılmıştır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında; HMK'nın 355.maddesindeki düzenleme uyarınca, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine ilişkin aykırılık bulunup bulunmadığı yönü gözetilerek yapılan inceleme sonucunda;
Dava, taraflar arasında düzenlenen 22/10/2014 tarihli ve konusu, “çift kiriş gezer köprülü vinç imalatı ve montajı” olan eser sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili için davalı hakkında başlatılan Ankara 12. İcra Müdürlüğü'nün 2019/2386 Esas sayılı takip dosyası ile Ankara 15. İcra Müdürlüğünün 2018/13746 Esas sayılı takip dosyalarına davalının yaptığı haksız itirazın iptali ile takiplerin devamına ve %20 oranında icra inkar tazminatına mahkum edilmesi istemlerine ilişkindir.
Davacı taşeron, davalı yüklenicidir.
Davacı vekili, taraflar arasındaki sözleşmenin 5/j maddesi uyarınca montajın davacı müvekkilinin kusuru olmaksızın uzamış olması nedeniyle davalının müvekkiline 179 adam / gün süre ile borçlu olduğunu, bu borca istinaden davalı hakkında 31/10/2018 tarihli 44.750 Euro bedelli fatura düzenlendiğini, işbu fatura bedelinin müvekkili şirkete ödenmediğinden icra takiplerine konu edildiğini ancak davalının haksız yere itiraz ettiğini belirterek bu takiplere davalının yaptığı itirazın iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı yanca verilen cevap dilekçesinde ise; edimin sözleşme şartlarına uygun olarak yerine getirilmediğini, sözleşme konusu vincin testlerde yeterli onayı alamadığını, operatör eğitimlerinin yapılmadığını, dolayısıyla idare tarafından kabul edilmediğini, yine malın şantiyede montaj ve devreye alınmasının da yapılmadığını, kabul edilebilir halde teslimin gerçekleşmediğini, ancak 26/02/2015 tarihinde eksik ve kusurlu olarak 41 gün gecikme ile teslim edilebildiğini, sözleşmenin 5/j maddesindeki davacının süpervizörlük talebi şartlarının gerçekleşmediğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece taraf tanıkları dinlenmiş ve tüm bilgi ve belgeler dosyaya celp edildikten sonra, uzman bilirkişilerden oluşturulan bilirkişi kurulundan kök ve ek raporlar alınmış, bu raporlara göre; taraflara arasındaki 22/10/2014 tarihli sözleşme kapsamında davalı işveren tarafından edim karşılığı bedellerin davacıya ödendiği, bu hususun Ankara 8. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2018/720 Esas 2019/494 Karar sayılı kararında da yer aldığı, bu hususun taraf ticari defterleri ile de teyit edildiği,
takibe icra takip dosyalarının dayanağı olan 44.750 Euro bedelli faturanın ise davacı defterlerinden kayıtlı olduğu ancak davalı defterlerinde kaydının bulunmadığı, 30 günlük montaj süresinin aşıldığına ve bu durumun oluşmasında davacının kusuru bulunmadığına dair iddianın davacı yanca kanıtlanamadığı, aksine montaj işinin 22 gün sürdüğünün, dosyadaki Afganistan bölgesi Kandahar daimi ofisinin 22/09/2016 tarihli ve C- 0073 sayılı Türkçe yazıları ile diğer dosyadaki belgelerden ve fotoğraflardan anlaşılacağı üzere, 20/08/2016 tarihinde montaja başlanıldığı ve 11/09/2016 tarihinde tamamlandığının tespit edildiği,
ancak mahkemenin aksini düşünmesi halinde ise, yapılan takiplere davalının yaptığı itirazların iptalinin gerektiği yönünde görüş bildirilmiştir.
Mahkemece bilirkişi kurulunun asıl ve kök rapordaki bu tespitlerine rağmen, tüm dosya kapsamından edinilen kanaate göre taraflar arasındaki sözleşmeler, e mail yazışmaları, tanık beyanları ve Ankara 8. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2018/720 Esas 2019/494 Karar sayılı dosyası içeriğinden davacının sözleşmeler kapsamında yapımını üstlendiği vincin montajına 20/07/2016 tarihinde başladığı ve işi 08/09/2016 tarihinde tamamladığı,
işi tam ve eksiksiz olarak teslim ettiği, montajın 30 günlük sürede tamamlanması gerektiği, davacının hatası, kusuru ve ihmalinden kaynaklanmayan sebeplerle bu sürenin aşılması halinde KDV dahil 250 Euro / gün - kişi süpervizör bedelinin ayrıca fatura edileceğinin 22/10/2014 tarihli sözleşmenin 5/j maddesinde kararlaştırıldığı, bu sebeple 30 günlük montaj süresinin dolduğu 19/08/2016 - 08/09/2016 tarihleri arasındaki dönem bakımından davacının üç kişilik montaj ekibi için süpervizör bedelini talep hakkının bulunduğu,
bu sebeple 27 (adam + gün) için * 250,00 Euro = 6.750,00 Euro talep hakkının bulunduğu kabul edilerek davanın kısmen kabulüne, davalının Ankara 15. İcra Müdürlüğünün 2018/13746 Esas sayılı dosyasına yaptığı itirazın kısmen iptaline, takibin 6.750,00 Euro alacak üzerinden devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine, bu alacak üzerinden %20 oranında hesaplanan icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
yine fazlaya ilişkin olarak talep edilen Ankara 12. İcra Müdürlüğünün 2019/2386 Esas sayılı takip dosyası ile yürütülen icra takibi yönünden açılan davanın ise reddine dair karar verilmiş, bu karara karşı taraf vekillerince yukarıda belirtilen gerekçelerle istinaf yoluna başvurulduğu anlaşılmıştır.
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş ise de; mahkemece aldırılan uzman bilirkişi kurulunun kök ve ek raporlarında, davacının, vincin montajına 20/07/2016 tarihinde başlandığı, 08/09/2016 tarihinde montajın tamamlandığı iddiasında bulunduğu ancak davalının da vincin montajına, 20/08/2016 tarihinde başlandığı ve 11/09/2016 tarihinde tamamlandığına ve montaj süresinin bu sebeple 22 gün sürdüğüne dair dosyaya ibraz ettiği belgelerin bulunduğu,
bu sebeple davacının, sözleşmenin 5/j maddesi kapsamında montajın, 30 günlük süre aşımı ile gerçekleştirilebildiği ve bunda davalı yüklenicinin kusuru bulunduğu iddiasını kanıtlayamadığı belirtildiği halde mahkemece bilirkişinin bu tespitlerine neden itibar edilmediği belirtilmeden ve davacının iddiası sabit görüldüğü takdirde davacının talep edebileceği süpervizörlük bedelinin sözleşmenin 5/j maddesi uyarınca ne miktarda olacağı konusunda bilirkişi kurulundan hüküm kurmaya ve denetime elverişli rapor alınmadan mahkemece hesaplama yapılmak suretiyle ve bu şekilde tarafların yapılan hesaplamaya itiraz olanakları ellerinden alınacak şekilde
bulunan bu hesaba itibar edilerek davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olması doğru olmamıştır.
Mahkemece hükme esas alınan ve taraflar arasındaki 22/10/2014 tarihli sözleşmeden kaynaklanan bakiye iş bedeli alacağının tahsili için görülen Ankara 8. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2018/720 Esas 2019/494 Karar sayılı dava dosyasında, mahkemece verilen 12/06/2019 tarihli karar ile, davaya konu vincin montajına, 20/07/2016 tarihinde başlandığı ve 08/09/2016 tarihinde tamamlandığı kabul edilerek buna göre hüküm kurulmuş ise de, bu dava dosyasında montajın bu süreler içerisinde tamamlanmış olmasında kusurun kimde olduğu yönünden bir belirleme yapılmış değildir.
Taraflar arasındaki sözleşmenin 5/j maddesinde; davaya konu vincin montajı için davacının montaj ekibi göndereceği, montaj ekibinin işçilik bedelinin sözleşme bedeline dahil olduğu ve iki mekanik ve bir elektrik çalışanından oluşan montaj ekibi için davacının ayrıca işçilik bedeli talep etmeyeceği, ancak montaj süresinin 30 gün olarak hesaplandığı, davacının hatası, kusuru, ihmalinden kaynaklanmayan sebeplerle bu sürenin aşılması durumunda KDV dahil 250 Euro / gün - kişi süpervizör bedelinin ayrıca fatura edileceği kararlaştırılmıştır.
Buna göre 30 günlük montaj süresinin aşılması yeterli olmayıp bu sürenin aşılmasında davacının kusuru bulunmadığını ispatlaması gerektiği açıktır.
Dinlenen taraf tanıklarının beyanlarından, vincin montajının Afganistan ülkesindeki iç karışıklıktan dolayı süresinde gerçekleştirilemediği gibi yine davacı tanıkları gecikmenin davalının kusurundan kaynaklandığını, soyut gerekçelerle beyan etmiş, davalı tanıkları ise aksi yönde gecikmenin davacı yanın tutum ve davranışlarından kaynaklandığını, bu sebeplerle zamanında yapılamadığını ve Afganistan'daki yerel karışıklıklar sonrasında da sürecin uzadığını belirtmişler ve bu hususların aksi kanıtlanamamıştır.
Bu sebeple davacının, sözleşme uyarınca süpervizörlük talebine hak kazandığını söyleyebilme olanağı bulunmamaktadır.
Nitekim, Ankara 8. Asliye Ticaret Mahkemesinin adı geçen dosyasının temyizi sonucunda Yargıtay 6. Hukuk Dairesinin 2022/2071 Esas 2023/2234 Karar sayılı ilamı ile bozulmasına karar verildiği ve bozma ilanında taraflar arasındaki işin kesin kabulünün 15/12/2018 tarihinde yapıldığı yönünde görüş bildirilerek mahkemece verilen kararın bozulmasına karar verildiği anlaşılmaktadır.
Bu sebeple kanıtlanamayan davanın reddine karar verilmesi gerekirken, mahkemece, davanın dosya kapsamına uygun düşmeyen gerekçelerle ve hatalı hesaplama sonucu davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olması doğru olmadığından taraf vekillerinin istinaf başvurularının kabulüne karar verilmesi gerekmiştir.
Yukarıda açıklanan nedenlerle, taraf vekillerinin istinaf başvurularının ayrı ayrı kabulüne, 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-2 maddesi uyarınca yargılamada eksiklik bulunmamakla beraber kanunun olaya uygulanmasında hata edilip de yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmadığı takdirde düzelterek yeniden esas hakkında karar verilebileceğinden mahkeme kararının, HMK'nun 353/1-b.2 maddesi gereğince kaldırılmasına, davanın reddine ve davalı kötü niyet tazminatı isteminde bulunmuş ise de, davacının davalı hakkındaki takipleri kötü niyetle yapmış olduğunu kanıtlayamamış olması sebebi ile davalının kötü niyet tazminatı isteminin de reddine dair dairemizce yeniden esas hakkında karar verilmesi gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 31. Hukuk Dairesi, E. 2022/1279, K. 2024/1119, 24 Aralık 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama