KÜNYE
T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 35. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 19 Aralık 2024
- T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 35. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No
- 2023/1042 - 2024/1628
- Dosya no
- 2023/1042
- Karar no
- 2024/1628
- İncelenen kararın mahkemesi
- ANKARA 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 12/04/2023
- Numarası
- 2022/514 Esas 2023/251 Karar
- Davacı
- —
- Vekili
- —
- Davalı
- —
- Davanın konusu
- Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan
- Yazılma tarihi
- 19/12/2024
Karar Metni
1.316 kelime·7 dk okuma·4 bölüm
Mahalli mahkemesince verilen karara karşı davacı vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI
Davacı vekili dava dilekçesinde, 20.08.2019 tarihinde dava dışı ...’ün sevk ve idaresindeki ... plakalı araç içinde davacı olduğu halde seyir halinde iken ... yönetimindeki ... plakalı aracın şerit ihlali yaparak davacının bulunduğu araca çarptığını, gerçekleşen kazada davacının yaralandığını, meydana gelen yaralanmaları nedeniyle maddi zarara uğradığını, daha önce Ankara 6. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2020/129 sayılı dosyasından tazminat davası açıldığını, yargılama devam ederken davalı tarafından sulh teklif edildiğini, sulh kapsamında poliçe limiti olan 390.000,00-TL miktarın ödendiğini ve protokol düzenlendiğini,
dava açılmadan önce davalı sigorta şirketine yazılı başvuruda bulunularak, yapılan sulh protokolüne göre yapılan ödemenin yetersiz olduğu ve bakıcı gideri tazminatının taraflarına ödenmesinin talep edildiğini, ancak taraflarına ödeme yapılmadığını belirterek, davacı küçük ... için 250,00 TL geçici bakıcı giderinin, 250,00 TL daimi bakıcı giderinin davalı sigortaya başvuru tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde, kazaya karışan ... plakalı aracın davalı şirket nezdinde sigortalı olduğunu, davacı tarafından, aynı trafik kazası nedeni ile aynı poliçeden kaynaklı olarak davalı şirket aleyhine bakıcı gideri dahil olmak üzere Ankara 6 Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2020/129 E. sayılı dosyasında maddi tazminat talepli dava açıldığını, yargılama sırasında davacı yönünden, sürekli ve geçici iş göremezlik zararı ile bakıcı gideri zararına yönelik 390.000,00 TL ve ferileri olmak üzere toplam 488.320,00 TL üzerinden anlaşma sağlandığını, davacı tarafından davadan feragat edildiğini ve teminat limitinin tükendiğini, bu nedenle davanın kesin hüküm nedeniyle reddine karar verilmesi gerektiğini bildirerek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece, davanın bakıcı gideri istemine ilişkin olduğu, kesin hüküm itirazı ileri sürülen Ankara 6. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2020/129 Esas sayılı dosyasının incelenmesinde, davacı küçük ... için bakıcı gideri tazminatı talep edildiği, yargılama devam ederken 04.11.2020 tarihli dilekçe ile davacı ... yönünden davadan feragat edildiği, mahkemece bu gerekçe ile davanın feragat nedeniyle reddine karar verildiği ve kararın kesinleştiği, bu dava yönünden dava konusunun aynı olduğu anlaşılmakla HMK.
114/i maddesinde aynı davanın önceden kesin hükme bağlanmış olması dava şartları arasında sayıldığından, kesin hüküm nedeniyle dava şartı yokluğundan davanın reddine karar vermek gerektiği gerekçesiyle. "Davanın kesin hüküm nedeniyle dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine" karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı ... vekili istinaf dilekçesinde; davacı ...’ün genel bir travma geçirmiş olup, bu kazadan en fazla zarar gören kişi olduğunu, Hacettepe Üniversitesi Adli Tıp Kurumu Başkanlığından alınan 03.06.2022 tarihli adli rapora göre, omurga travmaları nedeniyle oluşan omurilik yaralanmaları veya kesilmelerine bağlı prapleji için Gr…..*(3-b…65)A…..%100 olduğu olay tarihi yaşına (1)göre (E cetveline göre)%100 olarak bulunduğu, çalışma ve meslekte kazanma gücü kaybı oranının %100 olduğu, sekel halini aldığı ve sürekli olduğu,
kaza nedeniyle kişinin sürekli olarak bir başkasının bakımına muhtaç olduğunun tespit edildiğini, meydana gelen kazadan dolayı davalı sigorta şirketine karşı Ankara 6.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2020/129 E. sayılı dosyasından tazminat davası açıldığını, yargılama devam ederken davalı sigorta şirketi sadece müvekkil ... için sulh teklifi önerdiğini, bu sulh kapsamında poliçe limiti olan 390.000,00-TL miktarın ödenmesinin teklif edildiğini, 15.10.2020 tarihli protokol düzenlendiğini, bu anlaşmaya istinaden sigorta şirketinin 20.10.2020 tarihinde ödemeyi yaptığını,
bu ödeme yapıldığı sırada müvekkil için maluliyeti belirleyen herhangi bir adli tıp raporu alınmadığını, sadece tedavi gördüğü hastane tarafından ÇÖZGER raporu verildiğini, davalı sigorta şirketinin yaptığı ödemenin poliçedeki sakatlık gideri teminatından olduğunu, oysa sürekli bakıcı giderinin istikrar kazanmış Yargıtay kararları doğrultusunda ayrıca tedavi giderleri teminatından ödenmesi gerektiğini, davacı için meslekte kazanma gücü kayıp oranının %100 olduğuna dair rapor verildikten sonra davalı sigorta şirketinin 15.10.2020 tarihli sulh protokolüne göre yapmış olduğu ödemenin yetersiz kaldığının anlaşıldığını,
sigorta şirketi ile yapılan sulh protokolünün iptali talepli bu davanın açıldığını, Karayolları Trafik Kanunun 111.maddesinde. “Madde 111 - Bu Kanunla öngörülen hukukî sorumluluğu kaldıran veya daraltan anlaşmalar geçersizdir.
Tazminat miktarlarına ilişkin olup da, yetersiz veya fahiş olduğu açıkça belli olan anlaşmalar veya uzlaşmalar yapıldıkları tarihten başlayarak iki yıl içinde iptal edilebilir” denildiğini, verilen feragatin ödenen tazminata yönelik olduğunu, kaldı ki Karayolları Trafik Kanunun 111.maddesi anlamında fahiş bir fark olduğu için verilen feragatnamenin de geçerli olmadığını belirterek, kararın kaldırılmasını istemiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE
Dava, trafik kazasından kaynaklanan geçici ve sürekli bakıcı gideri istemine ilişkindir.
Davacının davasından feragat etmesi ile dava konusu uyuşmazlık sona erer, kesin hükmün hukuksal sonuçlarını doğurur. Bu nedenle mahkeme henüz feragat nedeniyle davanın reddine karar vermemiş olsa bile davacı feragatten dönemez (rücu edemez), feragat ile bağlıdır.
Ancak, feragatle ortaya çıkan sonucun buna sebep olan rızayı ifsat eden bir nedenle malul olduğu kanıtlanırsa, doğurduğu netice bakımından hileye, hataya maruz kalan kimseye talep hakkı bahşedeceği kuşkusuzdur. Öte yandan, diğer maddi hukuk işlemlerinde olduğu gibi hata, hile veya ikrah nedeniyle feragatin feshi (iptali) için dava açılabileceği gibi feragatin hata, hile veya ikrah nedeniyle geçersiz olduğu aynı davada da savunma yoluyla ileri sürebilir.
Keza, 6100 sayılı HMK'nın 311. maddesi; ''feragat ve kabul kesin hüküm gibi sonuç doğurur. İrade bozukluğu hallerinde feragat ve kabulün iptali istenebilir.'' hükmünü öngörmektedir.
Somut olayda, Ankara 6. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2020/129 Esas - 2021/1002 Karar sayılı ilamında, davacıların ... (kendi adına asaleten- ... ve ...'e velayeten), ... ve ..., davalının ...
Sigorta Anonim Şirketi olduğu, dava dilekçesinde, her bir davacı için, 100,00-TL geçici iş göremezlik, 100,00-TL daimi iş göremezlik tazminatının, 100,00-TL hastaneye ulaşım araç ücretinin, davacılar ... ve ... için 100,00-TL bakıcı ücretinin, olay tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesinin talep edildiği, mahkemece, davacı ... yönünden açılan davanın feragat sebebiyle reddine karar verildiği, verilen hükmün Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesinin kararıyla davalının istinaf başvurusu üzerine diğer davacı ...’ün maluliyet oranı yönünden kaldırılmasına karar verildiği,
yapılan UYAP sorgulamasında yargılamanın devam ettiği, bu haliyle aynı konuda açılan diğer davanın derdest olduğu anlaşılmaktadır.
İlk dosyada düzenlenen sulh protokolü dosyaya ibraz edilmemişse de, davacı vekili tarafından istinaf dilekçesinde “sulh kapsamında poliçe limiti olan 390.000,00-TL miktarın ödenmesi teklif edilmiş ve 15.10.2020 tarihli protokol düzenlenmiştir.” denildiği anlaşılmaktadır.
Belirtilen nedenlerle, mahkemece ilk dava ile işbu davanın tarafları, konusu ve dava sebebinin aynı olduğuna ilişkin belirlemesi isabetliyse de, ilk hükmün şekli olarak kesinleşmediği anlaşılmakla davanın kesin hüküm sebebi yerine derdestlik nedeniyle reddi gerektiği anlaşılmakla gerekçenin bu şekilde düzeltilmesine ve belirtilen nedenlerle davanın reddine karar verilmesi gerekmiştir.
Açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin istinaf başvurusun kabulüne, ilk derece mahkemesi kararının gerekçesinin düzeltilmesine ve davanın reddine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
İSTİNAF HARÇ VE YARGILAMA GİDERLERİ YÖNÜNDEN
II-İstinaf talebi kabul edilen davacıdan alınan istinaf karar harcının isteği halinde davacıya iadesine, III-İstinaf talebi kabul edilen tarafından istinaf başvurusu nedeniyle yapılan 152,50-TL istinaf yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, IV-HMK'nın 333.maddesi gereğince kullanılmayan istinaf gider avansının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine, V- Kararın HMK'nın 359/4. maddesi gereğince taraflara tebliğine, Dair, duruşma açılmadan dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK.nın 361/1 maddesi uyarınca kararın usulen tebliğinden itibaren 2 HAFTA İÇERİSİNDE TEMYİZ YOLU AÇIK olmak üzere 19/12/2024 tarihinde oy birliği ile karar verildi.
Başkan Üye Üye Katip
* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 35. Hukuk Dairesi, E. 2023/1042, K. 2024/1628, 19 Aralık 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama