KÜNYE
T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 35. Hukuk Dairesi Vekili Davalı
- Karar tarihi
- 16 Ekim 2024
- T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 35. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No
- 2023/673 - 2024/1208
- Dosya no
- 2023/673
- Karar no
- 2024/1208
- İncelenen kararın mahkemesi
- ANKARA 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 26/04/2022
- Numarası
- 2019/153 Esas - 2022/284 Karar
- Davacı
- —
- Davanın konusu
- Tazminat
- Yazılma tarihi
- 17/10/2024
Karar Metni
1.156 kelime·6 dk okuma·3 bölüm
Mahalli mahkemesince verilen karara karşı davalı vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile nlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI
Davacı vekili dava dilekçesinde. 26.01.2019 tarihinde sürücü ...'ın, sevk ve idaresindeki ... plakalı aracı ile Ankara ili Keçiören ilçesi Fatih Caddesi üzerinde seyir halinde iken müvekkili ...'a çarpması sonucu meydana gelen kazada, ...'ın ağır şekilde yaralandığını, Gülhane Eğitim ve Araştırma Hastanesi yoğun bakımına kaldırıldığını, uzun süre tedavi gördüğünü, kaza tarihinde ...
A.Ş'de çalışan müvekkilinin yaralanması sebebiyle çalışamadığını, gelir elde edemediğini, kazanın oluşumunda araç sürücüsü ...'ın asli kusurlu olduğunu, müvekkilinin geçici ve sürekli iş göremezlik sebebiyle iş ve kazanç kaybı ile tedavi ve iyileşme için yapılan ve ileride yapılması zorunlu olan masrafların maddi tazminat kapsamında hesaplanarak hüküm altına alınmasını talep ettiklerini, davalı sigorta şirketine uğranılan maddi zararların tazmini için KTK'nın 97. maddesi uyarınca başvuruda bulunulduğunu, ancak neticesiz kaldığını, arabuluculuk görüşmelerinde de anlaşma sağlanamadığını belirterek,
fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla 10.000,00 TL maddi tazminatın (geçici ve sürekli iş göremezlik ve tedavi gideri) olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde; ... plakalı aracın müvekkili şirket nezdinde 311000058121145 nolu Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesi ile sigortalı bulunduğunu, kabul manasında olmamak üzere kaza ile sakatlık arasındaki illiyet bağının tespitinin gerektiğini, 20.02.2019 tarih 30692 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre maluliyet oranını gösterir raporun dosyaya kazandırılmasını talep ettiklerini, kusur oranının tespiti bakımından dosyanın Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesine,
maluliyet oranının tespiti bakımından ise Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Kuruluna sevk edilmesi gerektiğini, geçici iş göremezlik ve tedavi gideri talebinden sorumlu olmadıklarını belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece, davaya konu kazaya sebebiyet veren ... plakalı araca ait poliçenin incelenmesinde, 09/04/2018-09/04/2019 tarihleri arasında davalı şirkete sigorta poliçesi ile sigortalandığı, kişi başına sakatlanma ve ölüm teminatının 360.000,00 TL olduğu, kazanın poliçe vadesi dahilinde meydana geldiği, kusur yönünden aldırılan raporda, davacı yaya ...'ın meydana gelen olayda %75 (yüzdeyetmişbeş) oranında kusurlu olduğu, davalı şirkete sigortalı aracın dava dışı sürücüsü ...'ın olayda %25 (yüzdeyirmibeş) oranında kusurlu bulunduğu, davalı ...
Sigorta A.Ş.'nin sürücünün kusuru oranında poliçe limitleri dahilinde sorumlu bulunduğu görüş ve kanaatine varıldığı, maluliyet yönünden yapılan araştırmada ise, Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı tarafından düzenlenen 29.12.2021 tarih E-78663745-000-00001943993 sayılı raporda, 10.10.1980 doğumlu davacı ...'ın 26.01.2019 tarihinde geçirmiş olduğu trafik kazası sebebiyle, Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre kişinin bedensel özür oranının %21 olduğu,
Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümlerine göre kişinin bedensel özür oranının %33 oranında olduğu, tıbbi iyileşme süresinin 12 aya kadar uzayabileceğinin tespit edildiği gerekçesiyle, "1-Davanın Kabulü ile, 4.358,99 TL geçici, 105.156,37 TL daimi iş göremezlik tazminatı olmak üzere toplam 109.515,36 TL tazminatın 14/03/2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, a-Tedavi masrafları talebinin feragat nedeniyle reddine," karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davalı ... Sigorta A.Ş. vekili istinaf dilekçesinde; yıllık iyileşme süresi geçirilmeden maluliyet raporu alındığını, güncel muayene yapılmadığını, Anayasa Mahkemesi iptal kararlarının geriye yürümeyeceğini, devre başı ödemeli rant sisteminin uygulanması gerektiğini, faiz başlangıcının hatalı olduğunu, başvurunun usulüne uygun olmaması nedeniyle temerrüt tarihinin yanlış belirlendiğini, geçici iş göremezlik tazminatının poliçe kapsamında bulunmadığını belirterek, kararın kaldırılmasını istemiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE
İstinaf talebinde bulunan davalı vekilinin istinaf sebepleri doğrultusunda, kamu düzenine aykırılıklar resen gözetilerek, dosya içerisindeki bilgi ve belgeler, mahkeme kararının gerekçesi, dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesi ile yapılan inceleme sonunda;
Dava, trafik kazasından kaynaklanan cismani zarar nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkindir.
Dosya kapsamındaki bilgi ve belgelerden, davacının maluliyetinin tespiti için Hacettepe Üniversitesi Tıp fakültesi Adli Tıp ABD tarafında düzenlenen raporda “1-) 30 Mart 2013 tarih ve 28603 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan “Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkındaki Yönetmelik” ve ekindeki cetveller esas alınmak kaydıyla bedensel özür oranı hesaplandığında, “Kas İskelet Sistemi; -Omurgaya Ait Sorunlarda Özürlülük için, 1-1.1.Yaralanma Modeli veya Tanı İlişkili Değerlendirme kullanılarak.
Tablo 1.1 Lomber omurganın özürlülük oranları (yaralanma modeli).
II) Kırıklar: (1) bir vertebrada 5'den az vertebra kompresyonu (2) dislokasyon olmaksızın posterior eleman kırığı (3) vertebra cisminde kırık olmaksızın yer değiştiren spinöz veya transvers proses kırığı için özür oranının %8 olduğu, Alt Ekstremite, Eklem Hareket Açıklığı, Tablo 3.8a Kalça eklemi hareket kısıtlılığının şiddetini belirlenmesi, fleksiyon hareket kaybı için orta (%10) olduğu, abdüksiyon hareket kaybı için hafif (NS olduğu, dış hareket kaybı için hafif (%5) olduğu, sol alt ekstremite özür oranları Balthazard Formülü ile toplandığında %19 olduğu, Tablo 3.2'ye göre kişi özürlülük oranına dönüştürüldüğünde 10 olduğu,
Sinir Sistemi, Epilepsi (Uygun ve yeterli tedavi altında), Nöbeti olmayan ancak nöbet geçirme risk olanlar maddesi uyarınca 5 olduğu, Balthazard Formülü uygulandığında %21 olduğu, 26/01/2019 tarihli trafik kazasına bağlı kişinin bedensel özür oranının %21 (yirmibir) olduğu, sürekli olduğu ve sekel halini aldığı,” belirtilmiş olup, raporda arıza kapsamında davacının kaza sonucu meydana gelen yaralanmasına bağlı olarak sinir sistemine bağlı nöbeti olmayan ancak nöbet geçirme riski olanlar tabiriyle %5 maluliyet belirlemesi yer aldığı, bu belirlemede muğlaklık bulunduğu,
bu haliyle maluliyet raporunun karar vermeye elverişli olmadığı anlaşılmakla, davalı vekili tarafından da bu rapora itiraz edilmesi karşısında mahkemece itirazları da karşılayacak şekilde Adli Tıp Kurumu'ndan maluliyet raporu alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Açıklanan nedenlerle; Adli Tıp Kurumu'ndan kaza tarihindeki yönetmelik hükümlerine göre rapor alınarak, kaza nedeniyle davacıda hangi arızaların meydana geldiği tereddütsüz bir şekilde belirlenerek, meydana gelen bu arazlar nedeniyle hangi oranda maluliyet oluştuğu ve maluliyet ile kaza arasında illiyet bağı bulunup bulunmadığı konusunda, açık, net ve denetime elverişli nitelikte maluliyet raporu alınarak sonucuna göre bir karar verilmesi için dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine, kaldırma sebebine göre davalı vekilinin sair istinaf sebeplerinin bu aşamada incelenmesine yer olmadığına dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 35. Hukuk Dairesi, E. 2023/673, K. 2024/1208, 16 Ekim 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama