İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İstinaf (BAM) Kararları
  3. /Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 31. Hukuk Dairesi

ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 31. HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINAİSTİNAF KARARI

Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 31. Hukuk Dairesi E.2024/1182 K.2025/96

Davacı vekili tarafından davalı aleyhine açılan asıl ve birleşen dava eser sözleşmesine dayalı alacak istemine ilişkin olup, mahkemece asıl davanın kısmen kabulüne, birleşen davanın reddine dair verilen karara karşı süresi içinde taraf vekillerince istinaf…

Esas2024/1182Karar2025/96Tarih30 Ocak 2025Okuma11 dk · 2.210 kelime

KÜNYE

T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 31. Hukuk Dairesi Davacı Vekilleri

Karar tarihi
30 Ocak 2025
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 31. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No
2024/1182 - 2025/96 (İnceleme Aşamasında / Duruşmasız) (HMK. 353/1-b.1 Maddesi Uyarınca Başvurunun Esastan Reddine)
Esas no
2024/1182
Karar no
2025/96
İncelenen kararın mahkemesi
ANKARA 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Tarihi
23/10/2024
Numarası
2022/440 Esas - 2024/718 Karar
Davacı
—
Vekilleri
—
Asıl dava konusu
Eser Sözleşmesine Dayalı Alacak
Bir. dava konusu
Eser Sözleşmesine Dayalı Alacak
Karar yazım tarihi
30/01/2025
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.210 kelime·11 dk okuma·8 bölüm

Davacı vekili tarafından davalı aleyhine açılan asıl ve birleşen dava eser sözleşmesine dayalı alacak istemine ilişkin olup, mahkemece asıl davanın kısmen kabulüne, birleşen davanın reddine dair verilen karara karşı süresi içinde taraf vekillerince istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme neticesinde;

İDDİA

Asıl davada davacı vekili; taraflar arasında imzalanan Taşeron Sözleşmesi başlıklı sözleşme ile Kayseri İli, Kocasinan İlçesi, Erkilet Mahallesi 228 adet işyeri ve 55 adet imalathane inşaatı ile alt yapı ve çevre düzenlenmesi işinde mermer döşeme- duvar kaplama – mermer merdiven basamağı işlerini üslendiğini, davalının sözleşmenin kendisine yüklediği edimleri, davacıya çalışma yapacağı alanın yer teslimini, sözleşmenin 8. Maddesi doğrultusunda süresinde yapmadığı,

davacının 55 adet imalathane kısmını tam olarak bitirdiğini ancak 228 adet işyeri mahallindeki yüklemini davalının çalışma şartlarına uygun olarak teslim etmemesi sebebi ile yerine getiremediğini, noterden ihtar çekilerek davalıdan ödemesi gereken tutar ile işin tamamlanabilmesi için yer teslimi yapılmasının talep edildiğini, ancak davalının ihtardan sonra da yer tesliminin yapılmadığını, davalının davacıya sözleşmeyi fesih edeceğini bildirdiği ihtarname keşide ettiğini, davalının davacı yana karşı tutumu nedeniyle mahallinde tespit talep edildiğini, davalının yer teslimi yapmadığı hususunun bilirkişi raporu ile ortaya konduğunu,

bu rapor ile 55 adet dükkan mahallinde çalışmanın tamamlandığını, kendisine teslimi yapılmayan 228 adet işyeri alanının içinde ise çalışma koşullarını zorlayarak dükkan içlerinde asma katlara çıkan merdiven basamaklarının mermer kaplamalarının 11 işyerinde sahanlık hariç bitirildiğinin tespitinin yapıldığını, davacının bitirilen 11 işyerine ilişkin kar payı alma hakkı doğduğu halde davalının bu alandaki imalatların ödemesini yapmadığını, davacının sözleşme doğrultusunda m2 üzerinden %10 oranında kar hakkı olduğundan davacının davalıdan talebinin, teslim ettiği mermer bedelleri, fiyat analizi listesindeki ekler,

kar alacağı ve kar mahrumiyeti olduğunu, talep edilen alacağında bilirkişi incelemesi sonucunda tespitini, anahtar teslim sözleşmenin bedelinin 5.508.380,84 TL olduğunu, davalı yanın süresinde yer teslimi yapmayarak davacı yana işi süresinde bitirme imkanı vermediğini, bu nedenle davacının %10 kardan mahrum kaldığını, bu kar alacağının bir kısmının faturalara yansıtıldığını, davalı yanın hakediş raporu düzenlemekten imtina etmesi sebebi ile bir kısmının yansıtılamadığını, davalı yan ile TOKİ arasında düzenlenen hakedişler incelendiğinde davacının haklılığının anlaşılacağını ileri sürerek,

davalının davacının işi yapması önündeki engelleri ortadan kaldırmaması, yer teslimini yapmaması, sebebiyle sözleşmenin feshine karar verilmesinini, fazlaya ilişkin hak saklı kalmak üzere şimdilik 50.000,00 TL alacağın davalıdan temerrüt tarihinden itibaren avans faizi ile tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiş, dava dilekçesini açıklama dilekçesi ile, 45.000,00 TL'nin iş bedeli, 5.000,00 TL'nin kar kaybına ilişkin olduğunu belirtmiş, ıslah dilekçesi ile de iş bedeli talebinin 913.442,18 TL'ye, kâr kaybı talebini 250.890,31 TL'ye yükseltmiştir.

SAVUNMA

Davalı vekili; davanın TBK 470 ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesinden kaynaklanmakta olduğunu, sözleşmenin mahkeme eliyle feshi ile malzeme bedeli ve kar mahrumiyeti alacağının tahsili istemine ilişkin olduğunu, davacının, davalının yer teslimini yapmaması nedeniyle sözleşmenin mahkeme eliyle feshi ile bakiye alacak ve kar kaybının ödenmesini talep ettiğini, ancak dava dilekçesinde ileri sürülen iddiaların gerçeklerle, iyilik ve dürüstlük kuralları ile de bağdaşmadığını savunarak, dilekçe ekinde sunulan belgeler doğrultusunda; fazlaya ilişkin her türlü talep ve dava haklarının saklı kalması kaydıyla, davacıya talep ettiği alacak kalemleri ve değerlerinin açıklattırılmasına ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

BİRLEŞEN ANKARA 3. ATM. 2018/969 ESAS SAYILI DOSYASINDA

İDDİA

Davacı vekili; taraflar arasında 24.03.2016 tarihli anahtar teslimi götürü bedel taşeron sözleşmesi imzalandığını, davalı taşeronun yüklendiği edimini sözleşmenin şartlarına uygun olarak yerine getirmediğini, sonuçta sözleşmenin davacı yüklenici tarafından haklı nedenlerle feshedildiğini, bu nedenle sözleşmenin 11. maddesi ve diğer ilgili maddeleri gereğince davalı taşeronun teminatlarının gelir kaydedildiğinden davacı yüklenicinin teminat alacaklarının tahsiline karar verilmesini,

davacı yüklenicinin sözleşmenin feshedilmiş olmasından kaynaklanan sözleşmenin 14. maddesi gereğince verilen 350.000,00 TL lik kesin teminat senedi alacaklarının şimdilik 2.500,00 TL'si ve sözleşmenin 15. maddesi gereğince verilen 1.500.000,00 TL'(lik malzeme ödemeleri teminat senedi alacaklarının şimdilik 2.500,00 TL'si olmak üzere toplam 5.000,00 TL'lik kısmının tahsiline karar verilmesini, davalı taşeron tarafından aynı sözleşme nedeniyle malzeme alacakları oldugu ididasıyla Ankara 10. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2017/735 esas sayılı dosyasında davacı yüklenici müvekkili şirkete karşı açılan davanın halen derdest olduğunu ileri sürerek,

aralarındaki fili ve hukuki irtibat nedeniyle sonradan açılan iş bu davanın Ankara 10. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2017/735 Esas saılı dosyası ile birleştirilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

SAVUNMA

Davalı vekili; karşı tarafın sözleşmeyi fesih beyanının haklı bir fesih olarak kabul edilemeyeceğini, kendi kusuru nedeni ile yer teslimi yapmayarak işin uzamasına neden olanın karşı taraf olduğunu, taraflar arasında yapılan sözleşme tarihinin 24.03.2016 olduğunu, her ne kadar sözleşmede iş bitirme süresi olarak 10 ay yazılı ise de yer tesliminin sözleşme imza tarihi itibari ile yapılmadığı için bu 10 aylık sürenin sözleşme imza tarihinden itibaren başlayamayacağını, müvekkil şirketin sözleşmenin 3i maddesinde belirtiğildiği gibi, mermer döşeme - ve duvar kaplama ve mermer merdiven basamağı işlerine ait imalat, nakliye yatay ve düşey taşıma,

iskele, kum ve çimento, montaj işlerini üstlendiğini, yapının kaba inşaat biten seviyeye getirildikten sonraki aşamada mermer uygulama aşamasına geçilebileceği için sözleşme imza tarihi itibari ile yapı bu aşamada olmadığından müvekkilinin sözleşmede kendisine yüklenen işlerin imalatına başlayamadığını, bu nedenle de 10 aylık sürede işin bitmesinin imkansız hale geldiğini, karşı tarafça yer teslimi yapılmamasına rağmen, müvekkilinin sözleşme konusu iş nedeni ile gereken malzemeyi, sözleşmenin 15. Maddesinde değinilen sözleşme eki iş protokündeki sevkiyat tarihlerinde sahaya indirdiğini,

karşı tarafın yapılan sözleşmedeki hakedişlerin tanzimi ve ödemeler başlıklı 15. maddesinde belirlenen ödemeleri yapmadığını, yapılan ödemelerin de eksik ve gecikmeli olduğunu, karşı tarafın sözleşmenin feshine dayanak gösterdiği 22/06/2017 tarihli tutanak başlıklı evrakıın gerçeği yansıtmadığını, müvekkili tarafından zaman içinde davalıya teslim edilen mermerler, davalının yeni sözleşme yaptığı mermer şirketine teslim edildiğini, karşı tarafın bu mermerleri başka bir yerden alarak yeni mermerciye teslim ettiğini ispata yarar belge sunmadığını,

bu yeni mermer taşeronuna teslim edilen mermerlerin şantiye sahasında olması dahi 22/06/2017 tarihli tutanak başlıklı evrak içeriğinin asılsız olduğunu gösterdiğini, yeni taşeron ile yapılan sözleşme eki ve müvekkili ile yaptığı sözleşme eki birim fiyat analizlerilerine bakıldığında dahi en az malzeme miktarları arasındaki metre kare - metretül farkı kadar müvekkilin şantiyeye mermer indirdiğinin anlaşılacağını, asıl davanın açılmasından önce Kayseri 2. Sulh Hukuk Mahkemesi' nin 2017 / 44 D.iş Sayılı Dosyası ile yapılan 21.08.2017 Tarihli tespitte durumun bütün açıklığı ile tespit edildiğini,

karşı tarafın Kayseri 4. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2017/40 D.İş sayılı dosyasında aldırılan bilirkişi tespit raporundaki tespitlere dayandığını, yapılan tespitlerin karşı tarafın kendi iddiaları ile dahi çeliştiğini, malzmenin şantiye alanına inmesinin teminatı olarak alınan 1.500.000,00 TL bedelli teminta senedinin konusuz kaldığını, ve iadesi gerektiğini, sözleşmenin 14. maddesi uyarınca müvekkilinden alınan 350.0000 TL bedelli senedin de konusuz kaldığını, sözleşmeyi haksız olarak fesih eden davacının bu senet bedelinin tahsilini talep etmesinin kabul edilebilir olmadığını,

sözleşmeyi haksız olarak fesih eden karşı tarafın kendi yükümlülüklerini yerine getirmeyerek sözleşmeye aykırı davrandığını, müvekkilinden tazminat talep etmesinin hakkın kötüye kullanılması anlamına geldiğini savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ

Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; "Asıl dava, sözleşmenin haklı olarak feshi nedeniyle yapılan iş bedeli ile yapılmayan işler nedeniyle kar payının tahsiline, birleşen dava ise, sözleşmenin haklı olarak feshi nedeniyle doğan alacağın tahsiline yöneliktir.

Somut uyuşmazlıkta taraflar arasında 24/03/2016 tarihli taşeron sözleşmesi imzalandığı, bu sözleşme uyarınca davacı - birleşen davada davalının, davalı-birleşen davada davacının yüklenimindeki işin mermer döşeme ve duvar kaplama kısmını üstlendiği, buna göre 228 adet iş yeri ve 55 adet imalathanede belirtilen imalatları yapmayı taahhüt ettiği yönleri uyuşmazlık konusu değildir.

Asıl ve birleşen davada çekişme, taraflar arasındaki sözleşmenin haklı nedenle ve kim tarafından feshedildiği, davacı-birleşen davada davalının taleplerinin, birleşen davada ise birleşen davacının taleplerinin yerinde bulunup bulunmadığı yönlerinde toplanmaktadır.

İddialar, savunmalar, sözleşme hükümleri, Kayseri 2. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2017/44 D.iş sayılı dosyası, toplanan kanıtlar, bilirkişi raporları ve BAM kaldırma kararı kapsamından, davacı-birleşen davada davalının, imalatlara başlaması gereken tarih itibariyle asıl iş yerinin henüz temel inşaatının dahi atılmadığı, sözleşmenin feshinde davacı-birleşen davada davalının kusurunun olmadığı, davalı-birleşen davada davacının sözleşmeyi feshetmede haksız olduğu anlaşıldığından, asıl davanın davacısının, asıl davanın konusu hak ediş ile bu sözleşmenin haksız feshi nedeniyle oluşan kar kaybının talep etmesinde bir yanlışlık görülmemiştir.

Davacı-birleşen davada davalının, tüm kanıtlar ile bilirkişi raporu kapsamından 895.876,39 TL kesin hak ediş alacağı ile 17.565,79 TL tutarında teminat kesintisi alacağının olduğu ortaya çıkmıştır.

Öte yandan, BAM kararı doğrultusunda kesinti yöntemi ile belirlenen ve dosya kapsamına uygun ve denetime elverişli bilirkişi raporu içeriğinden, davacı-birleşen davada davalının, fesih sebebi ile yapamadığı işlerin geri kalan kısmı ile ilgili olarak fesih tarihindeki bedeli tespit edilmiş, malzeme, işçilik, SGK giderleri ve diğer giderlerin hesabı yapılmış, bu süreçte başka iş yapıp yapmadığı araştırılmış ve bunların mahsubu sonucunda, kar kaybı alacağının ise 341.537,41 TL tutarında olduğu tespit edilmiştir.

Açıklanan belirlemeler, dosya kapsamına ve BAM kaldırma kararına uygun olduğundan mahkememizce de benimsemiştir.

Dolayısıyla, asıl davada davacı-birleşen davada davalının, hak ediş bedeli ve kar payı alacağı tespit edilmiş, her ne kadar davacı-birleşen davada davalı tamamlama harcını yatırdıklarını belirterek bakiye kar payının alacağının da hükmedilmesini 23/10/2024 tarihli duruşmada bildirmiş ise de; bu talebinin ikinci kere ıslah niteliği taşıdığı, ikinci kere ıslahın mümkün bulunmadığı ve esasen ilk kararı da istinaf etmediği anlaşıldığından, anılan talebi dikkate alınmamıştır.

Davacı-birleşen davanın davalısının keşide ettiği temerrüt ihtarı, içeriği ve tebliğ tarihi dikkate alındığında hak ediş bedeli bakımından davalı-karşı davacının 24/04/2017 tarihinde, kar payı bakımından ise dava tarihinde temerrütünün gerçekleştiği, ıslah istemi de dikkate alınarak temerrüt tarihinin tayin edilmesi gerektiği, ticari nitelikteki eser sözleşmesi bakımından avans oranında temerrüt faizi talep edilmesinde yanlışlık görülmediği" gerekçesi ile, asıl davanın kısmen kabulüne, birleşen davanın reddine karar verilmiştir.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ

Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde; davalının sözleşmeyi haklı sebep olmaksızın feshettiğini, müvekkilinin bu nedenle sözleşme konusu işi müvekkiline yaptırmadığını ve iş karşılığı müvekkilinin hak ettiği ödemeyi de yapmadığını buna rağmen, kesintiler yapılmasının da doğru olmadığını, 2017 yılı için 5.580.380,84 TL bedelli iş için aradan geçen zaman, günümüz ekonomik koşulları ve işin boyutu da dikkate alındığında % 10 kar marjından daha yüksek bir oranda kara hak kazanması gerektiğini, 5. Milyon değerinde büyük ölçekli bir işte kar marjının % 10 olmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğunu,

işin o dönemde ifası gerçekleşmiş olsaydı müvekkilinin bu iş sebebiyle hak edeceği tutarın çok daha yüksek olacağını, yerel mahkemece aldırılan bilirkişi raporlarının eksik ve hatalı olduğunu, raporlara karşı yaptıkları itirazların karşılanmadan dosyanın karara bağlandığını, yerel mahkemece eksik inceleme ve araştırma neticesinde verilen kararın isabetli olmadığını ileri sürerek, yerel mahkeme kararının kaldırılmasını ve asıl davanın tümden kabulüne, birleşen davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde; yerel mahkemece alınan bilirkişi raporlarının eksik ve hatalı olduğunu, bilirkişi raporunda yer alan bakiye iş bedeli alacağı hesaplamasının Yargıtay uygulamalarına aykırı olduğunu, raporların hükme esas alınamayacağını, raporlara karşı müvekkilince yapılan itirazların dosyanın karara bağlanmasının doğru olmadığını, davacı - birleşen dosya davalısının müvekkilinin uyarılarına rağmen şantiyeyi terk ederek işi bırakmak suretiyle sözleşmeyi eylemli olarak daha önceden feshettiğini,

müvekkilince yapılan feshin haklı olması sebebiyle taşeronun kâr kaybı talebinin reddi yerine kabulüne karar verilmesinin hatalı olduğunu, yine bilirkişi raporlarından yer alan kar kaybı hesaplamasının da doğru olmadığını, taşeronun davasındaki kâr kaybı talebinin müspet zarar niteliğinde olduğunu, sözleşmenin feshi halinde kar kaybının feshin haksız olması durumunda, fesheden tarafından değil karşı taraftan istenebileceğini, sözleşmede taşeronun haklı neden ile sözleşmeyi feshetmesi halinde yükleniciden müspet zarar isteyebileceğine dair bir hüküm bulunmadığını,

ayrıca sözleşmenin 11. maddesinde haklı fesih halinde müspet zarar isteme hakkı müvekkil yükleniciye verildiğini, davacı - birleşen dosya davalısının işi bırakıp şantiyeyi terk etmek suretiyle sözleşmeyi eylemli olarak feshettiğini, ve davada da fesih iradesini açıkça ifade ettiğini bu nedenler ile, müspet zarar kapsamında kâr kaybı isteminin mümkün olmadığını, yerel mahkemece hüküm altına alınan alacağa dava tarihinden önce işlemiş faiz yürütülmesinin de isabetli olmadığını ileri sürerek,

yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve asıl davanın tümden reddine, birleşen davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE

Asıl ve birleşen dava, eser sözleşmesine dayalı alacak istemine ilişkindir. Asıl dosyaya göre davacı taşeron, davalı yüklenicidir. Mahkemece asıl davanın kısmen kabulüne, birleşen davanın reddine karar verilmiş olup, hüküm taraf vekillerince istinaf edilmiştir.

İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.

Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, taraf vekillerinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle;

1-Taraf vekillerinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,

2-Davacı - birleşen dosya davalısından asıl dava yönünden alınması gereken 615,40 TL istinaf karar harcından peşin alınan 427,60 TL harcın mahsubu ile bakiye 187,80 TL harcın davacı - birleşen dosya davalısından tahsili ile hazine'ye irat kaydına,

3-Davalı - birleşen dosya davacısından asıl dava yönünden alınması gereken 79.535,55 TL istinaf karar harcından peşin alınan 19.884,00 TL harcın mahsubu ile bakiye 59.651,55 TL harcın davalı - birleşen dosya davacısından tahsili ile hazine'ye irat kaydına,

4-Davalı - birleşen dosya davacısından, birleşen dava yönünden alınması gereken 615,40 TL istinaf karar harcından peşin alınan 427,60 TL harcın mahsubu ile bakiye 187,80 TL harcın davalı - birleşen dosya davacısından tahsili ile hazine'ye irat kaydına,

5-İstinaf başvurusu nedeniyle taraflarca yapılan yargılama giderlerinin ve istinaf kanun yoluna başvurma harcının kendileri üzerinde bırakılmasına,

6-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından taraflar yararına vekalet ücreti taktirine yer olmadığına,

Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 6100 Sayılı HMK'nın 361. maddesi gereğince kararın taraflara tebliği tarihinden itibaren 2 hafta içinde Yargıtay'da TEMYİZ yolu açık olmak üzere 30/01/2025 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

Başkan · E-imzalıdır Üye · E-imzalıdır Üye · E-imzalıdır Katip · E-imzalıdır

Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 31. Hukuk Dairesi, E. 2024/1182, K. 2025/96, 30 Ocak 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. İddia
  4. Savunma
  5. Birleşen Ankara 3. Atm. 2018/969 Esas Sayılı Dosyasında
  6. İddia
  7. Savunma
  8. İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti
  9. İleri Sürülen İstinaf Sebepleri
  10. Delillerin Değerlendirilmesi Ve Gerekçe
  11. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 31. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/1182
Karar No
2025/96
Tarih
30 Ocak 2025

İlgili Kararlar

  • Diyarbakır Asliye Ticaret Mahkemesi E.2024/1185 K.2025/96
  • Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi E.2024/1188 K.2025/83
  • Bursa 3. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2024/1191 K.2025/114
  • Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi E.2024/1191 K.2025/93
  • Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi E.2024/1194 K.2025/94
  • Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi E.2024/1196 K.2025/130

Tüm Arşiv

İstinaf (BAM) KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.