KÜNYE
T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 35. Hukuk Dairesi Vasi Vekilleri
- Karar tarihi
- 26 Aralık 2024
- 35. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No
- 2023/1145 - 2024/1698
- Esas no
- 2023/1145
- Karar no
- 2024/1698
- İncelenen kararın mahkemesi
- ESKİŞEHİR ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 10/05/2023
- Numarası
- 2021/267 Esas 2023/512 Karar
- Davacı
- —
- Davanın konusu
- Tazminat
- Yazılma tarihi
- 29/01/2025
Karar Metni
2.356 kelime·12 dk okuma·4 bölüm
Mahalli mahkemesince verilen karara karşı davalı ... Sigorta A.Ş. vekili ve davalı ... Sigorta A.Ş. vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI
Davacı vekili dava dilekçesinde. 02.08.2019 tarihinde davalılardan ... sevk ve idaresinde bulunan, davalı ... Sigorta A.Ş. tarafından ZMMS ile sigortalı araç ile ... sevk ve idaresinde bulunan, davalı ...
Sigorta A.Ş. tarafından ZMMS ile sigortalı aracın karıştığı trafik kazasında yaya olan davacının ağır derecede yaralandığını, bilincini kaybettiğini, halen de tam olarak bilincinin yerine gelmediğini, kızının kendisine vasi olarak atandığını, müvekkiline son olarak parkinson teşhisi konulduğunu, kafa travmasına bağlı gerçekleşen bu hastalığın kaza sonucu oluştuğunu düşündüklerini, müvekkilinin kazada herhangi bir kusuru bulunmadığını, davalı ...'ın asli kusurlu, diğer davalı ...'in ise tali kusurlu olduğunu, ...
Sigorta A.Ş. tarafından davalı ...'ın %75 oranında kusurlu olduğu varsayılarak müvekkiline 119.918,00-TL ödeme yapıldığını, ancak müvekkilinin hayatının geri kalanını tek başına idame ettirebilecek durumda olmadığını, buna ilişkin bakıcı giderlerinin karşılanmadığını, müvekkilinde kaza nedeniyle telafisi imkansız derin manevi hasarlar kaldığını belirterek, fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 1.000,00-TL maddi tazminatın ve 250.000,00-TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini istemiştir.
Davacı vekili 08/03/2023 tarihli bedel artırım dilekçesi ile; 336.867,78-TL iş göremezlik tazminatı ve 1.380.765,62-TL bakıcı gideri olmak üzere dava değerini toplamda 1.717.633,40-TL'ye artırdıklarını belirterek 1.717.633,40-TL maddi tazminatın ve 250.000,00-TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 02/08/2019 tarihi itibariyle işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken müteselsilen tahsiline karar verilmesini istemiş, bedel artırım dilekçesi davalı tarafa usulüne uygun olarak tebliğ edilmiştir.
Davalı ... Sigorta A.Ş. vekili cevap dilekçesinde; davacı tarafça müvekilli şirkete başvuru yapıldığını, hasar dosyası açıldığını, aktüer raporu alındığını, raporda tespit edilen tazminat rakamı olan 119.918,00-TL'nin 08/12/2020 tarihinde davacıya ödendiğini, geçici iş göremezlik ve bakıcı giderine ilişkin tazminat taleplerinin teminat dışı olduğunu, müvekkili şirketin manevi tazminata ilişkin herhangi bir sorumluluğu bulunmadığını, davacıya ödeme yapılıp yapılmadığının, maaş bağlanıp bağlanmadığının SGK'dan sorulması gerektiğini savunarak, davanın reddi istemiştir.
Davalı ... Sigorta A.Ş. vekili cevap dilekçesinde; müvekkili şirkete yapılan hasar başvurusunda Genel Şartlar gereği sunulması zorunlu evrakların sunulmadığını, müvekkili şirket sigortalısının kusursuz olduğu kanaatine varıldığını, bu nedenle ödeme yapılmadığını, davacının kusuru, maluliyetini ve zararı kanıtlaması gerektiğini savunarak reddini istemiştir.
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; davalı ...'in kaza anında şehir içi hız limitlerinin üstünde olduğunu, meydana gelen kazada davalı ...'in asli kusurlu olduğunu, müvekkilinin, davacının uğradığı maddi ve manevi zarara ilişkin bir sorumluluğu bulunmadığını, Çanakkale 6. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2020/180 esas sayılı dosyası ile kazaya ilişkin dava açıldığını, ceza yargılamasında davacının kazadan kaynaklı 20.000,00-TL maddi zararı olduğunu belirttiğini, müvekkili adına davacıya 20.000,00-TL ödeme yapıldığını, davacının maddi tazminat talebinin reddine karar verilmesi gerektiğini, davacının talep ettiği 250.000,00-TL manevi tazminatın zenginleşme amacı taşıdığını, savunarak davanın reddini istemiştir.
Davalı ..., davaya cevap dilekçesi vermemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece; davanın, trafik kazasından kaynaklı maddi ve manevi tazminat talebine ilişkin olduğu, 6098 sayılı TBK 50 ve 54. maddeleri uyarınca zarar görenin bu sebeple uğradığı bedensel zararlarını talep hakkına sahip olduğu, TBK'nın 56/1-2. fıkraları uyarınca, zarar görme halinde, zarar gören kişiye, ayrıca ağır zarar görme veya ölüm halinde ölenin yakınlarına manevi tazminat olarak uygun bir miktar paranın ödenmesine karar verilebileceği, Çanakkale 6. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2020/180 esas - 2022/49 karar sayılı dosyası soruşturma aşamasında alınan trafik bilirkişi raporu değerlendirilerek,
mahkemece alınan 09/02/2022 tarihli bilirkişi raporunda, olay tarihinde davalı ...'in sevk ve idaresindeki aracı ile kavşakta seyir yönüne "yol ver" levhası olduğu halde kontrolsüz şeklide yola çıktığı esnada şeridinde seyreden diğer davalı ...'in sevk ve idaresinde bulunan araca çarptığı, bu kaza soncunda davalı ...'e ait aracın çarpmanın etkisi ile yolun sağındaki park halinde olan davacının aracına çarptığı, o esnada araç yanında bulunan davacının da yaralandığı,
kazanın oluşumunda davalı ...'ın kavşakta diğer araca ilk geçiş hakkını vermediğinden dolayı asli ve %75 oranında kusurlu, davalı ...'in kavşaklara yaklaşırken, dönemeçlere girerken, tepe üstlerine yaklaşırken dönemeçli yollarda ilerlerken, yaya geçitlerine, hemzemin geçitlere, tünellere, dar köprü ve menfezlere yaklaşırken yapım ve onarım alanlarına girerken, hızlarını azaltmak' maddesini ihlal ettiğinden dolayı tali ve %25 oranında kusurlu olduğu, davacının kazanın oluşumunda kusuru bulunmadığının belirtildiği rapora dosyadaki deliller ile uyumlu ve olayın oluşumuna uygun olması nedeniyle itibar edildiği,
ESOGÜ Sağlık Uygulama ve Eğitim Hastanesinden alınan 11/05/2022 tarihli ek raporda, davacının sürekli maluliyet oranının %46 olduğu, geçici iş göremezlik süresinin 12 aya kadar uzayabileceği, bu süre içerisinde mesleğini icra edemeyeceği için bu süre zarfında %100 malul sayılması gerektiği, olay tarihinden itibaren ömür boyu gündelik ihtiyaçlarını tek başına karşılayamayacağından bakıcıya muhtaç olduğunun bildirildiği, dosyadaki deliller ile uyumlu ve yeterli gerekçeye sahip olması nedeniyle ek rapora itibar edildiği,
aktüerya bilirkişi tarafından yapılan hesaplama ve sigorta şirketleri açısından limitleri ve davacının talebi çerçevesinde davacının zararını talep edebileceği, davacının manevi tazminat talebi yönünden ise, 200.000,00-TL manevi tazminatın hak ve nesafete uygun olduğu, davacının manevi tazminat talebinin de kısmen kabulüne karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle. "Davanın kısmen kabulü ile;
1-336.867,78-TL iş göremezlik tazminatının olay tarihi olan 02/08/2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen (davalı ... ... Sigorta A.Ş.'nin poliçe limiti dahilinde tazminatın 242.263,30-TL'lik kısmından, davalı ... Sigorta A.Ş.'nin ise poliçe limiti dahilinde tazminatın 94.604,48-TL'lik kısmından temerrüt tarihi olan 07/08/2020 tarihinden itibaren işleyecek yasıl faizi ile birlikte sorumlu olmaları kaydıyla) tahsili ile davacı tarafa verilmesine,
2-1.380.765,02-TL bakıcı giderinin olay tarihi olan 02/08/2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen (davalı ... ... Sigorta A.Ş.'nin poliçe limiti dahilinde tazminatın 360.000,00-TL'lik kısmından, davalı ... Sigorta A.Ş.'nin ise poliçe limiti dahilinde tazminatın 360.000,00-TL'lik kısmından temerrüt tarihi olan 07/08/2020 tarihinden itibaren işleyecek yasıl faizi ile birlikte sorumlu olmaları kaydıyla) tahsili ile davacı tarafa verilmesine,
3-200.000,00-TL manevi tazminatın olay tarihi olan 02/08/2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... ve ...'dan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı tarafa verilmesine,
4-Kabul dışı kalan taleplerin reddine," karar verilmiş, karar davalı ... Sigorta A.Ş. ve ... Sigorta A.Ş. tarafından istinaf edilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davalı ...
Sigorta A.Ş. vekili istinaf başvuru dilekçesinde; kusur raporunu kabul etmediklerini, maluliyet raporunun Adli Tıp 2. İhtisas Kurulundan alınması gerektiğini, dosyadaki maluliyet raporunun hükme esas alınacak mahiyette olmadığını, ek raporda tespit edilen maluliyetin ve oranının denetlemeye elverişli olmadığını, bu nedenle ayrıntılı nörolojik muayene yapılarak Adli Tıp Kurumu 2. İhtisas Kurulundan rapor alınması gerektiğini, geçici iş göremezlik ve bakıcı giderlerinden sorumlulukları olmadığını, sorumluluğun SGK’da olduğunu, hesap raporunun da hukuka uygun olmadığını,
hesaplamanın TRH2010 Yaşam Tablosuna ve %1,8 teknik faize göre yapılması gerektiğini, bakıcı giderinin de brüt asgari ücret üzerinden hesaplanmasının hatalı olduğunu, raporun hesap hataları da içerdiğini, ayrıca müvekkilinin ancak %25 kusuru oranında sorumluluğuna karar verilebileceğini, %25 kusur oranını aşan miktardan sorumlu tutulmasının da hatalı olduğunu, mahkeme kararındaki alacağın fer’ilerinin de hatalı olduğunu, sorumlu oldukları miktarların açıkça gösterilmesi gerektiğini, ayrıca mahkemece karar ilam harcından peşin harçların dahi mahsup edilmemiş olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasını istemiştir.
Davalı ...
Sigorta A.Ş. vekili istinaf başvuru dilekçesinde; kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, kaza tarihi itibariyle teminat limitlerinin 390.000,00 TL olduğunu ve teminat limitinden yapılan ödeme nedeniyle bakiye limitlerinin 270.082,00 TL olup, bu miktarın üzerinde sorumluluğa hükmedilmemesi gerektiğini, bakıcı giderinin de sakatlık teminatı kapsamında olduğunu, 2 ayrı limitleri bulunmadığını, Genel Şartlar A.5-C bendi uyarınca bakıcı ve iş göremezlik teminatının aynı limit içerisinde kaldığını, bu nedenle sorumluluklarının 270.082,00-TL’yi aşmamasına rağmen 242.263,30 TL iş göremezlik,
360.000,00 TL bakıcı giderinden sorumlu tutularak teminat limitinin aşıldığını, bu nedenle de kararın kaldırılması gerektiğini, ayrıca sorumluluğu kabul etmemekle birlikte, hesaplamanın progresif ranta göre yapılmasının da uygun olmadığını belirterek, kararın kaldırılmasını istemiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, trafik kazasından kaynaklanan cismani zarar nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemidir. Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, karar davalı ... Sigorta A.Ş. vekili ve davalı ... Sigorta A.Ş. vekili tarafından istinaf edilmiştir.
Davalıların maluliyet raporuna yönelik istinaf sebeplerinin incelenmesinde; haksız fiilden kaynaklanan cismani zarar nedeniyle iş göremezlik zararlarına dayalı maddi tazminat davasında, maluliyet durumunun doğru şekilde tespit edilmiş olması önemlidir.
Zarar görenin maluliyet durumunun tespitinde, mahkemece alınan raporlar arasında çelişki bulunması halinde taraflarca rapora itiraz edilmesi durumunda raporlar arasında çelişki giderilmeli, yine raporlar arasında çelişki olmasa dahi raporun uygun olmadığına yönelik somut itiraz olması halinde özellikle mevcut yaralanma ve kaza arasında illiyetin yeterince raporda tartışılmadığı durumlarda itiraz değerlendirilmeden karar verilmemelidir.
Rapora bir itiraz olmasa dahi, rapora yönelik açık bir kabul olmadığı durumlarda mahkeme, raporun karar vermeye elverişli olmadığı kanaatine varması halinde de HMK'nın 281/3 maddesi gereğince rapor alabilir.
Somut olayda, davacı vekilinin dava dilekçesinde, müvekkilinin parkinson hastası olduğunu ve bunun da kazadan meydana geldiğini düşündüklerini beyan ederek müvekkilinin maluliyeti çerçevesinde tazminat talebinde bulunduğu görülmüştür.
29/10/1950 D.lu olan ve 05/11/2020 tarihinde Eskişehir Osmangazi Üniveristesi Hastanesinden alınan raporda, rapor tarihinde 70 yaşında olan davacının Beyin ve Sinir Cerrahi arazları nedeniyle %5, Fiziksel Tıp ve Rehabilitasyon nedeniyle %52 özür oranı tespit edilerek, davacının yaşı nedeniyle de %10 ilave suretiyle %59 özür oranı tespit edilmiş, söz konusu arazların kaza ile illiyeti değerlendirilmemiştir.
Sonrasında aynı Üniversitenin Adli Tıp Anabilim Dalından Adli Tıp Uzmanlarından oluşan heyetten, Çalışma Gücü Ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranın Tespit İşlemleri Yönetmeliğine göre alınan raporda, %64 oranında malul kaldığı, iyileşme süresinin 12 ayı bulacağı ve sürekli bakıma muhtaç kaldığı rapor edilmiştir.
Mahkemece son olarak aynı üniversitenin Adli Tıp Anabilim Dalından Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümleri çerçevesinde Adli Tıp Uzmanlarından oluşan heyetten alınan raporda, davacının engel oranının %40 olduğu, Balthazara göre yaşı nedeniyle %10 ilave ediliğinde maluliyet oranının %46 olduğu, iyileşme süresinin 12 ayı bulacağı, ömür boyu bakıma muhtaç olduğunun rapor edildiği, ilk derece mahkemesince söz konusu raporun karar vermeye elverişli görülerek hükme esas alındığı anlaşılmaktadır.
Davacının, nörolojik ve psikolojik şikayetleri çerçevesinde maluliyet durumu belirlenmiş olup, kaza tarihinde davacı 68 yaşında ise de, ilk rapor tarihinde 70, son rapor tarihinde ise 72 yaşında olup, davacının beyanlarından da davacının parkinson benzeri rahatsızlıkları olduğu anlaşılmaktadır.
Her ne kadar davacı söz konusu arazların kazadan kaynaklandığını ileri sürmüş ise de, hükme esas alınan raporda mevcut arazlarının kazadan kaynaklanıp kaynaklanmadığı, kazadan kaynaklanması halinde ise ne ölçüde engel oluşturacağı alanında uzman bilirkişi tarafından değerlendirilmemiştir.
Öte yandan bilirkişi tarafından kişinin yaşından kaynaklanan sebeplerle belirlenen engel oranına balthazard yöntemi ile %10 ilave edilerek engel oranını belirlemiş olup, eldeki tazminat talebi kazaya bağlı olan maluliyeti çerçevesinde oluşan zararlara ilişkin olduğundan, kazaya bağlı olup olmamasına bakılmaksızın mevcut engel durumunun tespitinde esas alınan yaşa bağlı %10 engel oranı ilavesi de uygun olmadığından,
tüm bunların yanı sıra, davacının maluliyet oranının %40'larda olması karşısında, kazaya bağlı sürekli muhtaçlığı olup olmayacağı, sürekli bakıma muhtaç durumu var ise kaza dışında sebeplerden kaynaklanıp kaynaklanmadığı da, sürekli muhtaçlığın hangi mevzuata göre belirlendiği hususunda tereddüt oluşturduğundan rapor karar vermeye elverişli görülmemiştir.
Bu durumda mahkemece, hükme esas alınan maluliyet raporunun, gerek davacı tarafından sunulan engelli raporu ile çelişki oluşturması, gerekse de mevcut yaralanması ile özür olarak kabul edilen hususların ve sürekli bakıma muhtaçlığa esas olan sebeplerin (davacının yaşı, mevcut rahatsızlıkları değerlendirildiğinde) kaza ile illiyeti yeterince değerlendirilmemiş olduğundan, Adli Tıp Kurumu İlgili (2.
3.) İhtisas Kurulu'ndan, davacının mevcut tedavi evrakları ve son durumu değerlendirilmek suretiyle, kazaya bağlı yaralanması nedeniyle, davacının kazaya bağlı maluliyetinin/engelinin bulunup bulunmadığı, mevcut maluliyeti/engeli var ise kaza ile illiyetinin bulunup bulnmadığı, Yargıtay 4. Hukuk Dairesi tarafından kaza tarihi itibariyle uygulanması benimsenen "Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirilmesi Yönetmelik" hükümlerine göre; kazaya bağlı sürekli bakıma muhtaçlığın ise yine kaza tarihinde yürürlükte bulunan "Maluliliyet İşlemleri Tespit Yönetmeliği" 12. maddesi hükümlerine göre;
sürekli bakıma muhtaçlığı söz konusu değil ise geçici bakıma muhtaçlığı olup olmadığının ve varsa süresinin değerlendirildiği, buna göre geçici iş göremezlik, sürekli iş göremezlik durumunun oluşup oluşmadığının ve sürekli veya geçici bakıma muhtaç kalıp kalmadığının belirlendiği,
hükme esas alınan rapor ve Engelli Sağlık Kurulu'ndan alınan raporlar arasındaki çelişkinin de giderildiği rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, karar vermeye elverişli olmayan, kazaya bağlı yaralanması nedeniyle tespit edilen engel oranına, yaştan kaynaklı %10 engel oranı ilave edilmek suretiyle tanzim edilen, sürekli bakıma muhtaçlığın hangi yönetmelik çerçevesinde değerlendirildiği anlaşılmayan rapora göre karar verilmiş olması isabetli olmamıştır.
Yukarıda açıklanan nedenlerle; davalı ... Sigorta A.Ş. vekili ve davalı ...
Sigorta A.Ş. vekilinin istinaf taleplerinin kabulüne, uyuşmazlığın çözümünde etkili deliller toplanılmadan ve değerlendirilmeden karar verilmiş olması nedeniyle ilk derece mahkemesi kararının HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince kaldırılmasına, öncelikle davanın vesayeten açılmış olması gözetilerek vasinin yargılama sırasında kanuni vesayet süresi dolduğu nazara alınarak, vasiliğin devam ettiğine yönelik ek karar ve ayrıca dava kısıtlı adına vesayeten açılmış olduğundan, dosya içerisinde de TMK'nın 462/8 maddesi gereğince vesayet mahkemesinden alınan husumete izin kararına rastlanılmadığından,
bu hususta alınan karar var ise dosyaya kazandırılarak, karar alınmamış ise davacı vekiline bu hususta da süre verilerek, bu kapsamdaki eksiklik giderildikten sonra, Adli Tıp Kurumu ilgili (2,3) ihtisas kurulundan rapor alınarak, davacının kazaya bağlı maluliyeti meydana gelip gelmediği, mevcut maluliyeti var ise kaza ile illiyetinin bulunup bulunmadığı, buna göre kazaya bağlı maluliyet/özür oranının tespit edildiği, ayrıca geçici iş göremezlik durumlarının değerlendirildiği, önceki raporlar arasındaki çelişkilerin giderildiği,
yine davacının kaza tarihinde yürürlükte bulunan ve sürekli bakıma muhtaçlık açısından uygulanan Maluliyet Tespit İşlemleri Yönetmeliği 12. Madde gereğince değerlendirme yapılarak kazaya bağlı yaralanması nedeniyle sürekli bakıma muhtaçlık durumunun değerlendirildiği, ilgili yönetmelik kapsamında sürekli bakıma muhtaç olmasa dahi geçici bakıma muhtaçlık durumunun olup olmadığı varsa süresinin tespit edildiği rapor alınarak sonucuna göre, usuli kazanılmış haklar da gözetilerek davanın esası hakkında karar verilmesi için dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine,
kaldırma sebebine göre sair istinaf sebeplerinin şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiş aşağıdaki hüküm tesis edilmiştir.
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 35. Hukuk Dairesi, E. 2023/1145, K. 2024/1698, 26 Aralık 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama