İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İstinaf (BAM) Kararları
  3. /Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 31. Hukuk Dairesi

ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 31. HUKUK DAİRESİ

Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 31. Hukuk Dairesi E.2024/990 K.2025/654

(İnceleme aşamasında / Duruşmasız) (Başvurunun esastan reddi /HMK m.353/1-b-1)

Esas2024/990Karar2025/654Tarih8 Temmuz 2025Okuma13 dk · 2.656 kelime

KÜNYE

T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi Bam 31. Hukuk Dairesi T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 31.HUKUK Dairesi

Mercii
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 31. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/990
Karar No
2025/654
Karar tarihi
8 Temmuz 2025
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.656 kelime·13 dk okuma·17 bölüm

(İnceleme aşamasında / Duruşmasız) (Başvurunun esastan reddi /HMK m.353/1-b-1)

DOSYA NO

2024/990 Esas

KARAR NO : 2025/654

TÜRK MİLLETİ ADINA

İSTİNAF KARARI

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ : ANKARA 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ : 20/02/2024

NUMARASI

2014/390 Esas- 2024/102 Karar

DAVANIN KONUSU

Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan Menfi Tespit

KARAR TARİHİ : 08/07/2025

KARAR YAZIM TARİHİ : 18/07/2025

Davacı vekili tarafından davalı aleyhine açılan eser sözleşmesinden kaynaklanan menfi tespit davasında mahkemece davanın reddine dair verilen karara karşı süresi içinde davacı iflas idaresi vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dairemize gönderilen dosyanın yapılan istinaf incelemesi sonucunda;

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

İSTEM

Davacı vekili tarafından verilen dava dilekçesinde özetle.

Müvekkili kooperatif ile davalı arasında, ... parsel üzerinde bulunan taşınmaz konusunda 2001 yılında başlanıp 2006 yılında bitirilmesi için inşaat yapım sözleşmesi imzalandığını, davalının inşaatı büyük ölçüde eksik bıraktığını, kooperatifin, önceki yöneticilerinin basiretsiz tutumu sebebiyle davalıya hesap komisyonunun yaptığı tahimini hesaplamalara göre 3.774.182,00 TL borçlu hale getirildiğini, bu nedenle eski yönetici ve diğer ilgililer aleyhinde Sincan Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunulduğunu, hazırlanan proje doğrultusunda yapılacak inşaatın davalı şirket tarafından almasının sağlandığını, kooperatif yönetimince,

... işçilik birim fiyatlarının kullanılarak davalı lehine, kooperatif üyelerinin aleyhine, maliyet doğumuna sebebiyet verildiğini, oysaki benzeri inşaat sözleşmelerinde müteahhit kârı olarak en fazla bayındırlık birim fiyatlarının esas alınıp, buna %25 kâr konulması gerektiğini, ancak bu sözleşmeyle maliyetin %83'e yükseldiği ve bu sebeple üyelerin mağdur olduğunu, davalıya yapılan ödemelerin tümüyle birlikte değerlendirildiğinde, muhasebe işlemleri ve hileleri kullanılarak toplamda 5.310.272,00 TL'nin yöneticiler ve davalı müteahhidin üzerinde kaldığını ve bu sayının yüzeysel olduğunu,

ayrıntılı inceleme sonucunda bu sayıların artacağı halde davalının kendini halen alacaklı olarak gördüğünü ve Ankara 4. İcra Müdürlüğü'nün 2007/9177 esas sayılı dosyasından 4.344.836,00 TL alacak için icra takibi başlattığını, başlatılan takip sonucunda kooperatife ait 7 dairenin satıldığını, davalının tüm daireleri satmayı talep ettiğini, satış isteme süresi gibi teknik bir eksiklik nedeniyle Ankara 14. İcra Hakimliği'nin 2011/464 esas sayılı dosyasından verilen karar ile satışın iptal edildiğini belirterek ve fazlaya ilişkin haklarının saklı tutarak,

müvekkili kooperatifin davalı ... borçlu bulunmadığının tespitine ve şimdilik 250.000,00 TL fazla ödemenin ödendiği tarihten itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan istirdadına karar verilmesini talep etmiştir.

YANIT

Davalı vekili tarafından verilen cevap dilekçesinde özetle.

Davacı ile aralarında 21/04/2001 tarihinde 250 konutluk inşaat sözleşmesi imzalandığını ve bu sözleşme hükümlerine dayanarak gerekli hak edişlerin yapıldığını, genel kurullarda bu bilançoların kabul edilip yönetim kurullarının ibra edildiğini, davacı kooperatif ortaklarının bugüne kadar bu konuda genel kurul tutanaklarına yansımış bir itirazlarının bulunmadığını, ... tarafından belirlenen işçilik fiyatlarının imalatlarda uygulanmasının sözleşme hükmü olduğunu, tarafların serbest iradesi ile imzalamış olduğu sözleşmenin davada tartışılmasının sözleşme serbestliği ilkesine aykırı olduğunu,

temel kazısının kazı klas tutanağına bağlanmış olduğunu, bu klas uyarınca hak ediş düzenlendiğini, kazı klasının tamamen arazinin topografik ve jeolojik yapısına uygun olarak düzenlendiğini, bu imalatların geçici ve kesin hak edişlere bağlandığı ve kooperatif yönetimi tarafından imzalanmış olduğunu, nakliye ölçümünün hafriyatın döküldüğü alana göre belirlenmiş olduğunu, ölçüm tutanağının hata içermediğini, 21/04/2001 tarihli sözleşmede betonun elle döküleceğinin kararlaştırıldığını,

ancak davacı yönetim kurulunca 11/08/2001 tarihli yazı ile 2002 yılı sonuna kadar elle yapılıp dökülecek olan betonun fiyat farklarını ödemek şartıyla betonarme betonlarının hazır beton olarak dökülmesinin istendiğini, beton dökümü ve nakliyesinden dolayı 449.018,00 TL fazla ödeme yapıldığı iddiasının doğru olmadığını, 2,3,4 ve 5 nolu hak edişlerin yanlış hesaplandığı ve fazla ödeme içerdiği iddiasının da doğru olmadığını, Hesap Tetkik Komisyonu'nun teknik bir inceleme yeteneğinden ve bilgisinden yoksun olduğunu, bu konudaki görüşlerin bir geçerliliği bulunmadığını,

demir teçhizatı nedeniyle 268.634,00 TL fazla ödendiği iddiasının da soyut bir iddia olduğunu, davacının sözleşme gereği ... tarafından karşılanması gereken 269.000,00 TL inşaat giderinin kooperatif hesabından ödendiği yönündeki iddiasının soyut bir iddiadan ibaret olduğunu, 10 nolu hak ediş ile tarafların tüm geçici hak edişlerde yer alan imalat kalemlerini yeniden incelemeye tabi tuttuğunu, yapılan imalatların tarafların teknik elemanlarının katılımı ile projeye göre yeniden ölçümlenmiş ve çıkarılan bu hesap üzerinden 19/11/2008 tarihli protokolün düzenlendiğini,

dolayısıyla 10 nolu hak edişte 220.818,00 TL fazla ödeme yapıldığı iddiasının da maddi dayanaktan yoksun olduğunu, davacının dava dilekçesinde 1.536.089,00 TL fazla ödeme yapıldığını iddia etmekle, 10 nolu kesin hak edişte belirlenen 23.261.157,66 TL imalatın 21.725.068,66 TL kısmını kabul etmiş durumda olduğunu, dava mantığı çerçevesinde bakıldığında 21.725.068,66 TL imalat yapıldığını, davacının dayandığı hesap tetkik komisyonu raporunun hukuki bir değeri olmadığını, 19/11/2008 tarihli protokolden sonra dahi sözleşme hükümlerine göre yaklaşık 1.250.000,00 TL tutarında imalat yapıldığını,

11 nolu hak edişin düzenlenip onay için davacıya teslim edilmesine karşın imzalanmadığını, yapmış oldukları imalatların bedelinin ödenmemesi üzerine davacı kooperatif aleyhinde Ankara 4. İcra Müdürlüğü'nün 2007/7895 ve 2007/9177 esas sayılı dosyaları ile icra takibine başlandığını, bu dosyalara davacı tarafından çeşitli tarihlerde ödemeler yapıldığını, son olarak tüm geçici hak edişlerin hazırlandığını ve icra takipleri ile birlikte değerlendirilmek suretiyle 19/11/2008 tarihli protokolün imzalandığını,

söz konusu protokolde yapmış oldukları imalatların bedelinin tarafların inşaat mühendislerinin imzasını taşıyan 10 nolu kesin hak edişte 23.261.157,66 TL olarak belirlendiğini, ödemelerin mahsubu ile 3.234.130,15 TL alacaklarının olduğunun taraflarca kabul edilerek imza altına alındığını, davacı ile imzalanan 19/11/2008 tarihli protokolden doğan alacaklarının 1.364.447,12 TL'sının bu inşaat dolayısıyla çalıştığı taşeron ve malzeme aldığı firmalara olan borcu ile mahsuplaşmak üzere davacı kooperatife müracaatta bulunulduğunu belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ

Ankara 12. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 20/02/2024 tarihli 2014/390 Esas 2024/102 Karar sayılı kararında özetle.

Tüm dosya kapsamı, dava, cevap, taraflar arasındaki eser sözleşmesi, takip dosyaları, 19.11.2008 tarihli protokolü, hesap tetkik komisyon raporu, Ankara Batı Ağır Ceza Mahkemesi dosyası, Ankara 14. İcra Hukuk Mahkemesi kararı ile dosyamızda alınan bilirkişi raporları ile hükme esas alınan usul ve yasaya uyan son bilirkişi heyeti rapor ve ek raporları birlikte değerlendirildiğinde; taraflar arasında yapılan eser sözleşmesi kapsamında, davalının yaptığı işlerle ilgili olarak 10 adet hak ediş düzenlendiği,

son hak ediş olan 10 nolu hak edişte, tüm geçici hak edişlerde yer alan imalat kalemlerinin yeniden incelemeye tabi tutulduğu ve yapılan imalatların tarafların teknik elemanlarının katılımı ile projeye göre yeniden ölçümlenerek hesabın çıkartıldığı ve bu çıkarılan hak ediş neticesinde 19/11/2008 tarihli protokolün düzenlendiğini, iş bu protoklün davacı kooperatifin temsilcileri ile davalı şirket yetkilileri tarafından imzalandığı nazara alındığında bu hak ediş ve protokolün tarafları bağladığı ve geçerli olduğu kabul edilmiştir.

Söz konusu protokolün düzenlenmesi ve imzalanmasını da kapsar şekilde, davacı kooperatif yöneticileri ile davalı şirket yöneticilerinin birlikte hareket ederek, kooperatif zararına işlemler yapıldığı ve bu kapsamda bu belgelerin düzenlendiği gerekçesiyle, özel evrakta sahtecilik ve dolandırıcılık suçlamasıyla Ankara Batı 1.Asliye Ceza Mahkemesinin 2012/361 E, 2017/100 K sayılı dosyasında yapılan yargılamada beraatlerine karar verildiği ve kararın kesinleştiği görülmüştür. Ayrıca bu belgelerin geçersizliği yönünde herhangi bir hukuk davası açıldığı yönünde bir iddia da ileri sürülmemiştir.

Bu hususlar nazara alındığında, iş bu protokol başlıklı belge ve 10 numaralı hak edişin davacıyı bağladığı, her iki tarafın teknik ekiplerinin birlikte yaptıkları ölçüm ve değerlendirmeler neticesinde daha önce düzenlenen 1 ve 9. hak edişlerde dahil 10. hak edişe kadarki işlerin tespiti ile 10 numaralı hak edişin hazırlandığı ve bunun neticesinde de yapılan işler ve yapılan ödemler karşılıklı kabul edilerek yüklenicinin alacağının tespit edildiği, bakiyenin vadelere bağlanarak ödenmesinin kararlaştırıldığı,

ayrıca davacı kooperatif vekilince, bu protokol sonrasında yüklenicinin iş yapmadığı da iddia edildiği gözetildiğinde, 10. hak ediş ile protokolün kesin hak ediş kabul edilerek, bilirkişi heyetlerince yapılan tespit ve hesaplamalarda, dava tarihi itibariyle davalının, davacıdan bakiye alacağı bulunduğu, davacının borçlu olduğu anlaşılmıştır.

Yine davacının protokol sonrası ödemelere ilişkin olarak dayandığı 19/01/2011 tarihli tutanakta belirtilen 1.364.447,12 TL'lik ödemelerin protokol öncesi ödemelere ait olduğunun son bilirkişi raporunda tespit edildiği, yine 12.07.2010 tarihli fotokopisi sunulan davalının imzası olan tutanakla 498.000,00 TL tahsil edildiği iddia edilen bedelin Kooperatife ait 2010 yılı Yardımcı Defterde, 20.07.2010 tarih ve 60 madde numaralı sırasında bu ödeme '...

12.07.10 Vd'li' açıklaması ile kayıt edildiği, davalının bu ödemenin protokol ve 10 hak ediş kapsamında olmadığı ancak daha sonra yapılan ve karşı tarafın imzalamadığı işlere ait 11 nolu hak edişe ait ödeme olduğu beyanı ve itirazı ile belge aslının sunulamaması nedeniyle bu ödemenin protokol kapsamında ödeme olarak değerlendirilmemesi gerektiği kabul edilmiştir.

Ayırca davalı yüklenicinin protokolden sonra A Blokta bir kısım eksik işler yaptığı ve bu yapılan iş için kooperatifin imzalamadığı, ancak kendilerince düzenlenen 11 numaralı hak edişten kaynaklanan alacağın tam olarak ödenmediği belirtilmiş ise de;

iddia ettiği bu alacağı için ayrıca takip başlatıldığı ve bu takip yönünden açılan davanın Ankara Batı Asliye Ticaret Mahkemesinde kayıt kabul davasına konu edildiği de görülmekle, bu kısım eksik iş bedelinin ayrı bir dava konusu olduğundan iş bu dosyada hesaba katılmaması gerektiği ve protokol hükümlerinin tarafları bağladığının kabulüyle, tüm bilirkişi heyetlerince yapılan hesaplamalarda davalının dava tarihi itibariyle, davacıdan bakiye alacağının bulunduğu da anlaşılmakla, davacının menfi tespit isteminin reddine dair karar verildiği görülmüştür.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ

Davacı iflas idaresi vekili tarafından verilen 23/04/2024 tarihli istinaf kanun yolu başvuru dilekçesinde özetle.

Tüm dava süreci boyunca iş bu davanın açılmasındaki ana amacın davacı müflis kooperatifin, davalı şirkete genel olarak yani dava açılış tarihine kadar yapmış olduğu tüm ödemelerinin dikkate alınarak borcunun olup olmadığının tespiti ile yine dava tarihine kadar yapılmış olan ödemelerden davalıya yapılan fazla ödeme var ise bununda tespit edilerek davalıdan istirdat edilmesine ilişkin açılmış bir dava olduğu belirtilmesine rağmen, hem ilk derece mahkemesi hem bazı bilirkişilerin dava konusu uyuşmazlığı ısrarcı bir şekilde doğru olarak ele almadığını,

dava tarihine kadar davacının davalıya yapmış olduğu tüm ödemelerin dikkate alınması suretiyle davalıya borçlu olup olmadığının tespit edilmesinin, şayet davacı tarafın davalıya fazla bir ödeme yaptığını bu fazla ödemenin tespit edilerek davalıdan istirdat edilmesine karar verilmesini istedikleri bir dava olduğunu, ilk derece mahkemesi ve bazı bilirkişilerin bu hususu anlayamadığını, doğru bir şekilde anlaşılmamasının sebebinin, yargılamanın 13 yıl sürmesi olduğunu, dosyada bir çok hakim değişikliği ve heyet değişikliği olmasının,

yine bir sürü bilirkişi incelemesi görmüş olmasının ve birbirleriyle çelişkili raporların ve değerlendirmelerin olmasının, ayrıca davalının sürekli mahkemeyi ve bilirkişileri yanıltmaya yönelik yanlış beyanlarının olmasının etkisi olduğunu, en basit yanlış ele almalardan bir tanesinin de gerekçeli kararda da şu şekilde ele alındığını, "Ankara Batı Asliye Ticaret Mahkemesinin 2013/222 esas sayılı dosyasında itirazın iptali davası açıldığı, kooperatifin iflası üzerine davanın kayıt kabule dönüştüğü ve halen davanın derdest olduğu,

kooperatiften protokol ve bu son işler nedeniyle alacaklı oldukları belirtilmiştir." böyle bir itirazın iptali davasının olmadığını, ilk derece mahkemesinin nereden böyle bir kanıya vardığının anlaşılamadığını, davalının yanıltıcı beyanlarından dolayı böyle bir kanıya varılmış olabileceğini, Ankara Batı Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2013/222 Esas sayılı dosyasından verilecek olan kararda doğrudan bu davayı etkileyecek bir karar olması nedeniyle Ankara Batı Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2013/222 Esas sayılı dosyanın bekletici mesele yapılmasının mutlak surette zorunlu olduğunu,

bu hususun dava konusu uyuşmazlık doğru bir şekilde ele alınmadığı için doğrudan ilk derece mahkemesi tarafından verilen kararın bu nedenle kaldırılması gerektiğini, gerekçeli kararda yer verilen "davaya konu talebin 1-10 nolu hakedişlerde ödenen fazla

bedellerin belirlenmesine yönelik olduğu" hususunun da 13 yıldır sözlü ve yazılı olarak dile getirdikleri talepleriyle örtüşmediğini, taleplerinin ve tespitini istedikleri hususun bu olmadığını, taleplerinin dava tarihine kadar a'dan z'ye davalıya yapılan tüm ödemelerin dikkate alınarak bir tespit yapılması olduğunu, davalı tarafın yanıltmaya yönelik çabaları ile dava konusunun sadece belli noktalara çekilmek istendiğini ve davalının bu çabasında başarılı olduğunu, taleplerinin dava tarihine kadar yapılan tüm ödemeler olarak ele alınması gerekirken özelleştirilerek ele alındığını ve neticede taleplerinin karşılanmadığını,

ortaya usul ve yasaya, maddi gerçekliğe aykırı bir karar çıktığını, bir başka istinaf nedeninin de davalı lehine verilen ve tavzih kararı ile de usul ve yasaya aykırı olarak yükseltilen vekalet ücreti noktasında olduğunu, eldeki davanın 13 yıldır belirttikleri üzere genel anlamda davacının davalıya borcunun olmadığının tespiti ve fazla yapılan ödemenin tespiti ile fazladan yapıldığı düşünülen 250.000,00 TL'nin davalıdan istirdatı istemi olup, ilk derece mahkemesi tarafından tavzih kararı ile hesaplanan vekalet ücretinin doğru olmadığını, kararın bu yönüyle de kaldırılması gerektiğini,

davalı vekilinin bu hususta da yerel mahkemeyi yanıltmayı başardığını, bu nedenlerle istinaf başvurularının kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE

İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında; HMK'nın 355. maddesindeki düzenleme uyarınca, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine ilişkin aykırılık bulunup bulunmadığı yönü gözetilerek yapılan inceleme sonucunda;

Dava, davacı ile davalı yüklenici arasında düzenlenen ve konusu, "... parsel üzerinde bulunan taşınmaz üzerinde 250 konutluk villa inşaatı yapımını konu alan inşaat sözleşmesi kapsamında davacı yüklenici tarafından davalı alt yükleniciye iş bedeli karşılığı olarak önceki kooperatif yönetiminin basiretsiz tutumu nedeniyle fazla ödeme yapıldığı iddiasıyla davalıya borçlu olunmadığının tespiti ile yapılan fazla ödemelerin davalıdan istirdadı" istemine ilişkindir.

Davalı vekili yukarıda belirtilen gerekçelerle haksız davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

Mahkemece farklı bilirkişi kurullarından alınan kök ve ek raporlar sonrasında ve taraflar arasındaki 19/11/2008 tarihli protokol hükümleri de değerlendirilerek ve kooperatif yöneticileri ile davalı şirket aleyhinde açılan ceza davasının sonucunun da eldeki dava yönünden bekletici mesele yapılmasından sonra Ankara Batı 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 2012/361 Esas 2017/100 Karar sayılı ceza dosyasında yapılan yargılama sonucunda, hem kooperatif yöneticilerinin hem de davalı şirket yöneticilerinin beraatlerine karar verildiği ve kararın kesinleştiği,

bilirkişi raporlarında hükme esas alınan ve taraflar arasında düzenlendiği anlaşılan 19/11/2008 tarihli protokolün geçersizliği yönünde açılan bir dava bulunmadığı gibi bu protokolün geçersizliğine ilişkin bir iddianın da ileri sürülmediği, aldırılan ve hüküm vermeye yeterli görülen son bilirkişi kurulu raporu ile daha önce de alınan tüm bilirkişi heyetlerince yapılan hesaplamalardan da anlaşılacağı üzere, davalının dava tarihi itibari ile davacıdan bakiye alacağının bulunduğu, davacının borçlu olup fazla ödeme yapıldığı iddiasını da kanıtlayamadığı,

taraflar arasında ihtilaf konusu olan 11 nolu hakedişten kaynaklı olarak davalının alacaklı olduğu iddiasıyla Ankara Batı Asliye Ticaret Mahkemesinde görülmekte olan bir davanın olup, bu kısım iş bedelinin ayrı bir davanın konusunu oluşturduğu ve eldeki dosyada hesaba katılmaması gerektiği, davacı tarafça yapılan tüm ödemelerin protokol öncesi dönemlere ilişkin ödemeler olduğu kabul edilerek kanıtlanamayan davanın reddine karar verilmiş, yine davalı vekilinin tavzih talebi üzerine mahkemece verilen 25/03/2024 tarihli davalı vekilinin tahsis talebinin kabulüne dair ek kararı ile HMK'nın 304.

Maddesi uyarınca ilk gerekçeli kararda reddedilen dava için davanın ıslah edilmemiş hali ile dava değeri olan 250.000,00 TL üzerinden davalı lehine vekalet ücretine hükmedildiği, oysa ki davacı vekili tarafından 10/05/2012 tarihli ıslah dilekçesi ile dava değerinin 900.000,00 TL olarak ıslah edildiği ve bu değer üzerinden 13.365,00 TL nispi tamamlama harcının da yatırıldığı,

bu sebeple ıslah edilmiş dava değeri üzerinden davalı lehine vekalet ücreti takdiri gerektiği ve davacıya iade edilmesi gereken fazla harcın da düzeltilmesi gerektiği kabul edilerek mahkeme gerekçeli kararının hüküm bölümünün vekalet ücreti ve harcı ilişkin 4 ve 2 numaralı bentlerinin tashihine karar verildiği, mahkeme gerekçeli kararı ile tavzihe ilişkin ek kararına karşı davacı vekilinin yukarıda belirtilen gerekçelerle istinaf yoluna başvurduğu anlaşılmıştır.

Mahkemece de dosya kapsamındaki bilgi, belge ve toplanan deliller değerlendirilerek yasal düzenlemelere uygun ve isabetli gerekçeyle karar verilmiş olduğu, ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında,

mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı gibi ıslah edilmiş dava değeri üzerinden reddedilen dava nedeniyle yargılamada davacı yanca fazladan ödendiği anlaşılan harç ile davalı lehine vekalet ücreti takdiri gerektiğinden buna ilişkin gerekçeli kararın tashih edilmesine yönelik olarak verilen mahkemenin 21/03/2024 tarihli ek kararında da usul ve yasa hükümlerine aykırı bir durum görülmediğinden davacı vekilinin gerekçeli karara ve ek karara karşı yapmış olduğu istinaf başvurusunun, 6100 sayılı HMK'nın 353/(1)-b.1 maddesi uyarınca ayrı ayrı esastan reddine karar verilmesi gerekmiş ve aşağıdaki hüküm kurulmuştur.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle;

1-Ankara 12. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 20/02/2024 tarihli 2014/390 Esas 2024/102 Karar sayılı gerekçeli kararı ile davalı vekilinin tashih talebinin kabulüne ve tashihe ilişkin 21/03/2024 tarihli ek kararı kararı usul ve yasaya uygun bulunduğundan davacı vekilinin bu kararlara karşı yapmış olduğu istinaf kanun yoluna başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353(1)-b-1 maddesi gereğince AYRI AYRI ESASTAN REDDİNE,

2-Davacının istinaf başvurusunun reddine karar verilmiş olduğundan hükme karşı yapılan istinaf başvurusu nedeniyle alınması gerekli 615,40 TL istinaf karar ve ilam harcından davacı tarafından peşin olarak yatırılan 427,60 TL harç bedelinin mahsubu ile kalan 187,80 TL istinaf karar ve ilam harç bedelinin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,

3-Ek karara karşı yapılan ve reddine karar verilen istinaf başvurusu nedeniyle davacıdan alınması gerekli 615,40 TL istinaf maktu karar ve ilam harcı ile başvuru tarihi itibari ile yatırılması gerekli 427,60 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcının davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,

4-Davacı tarafından yatırılan 1.169,40 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı ile istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,

5-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından, taraflar yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,

6-Kararın dairemizce taraflara tebliğine,

Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 6100 Sayılı HMK'nın 361/1 maddesi gereğince kararın taraflara tebliği tarihinden itibaren 2 hafta içinde Yargıtay'da TEMYİZ yolu açık olmak üzere 08/07/2025 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

Başkan ... Üye ... Üye ... Katip ... · e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır

Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 31. Hukuk Dairesi, E. 2024/990, K. 2025/654, 8 Temmuz 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Dosya No
  4. Karar No : 2025/654
  5. Türk Milleti Adına
  6. İstinaf Kararı
  7. İncelenen Kararın
  8. Mahkemesi : Ankara 12. Asliye Ticaret Mahkemesi
  9. Tarihi : 20/02/2024
  10. Numarası
  11. Davanın Konusu
  12. Karar Tarihi : 08/07/2025
  13. Karar Yazım Tarihi : 18/07/2025
  14. Gereği Düşünüldü
  15. İstem
  16. Yanıt
  17. İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti
  18. İleri Sürülen İstinaf Sebepleri
  19. Delillerin Değerlendirilmesi Ve Gerekçe
  20. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 31. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/990
Karar No
2025/654
Tarih
8 Temmuz 2025

İlgili Kararlar

  • Bursa 3. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2024/990 K.2025/895
  • Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2024/991 K.2025/611
  • Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2024/991 K.2025/407
  • İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2024/992 K.2025/659
  • Antalya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2024/992 K.2025/579
  • Konya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2024/993 K.2025/449

Tüm Arşiv

İstinaf (BAM) KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.