İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İstinaf (BAM) Kararları
  3. /Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 35. Hukuk Dairesi

ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 35. HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINAKARARGEREKÇELİ KARAR

Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 35. Hukuk Dairesi E.2023/942 K.2024/1288

Mahalli mahkemesince verilen karara karşı davacılar vekili ve davalılar ..., ... Sigorta A.Ş ve ... Sigorta A.Ş vekilleri tarafından ayrı ayrı süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde…

Esas2023/942Karar2024/1288Tarih23 Ekim 2024Okuma11 dk · 2.128 kelime

KÜNYE

T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 35. Hukuk Dairesi Davacılar Vekili

Karar tarihi
23 Ekim 2024
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 35. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No
2023/942 - 2024/1288
Dosya no
2023/942
Karar no
2024/1288
İncelenen kararın mahkemesi
ANKARA BATI ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Tarihi
22/03/2023
Numarası
2021/947 Esas 2023/367 Karar
Davalı
—
Davanın konusu
Tazminat
Yazılma tarihi
25/10/2024
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.128 kelime·11 dk okuma·3 bölüm

Mahalli mahkemesince verilen karara karşı davacılar vekili ve davalılar ..., ... Sigorta A.Ş ve ... Sigorta A.Ş vekilleri tarafından ayrı ayrı süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda;

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI

Davacılar vekili dava dilekçesinde. 03.07.2021 tarihinde sürücü ... idaresindeki kamyon ile Eskişehir yolu üzerinde bulunan ...

Petrol içerisinde yük indirmek için geri geri gittiği esnada, aynı istikamette yaya olarak yürüyen ...'a çarpması sonucu meydana gelen kazada, ...'ın hayatını kaybettiğini, kazanın oluşumunda kamyon sürücüsü ... ...'ın asli ve tam kusurlu olduğunu, müteveffa ...'ın ...'ın eşi, diğer müvekkillerinin ise babası olduğunu, ölümüyle desteklerini kaybettiklerini, manevi olarak büyük elem ve ızdırap duyduklarını, cenaze ve defin gideri yapmak durumunda kaldıklarını, aracın davalılardan ...

Sigorta A.Ş.'ye Zorunlu Mali Mesuliyet, ... Sigorta A.Ş'ye ise Kasko (İMMS) Sigorta Poliçeleri ile sigortalı bulunduğunu, aracın sürücüsü ... ... ile işleteni ...'ın da müvekkillerinin uğramış oldukları maddi ve manevi zararlardan sorumlu olduklarını, müşterek ve müteselsil sorumluluğa dayandıklarını belirterek,

fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla(kısmi dava) müvekkillerinden eş ... için 1.000,00-TL destekten yoksun kalma, 100,00 TL cenaze gideri ile 150.000,00 TL manevi tazminat, ... için 100,00 TL cenaze gideri ile 100.000,00 TL manevi tazminatın, ... için 100,00 TL cenaze gideri ile 100.000,00 TL manevi tazminatın, ... için 100,00 TL cenaze gideri ile 100.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan tahsilini talep etmiş, ıslah dilekçesi ile, ... için, 603.845,50 TL destekten yoksun kalma tazminatının davalılar ...

Sigorta A.Ş. (ZMMS) ve ... Sigorta A.Ş. (Genişletilmiş Kasko Poliçesindeki IMMS) ile ... ... ve ...'tan (sigorta şirketleri yönünden teminat limiti ile sınırlı olmak kaydıyla) temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte, müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı ...

Sigorta A.Ş. vekili cevap dilekçesinde; aracın müvekkiline kaza tarihi itibarıyla şirkete Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesi ile sigortalı bulunduğunu, müvekkili şirkete usulüne uygun bir şekilde başvuru yapılmadığını, kazanın müteveffanın çalışma alanı içerisinde meydana geldiğini, bu sebeple iş kazası niteliğinde olduğunu, iş kazasından kaynaklı açılmış bir dava olup olmadığının araştırılması gerektiğini, kabul anlamına gelmemek üzere sorumluluklarının kusur oranı ve poliçe limiti ile sınırlı olduğunu, kazanın oluşumunda sigortalı araç sürücüsünün kusurunun bulunmadığını,

kusur durumunun tespiti için rapor alınmasını talep ettiklerini, cenaze giderlerinin poliçe teminatı kapsamında olmadığını, dava tarihinden itibaren yasal faizle sorumlu tutulabileceklerini belirterek, davanın reddini talep etmiştir.

Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; müteveffanın olayın meydana geldiği ...

Petrol isimli iş yerinde çalıştığını, olayın salt bir trafik kazası olmayıp aynı zamanda iş kazası olduğunu, asıl sorumluluğun müteveffanın işvereni üzerinde bulunduğunu, iş güvenliği kuralları gereğince de sorumluların tespit edilmesi gerektiğini, belirtilen işyerinin çok tehlikeli iş yeri kapsamında değerlendirildiğini, işin mahiyeti gereği işverenin kendi sahasında hareket eden her türlü aracın hareketini de kontrol altına alması ve kontrolsüz girişleri önlemesi gerektiğini, müteveffanın 01.01.2018 tarihinden itibaren işyerinde temizlik görevlisi olarak çalıştığını,

SGK kayıtlarından mesleki geçmişi ortaya çıktığında benzer işyerlerinde çalışmış olmasının muhtemel olduğunu, işyerinin kural ve düzenini bilebilecek meslekli yeterliği bulunduğunu, görevini yerine getirirken normal bir yayaya göre daha dikkatli ve özenli davranmak durumunda bulunduğunu, kazanın gerçekleşmesinde araç sürücüsü ile müvekkili işletenin herhangi bir kusuru bulunmadığını, desteklik ilişkisinin araştırılması gerektiğini, davacı tarafın talep ettiği manevi tazminat miktarının da fahiş olduğunu belirterek, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

Davalı ... Sigorta A.Ş. vekili cevap dilekçesinde; aracın kaza tarihi itibarıyla müvekkili şirket nezdinde Genişletilmiş Kasko Sigorta Poliçesi ile sigortalı bulunduğunu, dava konusu talepler bakımından müvekkili şirketin sorumluluğundan bahsedilemeyeceğini, manevi tazminat taleplerinin fahiş olduğunu, kusur durumunun tespiti için Adli Tıp Kurumundan rapor alınmasını talep ettiklerini, davacının söz konusu olay sebebiyle SGK'dan herhangi bir ödeme alıp almadığının tespiti gerektiğini belirterek, davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Davalı ... ... süresinde cevap dilekçesi sunmamış ancak aşamalarda kendisini vekille temsil ettirerek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

Mahkemece yapılan yargılama sonunda; davacılar murisinin %15, davalı sürücü ...’nın %85 kusuru ile gerçekleşen kazada davacıların murisi/desteğin vefat ettiği, davacı eşe bağlanan gelirin ilk PSD'nin yarısının hesaplanan destek tazminatından mahsubu gerektiği, alınan aktüer raporu doğrultusunda yapılan ıslah kapsamında ve sigorta şirketleri limitle sınırlı sorumlu olarak maddi tazminat talebinin kabulü gerektiği, yine takdiren bir miktar manevi tazminata karar verilmesi gerektiği anlaşıldığından, “1-A)Davacı tarafın açtığı maddi tazminat davasının KISMEN KABULÜ ile, 603.845,50 TL destekten yoksun kalma tazminatının davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı ...'a avans faizi ile ödenmesine,

B)Davalı ... Sigorta A.Ş.'nin sorumluluğunun ZMSS teminat miktarı ile, davalı ... Sigorta A.Ş.'nin sorumluluğunun ZMSS dışındaki kısım için genişletilmiş kasko poliçesindeki İMSS teminat miktarı ile sınırlı tutulmasına,

C)Davalılar ... ... ve ... için faizin başlangıç tarihinin 03/07/2021, davalı ... Sigorta A.Ş. için faizin başlangıç tarihinin 28/07/2021, davalı ... Sigorta için faizin başlangıç tarihinin dava tarihi olarak belirlenmesine,

D)Davacı tarafın cenaze giderleri yönünden açtığı davanın REDDİNE,

2-A) Davacıların açtığı manevi tazminat davasının KISMEN KABULÜ ile, davacı ... için 100.000,00 TL, davacı ... için 40.000,00 TL, davacı ... için 40.000,00TL, davacı ... için 40.000,00TL manevi tazminatın davalılar ... Sigorta A.Ş., ... ve ... ...'dan müştereken ve müteselsilen tahsili ile belirtilen davacılara avans faizi ile ödenmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine,

B) Davalı ... Sigorta A.Ş.'nin sorumluluğunun ZMSS teminat miktarı ile sınırlı tutulmasına,

C) Davalılar ... ... ve ... için faizin başlangıç tarihinin 03/07/2021, davalı ... Sigorta A.Ş. için faizin başlangıç tarihinin 28/07/2021 olarak belirlenmesine,” karar verilmiş, karara karşı davacılar vekili, davalılar ..., ... Sigorta A.Ş. ve ... Sigorta A.Ş. vekilleri tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ

Davacılar vekili istinaf dilekçesinde; davalıların istinafı nedeniyle usuli kazanılmış hak açısından kararı istinaf ettiklerini, hesaplamaya esas gelir, tablo ve verilerin hatalı olduğunu, zararın eksik hesaplandığını, müteveffanın kusuru olmadığı halde tali kusur verilmesinin doğru olmadığını, hükmedilen manevi tazminatların da az olduğunu belirterek, istinaf isteminin kabulü ile yerel mahkeme kararının kaldırılmasına, davanın tam kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı ...

Sigorta A.Ş. vekili istinaf dilekçesinde; hükme esas alınan kusur raporunun hatalı olduğunu, makine mühendisinin kusur raporu tanzim yetkisi bulunmadığını, sigortalı araç sürücüsünün kusursuz olduğunu, dava konusu kazanın iş kazası olduğunu, PSD’nin yarısı değil tamamının mahsubu gerektiğini, hesaplamanın 1.8 teknik faize göre yapılması gerektiğini, müteveffanın eşinin destek süresinin yaklaşık 0,50 yıl fazla hesaplandığını, davacının olay tarihindeki yaşı 44,34 olup,

destek süresi olan 14,02 eklendiğinde destek bitiş tarihi 4.01.2038 iken raporda 03.07.2038 yılına kadar hesaplama yapılmasının ve bu kapsamda sigorta şirketi aleyhine 21.223,04 TL fark bulunmasının doğru olmadığını, şirketin ancak yasal faizden sorumlu olabileceğini, avans faizine karar verilmesini hatalı olduğunu, harç yönünden limit olan 410.000TL’den sorumlu tutulması gerekirken tüm tazminat miktarının harcından sorumlu tutulmasının doğru olmadığını belirterek, istinaf isteminin kabulü ile yerel mahkeme kararının kaldırılmasına, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı... Sigorta A.Ş. vekili istinaf dilekçesinde; hükmedilen manevi tazminat miktarının limitin üzerinde olduğunu, poliçedeki “Manevi tazminat talepleri, bedeni ve maddi ayrımı yapılmaksızın (kombine) yıllık azami 150.000,00 TL ile sınırlı olmak üzere teminat kapsamına dahil edilmiştir. Ancak bu tutar herhalükarda, kişi başı bedeni zarar tutarının %50'sini aşamaz” hükmüne aykırı olarak toplam 220.000,00 TL’ye karar verilmesinin doğru olmadığını, teminat limitlerinin rakamsal olarak hükümde gösterilmesi gerektiğini, hükmedilen tazminatların fahiş olduğunu belirterek, istinaf isteminin kabulü ile yerel mahkeme kararının kaldırılmasına, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde; kusurun müteveffada olduğunu, olayın trafik iş kazası mahiyetinde olduğunu, gerekli inceleme yapılarak SGK tarafından rücuya tabi ödeme yapılıp yapılmadığının araştırılması gerektiğini, kurumca yapılacak soruşturma sonucunun beklenmesi gerektiğini, SGK tarafından ödenen PSD gelirin tamamının tazminattan mahsubu gerektiğini, hükmedilen manevi tazminat miktarının fahiş olduğunu belirterek, istinaf isteminin kabulü ile yerel mahkeme kararının kaldırılmasına davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE

İstinaf talebinde bulunan davacılar vekili, davalılar ..., ... Sigorta A.Ş ve ... Sigorta A.Ş vekillerinin istinaf sebepleri doğrultusunda, dosya içerisindeki bilgi ve belgeler, mahkeme kararının gerekçesi, dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesi ile yapılan inceleme sonunda;

Dava, ölümlü trafik kazası nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.

Mahkemece davanın kısmen kabulüne dair verilen karara karşı davacılar vekili, davalılar ..., ... Sigorta A.Ş. ve ... Sigorta A.Ş. vekilleri tarafından istinaf kanun yoluna başvuru yapılmıştır.

İlk derece mahkemesi kararına yönelik istinaf incelemesi istinaf sebepleri ile sınırlı olarak yapılmakla birlikte, ilk derece mahkemesi kararında kamu düzenine aykırılık bulunması halinde bu husus resen gözetilir. Gerekçeli kararın HMK'nın 297. maddesine uygun yazılmaması ve bu nedenle denetlenebilir olmaması kamu düzenindendir.

Adil yargılanma hakkı Anayasa'mızın 36/1. maddesinde ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin 6. maddesinde düzenlenmiştir. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'nin bazı kararları ile Anayasa Mahkemesi'nin bireysel başvuruya ilişkin bazı kararlarında gerekçeli karar hakkının adil yargılanma hakkının somut görünümlerinden olduğu belirtilmiştir. Anayasa'nın 141/3. maddesine göre, bütün mahkemelerin her türlü kararları gerekçeli olarak yazılır. Adil yargılanma hakkının sağlanması kapsamında kararların gerekçeli olmasıyla ilgili kamu düzenine ilişkin hükümlere 6100 sayılı HMK'da da yer verilmiştir.

6100 sayılı HMK 297/1-2. maddesinde; “(1) Hüküm "Türk Milleti Adına" verilir ve bu ibareden sonra aşağıdaki hususları kapsar;…

c) Tarafların iddia ve savunmalarının özetini, anlaştıkları ve anlaşamadıkları hususları, çekişmeli vakıalar hakkında toplanan delilleri, delillerin tartışılması ve değerlendirilmesini, sabit görülen vakıalarla bunlardan çıkarılan sonuç ve hukuki sebepleri…..

(2) Hükmün sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir” düzenlemesi mevcuttur.

Anayasa ve 6100 sayılı Yasa hükmü birlikte değerlendirildiğinde, mahkeme kararlarının içermesi gereken gerekçenin ilgili ve yeterli olması, çelişki, tereddüt ve şüphe içermemesi gerektiği sonucuna varılmaktadır.

Karar gerekçesinin, sonucu ile tam bir uyum içinde, o davaya konu maddi olguların mahkemece nasıl nitelendirildiğini, kurulan hükmün hangi nedenlere ve hukuksal düzenlemelere dayandırıldığını ortaya koyacak; kısaca, maddi olgular ile hüküm arasındaki mantıksal bağlantıyı gösterecek nitelikte olması gerekir.

Bu biçim yargıda açıklık ve netlik prensibinin gereğidir. Aksi hâl, yeni tereddüt ve ihtilaflar yaratır. Hatta giderek denebilir ki, dava içinden davalar doğar. Hükmün hedefine ulaşmasını engeller, kamu düzeni ve barışı oluşturulamaz.

Zira tarafların o dava yönünden, hukuk düzenince hangi nedenle haklı veya haksız görüldüklerini anlayıp değerlendirebilmeleri ve denetim mahkemelerinin hukuka uygunluk incelemesi yapabilmesi için ortada usulüne uygun şekilde oluşturulmuş, hükmün hangi nedenle o içerik ve kapsamda verildiğini ayrıntılarıyla gösteren, ifadeleri özenle seçilmiş ve kuşkuya yer vermeyecek açıklıktaki bir gerekçe bölümünün ve buna uyumlu hüküm fıkralarının bulunması zorunludur.

Dosya kapsamındaki bilgi ve belgelerden; dava dilekçesinde maddi tazminat talebi tüm davalılardan müştereken ve müteselsilen talep edilmiş olup, davalı... sigortadan İMMS klozu kapsamında hem ZMMS’nin üzerinde kalan destek tazminatı hem de manevi tazminat talebinde bulunulduğu, mahkemece hem maddi hem de manevi tazminatlardan İMMS kapsamında davalı... Sigorta A.Ş.’nin limitle sınırlı olarak sorumlu tutulduğu görülmüştür.

Ancak bu sigorta şirketinin poliçesinde;“Manevi tazminat talepleri, bedeni ve maddi ayrımı yapılmaksızın (kombine) yıllık azami 150.000,00 TL ile sınırlı olmak üzere teminat kapsamına dahil edilmiştir.

Ancak bu tutar herhalükarda, kişi başı bedeni zarar tutarının %50'sini aşamaz” hükmünün bulunduğu, mahkemece bu kapsamda bir değerlendirmede bulunulmadığı ve yine her davacının talebi ayrı ayrı olup davalı sigorta şirketlerinin hangi davacı için ne miktarda limitle sorumlu tutulduğu, yine yargılama gideri ve vekalet ücretlerinden ne miktarda sorumlu olacağı açık ve net olarak hüküm kısmında belirlenmediği, sonuç olarak hükümde tarafların hak ve borçlarının açık ve net biçimde gösterilmediği, bu haliyle hükmün denetlenebilir olmadığı, bu hususun kamu düzenine aykırılık oluşturduğu anlaşılmıştır.

Kabule göre ise;

Hesap raporunda muris/desteğin 01.01.1960 doğum tarihli olup, kaza tarihi olan 03/07/2021 tarihinde 61 yaş 6 ay 2 günlük olduğu, ancak hükme esas alınan raporda 61 yaşında kabul edilerek muhtemel yaşam sonunun belirlendiği, bu şekilde, muhtemel yaşam süresine ölüm tarihinden itibaren 17 yıl ilave edildiği anlaşılmaktadır. Vefat eden 01/01/1960 doğum tarihli olup, 61 yaşın kabulü durumunda, bu tarih itibariyle bakiye ömrü TRH 2010 yaşam tablosuna göre 16,88 yıl olup, 62 yaş kabul edildiğinde ise 16,14 yıl olup, bu yönde ve eşin destek süresine yönelik bilirkişi raporuna yapılan itirazlar değerlendirilmeyerek eksik inceleme ile karar verilmesi de doğru görülmemiştir.

Açıklanan nedenlerle, taraflar vekillerinin istinaf başvurusunun kabulüne, mahkemece HMK'nın 297. maddesine uygun denetlenebilir mahiyette bir karar verilmemiş olması nedeniyle, kararın HMK'nın 353/1-a-4. maddesi gereğince kaldırılmasına, davanın yeniden görülerek, usule ve Kanun'a uygun, denetlenebilir mahiyette ve hesap raporundaki muhtemel yaşam sürelerine yönelik itirazlar değerlendirilerek ve davalı sigortaların da sorumlu oldukları miktarlarla sınırlı olarak harç ve masraflardan sorumlu olduğu gözetilerek bir karar verilmesi için dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine, kaldırma sebebine göre istinaf edenlerin sair istinaf sebeplerinin incelenmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;

1-İstinaf edenler vekillerinin istinaf başvurusunun KABULÜ İLE, Ankara Batı Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından verilen 22/03/2023 arihli, 2021/947 Esas - 2023/367 Karar sayılı kararın, HMK’nın 353/1-a-4. maddesi gereğince KALDIRILMASINA,

Kararın kaldırılma sebebine göre, istinaf edenlerin sair istinaf taleplerinin İNCELENMESİNE YER OLMADIĞINA,

2-Dosyanın, davanın yeniden görülmesi için mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,

3-İstinaf edenler tarafından yatırılan istinaf karar harcının istek halinde istinaf eden taraflara iadesine,

4-İstinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesinde değerlendirilmesine,

5-İİK'nın 36. maddesi gereğince, Ankara 11. İcra Hukuk Mahkemesinin 2023/310 E. D.İş 2023/450 K. sayılı icranın geri bırakılması kararına istinaden Ankara 16. İcra Dairesi'nin 2023/9015 Esas sayılı dosyasına depo edilen 1.465.339,95 TL tutarlı teminat mektubunun yatırana iadesine,

6-Karar tebliği, kesinleştirme, harç ve gider avansı iadesi işlemlerinin ilk derece mahkemesince yapılmasına

Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK.nın 362/1-a maddesi uyarınca KESİN olmak üzere 23/10/2024 tarihinde oy birliği ile karar verildi.

Başkan Üye Üye Katip

* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.

Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 35. Hukuk Dairesi, E. 2023/942, K. 2024/1288, 23 Ekim 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Tarafların İddia Ve Savunmaları
  4. İlk Derece Mahkemesi Kararı
  5. İleri Sürülen İstinaf Sebepleri
  6. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 35. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/942
Karar No
2024/1288
Tarih
23 Ekim 2024

İlgili Kararlar

  • Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi E.2023/942 K.2024/1448
  • Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/945 K.2024/1013
  • İstanbul Anadolu 4. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/947 K.2024/794
  • Konya Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi E.2023/947 K.2024/1103
  • Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/948 K.2024/846
  • Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/949 K.2024/874

Tüm Arşiv

İstinaf (BAM) KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.