İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İstinaf (BAM) Kararları
  3. /Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 35. Hukuk Dairesi

ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 35. HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINAKARARGEREKÇELİ KARAR

Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 35. Hukuk Dairesi E.2023/732 K.2024/1254

Mahalli mahkemesince verilen karara karşı davalı ... Sigorta A.Ş. vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi…

Esas2023/732Karar2024/1254Tarih23 Ekim 2024Okuma10 dk · 2.051 kelime

KÜNYE

T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 35. Hukuk Dairesi Davalı

Karar tarihi
23 Ekim 2024
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 35. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No
2023/732 - 2024/1254
Dosya no
2023/732
Karar no
2024/1254
İncelenen kararın mahkemesi
ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Tarihi
14/03/2023
Numarası
2022/133 Esas 2023/157 Karar
Davacı
—
Vekili
—
Davanın konusu
Tazminat
Yazılma tarihi
23/10/2024
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.051 kelime·10 dk okuma·3 bölüm

Mahalli mahkemesince verilen karara karşı davalı ... Sigorta A.Ş. vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda;

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI

Davacı vekili dava dilekçesinde.

07/07/2021 tarihinde davalı şirket nezdinde sigortalı olan ... plaka sayılı aracın dava dışı sürücü ...'ın sevk ve idaresindeyken sürücünün direksiyon hakimiyetini kaybetmesi neticesinde devrildiğini, söz konusu araçta yolcu olarak bulunan davacının yaralandığını, takiben davacının Ankara Şehir Hastanesinde ve Şereflikoçhisar Devlet Hastanesinde tedavi gördüğünü, davacının bu yaralanma nedeniyle haftalarca kendi ihtiyaçlarını dahi göremediğini, bakıma muhtaç hale geldiğini, kaza neticesinde Şereflikoçhisar Cumhuriyet Başsavcılığınca 2021/1539 sayılı soruşturma başlatıldığını,

davacının hiçbir kusuru olmadığı halde ve hiç beklenmedik bir şekilde yaralandığını ve çok zor durumda kaldığını, bu olay nedeniyle, davacının maddi ve manevi destekten yoksun kaldığı gibi, çok büyük üzüntü ve elem içerisinde kaldığını, işine devam edemediğini, davalıdan da hiçbir yardım göremediğini belirterek, belirsiz alacak davası olarak şimdilik 150,00 TL maddi tazminatın (50,00 TL geçici, 50,00 TL daimi maluliyet ve 50,00 TL bakıcı giderleri karşılığı ) davalı ...

Sigorta A.Ş.'den poliçe limiti dâhilinde kalmak kaydı ile temerrüt tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın öncelikle dava şartı yokluğu nedeniyle reddinin gerektiğini, davanın zamanaşımına uğradığını, Anayasa Mahkemesi'nin iptal kararının davaya konu uyuşmazlıkta uygulanması gerektiğini, kabul anlamına gelmemek üzere kusur oranlarının tespiti için ATK'dan rapor alınması gerektiğini, dosyaya sunulan raporun rapor tarihindeki yönetmeliğe uygun olmadığını, Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun olması gerektiğini, hesaplamada TRH 2010 ve teknik faiz uygulanması gerektiğini, SGK'dan davacıya ödeme yapılıp yapılmadığının sorulması gerektiğini,

tedavi giderleri ile geçici iş göremezlik tazminatından müvekkilinin sorumlu olmadığını, müterafik kusur ve hatır taşıması yönünden de değerlendirme yapılması gerektiğini, faizin dava tarihinden yasal faiz olması gerektiğini belirterek davanın reddini istemiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

Mahkemece, davacının maluliyetinin bulunup bulunmadığı ve var ise geçici ve daimi iş göremez kalınan sürenin ve bakıcı ihtiyacının bulunup bulunmadığının tespitine dair kaza tarihinde yürürlükte bulunan "Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik" hükümlerine göre düzenlenen Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı'nın 15/08/2022 tarihli raporunda; "...

07/07/2021 tarihli trafik kazasına bağlı kişinin toplam vücut engel oranının %18 (yüzde onsekiz) olduğu, sekel halini aldığı ve sürekli olduğu, ... kaza nedeniyle kişinin tedavisine başlanmasından itibaren tedavi süresince ortaya çıkan bakıcı ihtiyacının 1 (bir) ay olduğu, tıbbi iyileşme süresinin 6 (altı) aya kadar uzayabileceği" yönünde kanaat belirtildiği, adli trafik uzmanı bilirkişi tarafından 06/12/2022 tarihli raporda, davalı ...

Sigorta A.Ş. poliçesiyle olay tarihinde zorunlu mali mesuliyet sigortalı bulunan ... plakalı Renault marka özel aracın maliki, işleteni ve sürücüsü olan dava dışı ...'ın dava konusu ve dava dışı birden fazla yaralanmalı ve tek taraflı maddi hasarlı trafik kazasının oluşumunda tamamen % 100 (yüzdeyüz) oranında kusurlu olduğu, davacının emniyet kemeri takmadığına dair herhangi bir resmi tespitin olmaması yanında aracın takla atması sırasında araç içerisinde bulunan yolcuların fırladığına ilişkin bir tespitin de bulunmaması karşısında davacıya müterafik kusur izafesinin yapılamadığı,

tazminat hesabı yönünden alınan 02/01/2023 tarihli bilirkişi raporunda özetle; "...

2023 yılı güncel asgari ücret ve TRH 2010-Progresif Rant (%10 arttırım ve %10 eksiltim) yöntemine göre yapılan hesaplama sonucunda davacı ...ın; geçici iş göremezlikten kaynaklanan tazminat tutarının 15.684,76 TL olduğu (tedavi sağlık giderleri klozu), sürekli işgücü kaybından kaynaklanan tazminat tutarının 775.533,56-TL olduğu, ancak kaza tarihinde (07/07/2021) ZMSS poliçesi ölüm ve sakatlanma teminat limit tutarının 430.000,00 TL olduğu, sürekli iş gücü kaybından kaynaklı davalı sigorta şirketinden talep edilebilecek tazminat tutarının poliçe teminat limit tutarı olan 430.000,00 TL ile (ölüm-sakatlanma klozu) sınırlı olduğu,

geçici bakıcı giderinden kaynaklanan tazminat tutarının 3.577,00 TL olduğu, (tedavi-sağlık giderleri klozu), davacı tarafın; sigorta şirketine başvuru tarihinden 8 iş günü sonrası(başvuru/ihbar tebliğ tarihi dosyada mevcut olmadığından) temerrüde düşme tarihinden itibaren yasal faiz (talep gibi) yürütülerek tazminat talebinde bulunabileceği" davalı vekilince zamanaşımı itirazında bulunulmuş ise de, 07/07/2021 kaza tarihine göre 21/02/2022 tarihli eldeki davada zamanaşımının dolmadığı sabit olup davalının bu yöndeki itirazının reddi gerektiği, müterafik kusur ve hatır taşıması itirazları bakımından ise,

davaya konu trafik kazasında davacının emniyet kemeri takmadığı veya kaza sırasında araçtan fırladığı konusunda bir tespitin bulunmaması karşısında davacıya müterafik kusur izafesine olanak bulunmadığı, dava dışı araç sürücüsü ...'ın davacının kayınpederi olduğunun anlaşılması karşısında hatır taşıması koşullarının bulunmadığı sonuç ve kanaatine varılmakla toplam zarardan müterafik kusur veya hatır taşıması indirimi yapılmamasına karar verildiği, keza, toplam zarar miktarına göre bu indirimlerin yapılması halinde dahi poliçe teminat limitine ve davacının talebine göre de bu değerlendirmenin sonuca etkili olmadığı,

temerrüt tarihinin, KTK'nın 99. maddesi uyarınca davalıya başvuru tarihine göre 05/01/2022 tarihi olarak tespiti ile hükmolunan maddi tazminatın, belirlenen bu temerrüt tarihinden itibaren yasal faiz üzerinden davalıdan tahsili gerektiği gerekçesiyle. "1-Davanın KABULÜ ile.

430.000,00 TL sürekli iş göremezlik, 50,00-TL geçici iş göremezlik, 50,00 TL geçici bakıcı gideri olmak üzere toplam 430.100,00 TL'nin 05/01/2022 temerrüt tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine" karar verilmiştir.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ

Davalı ...

Sigorta A.Ş. vekili istinaf dilekçesinde; başvuru koşulunun yerine getirilmediğini, eksik evrakla başvuru nedeniyle davanın usulden reddi gerektiğini, kararda sürekli sakatlık, geçici iş göremezlik ve geçici bakıcı gideri yönünden ayrı limitler üzerinden hesaplama yapıldığını, müvekkil şirketin tek limit üzerinden sorumlu olduğunu, kaldı ki poliçe tanzim tarihi itibarıyla geçici iş göremezlik ve tedavi giderinin poliçe kapsamında olmadığını, devre başı ödemeli rant sistemine göre hesaplama yapılması gerektiğini,

Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre % 15 maluliyet oranı belirlenmesinin hatalı olduğunu, kazada kalkaneusta çıkık olduğunu ve tedavi yapıldığını, bu arazın tablo 3.33c’den değerlendirilmesinin hatalı olduğunu, Tablo 3.33c’de kalkaneus kemiği ile ilgili arazlar nedeniyle maluliyet verilebilmesi için kırığın intraartiküler deplase olması gerektiğini, bu nedenle Adli Tıp’tan rapor alınması gerektiğini belirterek, kararın kaldırılmasını istemiştir.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE Mahkemece verilen kararda kamu düzenine aykırılık görülmediğinden, HMK'nın 355. maddesi gereğince istinaf edenin sıfatına göre ve istinaf sebepleri ile sınırlı olarak yapılan inceleme sonucunda; Dava, trafik kazasından kaynaklanan cismani zarar nedeniyle maddi tazminat istemidir.

Davalı vekilinin istinaf talebinin incelenmesinde, davalı vekili KTK'nın 97. maddesine uygun başvuru yapılmadan dava açıldığını ileri sürerek kararı istinaf etmiş ise de. 2918 sayılı KTK'nın 97. maddesi 26/04/2016 tarih 29695 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan ve yayımı tarihinde yürürlüğe giren 14/04/2016 tarih 6704 sayılı kanunun 5. maddesi ile değiştirilmiş maddede.

"Zarar görenin, Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortasında öngörülen sınırlar içinde dava yoluna gitmeden önce ilgili sigorta kuruluşuna yazılı başvuruda bulunması gerekir. Sigorta kuruluşunun başvuru tarihinden itibaren en geç 15 gün içinde başvuruyu yazılı olarak cevaplamaması veya verilen cevabın talebi karşılamadığına ilişkin uyuşmazlık olması hâlinde, zarar gören dava açabilir veya 5684 sayılı Kanun çerçevesinde tahkime başvurabilir." hükmü getirilmiştir.

Yapılan bu düzenleme ile zarar görenlerin dava yoluna gitmeden önce ilgili sigorta kuruluşuna yazılı olarak başvurmasının gerekli olduğu, başvurudan itibaren sigorta kuruluşu en geç 15 gün içinde yazılı olarak cevap vermez ya da verilen cevap zarar görenin talebini karşılamaz ise zarar gören dava açabileceği gibi, Sigorta Tahkim Komisyonu'na da başvuru yapabilir. Düzenlemede yazılı başvurunun yapılmış olması yeterli görülmüş, sigortanın temerrüdünü düzenleyen 99. maddeye atıf yapılmamış, başvuruda bulunması gereken evraka ilişkin bir düzenleme getirilmemiştir.

Somut olayda; davacı tarafından, davalı sigorta şirketi hakkında ZMMS kapsamında açılan davada, davalıya başvuru sonrasında dava açıldığı anlaşılmış olmasına göre, davalı vekilinin dava şartı bulunmadığına yönelik istinaf sebepleri yerinde görülmemiş, esasa ilişkin istinaf sebepleri incelenmiştir.

Maluliyet raporuna yönelen istinaf sebebine ilişkin olarak; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun "Bilirkişi Raporuna İtiraz" başlıklı 281/1. maddesinde, "Taraflar, bilirkişi raporunun, kendilerine tebliği tarihinden itibaren iki hafta içinde, raporda eksik gördükleri hususların, bilirkişiye tamamlattırılmasını; belirsizlik gösteren hususlar hakkında ise bilirkişinin açıklama yapmasının sağlanmasını veya yeni bilirkişi atanmasını mahkemeden talep edebilirler" düzenlemesine yer verilmiştir. Usulüne uygun biçimde raporun tebliği üzerine, rapora itiraz hakkı bulunan tarafların bu haklarını kullanmamış olması halinde ise, karşı taraf lehine usuli kazanılmış hak oluşacağı izahtan varestedir.

Somut olayda, yargılama aşamasında maluliyet raporunun davalıya tebliğ edildiği, ancak itiraz edilmediği anlaşılmaktadır.

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 357. maddesi gereğince, Bölge Adliye Mahkemesince resen göz önünde tutulacaklar dışında, ilk derece mahkemesinde ileri sürülmeyen iddia ve savunmalar dinlenemez, yeni delillere dayanılamaz. Başka bir ifade ile yargılama sırasında ileri sürülmeyen bir hususun, istinaf aşamasında ileri sürülmesi mümkün değildir.

Açıklanan nedenlerle ilk derece yargısında aldırılan bilirkişi raporuna karşı HMK'nın 281. maddesi uyarınca bir itiraz ileri sürmeyen davalı vekilinin, bu hususa değinen istinaf isteminin incelenmesine olanak bulunmamaktadır.

Teminat limiti konusunda ise, uyuşmazlık, davacının sürekli bakıcı gideri zararının “sakatlık teminatı” kapsamında mı, yoksa “tedavi gideri teminatı” kapsamında mı olduğu noktasında toplamaktadır. Tedavi gideri ve sakatlık olarak iki ayrı teminat limiti bulunmakta olup, limit kişi başına ölüm/sakatlanma bakımından 410.000,00-TL, tedavi gideri bakımından 410.000,00-TL'dir.

Daimi sakatlık tazminatında mağdurun meslekte kazanma gücü kaybı oranına göre elde edeceği gelirdeki azalma hesaplanırken, yaşam boyu bakıcı gideri tazminatında, mağdurun bakımı, hastaneye gidip gelmesi, ilaçları, gerektiğinde sürekli yanı başında bulunması gereken hasta bakıcı-yardımcı maaş ve ücretleri hesaplanmaktadır.

Daimi iş gücü kaybı tazminatı ile yaşam boyu bakım giderleri farklı tazminat kalemleri olup, yaşam boyu bakıcı giderlerinin sakatlık teminatı kapsamında değerlendirilmesi mümkün değildir. Bakıcı giderleri de tedavi giderleri kapsamındadır. Limitler dahilinde davalı ... Sigorta A.Ş. tedavi giderlerinden de sorumludur. Somut olayda; sürekli bakıma muhtaç kalacak derecede yaralanan davacı, bakıcı masraflarını da talep etmiştir.

Bakıcı gideri sakatlanma tazminatı kapsamında değerlendirilemez, ancak kişinin yaralanması nedeni ile bakıma ihtiyaç duyduğu dönem içinde yapacağı bakıcı gideri, tedavi gideri olarak hükmedilebilir. Bu nedenle davalı ... Sigorta A.Ş.’nin maluliyet nedeni ile tazminata mahkum edilmesi, bakım ihtiyacı nedeniyle yapılacak gider yönünden sorumluluğunu ortadan kaldırmaz. Bu nedenle, tek teminat limiti bulunduğuna ilişkin istinaf sebeplerine de itibar edilememiştir.

Hesaplama yöntemine gelince, tarafların bilirkişi raporunda kullanılan yaşam tablosuna ve tatbik edilen esaslara açık itirazları olmasa dahi TBK 51. maddesi uyarınca tazminatın kapsamının hâkim tarafından belirlenmesi zaruridir. Gerçek zarar miktarı, hak sahibinin olay tarihindeki bakiye ömrü esas alınarak aktif ve pasif dönemde elde edeceği kazançlar toplamından oluşmaktadır.

Gerçek zarar hesabı, özü itibariyle varsayımlara dayalı bir hesap olup, gerçeğe en yakın verilerin kullanılması esastır.

Hak sahiplerinin bakiye ömürleri önceki yıllarda Fransa’dan alınan 1931 tarihli “PMF” cetvellerine göre saptanmakta iken, Başbakanlık Hazine Müsteşarlığı, Hacettepe Üniversitesi Fen Fakültesi Aktüerya Bilimleri Bölümü, BNB Danışmanlık, Marmara Üniversitesi ve Başkent Üniversitesi’nin çalışmaları ile “TRH 2010” adı verilen “Ulusal Mortalite Tablosu” hazırlanmış olup, Sosyal Güvenlik Kurumu'nca da ilk peşin sermaye değerinin hesaplanmasında anılan tabloların uygulanmasına geçilmiştir.

Gerek diğer kurumlar ile Yargıtay Daireleri arasında tazminat hesabında birliğin sağlanması açısından ve gerekse bu tablonun ülkemize özgü ve güncel verileri içerdiği de göz önüne alınarak, ülkemizce de tazminat hesaplamalarında TRH 2010 Tablosu’na göre bakiye ömür sürelerinin belirlenmesinin, güncel verilere ve ülkemiz gerçeklerine daha uygun olacağına Yargıtay 17.Hukuk Dairesi’nce de karar verilmekle görüş değişikliğine gidilmişti.

(Yargıtay 17.HD 22/12/2020 tarih, 2019/5206 Esas, – 2020/8874 Karar sayılı ilamı, 14/01/2021 Tarih 2020/2598 Esas – 2021/34 Karar sayılı ilamı). Öte yandan Anayasa Mahkemesi’nin 17/07/2020 tarih 2019/40-2020/40 sayılı kararı ile.

KTK’nın 90. maddesindeki “bu Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda öngörülen usul ve esaslara tabidir” bölümündeki “bu kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda” ibaresinin Anayasa’ya aykırı olduğu gerekçesiyle iptaline karar verilmekle; zarar hesaplanmasında ZMMS Genel Şartları ekindeki cetvellerin kullanılması mümkün olmadığından ve anüite formülüne göre devre başı ödemeli belirli süreli rant esası (%1,8 teknik faiz) bu cetvellerle getirildiğinden, artık uygulanması mümkün değildir.

Anılan nedenlerle tazminat hesaplamasında davacının bakiye ömür süresinin TRH 2010 yaşam tablosu’na göre belirlenmesi, davacının bilinen dönem sonrası muhtemel gelirinin her yıl için %10 artırılıp %10 iskonto edilmesi ile belirlenecek peşin değeri esas alınıp işleyecek aktif ve pasif dönem tazminat hesabı yapılması gerekmekte olup, TRH 2010 yaşam tablosu ve progresif rant yöntemi kullanılarak düzenlenen hesap raporunun hükme esas alınmasında isabetsizlik görülmemiştir.

Buna göre; dosya kapsamına, kararın dayandığı delillerle, yasaya uygun gerektirici nedenler ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmamasına, göre; davalı ... Sigorta A.Ş. vekilinin tüm istinaf sebepleri yerinde görülmediğinden, istinaf başvurularının HMK'nın 353/1-b-1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerekmiş, aşağıdaki hüküm tesis edilmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;

1-Davalı ... Sigorta A.Ş. vekilinin yerel mahkeme kararına yönelik istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,

2-Davalıdan alınması gereken 29.380,13 TL nispi istinaf karar ve ilam harcı peşin olarak alındığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına

3-Davalı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerlerinde bırakılmasına,

4-Kararın taraflara HMK'nın 359/4 maddesi gereğince usulüne uygun şekilde tebliğine,

Dair, duruşma açılmadan dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK.nın 361/1 maddesi uyarınca kararın usulen tebliğinden itibaren 2 HAFTA İÇERİSİNDE TEMYİZ YOLU AÇIK olmak üzere 23/10/2024 tarihinde oy birliği ile karar verildi.

Başkan Üye Üye Katip

* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.

Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 35. Hukuk Dairesi, E. 2023/732, K. 2024/1254, 23 Ekim 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Tarafların İddia Ve Savunmaları
  4. İlk Derece Mahkemesi Kararı
  5. İleri Sürülen İstinaf Sebepleri
  6. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 35. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/732
Karar No
2024/1254
Tarih
23 Ekim 2024

İlgili Kararlar

  • Ankara 10. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/733 K.2024/732
  • İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/733 K.2024/694
  • İstanbul Anadolu 4. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/733 K.2024/753
  • Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/733 K.2024/1067
  • Antalya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/733 K.2024/691
  • İstanbul 21. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/736 K.2024/556

Tüm Arşiv

İstinaf (BAM) KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.