KÜNYE
T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 35. Hukuk Dairesi Davacılar
- Karar tarihi
- 16 Ekim 2024
- T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 35. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No
- 2023/632 - 2024/1238
- Dosya no
- 2023/632
- Karar no
- 2024/1238
- İncelenen kararın mahkemesi
- ANKARA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 26/12/2022
- Numarası
- 2021/618 Esas 2022/899 Karar
- Vekili
- —
- Davalı
- —
- Davanın konusu
- Tazminat
- Yazılma tarihi
- 21/10/2024
Karar Metni
1.284 kelime·6 dk okuma·3 bölüm
Mahalli mahkemesince verilen karara karşı davalılar vekilleri tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI
Davacılar vekili dava dilekçesinde.
01.09.2020 tarihinde, ... plakalı aracın, müvekkili ...’nun sevk ve idaresindeki ... plakalı otomobille kafa kafaya çarpışması neticesinde çift taraflı maddi hasarlı ve yaralamalı trafik kazası meydana geldiğini, davalı araç sürücüsü ...'in kazanın meydana gelmesinde tamamen kusurlu olduğunu, müvekkilinin kaza sebebiyle en az %5,3 malul kaldığını, müvekkili ...'nun kullanmış olduğu araçta yolcu olarak bulunan ...'nun ise kaza neticesinde ağır yaralandığını, müvekkillerinin her ikisinin de büyük bir travma atlattığını belirterek,
trafik kazasından kaynaklı fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile müvekkili ... için geçici ve sürekli iş göremezlik zararının tazmini için belirsiz alacak olarak şimdilik 100,00 TL maddi tazminatın davalılardan müteselsilen tahsiline ve müvekkili ... için 50.000,00-TL, ... için 20.000,00-TL manevi tazminatın davalı ...’den tahsiline karar verilmesini talep etmiş, bedel artırım dilekçesi ile 2.103,97 TL geçici iş göremezlik tazminatı, 126.558,37 TL sürekli iş göremezlik tazminatı istenmiştir.
Davalı ...
Sigorta A.Ş. vekili cevap dilekçesinde; davacı yanın, müvekkili sigorta şirketine Trafik Sigortası Genel Şartları'nda bildirilen usule aykırı ve Trafik Sigortası Genel Şartları ekinde başvuru için istenilen zorunlu evraklar olmaksızın başvuruda bulunduğunu, doğrudan dava yoluna başvurduğundan huzurdaki davanın dava şartı noksanlığı nedeniyle usulden reddi gerektiğini, olay nedeniyle sigorta şirketinin varsa sorumluluğunun kusur ve ZMMS poliçe limitleri ile sınırlı bulunduğunu,
kesinlikle sorumluluğu kabul anlamına gelmemek kayıyla davacı yanın dava dilekçesinde açıkça maluliyet oranını %5,3 olarak bildirmesi durumu dikkate alınarak yargılama aşamasında işbu orandan daha yüksek oran tespiti halinde müvekkili lehine usuli kazanılmış hak teşkil edeceğini, açıklanan nedenlerle davanın öncelikle usulden reddine, mahkeme aksi kanaatte ise davanın esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; davacıların dava dilekçelerinde ileri sürdükleri iddiaların gerçek dışı olup taleplerinin haksız ve hukuka aykırı olduğunu, öncelikle davanın yetkisiz mahkemede açıldığını, davanın kazanın gerçekleştiği Manavgat Mahkemeleri'nde açılması gerektiğini, müvekkilinin kazanın meydana gelmesinde herhangi bir kusuru bulunmadığını, bu bakımdan davacıların iddialarının gerçeği yansıtmadığını bildirerek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece yapılan yargılama sonunda; davalı sürücünün tam kusuru ile meydana gelen kazada davacı ...’nın %8 malul kalacak ve 1 ayda iyileşebilecek şekilde, davacı ...’nin ise daha hafif yaralandığı, alınan aktüer raporuyla davacı ...’nın geçici ve sürekli işgöremezlik zararının hesaplandığı ve bu miktara ıslah yapıldığı, ... yönünden maddi tazminatın, her iki davacı yönünden manevi tazminat koşullarının oluştuğu ve hakkaniyete göre bir miktar manevi tazminat takdiri gerektiği anlaşıldığından yapılan ıslah da dikkate alınarak,
“1-Davacı ...'nun maddi tazminat isteminin KABULÜ İLE, 2.103,97 TL geçici iş göremezlik tazminatı, 126.558,37 TL sürekli iş göremezlik tazminatı olmak üzere toplam 128.662,34 TL'nin davalı sigorta şirketi yönünden 13/08/2021 tarihinden, davalı ... yönünden kaza tarihi olan 01/09/2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müteselsilen müştereken tahsili ile davacıya ödenmesine,
2-Davacı ...'nun manevi tazminat isteminin KISMEN KABULÜ İLE, 40.000,00 TL manevi tazminatın davalı ...'den kaza tarihi olan 01/09/2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsili ile davacıya ödenmesine, 3-Davacı ...'nun manevi tazminat isteminin KISMEN KABULÜ İLE, 10.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 01/09/2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...'den tahsili ile davacıya ödenmesine,” karar verilmiş; hükme karşı davalılar vekilleri tarafından istinaf kanun yoluna başvuru yapılmıştır.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davalı Sigorta vekili istinaf dilekçesinde; hükme esas alınan kusur maluliyet ve hesap raporlarının hatalı olduğunu, sigortalı araç sürücüsünün kusursuz olduğunu, maluliyet ile kaza arasında illiyet bağı bulunmadığını, prograsif rant yönteminin doğru olmadığını, geçici işgöremezlik tazminatından da sigortanın sorumlu olmadığını belirterek, istinaf isteminin kabulü ile yerel mahkeme kararının kaldırılarak, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde; kazada asıl kusurun davacıda olduğunu, kaza tutanağının tek taraflı ve davacı taraf beyanına göre düzenlendiğini, maluliyet oranın da fahiş olduğunu, kaldı kı cevap dilekçesinde davacı tarafın %5,3 maluliyeti kabul ettiğini, kusur ve maluliyet raporlarının eksik incelemeyle düzenlendiğini, manevi tazminat miktarının da fahiş olduğunu belirterek istinaf isteminin kabulü ile yerel mahkeme kararının kaldırılarak, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE
İstinaf talebinde bulunan davalılar vekillerinin istinaf sebepleri doğrultusunda, dosya içerisindeki bilgi ve belgeler, mahkeme kararının gerekçesi, dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesi ile yapılan inceleme sonunda;
Dava, trafik kazasından kaynaklanan cismani zarar nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
Yerel Mahkeme tarafından davanın kısmen kabulüne dair verilen karar, davalılar vekilleri tarafından istinaf edilmiştir. 01/09/2020 tarihinde davalı ...
Sigortaya ZMMS ile sigortalı olup, diğer davalı yönetimindeki aracın şerit ihlali yaparak karşı yönden gelen davacının şeridine girmesi sonucu karşılıklı çarpışma şeklinde gerçekleşen kazada hükme esas alınan kusur raporunun oluşa ve kaza tutanağına uygun olduğu, söz konusu kazanın gerçekleşmesinde davalı sürücünün tam kusurlu olduğu, davacı tarafın maluliyet oranını kabule yönelik bir beyanının bulunmadığı,
mahkemece hükme esas alınan ve kaza tarihinde geçerli “Erişkinler İçin Engellilik…Yönetmeliği” hükümlerine göre davacı ...’nun muayenesi yapılıp son durum raporu da alınarak düzenlenen Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp ABD raporuna göre kaza öncesi olan arazlar(disk hernileri) hariç tutularak, kaza nedeniyle oluşan ve kaza sonrası MR görüntülerine göre L5-S1 seviyesindeki disk hernisi nedeniyle %8 malul kaldığı, 1 ayda iyileşebileceği, geçici iş görmezlik zararının TBK'nın 54 ve KTK'nın 91. maddesi kapsamında ZMMS kapsamında bulunması nedeniyle davalı ZMM sigortacısının sorumluluğunun bulunduğu,
hükme esas alınan hesap raporunun, yerleşik içtihatlar kapsamında TRH 2010 Tablosu ve prograsif rant yöntemine göre düzenlendiği anlaşıldığından davalıların maddi tazminata yönelik istinaflarına itibar edilmemiştir.
Manevi tazminat yönünden. Türk Borçlar Kanunu’nun 56. maddesi hükmü uyarınca, Hakim manevi tazminatın miktarını tayin ederken aynı kanunun 51. maddesi uyarınca durumun gereğini ve özellikle kusurun ağırlığını göz önünde tutmalıdır. Kanunun takdir yetkisi tanıdığı veya durumun gereklerini ya da haklı sebepleri göz önünde tutmayı emrettiği konularda hakimin hukuka ve hakkaniyete göre karar vereceği Türk Medeni Kanunu’nun 4. maddesi hükmüdür.
Bu kapsamda manevi tazminatın miktarı belirlenirken tarafların kusur oranı, sıfatı, statüsü, sosyal ve ekonomik durumları ile eylemin işleniş biçimi ve yöntemi dikkate alınmalıdır. Miktarın belirlenmesinde her olaya göre değişebilecek özel hal ve şartların bulunacağı da gözetilerek takdir hakkını etkileyecek nedenler karar gerekçesinde objektif olarak gösterilmelidir.
Manevi tazminat adı altında hükmedilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek nitelikte olmalı fakat bir ceza olmadığı gibi malvarlığı hukukuna ilişkin bir zararın karşılanmasını da amaç edinmediği unutulmamalıdır. O halde bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır.
Dosya kapsamındaki bilgi ve belgeler, kusur durumu davacıların yaralanma dereceleri, tarafların sosyal ve ekonomik durumları ile hakkaniyet ilkesi kapsamında manevi tazminata karar verildiği anlaşılmıştır. Açıklanan nedenlerle usul ve yasaya uygun ilk derece mahkemesi kararına karşı davalılar vekillerinin istinaf başvurularının HMK'nın 353/1-b-1. maddesi gereğince ayrı ayrı esastan reddine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 35. Hukuk Dairesi, E. 2023/632, K. 2024/1238, 16 Ekim 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama