KÜNYE
T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 35. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 14 Şubat 2024
- T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 35. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No
- 2022/1916 - 2024/201
- Dosya no
- 2022/1916
- Karar no
- 2024/201
- İncelenen kararın mahkemesi
- ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 13/04/2022
- Numarası
- 2021/656 Esas - 2022/322 Karar
- Davacı
- —
- Vekili
- —
- Davalı
- —
- Davanın konusu
- Tazminat (Trafik Kazasından Kaynaklanan
- Yazılma tarihi
- 04/03/2024
Karar Metni
1.155 kelime·6 dk okuma·3 bölüm
Mahalli mahkemesince verilen karara karşı davacı vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI
Davacı vekili dava dilekçesinde. 27.12.2018 tarihinde meydana gelen trafik kazasında temlik eden dava dışı ...'nün ağır şekilde yaralandığını, temlik eden ...'nün söz konusu trafik kazasına karışan aracın ZMSS poliçesini düzenleyen davalı ...
Sigorta A.Ş.'den maddi tazminata ilişkin hak ve alacaklarının 30.000 TL'sini davacıya Diyarbakır 2. Noterliği’nin 20488 yevmiye nolu ve 19.12.2019 tarihli temliknamesi ile devir ve temlik ettiğini, işbu temlikname gereğince davalı sigorta şirketinin 30.000 TL'yi davacıya ödemekle yükümlü olduğunu, temlik eden ... tarafından zararlarının tazmini amacıyla davalı sigorta şirketine karşı Ankara 11. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2020/72 Esas sayılı dosyası ile dava açıldığını ve temlik eden ...'ye iş bu dosya kapsamında sulhen ödeme yapıldığı bilgisi edinildiğini, temlik gereğince 30.000 TL'nin davacıya ödenmesi için davalı ...
Sigorta A.Ş.'ye başvuruda bulunulduğunu, ancak başvurularının davalı tarafından sürüncemede bırakıldığını, bunun üzerine davalı sigorta şirketine karşı 2021/10611 büro dosya numarası, 2021/94517 arabuluculuk dosya numarası ile zorunlu arabuluculuk yoluna başvurulduğunu, 15.10.2021 tarihli son tutanakla da sabit olduğu üzere arabuluculuk kapsamında taraflar arasında anlaşma sağlanamadığını belirterek temlikname gereğince 30.000 TL'nin kaza tarihinden itibaren işleyecek olan değişen oranlarda avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın reddini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece yapılan yargılama sonunda; dava dışı ... ile davalı Sigorta Şirketi arasında akdedilen 05.06.2020 tarihli ibraname ve feragatname ile 29.3.2020 tarihli toplam 354.915,25 TL’lik ödemenin yapıldığına ilişkin dekontların dosyada yer aldığı, davacının 19.12.2019 tarihli temliknameyi davalıya 22.06.2020 tarihinde bildirdiği; hal böyle olunca davalı tarafından ödeme yapıldıktan sonra davalıya temliknamenin bildirilmiş olduğu, TBK'nın 186. maddesi uyarınca temliknamenin bildirimi öncesinde borçlu tarafından alacaklıya ödeme yapılmış olduğu ve davalının ödemeyi kötü niyetle yaptığının dosya kapsamında ispat edilemediği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiş, hükme karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili istinaf dilekçesinde; davalı ...
Sigorta A.Ş.’nin temliknameden haberdar olarak temlik edene ödeme yaptığını ve temlik edene ödeyeceği tutarı da buna göre belirlediğini, temlik konusu tutarın ödemeden ayrı tutulduğunu, mahkemece davalıya temliğin bildirilmediği yönünde oluşturulan ret gerekçesinin oluşa aykırı olduğunu, davalı sigorta şirketi tarafından sulh kapsamında temlik edene ödenen asıl alacak tutarının 330.000-TL olduğunu, temlik eden ...'nün geçirdiği trafik kazasının 27.12.2018 tarihinde meydana geldiğini, 2018 yılı itibariyle geçerli ZMSS sakatlık teminat limiti tutarının 360.000-TL olduğunu,
davalı sigorta şirketi tarafından temlik edene poliçe teminat limitinin tamamı değil, 30.000-TL'si şirket uhdesinde kalacak şekilde ödeme yapıldığını, eksik ödenen 30.000-TL'nin ise davacıya temlik edilen 30.000-TL'ye ilişkin olduğunu, dolayısıyla, davalı sigorta şirketinin temliknameden bilgisi bulunduğunu, temlik bildiriminin mutlaka yazılı şekilde yapılmasına gerek bulunmadığını, borçlunun haberdar edilmesinin yeterli olduğunu,
dosyaya sunulan başvuru dilekçesi ve e-posta yazışmalarının dava açılmadan önce sigorta şirketine karşı başvuru şartını düzenleyen Karayolları Trafik Kanunu 97. madde gereğinin yerine getirilmesi amacıyla yapıldığını, mahkemece KTK md. 97 gereği sunulan evrakların temlik bildirimi olarak değerlendirilmesi ve buna göre karar verilmesinin hatalı olduğunu, davalının borcu eksik ifa ettiğini belirterek, istinaf isteminin kabulü ile yerel mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE İstinaf talebinde bulunan davacı vekilinin istinaf sebepleri doğrultusunda, kamu düzenine aykırılıklar resen gözetilerek, dosya içerisindeki bilgi ve belgeler, mahkeme kararının gerekçesi, dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesi ile yapılan inceleme sonunda; Dava, trafik kazasından kaynaklanan zarar görenin maddi tazminat alacağının zarar görenin temlikine bağlı alacak istemine ilişkindir.
Somut olayda kaza tespit tutanağı uyarınca, 27.12.2018 tarihinde sürücü...’nin sevk ve idaresindeki araçla seyri sırasında meydana gelen kazada araçta yolcu olarak bulunan ...’nün yaralandığı, kazanın meydana gelmesinde sürücünün kural ihlali olduğunun belirlendiği, kaza yapan aracın ZMM sigorta poliçesinin kaza tarihini kapsar şekilde davalı sigorta şirketi tarafından tanzim edilmiş olduğu, zarar gören ...'nün trafik kazasına karışan aracın ZMSS sigortacısı olan davalı ...
Sigorta A.Ş.'den maddi tazminata ilişkin hak ve alacaklarının 30.000 TL'sini davacıya Diyarbakır 2. Noterliğinin 20488 yevmiye nolu ve 19.12.2019 tarihli temliknamesi ile devir ve temlik ettiği, Ankara 11.ASTM’nin 2020/72 Esas nolu dosyası ile davacı ... vekili tarafından davalı ...
Sigorta A.Ş. aleyhine bu kazaya ilişkin 04.02.2020 tarihinde açılan tazminat davasında, yargılamanın devamı sırasında ... ile davalı sigorta şirketi arasında 05.06.2020 tarihli ibranamenin düzenlenmesiyle alacağın tahsil edildiği, bunun üzerine davacı vekilinin, mahkemeye hitaben sunduğu 16.06.2020 tarihli dilekçe ile “derdest 2020/72 E. sayılı dosyasına konu talebimize münhasır olmak üzere, eldeki işbu davanın ikame edilmesinden sonra davalı taraf ile asıl alacak, ferileri, yargılama harç ve giderleri hususunda sulh olunmuş olup; tarafımıza sigorta şirketince ödeme yapılmıştır.
Dolayısıyla müvekkilin işbu davadaki talep konusuna münhasır olmak üzere, ... Sigorta A.Ş. ile sulh olunmakla; işbu davadan feragat ediyoruz.
Gereği için vekâleten arz ve talep ederiz” beyanında bulunduğu, akabinde anılan mahkemece verilen 25.06.2020 tarihli karar ile davanın feragat nedeniyle reddine karar verildiği, kararın kesinleştiği, eldeki davada davacı tarafından temliknamenin davalıya 22.06.2020 tarihinde bildirildiği, yerel mahkemece anılan delillerin değerlendirilmesi ile davanın reddine karar verildiği anlaşılmıştır.
Dosya kapsamındaki bilgi ve belgelerden. 27.12.2018 tarihinde meydana gelen kaza sonucu cismani zarara uğrayan dava dışı ... tarafından kaza yapan aracın ZMM sigorta poliçesini düzenleyen davalı sigorta şirketi aleyhine 04.02.2020 tarihinde Ankara 11.ASTM’nin 2020/72 Esas nolu dosyası ile dava açıldığı, anılan davanın açılmasından önce, zarar gören ...'nün trafik kazasına karışan aracın ZMSS sigortacısı olan davalı ...
Sigorta A.Ş.'den maddi tazminata ilişkin hak ve alacaklarının 30.000 TL'sini davacıya Diyarbakır 2. Noterliğinin 20488 yevmiye nolu ve 19.12.2019 tarihli temliknamesi ile devir ve temlik ettiği, Ankara 11.ASTM’nin 2020/72 Esas nolu dosyasında yapılan yargılama sırasında ... ile davalı sigorta şirketi arasında 05.06.2020 tarihli ibranamenin düzenlenmesiyle alacağın tahsil edildiği,
bunun üzerine anılan mahkemece 25.06.2020 tarihli karar ile davanın feragat nedeniyle reddine karar verildiği ve kararın kesinleştiği, eldeki davada davacının temliknameyi davalı sigorta şirketine, ibranamenin düzenlendiği ve ödemenin yapıldığı 05.06.2020 tarihinden sonra 22.06.2020 tarihinde bildirdiği, bu suretle davalı sigorta şirketi tarafından dava dışı zarar gören ...’ye yapılan ödemenin kötüniyetli ödeme olduğunun davacı tarafça ispat edilememiş olması karşısında mahkemece davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmıştır.
Açıklanan nedenlerle; usul ve yasaya uygun ilk derece mahkemesi kararına karşı davacı vekili tarafından yapılan istinaf başvurusunun HMK’nın 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 35. Hukuk Dairesi, E. 2022/1916, K. 2024/201, 14 Şubat 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama