KÜNYE
T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi Bam 35. Hukuk Dairesi T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 35. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/630
- Karar No
- 2025/887
- Karar tarihi
- 26 Haziran 2025
- Başkan
- ....
- İncelenen kararın mahkemesi
- ANKARA 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 05/03/2024
- Numarası
- ....
- Davanın konusu
- İtirazın İptali
- Yazılma tarihi
- 26/06/2025
Karar Metni
1.287 kelime·6 dk okuma·3 bölüm
Mahalli mahkemesince verilen karara karşı davalı vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı ... sahibi olduğu müvekkili şirkete Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesi ile sigortalı kamyonun, yüksek miktarda alkollü ve ehliyetsiz sürücü idaresindeyken, 17.01.2021 tarihinde sebebiyet verdiği kazada hasara uğrayan araçların hasar bedelini ödedikten sonra sigortalıya rücuu için Ankara 30. İcra Müdürlüğü’nün 2023/820 takip sayılı dosyası ile icra takibi yapıldığını, ancak davalının tüm borca itiraz etmesi sonucu takibin durduğunu, davaya konu talepler için arabulucuya başvurulduğunu, ancak bir anlaşma sağlanamadığını belirterek,
davalının Ankara 30. İcra Müdürlüğü’nün 2023/820 takip sayılı icra dosyasına, 43.727,50-TL asıl alacak, 12.685,77-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 56.413,27-TL için yapmış olduğu itirazın iptali ile takibin devamına, %20’den az olmamak üzere icra inkâr tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davaya konu kazaya ilişkin olarak müvekkilinin bir sorumluluğu olmadığını, Ankara 40. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2021/495 Esas - 2021/577 Karar sayılı dosyasında müvekkili ... işyerine ait .... plaka sayılı aracı .... alkollü vaziyetteyken gece vakti çaldığını ve park halinde duran arabaya çarparak kazaya sebebiyet verdiğini, KTK'nın 107. maddesi gereğince zarardan sorumlu olmadığını bildirerek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece yapılan yargılama sonunda; her ne kadar dava dışı sürücü ... hakkında dava konusu kazaya karışan aracı hırsızladığından bahisle Ankara 40. Asliye Ceza mahkemesinde açılan davada sanık hakkında hırsızlık suçundan mahkûmiyet kararı verilmişse de, davaya konu kazayı gerçekleştiren ...'ın ... dağıtım işini yapan işletmenin çalışanı olduğu, ... indirme ve bindirme işini yaptığı ceza mahkemesince verilen kararda da belirtilmiş olmakla, ...'ın davalının çalışanı olması nedeniyle adam çalıştıranın sorumluluğuna ilişkin yasal hükümler uyarınca ...'ın eylem ve işlemlerinden sorumlu olduğu,
olay anında ...'ın davalıya ait aracı izinsiz olarak alıp kullanmasının adam çalıştıranın sorumluluğuna ilişkin hükümler uyarınca davalıyı sorumluluktan kurtaramayacağı, ... tarafından üçüncü kişilere verilen zarardan dolayı davalının bu nedenle de sorumlu olduğu, sigortalı ...'a ait sigortalı aracın kaza anında alkollü ve sürücü belgesiz ... tarafından kullanıldığının sabit olduğu, davalıya ait araç sürücünün ağır kusur sayılan halleri ihlal etmiş olması nedeniyle davacı sigorta şirketinin 3. kişinin zararını karşılaması nedeniyle davalıdan asıl alacak ve ferilerini rücu yolu ile talep ve tahsil etme hakkının doğduğu,
bilirkişi incelemesi sonucu davacının rücu edebileceği tutarın 43.726,28 TL olduğu, davacının ise talep ettiği asıl alacak tutarının 43.727,50 TL olup, davacının davasının 43.726,28 TL asıl alacak ve bu asıl alacağa göre hesaplanan işlemiş faiz üzerinden kısmen kabulüne, ancak reddine karar verilen dava konusu asıl alacak ve işlemiş faizin toplam tutarının 1,58 TL olarak anlamlı bir miktar olmadığı gözetilerek,
yargılama giderleri, vekâlet ücreti ve arabuluculuk giderinin reddine karar verilen tutarın anlamsızlığı karşısında paylaştırılma yapılmaksızın tamamının davalı tarafa yüklenmesi gerektiği, yine, takip konusu alacağın likit olmaması nedeniyle icra inkâr tazminatı koşullarının oluşmadığı gerekçesiyle.
“1-Davacının davasının KISMEN KABULÜ ile, 2-Davalının Ankara 1.Genel İcra Dairesinin 2023/70623 Esas sayılı (Öncesi Ankara 30. İcra Dairesinin 2023/820 Esas sayılı dosyası) takip dosyasına yaptığı itirazın 43.726,28 TL asıl alacak ile 12.685,41 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 56.411,69 TL üzerinden iptali ile takibin anılan tutarlar üzerinden takip talebindeki koşullar ile devamına, 3-Davacının fazlaya ilişkin alacak istemi ile takip konusu alacağın haksız eylemden kaynaklanması nedeniyle likit nitelikte bir alacak olmadığından yasal koşulları oluşmayan icra inkar tazminatına ilişkin isteminin REDDİNE,” karar verilmiş,
karara karşı davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvuru yapılmıştır.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davalı vekili istinaf dilekçesinde; aracın çalındığının sabit olduğunu, zarardan sorumlulukları bulunmadığını, davanın reddi gerektiğini belirterek, istinaf isteminin kabulü ile yerel mahkeme kararının kaldırılmasına, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE
İstinaf talebinde bulunan davalı vekilinin istinaf sebepleri doğrultusunda, kamu düzenine aykırılıklar resen gözetilerek, dosya içerisindeki bilgi ve belgeler, mahkeme kararının gerekçesi, dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesi ile yapılan inceleme sonunda;
Dava, davacı tarafından ZMMS kapsamında sigortalanan aracın, karıştığı kaza nedeniyle zarar görene yapılan ödemenin KTK'nın 95/2 maddesi ve ZMMS Genel Şartları B.4 maddesi (sürücünün alkollü ve ehliyetsiz araç kullanması) gereğince sözleşmeye dayalı olarak rücuen akidinden (sigortalıdan) tahsili istemiyle yapılan icra takibine vaki itirazın iptali istemidir.
Yerel Mahkeme tarafından davanın kısmen kabulüne dair verilen karar, davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir.
ZMMS Genel Şartları’nın A.6-h maddesinde; çalınan veya gasp edilen araçların sebep oldukları ve Karayolları Trafik Kanunu'na göre sigortalının sorumlu olmadığı zararların, aracın çalındığını veya gasp edildiğini bilerek binen kişilerin zarara uğramaları nedeniyle ileri sürülecek talepler ile çalan ve gasp eden kişilerin taleplerinin teminat dışında kaldığı düzenlenmiştir.
Diğer taraftan, 2918 sayılı Kanun'un 107. maddesinde; “ Bir motorlu aracı çalan veya gasbeden kimse işleten gibi sorumlu tutulur. Aracın çalınmış veya gasbedilmiş olduğunu bilen veya gereken özen gösterildiği takdirde öğrenebilecek durumda olan aracın sürücüsü de onunla birlikte müteselsilen sorumludur. İşleten, kendisinin veya eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerden birinin, aracın çalınmasında veya gasbedilmesinde kusurlu olmadığını ispat ederse, sorumlu tutulamaz. İşleten, sorumlu olduğu durumlarda diğer sorumlulara rücu edebilir.
Aracın çalındığını veya gasbedildiğini bilerek binen yolculara karşı sorumluluk, genel hükümlere tabidir.” hükmü yer almaktadır.
Dosya kapsamındaki bilgi ve belgelerden, sigortalı araç sürücüsü ...1.11 promil alkollü olduğu ve sürücü belgesinin olmadığı, dava dışı sürücü ... hakkında basit hırsızlık suçundan açılan, davalı ... katılan sıfatıyla yer aldığı, Ankara 40. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2021/495 Esas sayılı dosyasında görülen kamu davasında.
“Oluşa ve dosya kapsamına göre, sanığın suça konu yerde ... ... isimli ... dağıtım şirketinde indirme ve bindirme işleriyle uğraştığı, kendisine suça konu aracın görevi sebebiyle tevdii ve teslim edilmediği, bu suretle sanığın eyleminin hukuksal tanı ve nitelendirmesinin kül olarak geçici olarak kullanmak suretiyle gerçekleştirilen Hırsızlık suçu olarak kabul edilmiş, yapılan yargılamada toplanan delillere ve sanığın dolaylı ikrarına göre sanığın üzerine atılı suçu işlediği sabit görülmüştür.” gerekçesiyle sanık sürücü ...
7 AY 15 GÜN HAPİS CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA, verilen hapis cezasının TCK'nın 51. maddesi gereğince ertelenmesine dair kararın istinaf edilmeden kesinleştiği anlaşılmışsa da, 2918 sayılı Kanun'un 107. maddesinde davalı işletinin sorumluluktan ancak “aracın çalınmasında veya gasbedilmesinde kusurlu olmadığını ispat ederse” kurtulabileceği, ancak ceza dosyası kapsamındaki aracın ele geçiriliş şekline göre davalı tarafından, kaza tarihinde aracın çalındığından bahisle işleten olarak sorumlu tutulmayacakları ileri sürülmüş ise de,
KTK'nın 107. maddesi kapsamında kalacak şekilde işleten sorumluluğunu ortadan kaldıracak hırsızlığın meydana geldiğini kanıtlayamadığından, mahkemece davalının işleten olarak zarardan sorumlu tutulmasında bir isabetsizlik görülmemiştir.
Dosya kapsamındaki bilgi ve belgelerden, sigortalı aracın dava dışı sürücüsünün ehliyetsiz ve 1,11 promil alkollü halde kullandığı araç ile 17/01/2021 günü, park halinde olan bir başka araca çarptığı, 01/06/2015 tarihli Sigorta Genel Şartlarında kazanın, aracın,
uyuşturucu madde veya ilgili mevzuatta belirlenen seviyenin üzerinde alkollü içki almış kişilerce veya aynı mevzuatta alkollü içki alamayacağı belirtilen kişilerce alkollü içki alınmak suretiyle kullanılması sırasında meydana gelmesi rücu için yeterli sayıldığı ve sigortalı araç sürücüsünün de kaza anında yasal sınırın üzerinde 1,11 promil alkollü olduğu ve ehliyetinin de bulunmadığı sabit olduğundan sigortanın sigortalısına rücu koşulunun oluştuğu, gerçek zarar kapsamında mahkemece alınan bilirkişi raporuyla zararın belirlendiği, mahkemece hükmedilen miktarın gerçek zarara uygun olduğu anlaşıldığından,
davalının tüm istinaflarına itibar edilmemiştir.
Açıklanan nedenlerle usul ve yasaya uygun ilk derece mahkemesi kararına karşı davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1. maddesi gereğince esastan reddine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 35. Hukuk Dairesi, E. 2024/630, K. 2025/887, 26 Haziran 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama