KÜNYE
- Mercii
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 35. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/78
- Karar No
- 2024/540
- Karar tarihi
- 17 Nisan 2024
Karar Metni
1.409 kelime·7 dk okuma·23 bölüm
T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 35. Hukuk Dairesi T.C.
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
35. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2023/78
KARAR NO : 2024/540
TÜRK MİLLETİ ADINA
KARAR
BAŞKAN : ... (...)
ÜYE : ... (...)
ÜYE : ... (...)
KATİP : ... (...)
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 11/11/2022
NUMARASI
2020/658 Esas 2022/784 Karar
DAVACILAR
VEKİLLERİ
DAVALILAR
DAVANIN KONUSU : Tazminat
KARAR TARİHİ : 17/04/2024
GEREKÇELİ KARAR
YAZILMA TARİHİ : 19/04/2024
Mahalli mahkemesince verilen karara karşı davacılar vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI
Davacılar vekili dava dilekçesinde. 22.07.2020 tarihinde, davalı ...
Sigortanın ZMMS sigortacısı olduğu, davalı ...'in maliki olduğu, davalı ...'in sürücüsü olduğu kamyonun kavşaktan kontrolsüz dönüş yapması nedeniyle, davacılardan ...'nin idaresindeki aracın ön kısmına çarpması sonucu maddi hasarlı ve yaralamalı trafik kazası meydana geldiğini, kaza tespit tutanağına göre davalıların sorumluluğundaki araç sürücüsünün %100 kusurlu olduğunu, meydana gelen kaza nedeniyle davacının aracının büyük oranda maddi hasar ve değer kaybına uğradığını, davacıların da yaralandığını, vücut çalışma oranlarında azalma ve geçici iş göremezlik meydana geldiğini, bakıcı ihtiyaçları oluştuğunu belirterek,
belirsiz alacak olarak şimdilik, davacı ... için 500 TL, ... için 500 TL, ... için 100 TL, ... için 100 TL ve ... için 100 TL maddi tazminatın ve araç değer kaybı nedeniyle 100TL maddi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek ticari faiz ile birlikte tüm davalılardan müştereken ve müteselsilen, davacı ... için 20.000 TL, ... için 20.000 TL, ... için 10.000 TL, ... için 10.000 TL ve ... için 10.000 TL manevi tazminatın ise kaza tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalılar araç maliki ve sürücüsünden müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiş, açıklama ve talep artırım dilekçesi ile,
davacı ... için 200 TL geçici iş göremezlik, 200 TL kalıcı iş göremezlik, 100 TL bakıcı gideri olmak üzere toplam 500 TL maddi tazminat, davacı ... için 200 TL geçici iş göremezlik, 200 TL kalıcı iş göremezlik, 100 TL bakıcı gideri olmak üzere toplam 500 TL maddi tazminat, davacı ... için 40 TL geçici iş göremezlik, 40 TL kalıcı iş göremezlik, 20 TL bakıcı gideri olmak üzere toplam 100 TL maddi tazminat, davacı ... için 40 TL geçici iş göremezlik, 40 TL kalıcı iş göremezlik, 20 TL bakıcı gideri olmak üzere toplam 100 TL maddi tazminat ve davacı ... için 40 TL geçici iş göremezlik, 40 TL kalıcı iş göremezlik,
20 TL bakıcı gideri olmak üzere toplam 100 TL maddi tazminat talep ettiklerini ve ... yönünden geçici iş göremezlik tazminatını 578,48 TL'ye, ... yönünden geçici iş göremezlik tazminatını 210,40 TL'ye, ... yönünden geçici iş göremezlik tazminatını 981,85 TL'ye artırdıklarının belirterek,
sonuçta davacı ... için toplam 510,40 TL, ... için toplam 878,48 TL, ... için toplam 100 TL, ... için toplam 100 TL ve ... için toplam 1.041,85 TL maddi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte (davalı ... poliçe limitleri ile sınırlı olmak üzere) davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... ve ... vekili cevap dilekçesinde; davanın yetkisiz mahkemede açıldığını, yetkili mahkemenin İstanbul Anadolu Mahkemeleri olduğunu, kusurun tamamının müvekkillerine ait olmadığını, kusur oranına itiraz ettiklerini, davacının aracı 5 yaşından büyük olup değer kaybı olacak araçlardan olmadığını, davacılarda meydana geldiği iddia edilen geçici veya devamlı iş görememezlik iddiasını kabul etmediklerini, olayda manevi tazminat istemlerinin fahiş olduğunu belirterek davanın reddini talep etmişlerdir. Diğer davalı ... şirketine usulüne uygun tebligat yapılmasına rağmen cevap dilekçesi sunulmamıştır.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece yapılan yargılama sonunda; davalı tarafın %70 kusuru ile gerçekleşen kazada davacılardan ...’nin geçici iş göremezlikleri oluşacak şekilde yaralandıkları, davacı ... da kaza anında araç içinde olmakla birlikte yaralanmadığı, davacı aracında kaza nedeniyle değer kaybı oluşmadığı, davacılardan kaza anında araçta olduğu ispatlanamayan ... dışındaki davacılar lehine bir miktar manevi tazminata karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle “1-Maddi tazminat yönünden; davanın kısmen kabulü ile A) ... yönünden 210,40 TL, ... yönünden 404,94 TL
... yönünden 981,25TL olmak üzere toplam 1.596,59 TL'nin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, alacağa davalı ... için 14/01/2021, diğer davalılar yönünden ise 22/07/2020 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi uygulanmasına,
Fazlaya ilişkin talebin reddine ,B) Davalı ... için açılan davanın reddine, 2-Manevi tazminat istemi yönünden; A) Davacılar ..., ..., ... ve ... yönünden 5.000,00 er TL olmak üzere toplam 20.000,00 TL tazminatın davalılar ... ve ...'den tahsili ile alacağa 22/07/2020 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi uygulanmasına, B) Davalı ... için açılan davanın reddine,” karar verilmiş; hükme karşı davacılar vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvuru yapılmıştır.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacılar vekili istinaf dilekçesinde; arabuluculuk ücretinin kabul ret oranına göre davayı kazanan davacı aleyhine hükmedilmesinin doğru olmadığını, mahkemece hükmedilen maddi ve manevi tazminatların çok düşük olduğunu, davacıların her biri lehine talep edilen miktarda manevi tazminata karar verilmesi gerektiğini, kazanılan tazminatlardan fazla karşı yan vekalet ücretine karar verilmesinin de doğru olmadığını, dava konusu kazada değer kaybına uğrayan müvekkilinin aracı yönünden hiç hüküm kurulmamasının ve gerekçe bulunmamasının doğru olmadığını, araçta değer kaybı olmadığına yönelik bilirkişi raporunun da hatalı olduğunu,
davacılara kusur verilmesinin ve bu hatalı kusur, hatalı maluliyet raporuna göre maddi tazminat hesaplanmasının da doğru olmadığını belirterek, istinaf isteminin kabulü ile yerel mahkeme kararının kaldırılmasına davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE İstinaf talebinde bulunan davacılar vekilinin istinaf sebepleri doğrultusunda, dosya içerisindeki bilgi ve belgeler, mahkeme kararının gerekçesi, dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesi ile yapılan inceleme sonunda; Dava, trafik kazasından kaynaklanan cismani zarar nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. Yerel Mahkeme tarafından davanın kısmen kabulüne dair verilen karar, davacılar vekili tarafından istinaf edilmiştir.
Dosya kapsamındaki bilgi ve belgelerden; davacı ...’nin kaza anında araçta olduğu ve yaralandığının ispatlanamadığı, davacı ...’nin ise kaza anında araçta olduğu ancak yaralanmasının olmadığı, hükme esas alınan kusur bilirkişi raporunun olayla ilgili asliye ceza mahkemesi doyasındaki kusur raporuna ve oluşa uygun olduğu, kazada davacı sürücü ...’nin %30, davalı sürücünün %70 kusurlu olduğu, mahkemece Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp ABD’den davacıların muayeneleri de yapılarak ve kaza tarihinde geçerli olan yönetmelik hükümlerine göre düzenlenen raporun usul ve yasaya uygun olduğu,
bu raporlar kapsamında davacıların usulüne uygun olarak maddi zararların hesaplandığı, yine hükme esas alınan değer kaybı hesap raporunun da yerleşik içtihatlara uygun olarak aracın yaşı, kilometresi, daha önceki hasarlar, hasar miktarı nazara alınarak düzenlendiği ve davacı aracında değer kaybı oluştuğunun ispatlanamadığı, mahkeme gerekçesinde de bu hususun açıkça belirtildiği anlaşıldığından, davacılar vekilinin maddi tazminata yönelik istinafına itibar edilmemiştir.
Türk Borçlar Kanunu’nun 56. maddesi hükmü uyarınca, Hakim manevi tazminatın miktarını tayin ederken aynı kanunun 51. maddesi uyarınca durumun gereğini ve özellikle kusurun ağırlığını göz önünde tutmalıdır. Kanunun takdir yetkisi tanıdığı veya durumun gereklerini ya da haklı sebepleri göz önünde tutmayı emrettiği konularda hakimin hukuka ve hakkaniyete göre karar vereceği Türk Medeni Kanunu’nun 4. maddesi hükmüdür.
Bu kapsamda manevi tazminatın miktarı belirlenirken tarafların kusur oranı, sıfatı, statüsü, sosyal ve ekonomik durumları ile eylemin işleniş biçimi ve yöntemi dikkate alınmalıdır. Miktarın belirlenmesinde her olaya göre değişebilecek özel hal ve şartların bulunacağı da gözetilerek takdir hakkını etkileyecek nedenler karar gerekçesinde objektif olarak gösterilmelidir.
Manevi tazminat adı altında hükmedilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek nitelikte olmalı fakat bir ceza olmadığı gibi malvarlığı hukukuna ilişkin bir zararın karşılanmasını da amaç edinmediği unutulmamalıdır. O halde bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır.
Somut olayda; ceza dosyası ve eldeki dosya kapsamı ile olayların gelişimi, olay tarihi, yaralanmanın niteliği ve yukarıda ilkeler birlikte değerlendirildiğinde ilk derece mahkemesince hükmedilen manevi tazminat miktarının zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmaya yetecek ve tazminatın amacına uygun miktarda, hak ve nesafet kuralları çerçevesinde belirlendiği sonucuna varıldığından davacıların manevi tazminat miktarına yönelik istinafına itibar edilmemiştir.
Yine, mahkemece kabul edilen maddi tazminat miktarı toplam 1.596,59TL, reddedilen toplam tazminat miktarı ise 1.034,41TL olup , karar tarihindeki AAÜT’nin 13/2 maddesindeki “Ancak, hükmedilen ücret kabul veya reddedilen miktarı geçemez” hükmüne uygun olarak maddi tazminatlar yönünden ve AAÜT'nin 10 maddesine uygun olarak manevi tazminatlar yönünden davalılar lehine vekalet ücretine karar verildiği anlaşıldığından davacıların vekalet ücretine yönelik istinaflarına da itibar edilmemiştir.
Açıklanan nedenlerle; usul ve yasaya uygun olarak verilen ilk derece mahkemesi kararına karşı davacılar vekilinin istinaf başvurusunun HMK’nın 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 35. Hukuk Dairesi, E. 2023/78, K. 2024/540, 17 Nisan 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama