İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İstinaf (BAM) Kararları
  3. /Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 35. Hukuk Dairesi

ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 35. HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINAKARARGEREKÇELİ KARAR

Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 35. Hukuk Dairesi E.2022/1615 K.2024/48

Mahalli mahkemesince verilen karara karşı davacı vekili ile davalı vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi…

Esas2022/1615Karar2024/48Tarih24 Ocak 2024Okuma10 dk · 2.073 kelime

KÜNYE

T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 35. Hukuk Dairesi

Karar tarihi
24 Ocak 2024
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 35. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No
2022/1615 - 2024/48
Dosya no
2022/1615
Karar no
2024/48
İncelenen kararın mahkemesi
ANKARA BATI ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Tarihi
16/03/2022
Numarası
2021/127 Esas 2022/256 Karar
Davacı
—
Vekili
—
Davalı
—
Davanın konusu
Tazminat
Yazılma tarihi
24/01/2024
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.073 kelime·10 dk okuma·3 bölüm

Mahalli mahkemesince verilen karara karşı davacı vekili ile davalı vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda;

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI

Davacı vekili dava dilekçesinde. 07.03.2017 tarihinde müvekkili ...'in, ... plakalı otomobili ile Kahramankazan ilçesinden Ankara istikametine doğru seyir halinde iken 23. km olarak bilinen Saray'a geldiğinde, tırların en yoğun şekilde bulunduğu üç şeritli yolun en sol şeridinde ilerlerken, orta şeritte bulunan tırın aniden müvekkilinin seyir şeridine girmesi,

müvekkilinin de tırın kupa kısmı ile kasası arasında kalmamak için aniden manevra yapması sonucu bölünmüş yolun orta refüjüne girerek otomobilinin ters dönmesi sonucu meydana gelen kazada ağır şekilde yaralandığını, hastaneye kaldırıldığını, belden aşağısının felç kaldığını, kendi başına yürüyemez hale geldiğini, bakıma muhtaç olduğunu, kazanın oluşumunda plakası tespit edilemeyen ve kontrolsüz şekilde şerit değiştiren tır sürücünün kusurlu olduğunu, müvekkilinin uğradığı zararı tazmin etmekle yükümlü olan davalı ... başvuruda bulunulduğunu ancak olumlu sonuç alınamadığını, arabuluculuk görüşmelerinde de anlaşma sağlanamadığını belirterek,

belirsiz alacak davasının kabulü ile şimdilik 1.000,00 TL tazminatın temerrüt tarihi 20.10.2017'den itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

Davacı vekili bedel arttırım dilekçesinde; dava dilekçesinde 500,00 TL olan maluliyet zararı tazminatını 292.568,00 TL artırarak toplam 293.068,00TL talep ettiklerini, 500,00 TL olan bakıcı gideri zararı tazminatlarını 329.500,00 TL artırarak toplam 330.000,00 TL (sigorta limiti kadar) talep ettiklerini, talep ettikleri tazminat tutarlarına temerrüt tarihi olan 20.10.2017 tarihinden avans faizi işletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı vekili cevap dilekçesinde.

07.03.2017 tarihinde meydana gelen trafik kazası sebebiyle davacı tarafından yazılı olarak müvekkiline başvuruda bulunulduğunu, yapılan inceleme neticesinde başvurunun eldeki bilgi ve belgelerle kabul edilmesinin mümkün olmadığının tespit edildiğini, öncelikle davacının yaralanmasına neden olan trafik kazasındaki kusur oranlarının tespiti gerektiğini, kabul anlamına gelmemek üzere sorumluluklarının plakası tespit edilemeyen araç sürücüsünün kusuru ve gerçek zarar ile sınırlı olduğunu, Kahramankazan Cumhuriyet Başsavcılığının 2017/1027 soruşturma 2017/628 karar sayılı dosyasında,

07.03.2017 tarihinde meydana gelen kazada plakası tespit edilemeyen araç sürücüsüne ilişkin iddiaların soyut olduğu ve sadece müştekinin beyanlarına dayanıldığı gerekçesiyle kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiğini, kazada plakası tespit edilemeyen aracın varlığının şüpheden uzak ve kesin olarak ispat edilemediğini, müvekkilinin geçici iş göremezlik ve bakıcı gideri taleplerine ilişin olarak bir sorumluluğunun bulunmadığını, temerrüde düşmediklerini, ancak dava tarihinden itibaren faiz talep edilebileceğini belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

Mahkemece, 07/03/2017 tarihinde davacı ...'in sevk ve idaresindeki ... plakalı aracıyla Kahramankazan ilçesinden Ankara ili istikametine iki şerit ve banketten oluşan 10 metre genişliğindeki bölünmüş yolda gidiş istikametine göre yolun sol şeridinde seyir halindeyken sağ şeritte seyir halinde olan plakası tespit edilemeyen tırın sol şeride doğru manevra yapması üzerine davacının da yönetimindeki aracını tırdan kaçmak için sola kırdığı ve yol dışına çıkıp orta refüje düşmesi şeklinde kazanın meydana geldiği,

davacının iş gücü kaybı yönünden Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı tarafından düzenlenen 12.07.2021 tarih 72446162/641.03.01 / 1299 sayılı raporda. 01.01.1953 doğumlu ...'in 07.03.2017 tarihinde geçirmiş olduğu trafik kazası sebebiyle.

“Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkındaki Yönetmelik” hükümlerine göre kişinin engel oranının %93 olduğu, “Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkındaki Yönetmelik” hükümlerine göre kişinin özür oranının %93 olduğu, “Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği” hükümlerine göre vücut genel çalışma gücünden %100 oranında kaybettiği, Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliğinin 12. maddesine göre devamlı surette başka birinin bakımına muhtaç olduğunun tespit edildiği,

kaza tarihinde yürürlükte bulunan yönetmeliğin “Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkındaki Yönetmelik” olduğu gözetilerek bu yönetmelik hükümlerine göre tespit edilen işgücü kaybına itibar edildiği, meydana gelen kazadaki tarafların kusur durumunun tespiti için dosyanın bilirkişiye tevdi edildiği, raporda; plakası alınamayan meçhul TIR aracının meçhul sürücüsünün seyrini sürdüğü bölünmüş yol bandının sağ şeridinden sol şeride doğru hareketlendiği esnada, gireceği sol şeridi yeterince kontrol etmediği, bu şeritte seyreden araçların emniyetle geçişini beklemediği,

dolayısıyla da aynı istikamette seyretmekte olan sürücü ... yönetimindeki ... plakalı aracın kontrolünü kaybetmesine neden olması sonrasında dava konusu kazanın oluşumuna büyük oranda sebebiyet verdiği, plakası alınamayan meçhul TIR aracının meçhul sürücüsünün meydana gelen trafik kazasında %75 oranında (Asli Kusurlu) olduğu,

... plakalı aracın sürücüsü ...'in olay öncesinde bölünmüş yol bandının sol şeridinde seyrini sürdürdüğü esnada, ön ilerisinde ani ve kontrolsüz şerit değiştirme manevraları yaparak yönetimindeki aracı için tehlike yaratan meçhul sürücü yönetimindeki plakası alınamayan TIR aracının trafik içindeki hareketlerini herhangi bir olumsuzluğun olmadığı gündüz koşullarındaki ortamda gözleyerek,

kendi aracı içinde tehlike yaratması olasılığına karşı yönetimindeki aracın hızını azaltarak daha dikkatli ve gereken önleyici tedbirleri zamanında alması gerekmekteyken sürücü ...'in 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunun 52.maddesinde belirtilen kurallara muhalefet gösterdiği ve anılan kuralları ihlal ettiği anlaşılmakla meydana gelen dava konusu trafik kazasının oluşumunda ... plakalı aracın sürücüsü ...'in %25 oranında (Tali Kusurlu) olduğunun belirtildiği, davacının iş gücü kaybı ve bakıcı gideri tazminatı talebi yönünden bilirkişi Tevfik Dinç tarafından düzenlenen 10/12/2021 tanzim tarihli raporda;

yapılan hesaplama neticesinde 07.03.2017 tarihinde meydana gelen trafik kazası sonucu %93 oranında malul olan ve %25 oranında kusurlu olduğu tespit edilen 1953 doğumlu davacı ... için 293.068,15-TL işgücü kaybı yönünden maddi tazminat ile, 440.792,79 TL yaşam boyu bakıcı gideri tazminatı talep edebileceğinin belirtildiği, raporda TRH 2010 yaşam tablosuna göre progresif rant yöntemiyle bilinmeyen (işleyecek) devredeki gelirlerin her yıl için % 10 artırılıp % 10 iskonto edilmesi suretiyle hesaplandığı gerekçesiyle.

"1-Davanın KABULÜ ile, 293.068,00 TL işgücü kaybı, 330.000,00 TL bakıcı gideri, temerrüt tarihi olan 20/10/2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, davalı yanın sorumluluğunun 2017 yılı için sigorta şirketlerinin sorumluluk tutarı olan sakatlanma ve ölüm tazminatı için 330.000,00 TL, sağlık gideri kapsamında 330.000,00 TL ile sınırlı tutulmasına" karar verilmiştir.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ

Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde; sürücüsü ve plakası tespit edilemeyen araçların neden olduğu kazalar hakkında, bu aracın varlığı kesin deliller ile tespit edilemediği takdirde davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, TBK 50.maddesinde “Zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır.” denildiğini ve başvuru sahibinin, plakası tespit edilemeyen aracın varlığını ve kusurlu bulunduğunu ispat etmek ile yükümlü olduğunu, tanığın ifadelerinin çelişkili olduğunu, tanığın kaza sonrasında kolluk ya da savcılık makamında ifade vermediğini, maluliyet raporunun,

Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik esas alınarak düzenlenmesi gerektiğini, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları’ında yapılan değişiklik ile 01.06.2015 tarihinden itibaren gerçekleşen trafik kazalarına ilişkin olarak yapılacak hesaplamalarda TRH 2010 tablosunun ve iskonto oranının (teknik faiz), %1,8 olarak dikkate alınması gerektiğini, mahkemece 2 teminatın varlığı kabul edilerek sakatlanma ve ölüm teminatından 330.000,00-TL sağlık gideri teminatından 330.000,00-TL üzerinden davanın hatalı hesaplama doğrultusunda kabulüne karar verildiğini,

kaza yılı olan 2017 itibariyle teminat limitinin 330.000,00-TL olduğu, bu rakamın dışında ikinci bir teminat bulunmadığını belirterek kararın kaldırılmasını istemiştir.

Davacı vekili istinaf dilekçesinde; kusur oranını kabul etmediklerini davacının kusuru bulunmadığını belirterek kararın kaldırılmasını istemiştir.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE

Mahkemece verilen kararda kamu düzenine aykırılık görülmediğinden, HMK'nın 355. maddesi gereğince istinaf edenin sıfatına göre ve istinaf sebepleri ile sınırlı olarak yapılan inceleme sonucunda;

Dava, trafik kazasından kaynaklanan cismani zarar nedeniyle maddi tazminat istemidir.

Maluliyete yönelik istinaf sebeplerinin incelenmesinde, Yerleşik Yargıtay uygulamasına göre, maluliyete ilişkin alınacak raporların 11/10/2008 tarihinden önce Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü, 11/10/2008 tarihi ile 01/09/2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği, 01/09/2013 tarihi ile 01/06/2015 tarihleri arasında Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği, 01/06/2015 tarihi ile 20/02/2019 tarihleri arasında Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine, 20/02/2019 tarihinden sonra da Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun olarak düzenlenmesi gerekir.

Kaza tarihinde Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik yürürlükte bulunmadığı anlaşılmakla hükme esas alınmamasında isabetsizlik görülmemiştir.

Hesaplama yöntemine gelince, tarafların bilirkişi raporunda kullanılan yaşam tablosuna ve tatbik edilen esaslara açık itirazları olmasa dahi TBK 51. maddesi uyarınca tazminatın kapsamının hâkim tarafından belirlenmesi zaruridir. Gerçek zarar miktarı, hak sahibinin olay tarihindeki bakiye ömrü esas alınarak aktif ve pasif dönemde elde edeceği kazançlar toplamından oluşmaktadır.

Gerçek zarar hesabı, özü itibariyle varsayımlara dayalı bir hesap olup, gerçeğe en yakın verilerin kullanılması esastır.

Hak sahiplerinin bakiye ömürleri önceki yıllarda Fransa’dan alınan 1931 tarihli “PMF” cetvellerine göre saptanmakta iken, Başbakanlık Hazine Müsteşarlığı, Hacettepe Üniversitesi Fen Fakültesi Aktüerya Bilimleri Bölümü, BNB Danışmanlık, Marmara Üniversitesi ve Başkent Üniversitesi’nin çalışmaları ile “TRH 2010” adı verilen “Ulusal Mortalite Tablosu” hazırlanmış olup, Sosyal Güvenlik Kurumu'nca da ilk peşin sermaye değerinin hesaplanmasında anılan tabloların uygulanmasına geçilmiştir.

Gerek diğer kurumlar ile Yargıtay Daireleri arasında tazminat hesabında birliğin sağlanması açısından ve gerekse bu tablonun ülkemize özgü ve güncel verileri içerdiği de göz önüne alınarak, ülkemizce de tazminat hesaplamalarında TRH 2010 Tablosu’na göre bakiye ömür sürelerinin belirlenmesinin, güncel verilere ve ülkemiz gerçeklerine daha uygun olacağına Yargıtay 17.Hukuk Dairesi’nce de karar verilmekle görüş değişikliğine gidilmişti.

(Yargıtay 17.HD 22/12/2020 tarih, 2019/5206 Esas, – 2020/8874 Karar. sayılı ilamı, 14/01/2021 Tarih 2020/2598 Esas. – 2021/34 Karar. sayılı ilamı).

Öte yandan Anayasa Mahkemesi’nin 17/07/2020 tarih 2019/40-2020/40 sayılı kararı ile.

KTK’nın 90. maddesindeki “bu Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda öngörülen usul ve esaslara tabidir” bölümündeki “bu kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda” ibaresinin Anayasa’ya aykırı olduğu gerekçesiyle iptaline karar verilmekle; zarar hesaplanmasında ZMMS Genel Şartları ekindeki cetvellerin kullanılması mümkün olmadığından ve anüite formülüne göre devre başı ödemeli belirli süreli rant esası (%1,8 teknik faiz) bu cetvellerle getirildiğinden, artık uygulanması mümkün değildir.

Anılan nedenlerle tazminat hesaplamasında davacının bakiye ömür süresinin TRH 2010 yaşam tablosu’na göre belirlenmesi, davacının bilinen dönem sonrası muhtemel gelirinin her yıl için %10 artırılıp %10 iskonto edilmesi ile belirlenecek peşin değeri esas alınıp işleyecek aktif ve pasif dönem tazminat hesabı yapılması gerekmekte olup, TRH 2010 yaşam tablosu ve progresif rant yöntemi kullanılarak düzenlenen hesap raporunun hükme esas alınmasında isabetsizlik görülmemiştir.

Teminat limiti konusunda ise, uyuşmazlık, davacının sürekli bakıcı gideri zararının “sakatlık teminatı” kapsamında mı, yoksa “tedavi gideri teminatı” kapsamında mı olduğu noktasında toplamaktadır.

Tedavi gideri ve sakatlık olarak iki ayrı teminat limiti bulunmakta olup, limit kişi başına ölüm/sakatlanma bakımından 330.000,00-TL, tedavi gideri bakımından 330.000,00-TL'dir.

Daimi sakatlık tazminatında mağdurun meslekte kazanma gücü kaybı oranına göre elde edeceği gelirdeki azalma hesaplanırken, yaşam boyu bakıcı gideri tazminatında, mağdurun bakımı, hastaneye gidip gelmesi, ilaçları, gerektiğinde sürekli yanı başında bulunması gereken hasta bakıcı-yardımcı maaş ve ücretleri hesaplanmaktadır. Daimi iş gücü kaybı tazminatı ile yaşam boyu bakım giderleri farklı tazminat kalemleri olup, yaşam boyu bakıcı giderlerinin sakatlık teminatı kapsamında değerlendirilmesi mümkün değildir.

Bakıcı giderleri de tedavi giderleri kapsamındadır. Limitler dahilinde davalı ... tedavi giderlerinden de sorumludur. Somut olayda; sürekli bakıma muhtaç kalacak derecede yaralanan davacı, bakıcı masraflarını da talep etmiştir. Bakıcı gideri sakatlanma tazminatı kapsamında değerlendirilemez, ancak kişinin yaralanması nedeni ile bakıma ihtiyaç duyduğu dönem içinde yapacağı bakıcı gideri, tedavi gideri olarak hükmedilebilir. Bu nedenle davalı ... maluliyet nedeni ile tazminata mahkum edilmesi, bakım ihtiyacı nedeniyle yapılacak gider yönünden sorumluluğunu ortadan kaldırmaz.

Bu nedenle, tek teminat limiti bulunduğuna ilişkin istinaf sebeplerine de itibar edilememiştir.

Dosyadaki yazılara, kanuni gerektirici sebeplere, 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 14/I. maddesinde, bu Kanunun 13. maddesi, 13.10.1983 tarihli ve 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu ve 10.07.2003 tarihli ve 4925 sayılı Karayolu Taşıma Kanunu ile ihdas edilen zorunlu sorumluluk sigortaları ile bu Kanunla mülga 21.12.1959 tarihli ve 7397 sayılı Sigorta Murakabe Kanunu çerçevesinde ihdas edilmiş olan zorunlu sigortalara ilişkin olarak belli koşulların oluşması halinde ortaya çıkan zararların bu sigortalarla saptanan geçerli teminat miktarlarına kadar karşılanması amacıyla Türkiye Sigorta,

Reasürans ve Emeklilik Şirketleri Birliği nezdinde ... oluşturulacağı hükmüne yer verilmiş, aynı maddenin II-a bendinde ise, sigortalının tespit edilememesi durumunda kişiye gelen bedensel zararlar için ... başvurulabileceğinin belirtilmesine, tanık beyanı ve kaza tespit tutanağı kapsamında davalının sorumlu olduğunun ve mahkemece belirlenen kusur oranının oluşa uygun olduğunun anlaşılmasına göre davacı ve davalı vekillerinin istinaf başvurularının ayrı ayrı esastan reddine karar vermek gerekmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;

1-Davacı vekilinin ve davalı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince ayrı ayrı ESASTAN REDDİNE,

2-Davacı tarafından yatırılması gereken 427,60 TL istinaf karar ve ilam harcından peşin yatırılan 80,70 TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubu ile bakiye 346,90 TL harcın davacıdan alınarak Hazineye irat kaydına,

Davalı tarafından yatırılması gereken 42.561,78 TL istinaf karar ve ilam harcından peşin yatırılan10.640,44 TL harcın mahsubu ile bakiye 31.920,34 TL harcın davalıdan alınıp Hazineye irat kaydına,

3-İstinaf eden taraflarca yatırılan istinaf gider avansından kullanılmayan kısmın karar kesinleştiğinde ilgilisine iadesine,

4-İstinaf eden taraflarca yapılan istinaf yargılama giderinin kendi üzerlerinde bırakılmasına,

5-Kararın usulüne uygun olarak taraflara tebliğine,

Dair, duruşma açılmadan dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK.nın 361/1 maddesi uyarınca kararın usulen tebliğinden itibaren 2 HAFTA İÇERİSİNDE TEMYİZ YOLU AÇIK olmak üzere 24/01/2024 tarihinde oy birliği ile karar verildi.

Başkan Üye Üye Katip Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.

Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 35. Hukuk Dairesi, E. 2022/1615, K. 2024/48, 24 Ocak 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Tarafların İddia Ve Savunmaları
  4. İlk Derece Mahkemesi Kararı
  5. İleri Sürülen İstinaf Sebepleri
  6. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 35. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/1615
Karar No
2024/48
Tarih
24 Ocak 2024

İlgili Kararlar

  • Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 35. Hukuk Dairesi E.2022/1617 K.2024/50
  • Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 35. Hukuk Dairesi E.2022/1618 K.2024/71
  • Konya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi E.2022/1624 K.2024/75
  • Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 35. Hukuk Dairesi E.2022/1628 K.2024/20
  • Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi E.2022/1630 K.2024/168
  • Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 35. Hukuk Dairesi E.2022/1642 K.2024/23

Tüm Arşiv

İstinaf (BAM) KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.