KÜNYE
T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 35. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 22 Mayıs 2025
- T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 35. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No
- 2024/490 - 2025/750
- Dosya no
- 2024/490
- Karar no
- 2025/750
- İncelenen kararın mahkemesi
- ANKARA 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 23/11/2023
- Numarası
- 2022/778 Esas - 2023/882 Karar
- Davanın konusu
- Tazminat
- Yazılma tarihi
- 28/05/2025
Karar Metni
1.013 kelime·5 dk okuma·3 bölüm
Mahalli mahkemesince verilen karara karşı davacı vekili ile davalı vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI
Davacı vekili dava dilekçesinde. 01.07.2022 tarihinde davalı ... Sigorta A.Ş.'ye trafik sigorta poliçesiyle sigortalı ... plakalı araç sürücüsünün, davacı ... idaresindeki motosiklete çarparak davacının yaralanmasına neden olduğunu, dava konusu kazaya karışan aracın ZMMS poliçesinin davalı ... Sigorta A.Ş. tarafından düzenlendiğini, davacının kaza tarihinde ...
Sanayi Sitesinde bulunan ... salonunda 7.500,00 TL maaşla garson olarak çalıştığını, kaza nedeniyle maddi zarara uğradığını belirtilerek, şimdilik geçici iş göremezlik tazminatı için 10,00 TL, sürekli iş göremezlik tazminatı için 10,00 TL ve bakıcı gideri için de 10,00 TL olmak üzere toplam 30,00 TL'nin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, ıslah dilekçesi ile geçici iş göremezlik tazminatı için 12.375,78TL, sürekli iş göremezlik tazminatı için 258.017,68TL, bakıcı gideri için 4.853,25TL’nin (toplam 275.246,71TL) kaza tarihinden itibaren avans faiziyle tahsilini talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde; dava konusu kazaya karışan ... plakalı aracın davalı sigorta şirketi nezdinde ZMMS poliçesiyle sigortalı olduğunu, sorumluluklarının da sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında ve poliçe limiti ile sınırlı olduğunu, davacının maluliyetinin tespiti için ATK tarafından maluliyet raporu düzenlenmesi gerektiğini, geçici iş göremezlik ve tedavi gideri tazminatının poliçe kapsamında olmadığını, müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, dava tarihinden itibaren yasal faiz talep edilebileceğini bildirerek, davanın reddini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece yapılan yargılama sonunda; davacının %25, sigortalı araç sürücüsünün %75 kusuru ile meydana gelen kaza nedeniyle, davacının engel oranının %11 olduğu, tıbbi iyileşme süresinin 3 aya kadar uzayabileceği, ortaya çıkan bakıcı ihtiyaç süresinin 1 ay olduğu, alınan rapora göre, davacının geçici iş göremezlik tazminatı için 12.375,78TL, sürekli iş göremezlik tazminatı için 258.017,68TL, bakıcı gideri için 4.853,25TL zararının oluştuğu, bu miktara davanın ıslah edildiği, ancak davacının kaza sırasında kask takmaması nedeniyle %20 müterafık kusur indirimi yapılması gerektiği gerekçesiyle.
“Davanın kısmen kabulü ile 220.173,36 TL maddi tazminatın 12/08/2022 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine,” karar verilmiş, karara karşı davacı vekili ve davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvuru yapılmıştır.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili istinaf dilekçesinde; müterafık kusur indirimi yapılmasının doğru olmadığını belirterek, istinaf isteminin kabulü ile yerel mahkeme kararının kaldırılmasına, davanın tam kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili istinaf dilekçesinde; tüm kusurun davacıda olduğunu, maluliyet raporunun yetkisiz kurum tarafından ve 1 yıllık süre geçmeden düzenlenmesi nedeniyle hükme esas alınamayacağını, özel tıbbi mütalaa raporu ile de çeliştiğini, yine hesap raporunun da 1.65 teknik faize göre düzenlenmesi gerektiğini, raporda bakiye ömrün 26.06 olarak esas alındığını, halbuki 25,79 olması gerektiğini, geçici işgöremezlik ve bakıcı giderinden sigortanın sorumlu olmadığını, usulüne uygun başvuru olmadığından faizden sorumlu olmadıklarını, en azından dava tarihinden ve yasal faizle sorumlu tutulmaları gerektiğini belirterek, istinaf isteminin kabulü ile yerel mahkeme kararının kaldırılmasına, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE
İstinaf talebinde bulunan davacı vekili ve davalı vekilinin istinaf sebepleri doğrultusunda, kamu düzenine aykırılıklar resen gözetilerek, dosya içerisindeki bilgi ve belgeler, mahkeme kararının gerekçesi, dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesi ile yapılan inceleme sonunda;
Dava, davalıya ZMMS ile sigortalı aracın karıştığı trafik kazası nedeniyle oluşan cismani zarar nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkindir.
Yerel Mahkeme tarafından davanın kısmen kabulüne dair verilen karar, davacı vekili ile davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir.
Davadan önce davalıya başvurulduğundan dava şartının yerine getirildiği anlaşılmıştır.
Dosya kapsamındaki bilgi ve belgelerden, 01/07/2022 tarihinde davalıya ZMMS ile sigortalı aracın kontrolsüz kavşakta geçiş önceliğine uymayarak, davacı idaresindeki motosikletle geçiş önceliğini vermemesi nedeniyle %75, davacının da kavşağa yaklaşırken hızını azaltmayarak %25 kusurlu olduğu,
rapor düzenlemeye yetkili Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp ABD tarafından kaza tarihindeki yönetmelik hükümlerine göre ve muayenesi de yapılarak düzenlenen maluliyet raporunda, davacının yüzdeki sabit iz niteliğindeki %1’lik alanı kaplamayan skar izi ve sol omuz için üst ekstremite eklem açıklığı nedeniyle toplam %11 malul kalacak, üç ayda iyileşebilecek ve 1 ay bakıcı ihtiyacı olacak şekilde yaralandığı, rapordaki iyileşme süresi ve yaralanmanın mahiyetine göre bir yıllık sürenin burada uygulanmasına gerek olmadığı, bu raporun hükme esas alınmasında bir isabetsizlik bulunmadığı,
yerleşik içtihatlara uygun olarak düzenlenen aktüer raporuna göre zararın belirlendiği, geçici işgöremezlik ve bakıcı giderinden de davalı sigortanın poliçe kapsamında sorumlu olduğu, kaza tutanağından “kask takılı değil-6” tespiti karşısında mahkemece hesaplanan tazminattan %20 müterafık kusur indirimi yapılmasında ve davalıya sigortalı aracın ticari olması nedeniyle talep gibi avans faizine hükmedilmesinde de bir isabetsizlik görülmediği, yine davalıyı davadan önce temerrüde düşürdüğünün ispat yükünün davacıda olduğu,
davacının eldeki davadan önce davalı şirkete maluliyet raporu olmadan eksik belge ile başvurduğu ve sigortaya yönelik olarak 04/08/2022 tarihinde alternatif başvuru yolu olan arabulucuya başvurulduğu, Yargıtay 4.HD’nin emsal kararı da gözetilerek artık sigortanın temerrüt tarihinin 04/08/2022 olarak kabulü gerektiği, ancak davacının faiz tarihine yönelik istinafının bulunmaması karşısında hükmedilen tarihin (12/08/2022) davalının lehine olduğu anlaşıldığından tarafların tüm istinaf sebeplerine itibar edilmemiştir.
Açıklanan nedenlerle usul ve yasaya uygun ilk derece mahkemesi kararına karşı davacı vekili ile davalı vekilinin istinaf başvurularının HMK'nın 353/1-b-1. maddesi gereğince esastan reddine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 35. Hukuk Dairesi, E. 2024/490, K. 2025/750, 22 Mayıs 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama