İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İstinaf (BAM) Kararları
  3. /Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 31. Hukuk Dairesi

ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 31. HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINAKARAR

Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 31. Hukuk Dairesi E.2023/525 K.2024/283

Davacı vekili tarafından davalı aleyhine açılan eser sözleşmesinden kaynaklanan alacak istemine ilişkin davada mahkemece asıl davanın kabulüne, birleşen davanın reddine dair verilen karara karşı süresi içinde taraf vekillerince istinaf kanun yoluna…

Esas2023/525Karar2024/283Tarih7 Mart 2024Okuma11 dk · 2.228 kelime

KÜNYE

T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 31. Hukuk Dairesi T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 31. Hukuk Dairesi

Karar tarihi
7 Mart 2024
Esas No
2023/525 - Karar No:2024/283 (İnceleme Aşamasında Kararın Kaldırılarak Dosyanın Mahkemesine Gönderilmesi HMK 353/1-a.6 md)
Esas no
2023/525
Karar no
2024/283
Başkan
... (...
Üye
... (...
Üye
... (...
Katip
... (...
İncelenen kararın mahkemesi
ANKARA BATI ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Tarihi
23/02/2023
Numarası
2022/1276 E-2023/237 K
Davacı temlik eden
—
Davacı temlik alan
... - ...
Vekili
—
Davalı
—
Davanın konusu
Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan
Karar yazım tarihi
20/03/2024
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.228 kelime·11 dk okuma·4 bölüm

Davacı vekili tarafından davalı aleyhine açılan eser sözleşmesinden kaynaklanan alacak istemine ilişkin davada mahkemece asıl davanın kabulüne, birleşen davanın reddine dair verilen karara karşı süresi içinde taraf vekillerince istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine yapılan incelemede;

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ

Asıl davada davacı vekili, davacı müvekkili şirket ile davalı kooperatif arasında 27/04/2015 tarihli inşaat yapım sözleşmesi imzalandığını, bu çerçevede müvekkil şirket tarafından 82 adet dairenin anahtar teslim götürü bedeli yapırm karşılığında KDV hariç 800.000,00 TL nakit ve 30 adet şartlı üyelik karşılığında 540 günde irşasına dair yapım işlerine başlandığını, Sözleşmeye konu taşınmazda iki adet blok bulunduğu,

müvekkili şirket tarafından işe başlandığında bir başka işletme tarafından A bloktaki taşınmazın kaba inşaatının yapılmış ve duvarlarının örülmüş, B bloktaki inşaatın da sadece ilk 3 katının kaba inşaatının yapılı vaziyette olduğunu, sözleşmenin 9.5 maddesi uyarınca akit tarihi itibariyle taşınmaz durumunu gösteren bir tespit yapıldığını, Bu haliyle yapım işlerine başlandığını, A Bloktaki inşaatın sözleşmeye uygun olarak bitme aşamasına geldiğini, B Bloktaki inşaatın ise kaba inşaatı ve bir kısım ince işlerinin bitirildiğini (Projede gösteriler blok adı ile sözleşmede gösterilen blok adının farklı olduğunu),

Yapım işlerine istinaden 30/12/2015 tarih ve A-03 nolu 588.000,00-TL fatura ile 01/07/2016 tarih ve A-06 nolu 548.817,15-TL'lik faturaların düzenlenerek davalı yana gönderildiğini, davalı kooperatifin ise bugüne dek gerek banka vasıtasıyla gerekse elden toplam 182.842,00-TL'lik ödeme ile yüklenici müvekkili şirketin gösterdiği 5 kişiye her biri dayanak sözleşmenin 9.1 maddesine göre 75.000.00-TL'den 5 adet bağımsız bölüm devri haricinde başkaca hiçbir ödeme ya da şartlı üyelik/tapu devri yapılmadığını, bakiye atacağın talep edilmesine rağmen ödenmediğini,

bu nedenle ikame edilecek davaya esas olmak üzere detil tespiti isteminde bulunulduğunu, Davalıya İzmir 20. Noterliğinin 20/10/2016 tarih ve 15820 yevmiye nolu ihtarnamesi keşide edilerek imalat bedeli (hak ediş) ödemesi ile ilave işler bedelinin talep edildiğini, davalı yanca keşide edilen Ankara 50. Noterliğinin 31/10/2016 tarih ve 19836 yevmiye nolu ihtarnamesi ile söz konusu istemlerine olumlu bir yanıt verilmediğini, Sözleşmenin 9.7 maddesi uyarınca muhatap işveren adına şantiyede bulundurulan Şantiye Şefi ...'nın müvekkil şirket tarafından yapılan tespite dair yapılan işleri gösteren raporun mahkemeye sunulduğunu, Bu minvalde.

Ankara Batı 3. Sulh Hukuk Mahkemesi' nin 2006/68 D.İş nolu tespit dosyası üzerinden davacı müvekkil şirket tarafından işin teslim alındığı teslim tarihindeki yapının bitirme oranı ile tespit tarihindeki bitirme oranının mukayese edilmesine ve yine davali yan şarıtiye şefinin de işin bitirilen kısmına dair mütalaasının yer aldığı Ek-7' ye göre düzenlenen bilirkişi heyet raporunda müvekkili şirketin A Blokta (projeye göre) 314.476,29 TL 4 KDV ile B Blokta (projeye göre) 1.394.155,50 * KDV hak ediş alacağı ve yine ek işler bedeli olarak da K.D.V. hariç 28.000,00 TL hak ediş tutarı hesaplaması yapılmış olduğunu,

davalı yanca söz konusu tespit raporuna itiraz edildiğini ve yapıları görüşmelerden de bir sonuç elde edilemediğini, Nihayetinde; davalı yanca Ankara 50. Noterliğinin 06/01/2017 tarih ve 284 yevmiye nolu ihtarnamesi ile inşaatın bitirme süresinin geçmesinden bahisle akdin tek taraflı olarak feshedildiğinin bildirildiğini, taraflarınca da haksız fesihten ötürü eldeki davanın ikame edilmesi gerektiğini belirterek;

fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 35.000,00 TL imalat bedelinin dava tarihinden itibaren işleyecek ticari temerrüt faiziyle birlikte davalı yandan tahsiline, Fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 7.500,00 TL müvekkili şirket tarafından sözleşme dışında yapıları ek işler olan çevre (bahçe) duvarı örme işi, A ve B blok 4 kartonpiyer işi, B Blokta evvelce inşa edilen ilk 3 (üç) katın güçlendirme işinin maliyeti (işçilik, nakliye, montaj ve KDV dahil) gibi ek işler bedelinin davalı yarıdan dava tarihinden itibaren işleyecek ticari temerrüt faiziyle birlikte davalı yandan tahsiline,

Taraflar arasındaki sözleşmenin 22 nolu maddesinde kararlaştırılan cezai şart bedelinden imalat bedelinin hati hazırda ihtilaflı olmasından ötürü fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 5.000,00 TL cezai şartın akdin haksız, hukuka aykırı ve tek taraflı feshinden ötürü davalından yandan dava tarihirderi itibaren işleyecek ticari temerrüt faiziyle birlikte davalı yandan tahsiline, Fazlaya dair haklarımız saklı kalmak kaydıyla şimdilik 2.500,00 TL kazanç kaybı (yoksun kalınan) kar bedeliniri de dava tarihinden itibaren işteyecek ticari temerrüt faiziyle birlikte davalı yandan tahsiline,

Yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Birleşen davada davacı vekili; ... parsel A ve B isimli iki blok, 80 adet daire ve 2 adet kapısı dairesinden oluşan kooperatifin 82 adet dairenin yapımı konusunda davalı şirket ile ihtilaf yaşandığını, davalı şirketin belirtilen sürelerde inşaatı tamamlayamadığını, davalı şirkete ek süre verilmesine rağmen herhangi bir ilerleme olmadığını, sözleşme gereğince üzerine düşen bütün sorumlulukları müvekkili kooperatifin yerine getirdiğini, davalı şirket ile yapılan sözlü görüşmelerde sonuç alınamadığını, bu sebeple ihtarname ile sözleşmenin feshedildiğini,

yeni bir inşaat şirketi ile sözleşme bedeli nakit ve üyelik olarak toplam 2.275.000,00TL olan bir sözleşme yapıldığını, yeni inşaat şirketi ile yapılan sözleşme değerlendirildiğinde müvekkili kooperatifin iki sözleşme arasındaki zararının 127.045,00TL olduğunu, davalı şirket ile imzalanmış olan sözleşmede cezai şart olarak 158.000,00TL tutar belirlendiğini beyan ederek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla davalı şirketin kusurundan dolayı müvekkili kooperatifin uğradığı zarar olan toplam 285.045,00TL bedelin dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ

Mahkemece, "...Asıl Dava Bakımından; Dosyanın görevsizlikle geldiği Ankara Batı 1. Asliye Hukuk Mahkemesinde birden fazla rapor alınmıştır. Bu raporların sonuncusunda (10/06/2021 tarihli) davacı yüklenicinin bakiye alacağının 864.673,91TL, feshin haksız olması durumunda cezai şart miktarının 745.600,00TL ve kar mahrumiyeti tutarının 301.207,48TL olacağı belirtilmiştir.

Davacı taraf asıl davada, taraflar arasındaki sözleşme gereğince alacağının olduğunu, davalı kooperatif tarafından sözleşmenin haksız olarak fesih edilmesi nedeniyle cezai şart ödemesi gerektiğini ve kar mahrumiyetinden doğan alacağının olduğunu iddia etmektedir. Gerçekten de alınan bilirkişi raporunda davalı kooperatif tarafından yapılan ödemeler düştükten sonra davacı tarafın alacağının 864.673,91TL olduğu görülmektedir. Bu hesaplama tekrar etmek gerekirse her iki tarafın kabulünde olan belgeler dahilinde yapılmıştır. Mahkememizce hüküm kurmaya ve denetime elverişli olan bilirkişi raporundaki bu hesaplamaya itibar edilerek davacı tarafın alacağını belirlemiştir.

Taraflar arasındaki sözleşme davalı kooperatif tarafından 06/01/2017 tarihinde fesih edilmiştir. Kooperatif fesih gerekçesi olarak sözleşmenin gereklerinin yerine getirilmediği ve inşaatın yarıda bırakıldığını ileri sürmüştür. Fakat dosya incelendiğinde davacının yaptığı imalatlara karşılık davalı kooperatifin imalat bedelinden daha az ödeme yaptığını, davacının yaptığı imalatlara karşılık davalıdan alacaklı olduğu, ödeme olmadığından davacı yüklenicinin üzerine düşen yükümlülüğü yerine getirmediği kabul edildiğinden sözleşmenin davalı kooperatif tarafından TBK'nun 125 ve 97. maddelerine aykırı davranılması nedeniyle haksız olarak fesih edildiği kanaatine varılmış ve sözleşmede belirlenen cezai şartın davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiştir.

Sözleşmenin haksız olarak fesih edildiğinin kabul edilmesi ile davacı tarafın haksız fesihten dolayı tazminat (kar mahrumiyeti) talep edebileceği de muhakkaktır. Zira sözleşmenin 22. maddesinde; açıkça düzenlendiği şekilde sözleşmeyi haksız olarak fesih eden tarafın cezai şart olarak %20 oranında tazminat ödemeyi ve aşan miktarı da talep edebileceği belirlenmiştir. Hüküm kurmaya ve denetime elverişli bilirkişi raporunda bu miktar hesaplanmış ve 301.207,48TL bulunmuştur.

Birleşen Dava Yönünden;

Davacı kooperatif sözleşmenin haklı olarak fesih edilmesi nedeniyle doğan müsbet zararını ve gecikme cezasını talep etmektedir. Ancak mahkememizce yukarıda yapılan kabul doğrultusunda sözleşmeyi fesihte birleşen dava davacısı kooperatifin haklı olmaması nedeniyle birleşen davanın reddine..." karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ

Asıl davada davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; ıslah işlemi ile birlikte toplam dava değerinin 1.610.273,91 TL olduğunu, hesaplama yapılırken sözleşmede belirtilen daire başı 75.000,00 TL'nin müvekkilinin alacağından mahsup edilmesinin hatalı olduğunu, sözleşmenin feshi halinde daire bedeli yeni malik tarafından da karşılanacağı için müvekkilinin alacağından da mahsup edilmesinin davalının sebepsiz zenginleşmesine yol açacağını, ilave yapılan işlerin dairelere kazandıracağı değer artışının hesaplanmadığını ve müvekkiline verilecek her dairenin aynı değerdeymiş gibi hesaplanma yapılmasının hatalı olduğunu, imalat bedeli,

müvekkiline verilmesi kararlaştırılan daireler üzerinden inşaatın bitimine göre olması gereken kar mahrumiyetinin raporda usul ve yasaya aykırı hesaplandığını, fesih haksız olduğundan pursantaj hesaplaması yapılmasının hakkaniyete, usul ve yasaya aykırı olduğunu, bilirkişilerce kar mahrumiyeti talep edemeyeceğimize yönelik yorumun hatalı olduğunu, gerekçeli kararda kar mahrumiyeti miktarının maddi hata ile 745.600,00 TL yerine 301.207,48 TL olarak yazıldığını, bunun düzeltilmesi gerektiğini belirterek, mahkeme kararının kaldırılmasını istemiştir.

Asıl davada davalı-birleşen davada davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; dosyada birçok bilirkişi raporu alındığı halde, diğer bilirkişi raporlarıyla çelişki ve hukuka aykırı olan 10/06/2021 tarihli bilirkişi raporuna göre hüküm kurulduğunu, davacının sözleşmeden kaynaklı bir çok sorumluluğunu yerine getirmediğini, işi zamanında bitirmediğini, işçilerin sigorta, malzeme ve taşeronların ödemelerini yapmadığını, sözleşmenin 9.7 ve 14.maddelerine göre bu masraflardan davacının sorumlu olduğunu, müvekkilince davacının nam ve hesabına yapılan ödemelerin dikkate alınmadığını, feshin haklı olduğunu,

imalatların iş programı ve ödeme planına göre yapılmadığı takdirde, müvekkilinin ödeme yapma zorunluluğunun bulunmadığını, dosyadaki bir kısım bilirkişi raporlarında fesihte müvekkilinin haklı olduğunun bildirildiğini, raporlar arasındaki çelişkinin giderilmediğini, hükme esas alınan bilirkişi raporunda sözleşmedeki taraf iradelerine aykırı yorum yapıldığını, sözleşmede bedel belirtilmediği halde;

bilirkişilerin yorumla bedel belirlemesizinin hatalı olduğunu, işin bitirileceği tarihteki mahalli serbest rayiç bedelleri ile belirlenmesinin hatalı olduğunu, farklı firmalarca yapılmış olan imalatların davacı tarafından yapıldığının kabul edildiğini, vekaletsiz iş görme hükümlerine göre yapıldığı iddia edilen imalatların müvekkili yararına olmadığını, fen ve sanat kurallarına aykırı olduğunu, şantiye şefinin tutanaktaki imalatları reddediği halde, mahkemece dikkate alınmadığını, tutanağın şantiye şefine zorla imzalatıldığını, bilirkişilerce davacı adına yapılan ödemelerin incelenmediğini,

müvekkilince talep edilmesine rağmen davacının hak ediş düzenlenmediğini, sözleşme haklı nedenle feshedildiğinden cezai şart ve kar kaybı taleplerinin reddedilmesi gerektiğini, cezai şartın hesaplanmasının da hatalı yapıldığını, bilirkişi raporlarına itirazlarının dikkate alınmadığını, B blokta güçlendirme yapılması sözleşmede mevcut olup, fazla imalat bedeli talep edilemeyeceğini, yapılan imalatların birçoğunun eksik, ayıplı ve projeye aykırı olduğunu, birleşen davanın reddinin hatalı olduğunu, sözleşmede akdin feshi halinde cezai şart talep edilebileceğini belirterek, mahkeme kararının kaldırılmasını istemiştir.

GEREKÇE

Dava, eser sözleşmesinden kaynaklanan alacak istemine ilişkindir.

İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu (HMK)'nun 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.

1-Davada kar kaybı talebi bulunmadığı halde, bilirkişi raporunda kar kaybı hesaplandığı, bununla birlikte; mahkeme kararının 4.sayfasında gerekçe kısmında maddi hataya dayalı olarak cezai şart miktarının 301.207,48 TL olarak yazıldığı, bunun sonuca etkisinin bulunmadığı anlaşılmıştır.

2-Mahkemece, davacının yaptığı imalatlara karşılık davalı kooperatifin daha az ödeme yaptığı, davacının yaptığı imalatlara karşılık davalıdan alacaklı olduğu, ödeme olmadığından davacı yüklenicinin üzerine düşen yükümlülüğü yerine getirmediği kabul edildiğinden, sözleşmenin davalı kooperatif tarafından TBK'nın 125 ve 97 maddelerine aykırı davranılması nedeniyle haksız olarak feshedildiği kanaatine varılarak sözleşmede belirlenen cezai şarta hükmedilmiştir.

Yargıtayın yerleşik içtihatlarına göre; sözleşmenin feshinde tarafların birlikte kusurlu olmaları halinde cezai şart istenmesi mümkün değildir. Başka bir deyişle; her iki taraf kusurlu ise (ortak kusur) birbirlerinden tazminat ve cezai şart talebinde bulunamazlar (Yargıtay 15. HD, 06.12.2006 gün, 2006/4522 esas, 2006/7157 karar, 15. HD 26.05.2016 gün, 2016/1062 esas, 2016/3002 karar, 15. HD 01.06.2016 gün, 2015/5760 esas, 2016/3130 karar, 6. HD 2022/4193 esas 2023/565 karar, 2021/329 esas 2021/512 karar).

Taraflar arasında imzalanan 27/04/2015 tarihli sözleşmenin "Yapılacak İşler ve Ödeme Şekli" başlıklı 7.maddesinde, sözleşme konusunu oluşturan tüm işlerin yüklenici tarafından sözleşme tarihi itibariyle 7 gün içinde pursantaj listesi haline getirilerek, iş verenin onayına sunulacağı, iş verenin onayı ile birlikte yüklenicinin yapmış olduğu işin pursantaj yüzdeleri oranları hak ediş olarak düzenleneceği, yüklenicinin getireceği üye veya üyelerin şartlı üyelik işlemlerinin tamamlanması halinde, hak ediş miktarlarına göre, hak edişin onaylanması ile birlikte 10 gün içinde ödeme yapılacağı, 4.maddede geçen daire dışındaki bedelin işverence ödenme süresinin 24 ay olduğu, yüklenici şartlı üyeliği sağlayamaz ise hak ediş talep edemeyeceği hususları kararlaştırılmıştır.

Tüm dosya kapsamından, davacı yüklenicinin yukarıda açıklanan sözleşme maddesi gereğince, yapmış olduğu işlerin pursantaj yüzdeleri oranında düzenlemesi gereken hak ediş raporlarını düzenlemediği ve davalı iş sahibinin onayına sunmadığı ancak buna rağmen davalı iş sahibinin kısmen ödemeler yaptığı anlaşılmaktadır.

Bu durumda; mahkemece, yapılan imalata karşılık daha az ödeme yaptığı gerekçesiyle davalı iş sahibi kooperatif sözleşmeyi fesihte tek taraflı olarak haksız bulunmuş ise de; davacının da sözleşmenin 7.maddesine aykırı davranıp davranmadığı, sözleşmenin feshinde davalı ile beraber ortak kusurunun bulunup bulunmadığı hususunda bir inceleme ve değerlendirme yapılması gerekirken, bu hususta gerekli değerlendirme yapılmaması doğru olmamıştır.

3-Yargılama sırasında; davalı iş sahibi tarafından, davacının imara ve projeye aykırı imalatlar yaptığı ileri sürülmüştür. Yargıtay'ın yerleşmiş içtihatlarına göre, yapılan imalatların imara veya onaylı projesine aykırı olduğunun ve bu aykırılıkların hiç bir şekilde yasal hale getirilemeyeceğinin belirlenmesi halinde, davacı yüklenicinin imalat bedeli talep edemeyeceğinin kabulü zorunludur.

İmar veya projeye aykırı imalatların bulunduğu, ancak bunların giderilebileceğinin tespit edilmesi halinde ise, bu kez; davacı yüklenici, aykırılıkların giderilme bedeli mahsup edilerek belirlenecek imalat bedelini talep edebilecektir.

Mahkemece bu hususlarda inceleme ve değerlendirme yapılmak üzere gerekirse konusunda uzman bilirkişilerle birlikte yerinde keşif yapılarak, yukarıda açıklanan hususlarda rapor alınarak imalat bedeli hususunda sonucuna uygun bir hüküm kurulmalıdır.

Açıklanan nedenlerle; taraf vekillerinin istinaf başvurularının diğer nedenler incelenmeksizin kabulüne, mahkeme kararının HMK'nun 353/1-a.6 maddesi gereğince kaldırılmasına karar vermek gerekmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle;

1-Taraf vekillerinin istinaf başvurularının KABULÜNE,

2-Ankara Batı Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 23/02/2023 gün ve 2022/1276 Esas 2023/237 Karar sayılı kararının HMK’nun 353/1-a.6 maddesi gereğince KALDIRILMASINA,

3-Davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,

4-Asıl davada davacı tarafından yatırılan istinaf karar harcının istek halinde kendisine iadesine,

5-Asıl davada davalı-birleşen davada davacı tarafından yatırılan istinaf karar harcının istek halinde kendisine iadesine,

6-Taraflarca ödenen istinaf kanun yoluna başvurma harcı ve yapılan istinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince verilecek kararda dikkate alınmasına,

7-Talep halinde inceleme konusu kararın icrasının geri bırakılması için İİK'nın 36/1 maddesi gereğince varsa taraflarca yatırılan nakit teminatların veya sunulan banka teminat mektuplarının dosya kapsamı ve kararın niteliğine göre aynı maddenin 5. fıkrası gereğince yatıran/sunan tarafa iadesine,

Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 353/1-a maddesi gereğince KESİN olarak 07/03/2024 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

Başkan ... Üye ... Üye ... Katip ... ¸e-imzalıdır ¸e-imzalıdır ¸e-imzalıdır ¸e-imzalıdır

¸e-imzalıdır ¸e-imzalıdır ¸e-imzalıdır ¸e-imzalıdır

Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 31. Hukuk Dairesi, E. 2023/525, K. 2024/283, 7 Mart 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Tarafların İddia Ve Savunmalarının Özeti
  4. İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti
  5. İstinaf Sebepleri
  6. Gerekçe
  7. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 31. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/525
Karar No
2024/283
Tarih
7 Mart 2024

İlgili Kararlar

  • Konya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/526 K.2024/257
  • Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi E.2023/526 K.2024/909
  • İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/526 K.2024/221
  • Konya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/526 K.2024/128
  • İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/526 K.2024/173
  • İzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/527 K.2024/168

Tüm Arşiv

İstinaf (BAM) KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.