KÜNYE
T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 35. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 17 Nisan 2025
- T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 35. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No
- 2024/686 - 2025/541
- Dosya no
- 2024/686
- Karar no
- 2025/541
- İncelenen kararın mahkemesi
- ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 17/04/2024
- Numarası
- 2022/805 Esas - 2024/275 Karar
- Davanın konusu
- Tazminat
- Yazılma tarihi
- 12/05/2025
Karar Metni
1.080 kelime·5 dk okuma·5 bölüm
Mahalli mahkemesince verilen karara karşı davalı ... Sigorta A.Ş. vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulduğu, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının annesi ... ...'ın 25/07/2021 tarihinde sürücüsü ... ... olan ve davalı şirkete sigortalı araçta yolcu konumunda olduğu sırada sürücünün direksiyon hâkimiyetini kaybetmesi nedeniyle meydana gelen kazada hayatını kaybettiğini, vefat ile davacının bakıma muhtaç küçük oğlunun bakım desteğinden mahrum kaldığını belirterek, şimdilik 10.000 TL destekten yoksun kalma tazminatının kaza tarihi olan 25/07/2021 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiş, ıslah dilekçesi ile dava değerini 184.525,00 TL olarak artırmıştır.
Davalı ... Sigorta A.Ş. vekili cevap dilekçesinde; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece, davanın kabulüne, 184.525,00 TL destekten yoksun kalma tazminatının dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine karar verilmiş, karar davalı sigorta şirketi vekili tarafından istinaf edilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde; davacının eşinden boşandığını, annesi ile beraber yaşadığını, oğluna annesinin bakıyor olması nedeniyle de kendisine destek olduğunu iddia ederek destekten yoksun kalma tazminatı talep ettiğini, ancak söz konusu talebin hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, kız çocuğunun anne/babasından alacağı destek süresinin kural olarak, kentlerde yaşıyorlarsa 22 yaşına kadar ve köylerde 18 yaşına kadar devam ettiğini, eldeki davada destek ilişkisinin ispatlanmadığını, mahkemece, boşanan davacının eşinden nafaka alıp almadığı, nafaka alıyorsa miktarı, eşinin işi, kendisinin çalışıp çalışmadığı,
destek ilişkisi bulunduğu iddia edilen annenin varsa geliri ve mal varlığı ile davacının geliri ve malvarlığının araştırılması gerektiğini, davacı 33 yaşında olup AYİM tablosuna göre %50 evlenme olasılığı bulunduğunu, evlendiği varsayımında iddia edilen anne desteğine hâlihazırda ihtiyacı bulunmayacağını, mahkemece hükme esas teşkil eden beyanları veren tanıkların, davacı ile ortak menfaat ilişkisi içerisinde olduklarını, davacının dava dilekçesinde iddia edilen destek süresinin gerçeği yansıtmadığını, çocuğun otizimli olduğu iddiasının ispatlandığı durumda okul öncesi özel eğitim programının uygulanması gerektiğini,
bu durumda zaten çocuğun evde birinin bakımına muhtaç olmadığı, küçük yaştan itibaren özel eğitim alması gerektiği, gün içerisinde evde bulunmayacağını belirterek, kararın kaldırılmasını istemiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Mahkemece verilen karardaki kamu düzenine aykırılıklar gözetilerek, istinaf eden tarafın sıfatına göre ve istinaf sebepleri ile sınırlı olarak HMK'nın 355. maddesi gereğince yapılan inceleme neticesinde;
Dava trafik kazasından kaynaklanan ölüme bağlı maddi tazminat istemine ilişkindir.
Davacı taraf, davaya konu kazada ölen ...’nin kızı olan davacının, müteveffanın yaşarken torununa baktığı iddiasıyla ölenin desteğinden yoksun kaldığını belirterek tazminat istemli davayı açmış, mahkeme de, benimsediği bilirkişi raporu doğrultusunda, ölenin kızı olan davacının destek tazminatı alma şartları bulunduğunu kabul ederek maddi tazminata hükmetmiştir.
Destekten yoksun kalma tazminatının konusu, desteğin yitirilmesi nedeniyle yoksun kalınan zarardır. Buradaki amaç, destekten yoksun kalanların, desteğin ölümünden önceki yaşamlarında sahip oldukları sosyal ve ekonomik durumlarının korunmasıdır.
Destek kavramı, gerçekleşmiş veya gerçekleşmesi umulan bir bakım ilişkisini gösterir. Eylemli ve düzenli olarak bir kimsenin geçimini kısmen veya tamamen sağlayacak biçimde ona yardım eden veya olayların olağan akışına göre eğer gerçek1eşmeseydi az veya çok yakın bir gelecekte de bu yardımı sağlayacak olan kimse destek sayılır. Bu manada, bir başka kişiye fiilen bakan, onu geçindiren veya ileride bakma, geçindirme ihtimali bulunan kişi, destektir.
İlk durumda eylemli destek, ikinci durumda ise varsayımsal (farazi) destek kavramı söz konusudur. İfade olunan bu hususlar, gerek öğretide gerekse Yargıtay uygulamalarında kabul edilmiş olup, destek kavramının sadece mali olarak yardımı ifade etmediği, bakım ve hizmet etmek suretiyle sağlanacak katkıyı da kapsadığı genel olarak kabul edilmektedir.
Somut olayda; ölenin kızı olan davacı ile ölen ... arasında desteklik ilişkisinin bulunduğu kabul edilmiş ve bu kabul için de sadece tanık beyanları ve bilirkişi raporundaki değerlendirmelere itibar edilmiştir. Destek alma şartlarını taşıdığı kabul edilen (ölenin kızı) davacı kaza tarihinde 29 yaşındadır.
Mahkemenin benimsediği bilirkişi raporunda, ölenin kızı olan davacının, ölen annesinin, çocuğuna 14 yaşına kadar bakması suretiyle ölenden destek alacağı varsayılarak hesaplama yapıldığı görülmektedir.
Mahkemece salt davacı tanıklarının beyanlarına dayanılarak müteveffanın 28.04.2017 doğumlu torunu ...’ye bakmakta olduğunun kabulü ile ölenin kızı olan davacının çocuğuna, ölenin,14 yaşına kadar bakarak destek olacağının kabul edilmesiyle yazılı şekilde karar verilmesi hayatın olağan akışına ve desteklik kavramına aykırıdır.
Açıklanan vakıalar karşısında mahkemece, desteklik ilişkisi sübut bulmadığından davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde davanın kabulüne karar verilmesi yerinde görülmediğinden, davalı vekilinin istinaf talebinin kabulü ile yerel mahkeme kararının kaldırılmasına, davanın reddine hükmedilmesi suretiyle, HMK’nın 353/1.b.2. maddesi gereğince yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına karar verilmiştir.
İSTİNAF HARÇ VE YARGILAMA GİDERLERİ YÖNÜNDEN
II-Davalı tarafından yatırılan istinaf karar harcının talep halinde davalıya iadesine,
III-İstinaf başvurusu nedeniyle davalı tarafından yapılan 1.169,40 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı, 394,00 TL posta gideri olmak üzere toplam 1.563,40 TL istinaf yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
IV-Başvuran tarafça yatırılan delil ve gider avansından kullanılmayan kısım var ise HMK'nın 333. maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,
V-İİK'nın 36. maddesi gereğince Ankara 1. Genel İcra Dairesinin 2024/32910 Esas sayılı dosyasına depo edilen 355.000,00 TL tutarlı teminat mektubunun YATIRANA İADESİNE,
VI-Kararın taraflara tebliği, kesinleştirilmesi, bakiye harç tahsili ve gider avansı iadesi işlemlerinin ilk derece mahkemesi tarafından yapılmasına,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, kararı istinaf eden tarafın sıfatına göre HMK'nın 362/1-a maddesi uyarınca KESİN olmak üzere 17/04/2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.
Başkan Üye Üye Katip
* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 35. Hukuk Dairesi, E. 2024/686, K. 2025/541, 17 Nisan 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama