İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İstinaf (BAM) Kararları
  3. /Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 31. Hukuk Dairesi

ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 31. HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINAİSTİNAF KARARI

Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 31. Hukuk Dairesi E.2025/572 K.2025/717

Davacı vekili tarafından davalı aleyhine açılan eser sözleşmesinden kaynaklanan alacak istemine ilişkin davada, mahkemece davanın kısmen kabulüne dair verilen karara karşı süresi içinde davalı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine yapılan…

Esas2025/572Karar2025/717Tarih11 Eylül 2025Okuma10 dk · 1.951 kelime

KÜNYE

T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 31. Hukuk Dairesi

Karar tarihi
11 Eylül 2025
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 31. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No
2025/572 - 2025/717 (İnceleme Aşamasında / Duruşmasız) (HMK. 353/1-b.1 Maddesi Uyarınca Başvurunun Esastan Reddine)
Esas no
2025/572
Karar no
2025/717
İncelenen kararın mahkemesi
ANKARA 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Tarihi
10/02/2025
Numarası
2023/351 Esas - 2025/91 Karar
Davanın konusu
Eser Sözleşmesine Dayalı Alacak
Karar yazım tarihi
11/09/2025
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.951 kelime·10 dk okuma·5 bölüm

Davacı vekili tarafından davalı aleyhine açılan eser sözleşmesinden kaynaklanan alacak istemine ilişkin davada, mahkemece davanın kısmen kabulüne dair verilen karara karşı süresi içinde davalı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme neticesinde;

İDDİA

Davacı vekili; müvekkilinin davalıya ait “...” adresindeki işyerindeki Arge kompenant Atölyesi ve Lojistik Alanlarında “240

metrekare poliüretan bazlı beton kaplama, 540 metrekare kompenant PÜ beton kaplama” işini

ihale ile üstlendiğini, üretici firma olan müvekkili Şirketin, işin uygulamasını bu dalda uzman olan

...’in ... firmasına yaptırmak için anlaştığını, uygulamayı yapan firmaya işin yapımı sırasında davalı Şirket çalışanlarınca sürekli engel

ve zorluk çıkarıldığını, ilim ve tekniğe uygun olarak işe devam ederken ve işin 1/3’ünden fazlası

bitirilmiş iken, işe devam etmemesinin istendiği ve devamında da sözleşmenin feshedildiğinin

ihtar edildiğini,

sözleşme ile üstlenilen ve uygulama firmasına yaptırılan, zeminde fiilen mevcut ve davalı

tarafından kullanılan işin miktarı, sözleşmeye aykırı ve ayıplı olup olmadığı, fiilen kullanılıp

kullanılmadığı ve yapılmış olan işin parasal değerinin tespit edilmesi için Ankara 10. Sulh Hukuk Mahkemesi’nin 2020/103 Değişik iş sayılı dosyası kapsamında

düzenlenen 16.10.2020 tarihli Raporda; işyeri yetkililerince bu yerin yaklaşık 2 aydır

kullanılmakta olduğu, kullanım nedeniyle oluşan küçük çaplı hasarlar bir yana yapılan işin ilim ve

tekniğe uygun olduğu, yapılan 240 metrekare alandaki poliüretan bazlı kaplama işinin bedelinin

sözleşmedeki fiyatla tutarının 5.280 Euro + KDV olduğu, taraflar arasındaki Sözleşmede ihale ile üstlenilen işin bedelinin, işin tamamlanması

sonrası düzenlenecek fatura karşılığı ödeneceğinin kararlaştırıldığını, ancak işin tamamlanmasına

fırsat tanınmayarak bıraktırılması nedeniyle o ana kadar yapılan, zeminde mevcut ve fiilen

kullandıkları kaplama için hiçbir ödeme yapmadıklarını, tespit raporunda belirlenen tutarın TL

karşılığı olan 58.108,40 TL’nin ödenmesi için keşide edilen ihtarnameye gönderilen cevabi

ihtarnamede ödeme yapılmayacağının bildirildiğini, davalının sözleşmeye uygun ifa edilmediği

yönündeki beyanının yerinde olmadığını ileri sürerek, 58.108,40 TL alacaklarının temerrüt tarihi olan 27.10.2020 tarihinden itibaren reeskont

avans faizi ile birlikte davalıdan tahsil edilerek davacıya verilmesine, ayrıca 1.369,60 TL tespit

giderinin de davalıdan tahsiline karar verilmesi talep ve dava etmiştir.

SAVUNMA

Davalı vekili; davacının, işe geç başladığını, nitelik ve nicelik anlamında yetersiz işçi ve

malzeme ile işi yürütmeye çalıştığını, sürekli olarak özensiz ve basiretli tacirlik ile bağdaşmayan

davranışlarda bulunduğu ve nihayetinde, işin tamamladığı kısmını sözleşme şartlarına aykırı ve

kendisinden beklenen faydayı sağlamayan, aksine iş akışına ve iş güvenliğine zarar veren şekilde

yerine getirdiği, bu nedenle müvekkili şirket tarafından yapılan işin kabul edilmediğini, sözleşme

gereği davacı tarafından uygulama yapılacak olan ikinci alanda davacıya uygulama

yaptırılmasından vazgeçildiğini, sözleşmenin 27.08.2020 tarihli ihtarname ile feshedildiğini, yapılan işin bütünüyle sözleşme ve şartname hükümlerine aykırı olduğunu, yaklaşık 6 aydır kullanılan zeminin, parça parça dökülmeye başladığı için müvekkili

tarafından tamir ettirildiğini, davacının, bizzat yürütmek üzere aldığı işi, sözleşmenin 15. maddesine aykırı şekilde,

müvekkilinden onay almaksızın taşerona devrettiğini, bizzat ifa yükümlülüğünü yerine getirmediğini,

davacı yanca iş sözleşmeye uygun yapılmadığından ve giderilmesi talep edilen ayıp ve

eksiklikler giderilmediğinden, müvekkili tarafından kesin kabulün yapılmadığını, sözleşme

uyarınca işin düzeltilmesi için yapılmakta olan masraflar ve ileride işin yenilenmesi için

yapılacak masrafların davacıdan talep edileceğini, davacı yanın kur hesaplaması ve faiz talebine itiraz ettiklerini, borcun muaccel olmadığını, bedel alacağının muaccel olması için mutlaka eserin bütün kısımlarıyla sözleşmeye uygun ve

ayıpsız olarak tesliminin gerektiğini savunarak, davanın reddine karar verilmesin istemiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ

Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; "Dava, eser sözleşmesinden kaynaklanan alacak istemine ilişkindir.

Mahkememizin 18/04/2022 tarih,2020/642 Esas, 2022/258 Karar sayılı kararı ile; davanın reddine, karar verildiği, verilen kararın davacı vekili tarafından istinaf edildiği, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 31. Hukuk Dairesi'nin 27/04/2023 gün ve2022/693 Esas 2023/557 Karar sayılı kararı ile "…Mahkemece tespit dosyasının onaylı bir sureti dosya içerisine alındıktan sonra, eser

sözleşmeleri konusunda uzman bir bilirkişi ile, inşaat mühendisi bir bilirkişiden

oluşturulacak heyetten tespit dosyası içerisindeki bulunduğu iddia edilen fotoğraflarda

incelenip değerlendirilmek sureti ile, bilirkişi raporları arasındaki çelişkinin giderildiği

uzlaştırıcı bir bilirkişi raporu alınmalı, bu kapsamda, yargılama aşamasında alınan bilirkişi

heyeti raporunda belirtilen yırtık ve hasarların kullanım sonucu oluşup oluşmadığı, imalat

hatası bulunup bulunmadığı, davacının ürettiği iş kısmının davalı tarafından kullanılmasının

mümkün olup olmadığı, üretilen iş kısmında davalı iş sahibinin kabule icbar edilemeyeceği

derecede ayıplar bulunup bulunmadığı hususları ortaya çıkarılmalı, davacının ürettiği iş

kısmının davalı tarafça kullanılmasının mümkün olduğu sonucuna varılması halinde götürü

bedelli sözleşmelerde iş bedeli hesabı ile ilgili Yargıtay uygulaması çerçevesinde bu iş kısmı

fiziki oran yöntemi ile, belirlenerek, davacının hak ettiği iş bedeli hesaplatılmalı, davacının

ürettiği iş kısmında davalının kabule icbar edilemeyeceği derecede imalat hataları

bulunduğunun tespit edilmesi halinde ise, şimdiki olduğu gibi davanın reddine karar

verilmelidir…” gerekçeleriyle kaldırılmıştır.

Kaldırma kararı üzerine dosya mahkememizin yukarıda yazılı esasına kaydedilerek yargılamaya devam olunmuştur.

Davacı şirket, davalı ile yapılan sözleşmeye konu işin 1/3 ünden fazlası sözleşmeye

uygun ve ayıpsız olarak tamamlandıktan sonra davalının sözleşmeyi fesih ettiğini, Ankara

10. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2020/103D. İş sayılı dosyasında alınan tespit raporunda

müvekkilin alacağının 6.230,40-€ olarak tespit edildiğini, davalıya gönderilen ihtarname

ile de bu alacağın Türk parası karşılığı olan 58.108,40-TL’nin 3 gün içinde ödenmesinin

istendiği, fakat davalı tarafından ödeme yapılmadığını belirterek 58.108,40-TL’nin

davalıdan 27.10.20520 temerrüt tarihinden itibaren işleyecek reeskont avans faizi ve

1.396,60-TL tespit giderinin davalıdan tahsilini talep etmiştir.

Davalı şirket ise, davacının 01.06.2020 tarihli sözleşme şartlarına aykırı

davrandığını, keşif tarihi itibariyle 2 aydır kullanılan zeminin açılmaya ve

temizlenmeyecek şekilde kararmaya başladığını, zeminde hava kabarcıkları oluştuğunu,

sökülmeler olduğunu ve tamir edildiğini, işin ayıplı ifa edildiğini, bu ayıplı imalat

edeniyle bozulan yüzeyin iş kazalarına ve işin durmasına neden olacağını, ayrıca

davacının sözleşmeye aykırı olarak onayı olmadan işi alt yükleniciye yaptırdığını, bu

edenle sözleşmeye konu ikinci alandaki işin davacıya yaptırılmasından vazgeçilerek

sözleşmenin 27.08.2020 tarihinde fesih edildiğini, davacı tarafından eksik ve ayıplar

giderilmediğinden işin kabulünün yapılmadığını, davacının kur ve faiz hesaplamasına borç

muaccel olmadığından itiraz ettiklerini belirterek davanın reddini talep etmiştir.

Dosya içerisinde toplanan tüm deliller, bilirkişi raporu, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 31. Hukuk Dairesi'nin 27/04/2023 gün ve2022/693 Esas 2023/557 Karar sayılı kaldırma kararı ve tüm dosya içeriğine göre; eldeki davada, davacı yüklenici ile davalı iş sahibi arasında, davacıya ait Ankara fabrikasının

240m² poliüretan beton (m² 22-€) ve 540m² arge kompenant beton(m² 22-€) içinin

malzeme ve işçilik dahil olarak 17.160,00 Euro +KDV bedelle yapılması için 01.06.2020

tarihinde götürü bedel sözleşme düzenlendiği, davacı yüklenicinin 240m² poliüretan

beton işini tamamladığı, ancak davalı iş sahibinin, işin tamamlanan kısmının ayıplı ve

sözleşme aykırı ifa edildiğini gerekçesi ile sözleşmeyi 28.08.2020 tarihinde fesih ettiği, davacı yüklenicinin, Yargıtay’ın yerleşik kararları gereğince, sözleşmenin feshinde kusuru olsa da, fesih tarihine kadar davalı iş sahibinin

yararına yaptığı sözleşme ve şartnameye uygun olan imalatların bedelini sebepsiz

zenginleşme hükümlerine göre talep edebileceği, hüküm kurmaya denetime elverişli kabul edilen bilirkişi raporu ile de tasep edildiği üzere, davacı yüklenicinin tamamladığı işte;

Koridor kısmındaki poliüretan bazlı beton kaplama alanında; yırtılmalar olduğu,

malzemenin yapıştırıldığı yüzeyden kalktığı, parçalandığı ve ciddi boyutta hasar gördüğü,

bu nedenle zeminde bozulmalar olduğu, ayrıca pürüzsüz olması gereken yüzeyde

tekerlek izlerinin bulunduğu,

- 12x12 metrekarelik alanda ise; malzemenin renginin değiştiği ve kararmalar olduğu, bu ayıpların kullanımından kaynaklı olamayacağı, işin yapımı

sırasında zeminin iyi hazırlanmaması astarın doğru uygulanmamasından dolayı

imalat hatasından kaynaklı olduğu, kaplama işinin sözleşmeye ve sözleşmenin eki Teknik Şartnameye

açıkça aykırı olarak ayıplı ifa edildiği, davalı iş sahibinin bu ayıplı imalatı kabule

zorlanamayacağı, hatalı imalatın yeniden yapılması gerektiği, davalı

iş sahibinin, tespit raporu ile, ayıplı bu imalatı 2020 yılı Ağustos

ayından kullanmaya başladığı, 08.10.2020 tarihinde ve yaklaşık 7 ay sonra 28.06.2021

tarihinde yapılan keşifte de halen kullanmaya devam ettiği, dosyada yapılan işin sökülüp

yeniden yaptırıldığına ilişkinde belge de bulunmadığı, davalı iş

sahibinin bu ayıplı imalatı kabule zorlanamayacağı, davalının

imalatta oluşan ayıpları bölgesel olarak tamir ettirerek kullanmaya devam ettiği ve

ayıplıda olsa da imalattan fayda sağladığı, Türk Borçlar Kanunun 475/I-2 maddesi uyarınca bedel

indirim talep edebileceği; gözetilerek sözleşmeye aykırı olarak yapılan ayıplı imalatların niteliği ve

miktarı dikkate alındığın da davacının işin 240m² lik kısmını % 60 oranında tamamladığı, bu

nedenle davacı yüklenicinin davalı iş sahibinden talep edebileceği imalat bedelinin

3.168,00-€ +KDV olduğunun tespit edildiği, davacı yüklenicinin alacağının sözleşmenin feshi ile 28.08.2020 tarihinde

muaccel hale geldiği, davacının, davalıdan talep edebileceği imalat bedelinin KDV

dahil 32.542,87-TL olduğu, davacı yüklenicinin 21.10.2020 tarihli ihtarda alacağının tebliğden

itibaren 3 gün içinde ödenmesini ihtar ettiği, ihtarnamenin davalıya 23.10.2020 tarihinde

tebliğ edildiği, bu durumda davalının 27.10.2020 tarihinde temerrüde düştüğü" gerekçesi ile, davanın kısmen kabulüne, 32.542,87 TL 'nin davalının temerrüte düştüğü tarih olan 27/10/2020 tarihinden itibaren işleyecek avans faiz ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ

Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde; davacı tarafından üstlenilen 240 m² poliüretan bazlı beton kaplama işi sözleşmeye, teknik şartnameye ve fen kurallarına aykırı şekilde ayıplı olarak ifa edildiğini, bilirkişi raporunda tespit edilen ayıplar arasında kaplama yüzeyinin zeminden kalkması,

parçalanmalar, renk değişimleri, kararmalar, dalgalanmalar ve pürüzsüz olması gereken zeminde tekerlek izlerinin bulunduğunu, bu bozulmaların tamamının kullanım kaynaklı değil, bizzat uygulama hatasından ve işin gereği gibi ifa edilmemesinden ileri geldiğinin tespit edildiğini, bu durumun yapılan işin imalat hatası içerdiğini ve teslim edilen kısmın iş sahibince kabulünün mümkün olmadığını ortaya koyduğunu, müvekkilinin kabule zorlanamayacağını, iş sahibi tarafından kabul edilmeyen bu ayıplı imalatın,

sırf işin yapıldığı alanın geçici olarak kullanılmış olması nedeniyle “fayda sağlandığı” kabulüyle değerlendirilmesi ve bu varsayıma dayanarak yüklenici lehine bedel tahsiline karar verilmesinin hatalı olduğunu, üretim tesisinin faaliyetlerinin kesintisiz yürütülmesi zorunluluğu karşısında, ayıplı da olsa yapılan işin geçici olarak kullanılmış olması,

iş sahibini bu ayıplı eseri kabul etmiş veya bu eserden yararlanmış saymaya yeterli olmadığını, kullanımın işin sözleşmeye uygun şekilde ifa edildiği anlamına gelmeyeceği gibi, iş sahibinin yükleniciye bedel ödeme borcunu da doğurmayacağını, yerel mahkemece alınan bilirkişi raporunda, söz konusu işin %60 oranında tamamlandığı yönünde bir değerlendirme yapılmışsa da, bu oranın somut ve ölçülebilir teknik verilerle desteklenmediğini, soyut bir varsayım düzeyinde bırakıldığını, oysa götürü bedel esasına dayanan eser sözleşmelerinde, işin hangi kısmının ne oranda tamamlandığı hususu, özellikle ayıplı ve sözleşmeye aykırı imalat söz konusuysa,

son derece hassas bir şekilde ölçülmesi gerektiğini, raporda, işin hangi alanlarında ne tür ayıpların bulunduğu, bu ayıpların oranının işin bütününe etkisi, ne kadarının iş sahibinin kullanımına elverişli olduğu gibi temel sorulara yanıt verilmediğini, yalnızca poliüretan kaplamanın uygulandığı alanın yüzölçümü baz alınarak yüzeysel bir “tamamlanma oranı” tahmininde bulunularak rapor tanzim edildiğini, sözleşmenin esaslı hükümlerine aykırı davranan ve işini usulüne uygun biçimde ifa etmeyen, işi ayıplı olarak ifa eden yükleniciye ödeme yapma yükümlülüğünün doğmayacağını, TBK.

112. maddesi uyarınca, bir edimin borçlu tarafından gereği gibi ifa edilmemesi durumunda, alacaklı temerrüde düşmeyeceği, aksine borcunu gereği gibi yerine getirmeyen tarafın temerrüde düşeceği yönünde hüküm bulunduğunu, yerel mahkemece eksik inceleme ve araştırma neticesinde verilen kararın isabetli olmadığını ileri sürerek, yerel mahkeme kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın tümden reddine karar verilmesini istemiştir.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE

Dava, eser sözleşmesinden kaynaklanan alacak istemine ilişkindir. Davacı yüklenici, davalı iş sahibidir. Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olup, hüküm davalı vekilince istinaf edilmiştir.

İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.

Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında, mahkemenin Dairemiz kaldırma kararı doğrultusunda yaptığı vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, davalı vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle;

1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,

2-Alınması gereken 2.223,00 TL istinaf karar harcından peşin alınan 555,75 + 59,65 toplamı 615,40 TL harcın mahsubu ile bakiye 1.607,60 TL harcın davalıdan tahsili ile hazine'ye irat kaydına,

3-İstinaf başvurusu nedeniyle davalı tarafından yapılan yargılama giderlerinin ve istinaf kanun yoluna başvurma harcının davalı üzerinde bırakılmasına,

4-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından davacı yararına vekalet ücreti taktirine yer olmadığına,

5-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,

Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 6100 Sayılı HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince KESİN olmak üzere 11/09/2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.

Başkan · E-imzalıdır Üye · E-imzalıdır Üye · E-imzalıdır Katip · E-imzalıdır

Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 31. Hukuk Dairesi, E. 2025/572, K. 2025/717, 11 Eylül 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. İddia
  4. Savunma
  5. İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti
  6. İleri Sürülen İstinaf Sebepleri
  7. Delillerin Değerlendirilmesi Ve Gerekçe
  8. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 31. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/572
Karar No
2025/717
Tarih
11 Eylül 2025

İlgili Kararlar

  • Bakırköy 8. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2025/572 K.2025/743
  • İzmir 7. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2025/573 K.2025/812
  • İstanbul Anadolu 7. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2025/573 K.2025/612
  • Konya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2025/573 K.2025/533
  • Ankara Batı 1. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2025/573 K.2025/889
  • Ankara 9. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2025/574 K.2025/586

Tüm Arşiv

İstinaf (BAM) KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.