KÜNYE
T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 35. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 2 Mayıs 2024
- T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 35. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No
- 2023/117 - 2024/576
- Dosya no
- 2023/117
- Karar no
- 2024/576
- İncelenen kararın mahkemesi
- ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 11/10/2022
- Numarası
- 2021/423 Esas - 2022/692 Karar
- Davacı
- —
- Vekili
- —
- Davalı
- —
- Davanın konusu
- TAZMİNAT
- Yazılma tarihi
- 07/05/2024
Karar Metni
1.189 kelime·6 dk okuma·3 bölüm
Mahalli mahkemesince verilen karara karşı davacı ve davalı vekilleri tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI
Davacı vekili dava dilekçesinde.
06/10/2017 tarihinde, davalıya kasko sigortası (manevi tazminat imms klozu) ile sigortalı araç sürücünün olay yeri kavşakta sola manevra ile Mavigöl Caddesi'ne dönüş yaptığı esnada yaya geçidinden karşıdan karşıya geçmekte olan davacı ...'a çarpması neticesinde ağır şekilde yaralanan davacının omuz ile dirsek arasında kemik kırığı oluştuğunu, hareket kısıtlılığı meydana geldiğini, vücudunun başkaca yerlerinde de yara ve berelenmeler oluştuğunu, dava konusu trafik kazası sebebiyle ağır şekilde yaralanan davacının geçici ve sürekli iş göremezliğe maruz kaldığını,
işbu trafik kazası nedeniyle sürücüye karşı Ankara 11. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2019/201 Esas sayılı dosyası kapsamında manevi tazminat konulu davanın görülmekte olduğunu, aynı manevi zarardan davalı sigortanın da Genişletilmiş Kasko Poliçe teminat limiti dahilinde sorumlu olduğunu belirterek, 30.000TL manevi tazminatın davalı sigortadan temerrüt tarihinden itibaren değişen oranlarda avans faiziyle tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde; sigortalı araç sürücüsünün kusurunun ve kaza ile zarar arasındaki illiyet bağının kanıtlanması gerektiğini, manevi tazminatın bölünmezliği ilkesi gereğince davacıların sigortalı araç işleteni ya da sürücüsünden talepte bulunup bulunmadığı ya da bu hususta davacılara herhangi bir ödeme yapılıp yapılmadığı yönünde inceleme yapılması gerektiğini, davacı tarafça gereken tüm evrakların hiçbir aşamada ibraz edilmediğini ve ihbar yükümlülüğünün usulüne uygun olarak yerine getirilmemiş olduğunu, dava öncesinde davalı şirketin temerrüdünün söz konusu olmadığını bildirerek, davanın esastan ve usulden reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece yapılan yargılama sonunda.
Ankara 45. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2021/826 Esas sayılı, davacının ZMMS poliçesi kapsamında maddi tazminat istemlerine dair Ankara 12. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2019/101 Esas sayılı, davacının araç sürücüsünden manevi tazminat istemine dair Ankara 11. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2019/201 Esas sayılı dosyaları kapsamından, İhtiyari Mali Mesuliyet teminatının 100.000TL olduğu, poliçenin manevi tazminat taleplerini 100.000,TL limit ile kapsadığı, kesinleşen Ankara 12. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2019/101 Esas sayılı dosyasında alınan maluliyet raporuna göre davacının %10 malul kaldığı,
9 ay süre ile geçici iş göremez durumda kaldığı ve 6 hafta süre ile geçici bakıcı ihtiyacının olduğu, Ankara 45. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2018/1332 Esas sayılı dosyasından alınan Adli Tıp Kurumu Ankara Trafik İhtisas Dairesi Başkanlığı'nca düzenlenen kusur raporu ile kesinleşen Ankara 12. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2019/101 Esas sayılı dosyasından alınan kusur raporlarında sürücü ...'nin asli kusurlu, davacı ...'ın kusursuz olduğu yönünde görüş bildirildiği, bu raporların oluşa ve dosya kapsamına uygun olduğu,
tarafların sosyal ve ekonomik durumları, davacının yaralanma derecesi, kusursuz oluşu ve Ankara 11.Asliye Hukuk Mahkemesi tarafından hükmedilen manevi tazminat miktarı (16.000TL) nazara alınarak manevi tazminata ve sigortanın temerrüt tarihinden yasal faize, tazminata asliye hukuk mahkemesindeki kararla tahsilde tekerrür olmayacak şekilde karar verilmesi gerektiği anlaşıldığından. “Davanın kısmen kabulü ile.
16.000,00 TL manevi tazminatının 05/05/2020 temerrüt tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte ve Ankara 11. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2019/201 Esas, 2022/232 Karar sayılı ilamı ile hüküm altına alınan manevi tazminat tutarı ile tahsilde tekerrür olmamak üzere davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,” karar verilmiş; hükme karşı taraf vekilleri tarafından istinaf kanun yoluna başvuru yapılmıştır.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili istinaf dilekçesinde; davalının istinaf sebeplerinin yerinde olmadığını ancak hükmedilen miktarın az olduğunu, talep gibi 30.000TL manevi tazminata karar verilmesi gerektiğini belirterek, istinaf isteminin kabulü ile yerel mahkeme kararının kaldırılmasına, davanın tam kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili istinaf dilekçesinde; manevi tazminatın tekliği ve bölünmezliği ilkesinin ihlal edildiğini, sürücüden manevi tazminat talep edildiğini ve bu yönde karar da verildiğini, artık davalıdan böyle bir talepte bulunulamayacağını, eksik evrakla başvurulduğunu, poliçedeki teminatın tek limit olup, olayda başka zarar görenler varsa araştırılması ve ona göre miktar belirlenmesi gerektiğini, hükmedilen tazminat miktarının fahiş olduğunu, kusur oranının ATK raporuyla tespiti gerektiğini, sigortanın ancak limitle sorumlu olduğunu belirterek, istinaf isteminin kabulü ile yerel mahkeme kararının kaldırılmasına davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE
İstinaf talebinde bulunan taraf vekillerinin istinaf sebepleri doğrultusunda, dosya içerisindeki bilgi ve belgeler, mahkeme kararının gerekçesi, dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesi ile yapılan inceleme sonunda;
Dava; trafik kazasından kaynaklanan cismani zarar nedeniyle kasko sigorta poliçesi İMMS klozu kapsamında manevi tazminat istemine ilişkindir.
Yerel Mahkeme tarafından davanın kısmen kabulüne dair verilen karar, taraf vekilleri tarafından istinaf edilmiştir.
Davalı Sigorta Şirketi tarafından düzenlenen kasko sigorta poliçesindeki İMMS klozu ile teminat altına alınan 100.000TL manevi tazminat limiti kapsamında davalı Sigorta Şirketinin de işletenle birlikte müştereken ve müteselsilen sorumluluğu bulunduğu, mahkemece sürücüye karşı açılan manevi tazminat davasındaki kararla tahsilde tekerrür olmayacak şekilde karar verilmesi de nazara alındığında manevi tazminatın tekliği ve bölünmezliği ilkesinin ihlal edilmediği anlaşılmıştır.
6100 sayılı HMK’nın “Bekletici Mesele” başlıklı 165. maddesi, “(1) Bir davada hüküm verilebilmesi, başka bir davaya, idari makamın tespitine yahut dava konusuyla ilgili bir hukuki ilişkinin mevcut olup olmadığına kısmen veya tamamen bağlı ise mahkemece o davanın sonuçlanmasına veya idari makamın kararına kadar yargılama bekletilebilir.
(2) Bir davanın incelenmesi ve sonuçlandırılması başka bir davanın veya idari makamın çözümüne bağlı ise mahkeme, ilgili tarafa görevli mahkemeye veya idari makama başvurması için uygun bir süre verir. Bu süre içinde görevli mahkemeye veya idari makama başvurulmadığı takdirde, ilgili taraf bu husustaki iddiasından vazgeçmiş sayılarak esas dava hakkında karar verilir.” şeklindedir.
Dairemizce UYAP ortamında yapılan araştırmada, mahkemenin kararındaki tazminat miktarının tespitine esas aldığı ve aynı kaza nedeniyle, aynı davacı tarafından sürücüye karşı açılan manevi tazminat davasına yönelik Ankara 11. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2019/201 Esas - 2022/232 Karar sayılı dosyasının istinaf aşamasında (Ankara BAM 26.HD) olup henüz kesinleşmediği anlaşılmıştır.
Davalı Şirket ile dava dışı sürücünün meydana gelen zarardan müştereken sorumlu olmaları nazara alındığında Ankara 11. Asliye Hukuk Mahkemesi'ndeki dosyanın sonucunun mahkemenin kısmen kabule yönelik gerekçesi de nazara alındığına bu davanın sonucunu etkileyeceği açık olup, mahkemece bu davanın kesinleşmesi beklenerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, bu husus gözetilmeden eksik inceleme ile karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Açıklanan nedenlerle, taraf vekillerinin istinaf talebinin, kabulüne, ilk derece mahkemesi kararının HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince kaldırılmasına, Ankara 11 Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2019/201 Esas - 2022/232 Karar sayılı dosyasının sonucu beklenerek karar verilmek üzere dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine, kaldırma sebebine göre taraf vekillerinin sair istinaf sebeplerinin şimdilik incelenmesine yer olmadığına, karar vermek gerekmiştir.
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 35. Hukuk Dairesi, E. 2023/117, K. 2024/576, 2 Mayıs 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama