KÜNYE
T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 35. Hukuk Dairesi Davacılar
- Karar tarihi
- 12 Haziran 2024
- T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 35. Hukuk Dairesi Esas-Karar No
- 2023/298 - 2024/832
- Dosya no
- 2023/298
- Karar no
- 2024/832
- İncelenen kararın mahkemesi
- ANKARA 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 24/10/2022
- Numarası
- 2022/51 Esas 2022/626 Karar
- Vekili
- —
- Davalı
- —
- Davanın konusu
- Tazminat
- Yazılma tarihi
- 14/06/2024
Karar Metni
1.292 kelime·6 dk okuma·5 bölüm
Mahalli mahkemesince verilen karara karşı davacılar vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI
Davacılar vekili dava dilekçesinde; davalıya sigortalı ... plaka sayılı aracın tek taraflı olarak neden olduğu trafik kazasında, aracın arka koltuğunda yolculuk yapan davacıların ...'ın ölümü ile sonuçlanan kaza sonucu ölenin desteğinden yoksun kalan her bir davacı için 2.000TL destekten yoksun kalma alacağının kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiş, ıslah dilekçesi ile tazminat talepleri, davacı ... için 168.664TL’ye, davacı ... için 121.336TL’ye yükseltmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davadan önce usulüne uygun şekilde başvuru yapılmadığı için dava şartının eksik olduğunu, sigortalı araç sürücüsünün kusur dağılım oranına bağlı ve poliçe limiti ile sınırlı olarak sorumlu olduklarını, sigortalı araç sürücüsünün kusursuz olduğunu, olayda hatır taşımasının ve emniyet kemeri takılmadığı için tazminattan indirim yapılması gerektiğini, SGK ödemesi olup olmadığının sorulması gerektiğini, talep edilebilir alacak olmadığını belirterek, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece yapılan yargılama sonunda; davacıların ölen oğullarının sigortalı araçta emniyet kemeri kullanmaksızın yolculuk yaptığının dolayısıyla müterafık kusurun ispatlanamadığı ancak, müteveffa/desteğin arkadaşları ile oruçlarını açtıktan sonra gezmek amacıyla sigortalı araçta yolculuk yaptıkları için olayda hatır taşımasının bulunduğu kabul edilerek, bilirkişi tarafından usulüne uygun olarak hesaplanan destek tazminatı alacaklarından takdiren % 20 oranında indirim yapılması gerektiği anlaşıldığından,
garame sonrası belirlenen alacaklar üzerinden üzerinden % 20 oranında indirim yapıldığında tazminatın % 80’inin talep edilebileceği, bu durumda davacı ...'in ( 168.554TL X 80/100= 134.931,20 TL ) 134.931,20 TL ve davacı ...'nın ( 121.336TL X 80/100= 97.068,80 TL) 97.068,80 TL destekten yoksun kalma zararları bulunduğu, ölüm ile sonuçlanan olay TCK da suç olarak düzenlenip 15 yıllık zamanaşımına tabi olduğundan, 2918 sayılı yasanın 109/2 maddesi gereğince, 06/07/2015 kaza tarihinden itibaren ceza zamanaşımı süresinin dolmadığı,
dava belirsiz alacak davası olup, dava açılmakla hem dava dilekçesinde, hem de bedel artırım istemine konu alacak yönünden temerrüdün oluştuğu anlaşıldığından faiz başlangıcının dava tarihi olması gerektiği, sigortalı araç hususi nitelikli olarak kayıtlı olduğu için de yine alacağa yasal faiz talep edilebileceği gerekçesiyle “1-Davacı ...'ın talebi yönünden; davanın kısmen kabulüne, 134.931,20 TL'nin 21/01/2022 dava tarihinden itibaren hesaplanacak değişen oranlı yasal faiziyle birlikte davalıdan alınıp davacıya ödenmesine, fazla istemin reddine, 2-Davacı ...'ın talebi yönünden;
davanın kısmen kabulüne, 97.068,80 TL'nin 21/01/2022 dava tarihinden itibaren hesaplanacak değişen oranlı yasal faiziyle birlikte davalıdan alınıp davacıya ödenmesine, fazla istemin reddine,” karar verilmiş, hükme karşı davacılar vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvuru yapılmıştır.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacılar vekili istinaf dilekçesinde; müteveffa yolcu tamamen kusursuz olmasına rağmen hatır taşıması indiriminin doğru olmadığını, kaldı ki, 19.06.2022 tarihli aktüer bilirkişi raporunda, davacıların oğullarının vefatı dolayısıyla talep edebilecekleri toplam tazminatın ... bakımından 172.708,02,-TL, ... bakımından 240.060,60-TL olduğu,
davalı sigorta şirketinin kaza tarihindeki teminat limitinin 290.000-TL olduğu ve sigorta teminat limiti doğrultusunda yapılan garame hesabı sonucunda davacı müvekkillerin sigorta şirketinden talep edebilecekleri tazminatın ... yönünden 121.336-TL, ... yönünden 168.664-TL olduğunun hesaplandığını, Mahkemece, aleyhe hususları kabul anlamına gelmemek kaydıyla, raporda tespit edilen gerçek tazminat üzerinden değil, davalı sigorta şirketinden talep edilebilecek tazminat üzerinden hatır taşıması indirimi yapılmış olmasının hatalı olduğunu belirterek,
istinaf isteminin kabulü ile yerel mahkeme kararının kaldırılmasına davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE
İstinaf talebinde bulunan davacılar vekilinin istinaf sebepleri doğrultusunda, kamu düzenine aykırılıklar resen gözetilerek, dosya içerisindeki bilgi ve belgeler, mahkeme kararının gerekçesi, dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesi ile yapılan inceleme sonunda;
Dava, trafik kazasından kaynaklanan ölüm nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkindir.
Yerel Mahkeme tarafından davanın kısmen kabulüne dair verilen karar, davacılar vekili tarafından istinaf edilmiştir.
Somut olayda, hatır taşımasının bulunduğu anlaşıldığından davacıların bu yöndeki istinaf sebepleri yerinde değildir.
Tazminat hesabına gelince, Borçlar Kanunu hükümlerine göre tazminatın saptanması için öncelikle zararın belirlenmesi gerekir. Bu nedenle ilk olarak zararla ilgili indirim sebepleri uygulanarak gerçek zarar belirlenerek, önce kusur indirimi, sonra da tazminattan indirim nedenleri olan 6098 sayılı TBK’nın 51. maddesinde düzenlenen hatır taşıması indirimi ve 6098 sayılı TBK’nın 52. maddesinde düzenlenen müterafik kusur indirimi uygulanacaktır.
KTK'nın 96. maddesindeki hükme göre, garameten ödeme ilkesi; bir rizikonun gerçekleşmesi ile zarar görenlerin birden fazla olması ve tazminat alacaklarının da sigorta sözleşmesinde öngörülen sigorta bedelinden fazla olduğu hallerde, zarar görenlerden her birinin sigortacıya karşı yöneltebileceği tazminat miktarı isteminden, sigorta bedelinin tazminat alacaklıları toplamına olan oranına göre indirim yapılmasını ifade etmektedir. Burada amaç, zarar görenlerin birden fazla olması halinde, sigortacının poliçede gösterilen limitle sorumlu olacağı da dikkate alınarak, zarar görenler arasında eşitliği sağlayıcı biçimde ve poliçe limitini de aşmayacak şekilde eşit paylaştırmanın sağlanmasıdır.
Somut olayda; davacıların tam zararlarının poliçe limitini aşması nedeniyle önce tam tazminattan hatır indirimi yapılması ve sonrasında yukarıda açıklanan KTK'nın 96. maddesine göre garame hesabı yapılması gerekirken (Yargıtay 17. Hukuk Dairesi’nin 2021/2127 Esas - 2021/3135 Karar sayılı ilamı), önce garame hesabı yapılıp daha sonra hatır indirimi yapılarak eksik alacağa hükmedilmesi isabetsizdir.
Yukarıda belirtilen hukuki ve fiili durumlar ışığında mahkemece eksik alacağa hükmedilmesi isabetsiz olup, mahkemece hükme esas alınan ve hesap yöntemi itibarıyla usul ve yasaya uygun olan aktüer raporunda davacılar için ayrı ayrı hesaplanan (garame yapılmamış haldeki) destek tazminatı miktarlarından %20 hatır indirimi yapılması halinde dahi (bu hesap Dairemizce de basit matematiksel hesap ile yapılabileceğinden, davacı anne için 240.060,60TLx%80=192,048,48TL, davacı baba için 172.708,02TLx%80=138.166,42TL) olmak üzere belirlenen miktar toplamı (192,048,48TL+138.166,42TL=330.214,90TL) sigorta limitin (290.000TL) üzerinde kaldığından,
raporda sigorta limitiyle sınırlı olarak yapılan garame hesabına göre belirlenen ve davacılar tarafından da bu miktara yapılan ıslah nazara alınarak davanın kabulüne karar verilmesi gerektiğinden, davacıların bu hususa yönelik istinaf başvurusunun kabulü gerekmiştir.
Açıklanan nedenlerle; davacılar vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-2. maddesi gereğince kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın kabulüne dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
DAVANIN KABULÜ İLE
1- 168.664TL'nin 21/01/2022 dava tarihinden itibaren hesaplanacak değişen oranlı yasal faiziyle birlikte davalıdan alınıp davacı ...'a ödenmesine,
2- 121.336TL’nin 21/01/2022 dava tarihinden itibaren hesaplanacak değişen oranlı yasal faiziyle birlikte davalıdan alınıp davacı ...'a ödenmesine,
Alınması gereken 19.809,90TL karar ve ilam harcından peşin alınan 80,70 TL ile ıslah harcı olarak yatırılan 976,80 TL toplamı 1.057,50 TL'nin mahsubu ile bakiye 18.752,40TL'nin davalıdan tahsili ile hazineye ödenmesine.
Davacı tarafından yatırılan 80,70 TL başvurma harcı, 1.057,50 TL peşin harç olmak üzere toplam 1.138,20 TL'nin davalıdan tahsili ile davacılara verilmesine.
Davacı ... lehine Dairemiz hüküm tarihindeki AAÜT'si uyarınca hesaplanan 26.986,24 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak bu davacıya verilmesine,
Davacı ... lehine Dairemiz hüküm tarihindeki AAÜT'si uyarınca hesaplanan 19.413,76TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak bu davacıya verilmesine,
Davacı tarafından yapılan tebligat ve posta gideri 83,60 TL ve bilirkişi ücreti 1.000,00 TL olmak üzere toplam 1.083,60 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacılara ödenmesine,
Arabuluculuk için ödenen 1.560,00 TL nin 6325 sayılı yasanın 18/A (11) (13) maddesi uyarınca davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
Karar kesinleştiğinde kullanılmayan gider avansı kalması halinde bildirilecek hesap numarası olur ise hesaba, hesap numarası bildirilmez ise gider avansından karşılanmak koşulu ile posta havalesi ile yatıran tarafa iadesine,
İSTİNAF HARÇ VE YARGILAMA GİDERLERİ YÖNÜNDEN
II-İstinaf talebi kabul edilen davacılardan alınan istinaf karar harcının isteği halinde davacılara iadesine, III-İstinaf talebi kabul edilen davacılar tarafından istinaf başvurusu nedeniyle yapılan 984,00- TL istinaf başvuru harcı ve 128,5-TL tebligat ve posta giderleri olmak üzere toplam 1.112,5-TL'nin davalıdan alınarak davacılara verilmesine, IV-HMK'nın 333.maddesi gereğince kullanılmayan istinaf gider avansının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine, V-Kararın tebliği ve harç iadesi işlemlerinin ilk derece Mahkemesince yerine getirilmesine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK.nın 362/1-a maddesi uyarınca KESİN olmak üzere 12/062024 tarihinde oy birliği ile karar verildi.
Başkan Üye Üye Katip
* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 35. Hukuk Dairesi, E. 2023/298, K. 2024/832, 12 Haziran 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama