KÜNYE
T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 31.HUKUK Dairesi
- Mercii
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 31. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 28 Ocak 2025
- T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 31. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No
- 2023/440 - 2025/79
- Dosya no
- 2023/440 Esas
- Karar no
- 2025/79 (İnceleme aşamasında / Duruşmasız (Kararın Kaldırılarak Gönderilmesi
Karar Metni
2.466 kelime·12 dk okuma·18 bölüm
HMK 353/1-a-6)
TÜRK MİLLETİ ADINA
İSTİNAF KARARI
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ANKARA 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 03/11/2022
NUMARASI
2022/11 Esas-2022/848 Karar
DAVACI
VEKİLİ
DAVALI
DAVANIN KONUSU
Tacirler Arası Hizmet Alım Sözleşmesinden Kaynaklanan Maddi Ve Manevi Tazminat
KARAR TARİHİ : 28/01/2025
KARAR YAZIM TARİHİ : 10/02/2025
Davacı vekili tarafından davalı aleyhine açılan tacirler arası hizmet alım sözleşmesinden kaynaklanan maddi ve manevi tazminat davasında mahkemece davanın reddine dair verilen karara karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, dairemize gönderilen dosyanın yapılan istinaf incelemesi sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
İSTEM
Davacı vekili tarafından verilen dava dilekçesinde özetle. Müvekkiline ait firma ile davalı ... Bilişim Hizmetleri Eğitim Danışmanlık ve Tic. Ltd.
Şti. arasında bahsedilen akıllı tahta dijital yazılımı kurulumuna ilişkin hizmet alımı konusunda anlaşma yapıldığını, anlaşma gereği davalı şirket temsilcisinin şahsi hesabına hizmet bedeline ilişkin gerekli ödemelerin gerçekleştirildiğini ancak davalı firma tarafından anlaşma sağlanan süre ve şekilde akıllı tahta yazılımının kullanıma hazır hale getirilmediğini, müvekkili davalı firma tarafından yazılıma erişim için gerekli şifrelerin gönderilmemesi ve hizmete erişim sağlanamaması sebebiyle başka bir ürün-hizmet sağlayıcısıyla anlaştığını, böylece kullanıcıların,
müvekkiline ait firmanın satışını yaptığı içeriklere anlaşmalı üçüncü kişi firma tarafından gönderilen harici linkler üzerinden erişim sağlayabildiğini, davalı tarafça anlaşmanın şartlarının yerine getirilmemesinin üzerinden yaklaşık bir yıl geçtikten sonra akıllı tahta ile müvekkili firmaya ait içeriklere (...
Yayınları) erişim sağlamak isteyen kullanıcıların "ÖDEME YAPILMAMASI NEDENİ İLE SİSTEM KULLANIMA KAPATILMIŞTIR" şeklindeki ibareyle karşılaştığını, davalı firmanın akıllı tahta yazılım sağlayıcısı olarak tekel olması ve hizmetinin yaygın kullanımı dolayısıyla, müvekkilinin bilgisi olmaksızın, firma yetkilileri tarafından yazılıma erişimin sağlandığını ve müvekkilinin satışını yaptığı içeriklere ulaşılan alana müdahale edilerek davaya konu haksız fiilin gerçekleştirildiğini, akıllı tahtaya erişim sağlanan her yerde görülen ilgili yazının, kullanıcılar ve öğrenciler arasında hızla yayıldığını, arama motorlarında yapılan ...
Yayıncılıkla ilgili aramalar sonucunda çıkan ilk sonuçlar arasında "http://hakimdijital.com" adresine giriş yapıldığı takdirde "ÖDEME YAPILMAMASI NEDENİ İLE SİSTEM KULLANIMA KAPATILMIŞTIR." ibaresiyle karşılaşıldığını ve haksız fiil-zarar ve itibar zedelenmesi ile haksız rekabetin halen devam ettiğini, davalı ... Bilişim Teknolojileri tarafından gerçekleştirilen dava konusu eylem nedeniyle müvekkilinin sahibi bulunduğu ...
Yayıncılık üzerinden gerçekleştirdiği ticari faaliyetinin ciddi şekilde zarar gördüğünü ve itibar kaybına uğradığını, davalı firmanın hukuka aykırı ve haksız fiilleri sebebiyle eylemin süreklilik arzetmesi ve halen devamı nedeniyle davacı müvekkiline ait şirketin uğramış olduğu zararların tazmini amacıyla, fazlaya ilişkin dava ve talep hakları saklı kalmak kaydıyla (şimdilik), 20.000,00 TL (yirmi bin TL) maddi tazminat bedelinin haksız eylem tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile,
35.000,00 TL (Otuz beş bin TL) manevi tazminat bedelinin haksız eylem tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
YANIT
Davalı vekili tarafından verilen cevap dilekçesinde özetle. Müvekkili şirket sahibi ve yetkilisi ...'nin, ...
Yayınları sahibi ve yetkilisi ... ile 08.08.2019 tarihinde çalışmaya başladığını, müvekkili şirket ile davacı arasında herhangi yazılı sözleşme bulunmamakla birlikte taraflar arasında sözlü anlaşma bulunduğunu, müvekkili şirketin yalnızca 2019 yılına ait dijitalleştirmesi yapılan kitaplara ve hizmetlere ilişkin belirlenen fiyatlar üzerinden davalıdan 10.788,00 TL ödeme aldığını, hatta bu ödemenin de müvekkili şirketin ... ile görüşmeleri sonucu iş yapıldıktan aylar sonra ancak 21.05.2020 tarihinde alınabildiğini, müvekkilinin çalışmasından memnun kalan davacının, müvekkilinden iki yıl daha hizmet almaya devam ettiğini,
bu sürede müvekkili şirketin, davacı tarafından gönderilen tüm kitap ve yayınların dijitalleştirme işlemini gerçekleştirdiğini ve destek sağlamaya devam ettiğini, davacının iddia ettiği gibi 3. bir kişiden hizmet alınması veya hizmetin kesintiye uğratılmasının söz konusu olmadığını, müvekkilinin 2019 yılı için davacıdan ödeme aldığını fakat hizmet alımının devam ettiği iki yıllık sürede teslimi yapılan işler ve verilen hizmet için herhangi bir ödeme almadığını, buna rağmen davacıya sağlanan hizmette herhangi bir kesintinin söz konusu olmadığını, davacının bedelini ödemediği halde hizmetten yararlanmaya devam ettiğini,
müvekkili şirketin yetkilisi ...'nin, davacı ile 4.10.2021 tarihinde iletişime geçtiğini ve önceki döneme ilişkin yapılan işlerden kalan 6.960,00 TL bakiye borçların ödenmesi için talepte bulunduğunu, davacının ise bu görüşme sırasında bir süre müvekkilinin hizmetlerini kullanamadığını beyan ettiğini, davacının hizmet aldığı döneme ilişkin yapılan işlerin bedelini ödememekte ısrarcı olduğunu, bunun üzerine müvekkilinin, davacıya, borçlarını ödemediği takdirde hizmet sağlamaya devam edemeyeceğini, hizmet sağlayıcıların barındırma hizmetinin davacı için kapanacağını beyan ettiğini,
davacının borcunu ödememesi üzerine barındırma hizmetinin sonlandığını ve bu sebeple otomatik olarak davacının sisteminde gördüğü "ödeme yapılmaması nedeniyle sistem kullanıma kapanmıştır" uyarı ibaresinin çıktığını, bu uyarının otomatik olarak sisteme yüklenmekte olup davacının ticari itibarını zedelemeye yönelik bir işlem olmadığını beyan ederek haksız davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
Ankara 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 03/11/2022 tarihli 2022/11 Esas 2022/848 Karar sayılı kararında özetle. Toplanan deliller bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamında taraflar arasında akıllı tahta dijital yazılımı kurulumuna ilişkin eser sözleşmesi yapıldığı, davalının 2019-2020 yılı Eğitim-Öğretim yılında tüm hizmetleri eksiksiz olarak gerçekleştirdiği, veri tabanı kayıtları ve e-posta yazışmalarında, iş üretiminin ...
Bilişim Firmasının 2021 yılının Eylül ayına kadar devam ettiği, bu hususun da tarafların kabulünde olduğu, davacı şirket tarafından ödemenin davalı şirket temsilcisinin şahsi hesabında gerçekleştirildiği anlaşılmış olup davalı tarafından davacının yalnızca 2019 yılına ait ödeme yaptığı sonraki yıllarına ilişkin ödeme yapılmadığı iddiası ile hizmetin kapatıldığı iddia edilmiştir.
Davacı taraf ödeme yaptığını ispatla yükümlü olup davacı ticari defter kayıtlarında davalı taraf ile ilgili herhangi bir kayda rastlanmadığı, aralarındaki ticarette şahsi hesapların kullanılmış olduğu, ancak davacının yaptığı ödemelere ilişkin dosyaya delil sunmadığı anlaşıldığından, davacının aldığı hizmete ilişkin ödemeyi gerçekleştirmemesi sebebiyle davalının sistemi kapatmakta haklı olduğu, ayrıca sistemdeki "ÖDEME YAPILMAMASI NEDENİ İLE SİSTEM KULLANIMA KAPATILMIŞTIR." yazısı nedeniyle zarara uğradığı iddiasına ilişkin davacının somut zararını bir belge ile ortaya koyamaması,
yine hizmetin dava dışı üçüncü kişi olan ... firmasından alındığı iddiası ile ilgili olarak, doğrudan bu firmaya ödeme yapılmamış olması, firmanın yetkilisinin şahsi hesabına da ödeme görünmemesi ve defter kayıtlarına göre, dava dışı ... firması ile davacı arasında genel bir ticari ilişki var ise de dava konusu akıllı tahta işine ait bir ticari ilişkinin olmadığı anlaşılmakla davacının haklılığı kanıtlanamayan davasının reddine dair karar verildiği görülmüştür.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili tarafından verilen 16.11.2022 tarihli istinaf kanun yolu başvuru dilekçesinde özetle.
İlk derece mahkemesinin, davacının delillerini toplamadığını ve tanıklarını dinlemeden eksik inceleme ve hatalı değerlendirme neticesi aleyhe karar verildiğini, bu durumun usul ve yasaya aykırı olduğunu, teknik ve hukukçu ve hesapçı bilirkişi heyetinin tespitleri doğrultusunda mahkemenin almış olduğu kök raporda ve buna atıf yapılan ek raporda, davalının söz konusu akıllı tahta üzerinden yapmış olduğu "ÖDEME YAPILMAMASI NEDENİ İLE SİSTEM KULLANIMA KAPATILMIŞTIR" ibaresinin kötüniyetle yayınlandığının tespit edildiğini ve bu hususun raporlarında yer aldığını, mahkemece,
müvekkili davacının zararını ispat edememesi sebebiyle davanın reddine karar verildiğini beyan etse de müvekkilinin 2019-2020 ile 2021-2022 yılları arası bu yayın sebebiyle cirosunda bir milyonluk bir düşüş olduğunun ek rapor ile de tesbit edildiğini, müvekkilinin 2021-2022 akıllı tahta hizmetini başka bir sağlayıcıdan sağladığına dair sözleşme sunmuş olmasına rağmen bu durumun yeterince araştırılmadan, bu sağlayıcıya ödeme yapılmaması gerekçe gösterilerek zararın oluşmadığından bahisle davanın reddi yoluna gidilmesinin taraflarınca anlaşılamadığını, davalının hizmetinin başka bir sağlayıcıdan temin ettiğinin açık olduğunu, davalının,
müvekkilinin iddia edilen bakiye borcu nedeniyle herhangi bir ihtar ve ihbarda bulunmadan haksız fiil neticesi müvekkilinin tüm müşteri ve bayilerinin göreceği şekilde yayın yapmasının kabul edilemeyeceğini, elbette bu durum sebebiyle maddi ve manevi zarar oluşacağının izahtan vareste olduğunu, davacı tanıklarının müvekkilinin zarara uğradığı miktar ve karşı tarafın yayınladığı ibarenin zarar vermek kastıyla hareket edildiğine dair şahitliklerinin gerekçesiz olarak reddedildiğini, tahkikat tamamlanmadan aleyhe karar kurulmuş olmasının kabul edilemez olduğunu,
bilirkişi ek raporu ile kök raporu arasında bulunan çelişkiler giderilmeden aleyhe karar kurulmasının hatalı olduğunu, mahkemenin gerekçesi ile hüküm fıkrası arasında çelişki bulunmakta olup red gerekçesi yeterince açıklanmadan karara gidilmiş olmasının yerinde olmadığını, davanın devamı müddetince haksız fiilin, davalının fiili ile devam ettiğine dair bilirkişi raporunda tespit olmasına rağmen bu hususun gerekçeli kararda yeterince irdelenmeden ve yer verilmeden hüküm kurulmasının kabul edilemez olduğunu, davanın başından bu tarafa davalının samimi olmayan kaçamaklı inkarlarının yerel mahkeme tarafından göz önüne alınmadığını,
davalının ödeme almamasına karşılık hizmetinin devam ettirmiş olmasının hayatın olağan akışına aykırı olmasını ve bakiye alacağının ne kadar olduğuna dair herhangi bir savunma ve alacağın alınmasına yönelik herhangi bir hukuki işlem de başlatılmamasının aslında müvekkilinin davalıya herhangi bir borcunun olmadığına dair önemli karine teşkil ettiğini, ancak tüm bu hususların yerel mahkeme tarafından göz önüne alınmaması sebebiyle istinafa konu edildiğini, bu nedenlerle istinaf başvurularının kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili tarafından verilen istinaf başvuru dilekçesine cevap dilekçesinde özetle.
Önceki cevap ve beyanlarını tekrar ettiklerini, davacı yanın istinaf taleplerinin hukuki dayanaktan yoksun olduğunu ve reddi gerektiğini, zarar miktarı ve edimin yerine getirilip getirilmediği konularında tanık dinletme taleplerinin usulüne uygun olmadığını, tanık dinletme taleplerinin hizmet sözleşmesinin kurulmasına ilişkin olduğunu ancak taraflarınca hizmet sözleşmesinin kurulduğunun ve alınan ödeme miktarının reddedilmediğini, bu nedenle tanık dinletilmesinin mümkün olmadığını,
nitekim davacı yanın yapmış olduğu suç duyurusu sonucunda müvekkili şirket yetkilisi hakkında Ankara Batı Cumhuriyet Başsavcılığınca kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiğini, davacı yanın iddialarını yazılı delillerle ispatı gerektiğini, ancak ticari defterler de incelendiği halde davacı yanın iddialarının ispatlanamadığını, kaldı ki davacı yanın ticari defterlerin usulüne uygun tutulmadığın da bilirkişi incelemesinde tespit edildiğini, edimini ifa etmeyen davacıya verilen hizmetin sonlandırılmasında müvekkilinin herhangi bir kusurunun bulunmadığını, davacının zarara uğradığını somut olarak da ispatlayamadığını,
yine borcunu ödemeyen davacının sisteme erişiminin kapatılmasının kötü niyetle yapıldığından bahsetmenin de mümkün olmadığını belirterek haksız ve hukuki dayanaktan yoksun istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında; HMK'nın 355. maddesindeki düzenleme uyarınca, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine ilişkin aykırılık bulunup bulunmadığı yönü gözetilerek yapılan inceleme sonucunda;
Dava, taraflar arasındaki sözlü olarak kurulduğu anlaşılan "Akıllı Tahta Dijital Yazılımı Kurulmasına İlişkin Hizmet Alım Sözleşmesinden" kaynaklanmakta olup, davacı vekili dava dilekçesinde, davalı yüklenicinin taraflar arasındaki anlaşma uyarınca gerekli şartlarda ve süre içerisinde akıllı tahta yazılımını kullanıma hazır hale getirmediğini, bu sebeple hizmete erişim sağlanamadığını ve müvekkili iş sahibi davacının başka bir ürün/ hizmet sağlayıcısıyla anlaşmak zorunda kaldığını, bu eylemlerden dolayı müvekkili davacının ticari faaliyetinin ciddi şekilde zarar gördüğünü, ticari itibar kaybına uğradığını,
zira müvekkili firmaya ait içeriklere (...
Yayınları) erişim sağlamak isteyen kullanıcıların, "ÖDEME YAPILMAMASI NEDENİYLE SİSTEM KULLANIMA KAPATILMIŞTIR" şeklindeki ibare ile karşılaştıklarını, davalı firmanın akıllı tahta yazılım sağlayıcısı olarak tekel olması ve hizmetinin yaygın kullanımı dolayısıyla, müvekkilinin bilgisi olmaksızın davalı firma yetkilileri tarafından yazılımına erişim sağlandığını ve müvekkilinin satışını yaptığı içeriklere ulaşılan alana müdahale ederek davaya konu haksız fiili gerçekleştirdiklerini, akıllı tahtaya erişim sağlanan her yerde görülen ilgili yazının kullanıcılar ve öğrenciler arasında hızla yayıldığını,
bu haksız fiilin halen devam ettiğini belirterek bu sebeplerle müvekkilinin uğramış olduğu zararların tespiti ile şimdilik 20.000,00 TL maddi tazminatın ve 35.000,00 TL manevi tazminatın haksız eylem tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davacıdan tahsiline karar verilmesini dava ve talep etmiştir.
Mahkemece yapılan yargılama sonucunda, yukarıda belirtilen gerekçelerle davacının zarara uğradığı iddiasını somut delillerle kanıtlayamadığı, davacının, aldığı hizmete ilişkin ödemeyi gerçekleştirmemesi sebebi ile davalının sistemi kapatmakta haklı olduğu, ayrıca sistemdeki, "ÖDEME YAPILMAMASI NEDENİYLE SİSTEM KULLANIMA KAPATILMIŞTIR." yazısı nedeniyle yine davacının somut olarak zarara uğradığını belge ile ortaya koyamadığı kabul edilerek davanın reddine karar verilmiş, bu karara karşı davacı vekili yukarıda belirtilen gerekçelerle istinaf yoluna başvurmuştur.
Mahkemece, bilgisayar mühendisi, SMM bağımsız denetçi, nitelikli hesap uzmanı bilirkişilerden oluşan bilirkişi kurulundan alınan 30/05/2022 tarihli kök raporda, davacının sahibi olduğu hakimdijital.com web sayfasının ana sayfasının değiştirilmiş olduğu, bu işlem sonucu, web sayfasının normal şartlarda yayın yapan ana sayfası ile diğer tüm ücretli, ücretsiz hizmet veren sayfalarının silinerek,
yerine şu anda yayında olan tek sayfadan oluşan ve büyük kırmızı fontla "ÖDEME YAPILMAMASI NEDENİYLE SİSTEM KULLANIMA KAPATILMIŞTIR." ibaresini içeren bir web sayfasının yayınlandığı ve tüm bu işlemlerin de iyi niyetle yapıldığının söylenemeyeceği belirtilmiş ve bu uyarının incelemenin yapıldığı günde bile hala aktif olarak durduğunun tespit edildiği belirtilmiştir.
Yine bu rapora itiraz üzerine bilirkişilerce düzenlenen 26/09/2022 tarihli ek raporda da davalı firmanın davacı yandan ödemeyi aldığı ilk dönem olan 2019-2020 yılı eğitim öğretim yılında tüm hizmetleri eksiksiz olarak gerçekleştirdiği, bu hususun tarafların da kabulünde olduğu,
ancak davacı firmanın ödemeyi gerçekleştirmemesi üzerine davalı firmanın hizmette kesintiye gittiği, iş üretiminin davalı tarafından 2021 yılının Eylül ayına kadar devam ettiği, tarafların ticari defter ve kayıtlarında hukuki ilişkiye dair bir kaydın bulunmadığı ve yazışmaların ve ödemelerin şahsi hesaplar üzerinden gerçekleştirilmiş olduğu ve davacının firmasının ürün ve hizmetlerinin yer aldığı hakimdijital.com web sayfasının girişindeki "ÖDEME YAPILMAMASI NEDENİYLE SİSTEM KULLANIMA KAPATILMIŞTIR." ibaresinin incelemenin yapıldığı günde de hala aktif olarak durduğuna dair kök raporda yer alan heyet görüşünün muhafaza edildiği,
davacı firmanın toplu olarak yaptığı yayınlarda da başka dijital yayın platformlarının iframe kullanarak bu sayfayı çağırdıklarında da aynı görüntü ile karşılaştıkları, burada dikkat edilmesi gereken hususun, söz konusu hakimdijital.com web sayfasının ana sayfasının değiştirilmiş olması olduğunu, bu işlem sonucu, web sayfasının normal şartlarda yayın yapan ana sayfası ile diğer tüm ücretli- ücretsiz hizmet veren sayfalarının silinerek yerine şu anda yanında olan ve tek sayfadan oluşan, büyük kırmızı fontla "ÖDEME YAPILMAMASI NEDENİYLE SİSTEM KULLANIMA KAPATILMIŞTIR." yazısını içeren bir web sayfasının yayınlanması demek olduğu belirtilmiş,
mahkemece bilirkişi kurulunun kök ve ek raporlarındaki bu belirlenen hususlara gerekçeli kararda işaret edilmeden ve davalının bu eylemleri ile davacının yayın yaptığı dijital platformun ana sayfasına haksız şekilde müdahale ederek davacının yayın yaptığı ücretli- ücretsiz hizmet veren tüm sayfalarının bu şekilde engellenmesi şeklinde cereyan eden eylem neticesinde davacının, hizmet verdiği dijital platformdaki tüm hizmetlerinin erişiminin engellenip engellenmediği, engellenmiş ise bu durumun davacının ticari hayatına ve ticari itibarına haksız müdahale niteliğinde olup olmadığı,
davalı firmanın sunmuş olduğu dijital hizmetler karşılığında ücret alamaması halinde kendi sunduğu hizmeti sonlandırması gerekirken davacının hizmet sunduğu tüm dijital platformlara erişimi engelleyecek şekilde davacının hizmet alanına yetkisini aşan şekilde müdahalede bulunup bulunmadığı gerekirse yeni bir uzman bilirkişi kurulundan rapor alınmak suretiyle tartışılıp değerlendirilmeden davacının tüm zarar istemlerinin reddine karar verilmiş olması ve bu kapsamda yani davacının ne şekilde zarara uğradığı konusunda tanık dinletme talebinde bulunabileceği gözetilerek davacı tarafça bildirilen tanıkların dinlenmesi suretiyle karar verilmesi
gerekirken eksik inceleme ve araştırmaya dayalı olarak karar verilmiş olması sebebi ile davacı vekilinin istinaf başvurusunun dairemizce kabulüne karar verilmesi gerekmiştir.
Yukarıda açıklanan nedenlerle; davacı vekilinin istinaf başvurusunun, esasa ilişkin hususlar incelenmeksizin kabulüne, mahkeme kararının, 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a.6 maddesi gereğince kaldırılmasına, dosyanın dairemiz kararına uygun şekilde sonuçlandırılması için kararı veren mahkemeye gönderilmesine karar verilmesi gerekmiş ve aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
Başkan Üye Üye Katip
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 31. Hukuk Dairesi, E. 2023/440, K. 2025/79, 28 Ocak 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama