KÜNYE
T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 35. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 6 Kasım 2024
- T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 35. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No
- 2023/770 - 2024/1354
- Dosya no
- 2023/770
- Karar no
- 2024/1354
- İncelenen kararın mahkemesi
- ANKARA 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 03/05/2023
- Numarası
- 2022/158 Esas - 2023/303 Karar
- Davacılar
- —
- Vekili
- —
- Davalı
- —
- Davanın konusu
- Tazminat
- Yazılma tarihi
- 26/11/2024
Karar Metni
948 kelime·5 dk okuma·4 bölüm
Mahalli mahkemesince verilen karara karşı davalı vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI
Davacılar vekili dava dilekçesinde. 25.09.2021 tarihinde sürücü ...’nun sevk ve idaresindeki araçla seyri sırasında yolun sağ tarafında emniyet şeridinin dışında beklediği esnada aynı istikametten gelen sürücü ...’nın sevk ve idaresinde olan tırın yoldan çıkarak davacı sürücü ...’nun aracına arkadan çarpması neticesinde, sürücü ...’nun aracında yolcu olarak bulunan davacılar desteği ...'nun vefat ettiğini belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile,
davacı eş ... için şimdilik 10.000 TL, davacı evlat ... için şimdilik 1.000 TL destekten yoksun kalma tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiş, ıslah dilekçesi ile dava değerini toplam 189.473 TL olarak artırmış, hükmedilecek tazminata davalıya yapılan başvuru tarihinden itibaren avans faizi işletilmesine karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece, davanın kabulüne, 27.939,06 TL alacağın temerrüt tarihi olan 21/12/2022 tarihinden itibaren işleyecek avans faiz ile birlikte davalıdan tahsili ile davacı ...'ya verilmesine, 161.534,15 TL alacağın temerrüt tarihi olan 21/12/2022 tarihinden itibaren işleyecek avans faiz ile birlikte davalıdan tahsili ile davacı ...'ya verilmesine karar verilmiş, karar davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde; otopsi raporundan kaza ile ölüm arasında illiyet tespit edilemediğini, aktüer bilirkişi raporunda hesaplamada 1.8 teknik faiz uygulanması gerektiğini, müteveffanın gerekli emniyet tedbirlerini alıp almadığının tespiti yapılarak hesaplanacak tazminattan müterafik kusur nedeniyle indirim yapılması gerektiğini, hesaplanacak tazminattan hatır taşıması nedeniyle indirim yapılması gerektiğini, hükmedilecek tazminata ancak dava tarihinden itibaren yasal faize hükmedilebileceğini, hesap raporunda destek paylarının hatalı belirlendiğini belirterek, kararın kaldırılmasını istemiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Mahkemece verilen kararda kamu düzenine aykırılık görülmediğinden, HMK'nın 355. maddesi gereğince istinaf edenin sıfatına göre ve istinaf sebepleri ile sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonucunda; Dava, trafik kazasından kaynaklanan ölüme bağlı maddi tazminat istemine ilişkindir.
Somut olayda, kaza tespit tutanağı uyarınca, 25.09.2021 tarihinde sürücü ...’nın sevk ve idaresindeki çekici ile seyir halinde olduğu sırada banket dışında duraklama halinde olan sürücü ...’nun sevk ve idaresinde olan araca çarpmasıyla meydana gelen kazada sürücü ...’nun kusuru bulunmadığı, sürücü ...’nın kural ihlali olduğunun belirlendiği, mahkemece kusur bilirkişisinde alınan rapor uyarınca kazanın meydana gelmesinde sürücü ...'nın %100 oranında kusurlu olduğu, sürücü ...’nun kusursuz olduğunun belirlendiği,
Balıkesir 1. ACM’nin 2022/316 Esas sayılı dosyasında alınan kusur raporu uyarınca, kazanın meydana gelmesinde sürücü ...'nın %100 kusurlu olduğu, kamyonet sürücüsünün kusursuz olduğunun belirlendiği, neticeten sanık ...’nın taksirle ölüme neden olmak suçundan cezalandırılmasına karar verildiği, mahkemece İstanbul ATK’dan alınan 15/04/2022 tarihli rapor uyarınca müteveffa ...’nun ölümünün genel beden travmasına bağlı çok sayıda kot kırıklarıyla birlikte; pnömotoraks, dalak yaralanması ve gelişen komplikasyonları (ameliyat edilme, ameliyat sonrası kişinin hareketsiz/az hareketli olması,
buna bağlı gelişen kanda pıhtılaşma ve pulmoner emboli) sonucu meydana gelmiş olduğu, 25/09/2021 tarihinde araç içi trafik kazasına bağlı yaralanması ile ölümü arasında tıbben illiyet bağı bulunduğunun belirlendiği, sürücü ... tarafından sevk ve idare edilen aracın kaza tarihini kapsar ZMM sigorta poliçesinin davalı sigorta şirketi tarafından tanzim edilmiş olduğu, mahkemece aktüer bilirkişiden alınan rapor uyarınca davacı hak sahiplerinin murislerinin vefatı ile uğradığı gerçek zararın rapor tarihine göre yapılan hesaplamaya göre 189.473,21 TL olduğunun belirlendiği,
mahkemece anılan delillerin değerlendirilmesiyle yazılı şekilde karar verildiği anlaşılmıştır.
Dosya kapsamına, toplanan delillere ve mahkeme kararının gerekçesine göre mahkemece hükme esas alınan kusur raporunun kaza tespit tutanağına, ceza yargılamasında belirlenen kusur durumuna ve oluşa uygun bulunmasına, buna göre kazanın meydana gelmesinde davalı tarafça sigortalanan araç sürücüsünün %100 oranında kusurlu bulunmasına, mahkemece İstanbul ATK’dan alınan 15/04/2022 tarihli rapor uyarınca müteveffa ...’nun ölümünün genel beden travmasına bağlı çok sayıda kot kırıklarıyla birlikte; pnömotoraks, dalak yaralanması ve gelişen komplikasyonları (ameliyat edilme, ameliyat sonrası kişinin hareketsiz/az hareketli olması,
buna bağlı gelişen kanda pıhtılaşma ve pulmoner emboli) sonucu meydana gelmiş olduğu, 25/09/2021 tarihinde araç içi trafik kazasına bağlı yaralanması ile ölümü arasında tıbben illiyet bağı bulunduğunun belirlenmesine, mahkemece hükme esas alınan aktüer bilirkişi raporunda TRH 2010 Yaşam Tablosu ve Progresif Rant Yöntemi uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmamasına, aktüer bilirkişi raporunun hüküm kurmaya ve denetime elverişli bulunmasına,
kaza tarihinde araçta yolcu olduğu anlaşılan müteveffanın zararın meydana gelmesinde/artmasında müterafık kusuru bulunmadığı ve eşi olan sürücü ...’nun aracında seyahat etmekte olan müteveffanın araçta hatır için taşınmadığı anlaşılmakla mahkemece hükmedilen tazminatlardan hatır taşıması ve müterafık kusur indirimi yapılmamış olmasında bir isabetsizlik bulunmadığının anlaşılmasına,
ölümlü kazaya ilişkin hükmedilen tazminata mahkemece temerrüt tarihinden itibaren faiz işletilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı gibi sigortalı aracın ticari mahiyette olması nazara alındığında tazminata ilişkin avans faizine hükmedilmesinde de bir isabetsizlik bulunmadığının anlaşılmasına göre davalı vekilinin istinaf talebinin yerinde olmadığı anlaşılmıştır.
Açıklanan nedenlerle, usul ve yasaya uygun olarak verilen ilk derece mahkemesi kararına karşı davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK’nın 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 35. Hukuk Dairesi, E. 2023/770, K. 2024/1354, 6 Kasım 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama