KÜNYE
T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 35. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 11 Eylül 2024
- T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 35. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No
- 2023/476 - 2024/1011
- Dosya no
- 2023/476
- Karar no
- 2024/1011
- İncelenen kararın mahkemesi
- ANKARA 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 17/01/2023
- Numarası
- 2022/16 Esas 2023/35 Karar
- Davacı
- —
- Vekili
- —
- Davalı
- —
- Davanın konusu
- İtirazın İptali
- Yazılma tarihi
- 16/09/2024
Karar Metni
1.045 kelime·5 dk okuma·3 bölüm
Mahalli mahkemesince verilen karara karşı davacı vekili ile katılma yoluyla davalı vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacı sigorta şirketine ZMMS poliçesi ile sigortalı ... plakalı aracın karışmış olduğu 18.06.2015 tarihli kaza sonrasında ...'nın hayatını kaybettiğini, müteveffanın anne ve babasına 21.05.2018 tarihinde 109.852,05 TL ve 02.06.2021 tarihinde 79.179,48 TL maddi tazminatın ödendiğini, kazaya karışan ... plakalı aracın sürücüsü olan davalı ...'un tamamen kusurlu olarak, davadışı yaya ...'ya çarparak vefatına sebep olduğunu, davalının olay yerinden firar ettiğini, müteveffanın anne ve babasına ödenen tazminatın, davalı sürücüden rücuen geri alınması için başlatılan icra takibine davalı sürücünün itiraz ettiğini belirterek haksız itirazının iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde; ödeme tarihinden itibaren 2 yıllık zamanaşımı süresinin dolduğunu, kaza tarihinden önce aracın uzun süreli kira ile icra takibindeki diğer borçlu ...’ye kiralandığını, artık sigortadan kaynaklı sorumlulukları bulunmadığını, işleten sıfatının kalmadığını, sürücünün de bu kişi olup ceza dosyasında mahkûmiyetine kararı verildiğini, davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesini, icra takip dosyasında ödeme belgeleri olmaması nedeniyle ödemenin ispatlanamadığı gerekçesiyle itirazın iptali davasının reddinin gerektiğini,
davanın esas yönünden kusur tespitinin hatalı yapılarak müteveffanın veya 3. kişilerin ağır kusurunun tespitiyle ve tazminat hesaplarının hatalı yapılmış olması nedeniyle reddine karar verilmesini, haksız başlatılan icra takibi nedeniyle davacı yan aleyhine %20 den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece yapılan yargılama sonunda.
01/06/2015 tarihinde yürürlüğe giren Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarına göre trafik kazalarında sigortalının ve eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin tedavi veya yardım amaçlı sağlık kuruluşuna gitme can güvenliği nedeni ile uzaklaşma gibi zorunlu haller hariç olmak üzere olay yerini terk etmesi veya kaza tutanağı, alkol raporu gibi kazanın oluş koşullarına ilişkin belgelerin düzenlenmesi yükümlülüğüne aykırı davranması sigortacının sigortalıya rücu hakkı olarak düzenlenmiş ise de, 01/06/2015 tarihinden önceki sigorta genel şartlarında olay yerini terk sigortalıya rücu şartı olarak düzenlenmediği,
davacı davasını olay yeri terk sebebi ile rücu hakkına dayandırdığı ve poliçenin tanzim tarihi 30/10/2014 tarihi olduğu anlaşılmakla, ilgili Bölge Adliye Mahkemesi kararları da gözetilerek poliçenin tanzim tarihindeki yürürlükte olan ZMMS genel şartlarına göre olay yerini terkin sigortalıya rücu şartları içerisinde yer almadığı anlaşıldığından “Davanın Reddine” karar verilmiş, karara karşı davacı vekili ile katılma yoluyla davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvuru yapılmıştır.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili istinaf dilekçesinde; kaza tarihinde yeni genel şartların yürürlüğe girdiğini, bu şartların uygulanması gerektiğini, kaldı ki dava dışı sürücünün kaza sonrası ambulans çağırmayıp olay yerini terk ederek, müteveffa ...'nın ölümü6ne sebep olduğunu, ayrıca, hiçbir şekilde karakola giderek ifade vermediğini ve yapılan yargılama sürecinde de suçunu inkâr ederek tamamen kötü niyetli olarak hareket ettiğini, araç sürücüsünün ağır kusurlu bir şekilde sebebiyet verdiği kaza sonrasında olay yerini terk ederek müvekkil şirket tarafından ödenen tazminatın artmasına neden olduğunu belirterek, istinaf isteminin kabulü ile yerel mahkeme kararının kaldırılmasına, davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili katılma yoluyla istinaf dilekçesinde; davacı yanın, dava dışı destekten yoksun kalan kişilere 109.852,05 TL'yi 21.05.2018 tarihinde ödediğini, bu bedel için icra takibinin ise 25.06.2021 tarihinde başlatıldığını, 109.852,05 TL’lik kısım için yapılan ödeme tarihinden icra takibi başlatılma tarihine kadar TTK m. 1420'de öngörülen 2 yıllık zamanaşımı süresinin dolduğunu, bu yöndeki zamanaşımı def'ileri nazara alınmadan karar verilmesinin doğru olmadığını, uzun süreli noterden yapılan kira sözleşmesi ile aracı kiralayan kişi/işleten kişi ... olduğunu, dava ve takibin kendilerine yöneltilmesinin doğru olmadığını belirterek, istinaf isteminin kabulü ile yerel mahkeme kararının kaldırılmasına, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE
İstinaf talebinde bulunan davacı vekili ile katılma yoluyla davalı vekilinin istinaf sebepleri doğrultusunda, kamu düzenine aykırılıklar resen gözetilerek, dosya içerisindeki bilgi ve belgeler, mahkeme kararının gerekçesi, dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesi ile yapılan inceleme sonunda;
Dava, davacı sigorta şirketinin, Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta poliçesi kapsamında zarar gören üçüncü kişiye ödediği tazminatın, sürücünün olay yerini terk etmesi sebebiyle sigortalısından rücuen tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
Yerel Mahkeme tarafından davanın reddine dair verilen karar davacı vekili ile katılma yoluyla davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir.
01.06.2015 tarihinden önce düzenlenen zorunlu trafik sigorta poliçelerine ilişkin olarak meydana gelen trafik kazalarında o dönem yürürlükte bulunan Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının B.4 maddesinde sigortacının işletene rücu nedenleri arasında sigortalı aracın sürücüsünün kaza sonrası olay yerinden ayrılması sayılmamıştır. Dolayısıyla 01.06.2015 tarihinden önce düzenlenen zorunlu trafik sigorta poliçelerine dayalı olarak zarar gören hak sahiplerine ödemede bulunan sigorta şirketi salt olay yerini terk nedenine dayalı olarak kendi akidine rücu edemeyecektir. (Yargıtay 4 HD 2021/9647 E.-2021/8751K.)
Somut olayda; davaya konu kazanın 18.06.2015 tarihinde gerçekleştiği ancak davacı tarafından düzenlenen ZMMS poliçesinin tanzim tarihinin 30/10/2014 olduğu ve poliçe tanzim tarihinde geçerli olan 01.06.2015 tarihi öncesi ZMMS Genel Şartlarında sigortalı aracın sürücüsünün kaza sonrası olay yerinden ayrılmasının rücu sebebi olmaması nedeniyle davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Açıklanan nedenlerle; usul ve yasaya uygun olarak verilen ilk derece mahkemesi kararına karşı taraf vekillerinin istinaf başvurularının HMK’nın 353/1-b-1 maddesi gereğince ayrı ayrı esastan reddine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 35. Hukuk Dairesi, E. 2023/476, K. 2024/1011, 11 Eylül 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama