KÜNYE
T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 35. Hukuk Dairesi T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi
- Karar tarihi
- 14 Şubat 2024
- Esas no
- 2022/1987
- Karar no
- 2024/218
- Başkan
- ... (...
- Üye
- ... (...
- Üye
- ... (...
- Katip
- ... (...
- İncelenen kararın mahkemesi
- ESKİŞEHİR ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 09/06/2022
- Numarası
- 2020/82 Esas 2022/476 Karar
- Davacılar
- —
- Vekilleri
- —
- Davalı
- ...
- Vekilleri
- —
- Davanın konusu
- Tazminat
- Yazılma tarihi
- 04/03/2024
Karar Metni
1.736 kelime·9 dk okuma·4 bölüm
Mahalli mahkemesince verilen karara karşı davacılar vekili ve davalı vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI
Davacılar vekili dava dilekçesinde; 15/03/2018 tarihinde, davacı ... ve ...’in annesi olan ...’ın yolcu olarak bulunduğu davalı tarafından ZMMS ile sigortalı aracın kazası neticesinde vefat ettiğini, müvekkillerin ölenin desteğinden mahrum kaldığını, davalı ... Şirketi tarafından bir miktar ödeme yapılmış ise de ödemenin yetersiz olduğunu ileri sürerek, her bir davacı için 50.000,00'er TL'nin kaza tarihi olan 15.03.2018 tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalıdan tahsilini istemiştir.
Davacılar vekili 22.11.2021 tarihli dilekçesi ile davasını ıslah ederek, davacı ... için 58.658,85 TL, ... için 72.746,86 TL destek tazminatı istemiştir.
Davalı ... Şirketi; yasal süresi içerisinde davaya cevap vermemiş, yargılama sırasında davalı vekili tarafından yapılan ödeme ile sorumluluklarının sonra erdiği beyan edilmiş iken, sonraki beyanlarda hiç kimsenin kendi kusuruna dayanarak tazminat talep edemeyeceği ileri sürülerek davanın reddi istenmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece; davanın, 6098 sayılı TBK 49 ve devamı maddeleri uyarınca ölenin yakınlarının haksız fiilden kaynaklanan destekten yoksun kalma tazminat talebine ilişkin olduğu; dava ile ilgili olarak Susurluk Asliye Ceza Mahkemesinin 2018/469 E. sayılı dosyasının bir sureti ile Balıkesir 1.Ağır Ceza Mahkemesinin 2020/450 E. sayılı dosyasının bir sureti, davalı ... şirketi hasar dosyası getirtilerek bilirkişi raporu aldırıldığı; tüm dosya kapsamına göre;
davacıların murisinin 15/03/2018 tarihinde meydana gelen kazada vefat ettiği, davalı sigortanın davacılara 84.237,00 TL ödeme yaptığı, murisin araçta yolcu olması sebebiyle kazanın meydana gelmesinde kusurunun bulunmadığı, araç sürücüsü ...'in sürücü belgesi olmadan araç kullandığı, Cumhuriyet Savcılığı tarafından yapılan hazırlık soruşturması sırasında ve ceza mahkemesi tarafından yapılan yargılama sırasında ifadesi alınan ...'in muris ... ile alkollü içki içtiklerini, alkollü olduğundan kazanın nasıl olduğunu hatırlamadığını beyan ettiği, davacıların desteğinin sürücünün alkollü olduğunu bilerek araca bindiği,
bu nedenle zararın oluşumunda desteğin müterafik kusurunun bulunduğu, Yargıtay uygulamalarına göre desteğin müterafık kusurlu olması durumunda tazminattan %20 oranında indirim yapılması gerektiği, davacıların davalı ... şirketine 25/01/2019 tarihinde başvurduğu, davalı tarafından evrakın 28/01/2019 tarihinde kabul edildiği ve evrakın kabul tarihinden itibaren 8 iş günü sonunda davalının temerrüde düştüğü, davacı ... yönünden 35.176,68 TL, davacı ... yönünden 58.197,49 TL destekten yoksun kalma tazminatı talep etmekte haklı oldukları gerekçesiyle.
“Maddi tazminat talebinin kısmen kabulü ile, davacı ... yönünden 35.176,68 TL destekten yoksun kalma tazminatının 08/02/2019 tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, davacı ... yönünden 58.197,49 TL destekten yoksun kalma tazminatının 08/02/2019 tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin taleplerin reddine," karar verilmiş, hüküm davacılar vekili ve davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacılar vekili istinaf başvuru dilekçesinde; kusur indiriminin usul ve yasaya aykırı olduğunu, mahkemece rapora ve ek rapora itirazlarının değerlendirilmeden karar verildiğini, hesaplamanın 2022 yılı asgari ücreti yerine 2021 yılı asgari ücretine göre yapıldığını, kök ve ilk ek raporda davacı ...’in alacağı 72.746,86 TL iken, ikinci ek raporda 115.874,86 TL’ye; davacı ...’ın ise 58.658,85 TL iken, ikinci raporda 43.970,85 TL’ye düştüğünü, nedeninin anlaşılmadığını; müteveffanın asgari ücretin 3,68 katı gelir elde ettiğinden gelirinin 2022 yılı için 15.640,00 TL hesaplanması gerektiğini, buna rağmen 4.250,00 TL hesaplamanın hatalı olduğunu;
ayrıca ölenin babası için de tazminat hesaplanmış ve garameten uygulama yapılmış ise de, ölenin babası tarafından açılan bir dava olmaması nedeniyle garameten hesaplama yapılamayacağını, ölenin babası emekli öğretmen olduğundan kızının desteğinden mahrum kalmadığını, bu nedenle poliçe limitinin tamamının müvekkiline ödenmesi gerektiğini, olayda hatır taşımasının söz konusu olmadığını bu nedenle indirim yapılmasının hatalı olduğunu belirterek, kararın kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde; müvekkili tarafından davadan önce davacılara yapılan ödeme ile sorumluluklarının sona erdiğini, mahkemece müterafik kusurun değerlendirilmediğini, ödeme tarihi itibariyle yapılan hesaplamada müterafik kusur ve hatır taşıması indirimi uygulandığında yapılan ödeminin yeterli olduğunun anlaşılacağını; dosyada, ölenin gelirine ilişkin belge olmaması nedeniyle hesaplamanın asgari ücrete göre yapılması gerektiğini, mahkemece alternatifli hesaplamaya göre rapor alındığını, bu nedenle asgari ücretin üzerindeki gelire yönelik itirazlarının bulunduğunu;
davacılar dışında destekten yoksun kalanlar var ise bunların da araştırılarak pay ayrılması gerektiğini, tazminattan müterafik kusuru indirimi ve hatır taşıması indirimi yapılması gerektiğini, müvekkilinin kusur oranında zararlardan sorumlu olduğunu ve hesaplamanın da ZMMS Genel Şartları'na göre yapılması gerektiğini, ayrıca ceza dosyasında uzlaşma olup olmadığının araştırılması gerektiğini, müvekkilinin temerrüde düşmemesi nedeniyle faize hükmedilmesinin de hatalı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasını istemiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Mahkemece verilen kararda kamu düzenine aykırılıklar gözetilerek, istinaf edenlerin sıfatına göre ve istinaf sebepleri ile sınırlı olarak yapılan HMK'nın 355. maddesi gereğince yapılan inceleme neticesinde;
Dava, trafik kazasından kaynaklanan ölüm sebebiyle destekten yoksun kalma nedeniyle maddi tazminat istemidir. Davacılar, annelerinin yolcu olarak bulunduğu aracın tek taraflı kazası neticesinde vefat ettiğini, davalı ... şirketine müracaatları sonucunda ödeme yapılmış ise ödemenin yetersiz olduğunu ileri sürerek bakiye destek zararlarını talep etmiş, mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, hüküm davacılar vekili ve davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir.
Taraf vekillerinin aktüer hesaplamaya yönelik istinaf sebeplerinin incelenmesinde; davalı ... Şirketi, dava tarihinden önce dava konusu kaza nedeniyle davacıya ödeme yapıldığını, bakiye zarar bulunmadığını; davacılar ise yapılan ödemenin yetersiz olduğundan eldeki davanın açıldığını ileri sürmüşlerdir.
O hâlde; öncelikle ödeme tarihi itibarıyla yapılan ödemenin yetersiz olup olmadığının belirlenmesi gerekir.
Bunun için ödeme tarihindeki veriler (ödeme tarihindeki gelir vs.) dikkate alınarak tazminatın belirlenmesi, bulunan tutardan koşulları varsa 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun (KTK) 87nci maddesi gereğince hatır taşıması ve müterafik kusur nedeniyle gerekli indirimler yapıldıktan sonra ortaya çıkan miktar ile ödeme miktarının karşılaştırılarak ödemenin yeterli olup olmadığının araştırılması; ödeme yeterli ise davacıların bakiye zararı kalmadığından davanın reddine karar verilmesi, ödeme yetersiz ise karar tarihine en yakın veriler dikkate alınarak tazminatın hesaplanması,
zarar ve yararın denkleştirilmesi ilkesi gereğince hesap raporunun düzenlendiği tarihe kadar geçen süre için yasal faiz uygulanmak suretiyle hesaplanan tutardan en son olarak davalı tarafından yapılan ödeme mahsup edilerek bakiye zarar yönünden talebin kabulüne karar verilmesi gerekmektedir.
Destek tazminatı kapsamında tazminat taleplerinde, sigorta şirketi sigorta limiti ile henüz dava açılsın ya da açılmasın tüm zarar görenlere karşı sorumlu olduğundan, tazminat hesaplanması sırasında tüm destekten mahrum kalanların payları nazara alınacağı gibi, KTK'nın 96. maddesi gereğince toplam tazminat miktarının poliçe teminat limitini aşması durumunda, tüm zarar görenler açısından yapılacak garame hesabına göre sigorta şirketinin zarardan sorumlu olacağı nazara alınarak, sigorta şirketinin talepte bulunanlar açısından sorumlu olacağı miktarlar belirlenmelidir.
Bu açıdan davadan önce ödeme yapılmış ve ödeme yapılanlar açısından garame hesabı ile ödeme yapılarak miktar kadar ödeme yapılmış ise, davadan önce ödeme yapılanlar, davadan önce ödeme yapıldığı tarihte kendileri açısından kalan teminat limiti kadar tazminat talep edebileceğinden, tazminat miktarları teminat limitini aşmakta ise bu durum ilk ödeme tarihindeki yapılan hesaplamada nazara alınmalı, tüm destekten zarar görenleri açasından bakiye limit kalsa dahi, davacılar açısından garame hesabı çerçevesinde ilk ödeme tarihinde, davalı, davacılara sorumlu olduğu limit kadar ödeme yapmış ise,
henüz destekten yoksun kalma nedeniyle tazminat talep etmeyen zarar görenler için ayrılan pay üzerinden davacılar yetersiz ödeme nedeniyle yeniden destek payı talep edemeyeceğinden, bu durumda sigorta şirketinin, davacılara karşı sorumluluğu sona erdiğinden davanın reddine karar verilmeli, aksi durumda ise ilk ödeme tarihinde yetersiz ödeme yapılmasaydı, Sigorta Şirketinin ödemesi gereken miktar gözetilmek suretiyle bakiye zarar belirlenmelidir.
Somut olayda; davalı ... şirketi tarafından, davacılara yapılan ödeme sırasında %20 oranında müterafik kusur indirimi yapılarak, hesaplanan tazminat miktarının davalılara ödenmesine karar verildiği anlaşılmaktadır.
Her ne kadar hasar dosyasında hesaplanan tazminat miktarı dosya kapsamına göre tespit edilen destekten zarar görenler açısından (ölenin çocukları ve babası) açısından sigorta teminat limitinin altında ise de, hesaplamada vefat edenin geliri aktif dönem için asgari ücret kadar olacağı kabul edilerek hesaplanmış olup, ilk derece mahkemesi tarafından yapılan hesaplamada ise desteğin serbest avukat olması nedeniyle gelirinin asgari ücretin üzerinde olacağı kabul edilerek hesaplama yapılarak davanın esası hakkında karar verilmiştir.
Desteğinin gelirinin asgari ücretin üzerinde olması durumunda, davadan önceki ödeme tarihinde de, tazminat miktarlarının teminat limitini aşma ihtimali bulunduğundan, öncelikle ödeme tarihindeki veriler çerçevesinde, destekten yoksun kalanların zarar miktarları ve hesaplanan zarar miktarından koşulları var ise TBK'nın 51-52. maddesi gereğince indirim gerekip gerekmediği değerlendirilerek, buna göre yapılan ödemenin yetersiz olup olmadığı değerlendirilerek, ödemenin yetersiz olması durumunda ödeme tarihi itibariyle her bir davacı yönünden davalının sorumlu olacağı teminat miktarı nazara alınarak,
yukarıda açıklandığı üzere hesap tarihine göre yapılacak hesaplamaya göre de öncelikle zarar miktarı tespit edilerek, akabinde yasal koşulları var ise tüm indirim sebepleri uygulanarak tazminat miktarı belirlenerek, daha önce yapılan ödemenin de Yargıtay 4. Hukuk Dairesi kararları gereğince "borcun ifasına yönelik" olması nedeniyle güncellenmek suretiyle toplam tazminattan mahsup edilerek, kalan sigorta teminat limitini aşmamak üzere ve her bir davacı yönünden daha önceki yapılan ödemler nedeniyle kalan teminat miktarları nazara alınmak suretiyle karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile karar verilmiş olması doğru görülmemiştir.
Kabule göre ise; mahkemece davacıların destek tazminatına ilişkin 2 ayrı rapor alınmış, tazminat miktarları belirlenirken davacı ...'in tazminat alacağı 22/09/2021 tarihli rapora göre (72.746,86 TL üzerinden) belirlenmiş iken, davacı ...'ın tazminat alacağı ise 19/04/2022 tarihli rapora göre (43.970,85 TL üzerinden) belirlenerek, farklı veriler nazara alınarak davanın esası hakkında karar verilmiş olması da doğru görülmemiştir.
Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacılar vekilinin ve davalı vekilinin istinaf taleplerinin kabulüne, uyuşmazlığın çözümünde etkili deliller toplanılmadan ve değerlendirilmeden karar verilmiş olması nedeniyle ilk derece mahkemesi kararının HMK'nın 353/1-a-6. maddesi gereğince kaldırılmasına, davanın yeniden görülerek, yukarıda açıklandığı üzere bilirkişiden ek rapor yahut yeni bir bilirkişiden rapor alınarak, taraf itirazları da değerlendirilerek, davanın esası hakkında olumlu olumsuz bir karar verilmesi için dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine, kaldırıma sebebine göre davacılar vekilinin ve davalı vekilinin sair istinaf sebeplerinin şimdilik incelenmesine yer olmadığına, karar vermek gerekmiştir.
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 35. Hukuk Dairesi, E. 2022/1987, K. 2024/218, 14 Şubat 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama