KÜNYE
T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 35. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 13 Mart 2025
- T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 35. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No
- 2024/76 - 2025/359
- Dosya no
- 2024/76
- Karar no
- 2025/359
- İncelenen kararın mahkemesi
- ANKARA 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 20/11/2023
- Numarası
- 2023/284 Esas - 2023/704 Karar
- Davanın konusu
- Tazminat
- Yazılma tarihi
- 07/04/2025
Karar Metni
1.071 kelime·5 dk okuma·4 bölüm
Mahalli mahkemesinden verilen karara karşı davacı vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI
Davacı vekili dava dilekçesinde; 04/11/2021 tarihinde, davacının sevk ve idaresindeki motosiklet ile seyir halinde olduğu sırada, sürücü ...’in sevk ve idaresinde olup davalı sigorta şirketi tarafından İMM sigorta poliçesi ile sigortalanan araç ile çarpışması sonucu meydana gelen kazada davacının köprücük kemiğinin kırıldığını belirterek, dava konusu trafik kazasında yaralanması nedeniyle uğradığı manevi zararların tazmini amacıyla 100.000,-TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlarda avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Yerel mahkemece; yapılan yargılama ve toplanan deliller neticesi, davanın kısmen kabulüne, 50.000,00 TL manevi tazminatın temerrüt tarihi olan 20/01/2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiş, karara karşı davacı vekili tarafından istinaf talebinde bulunulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde; mahkemece hükmedilen manevi tazminat miktarının yetersiz olduğunu, hükmedilecek tazminata kaza tarihinden itibaren avans faizi işletilmesi gerektiğini, davacı aleyhine kısmi arabuluculuk ücretine hükmedilmesinin yerinde olmadığını belirterek, kararın kaldırılmasını talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE Dava; yaralanma ile sonuçlanan trafik kazasından kaynaklanan manevi tazminat istemine ilişkindir.
Somut olayda, kaza tespit tutanağı uyarınca, 04.11.2021 tarihinde sürücü ...’in sevk ve idaresindeki araçla seyri sırasında sürücü ...’ın sevk ve idaresindeki motosikletle çarpışması sonucu meydana gelen kazada sürücü ...’in kural ihlali olduğunun belirlendiği, mahkemece alınan kusur raporu uyarınca, kazanın meydana gelmesinde sigortalı araç sürücüsü ...’in %100 kusurlu olduğu, davacının kusursuz olduğunun belirlendiği, İstanbul 48.ASCM’de yapılan yargılamada sanık ...'in üzerine atılı katılan ...'a karşı taksirle bir kişinin yaralanmasına neden olma suçundan cezalandırılmasına ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği,
ceza yargılamasında hükme esas alınan kusur raporu uyarınca kazanın meydana gelmesinde, sürücü ...’in asli kusurlu olduğu, sürücü ...’ın kusursuz olduğunun belirlendiği, sürücü ...’in sevk ve idaresinde olan aracın kaza tarihini kapsar şekilde davalı sigorta şirketi tarafından İMM sigorta poliçesi ile sigortalandığı, poliçe teminat limitinin İMMS kapsamında 1.000.000,00 TL olduğu,
DEU Tıp Fakültesi Araştırma Uygulama Hastanesi Adli Tıp ABD Başkanlığı tarafından düzenlenen 03.02.2023 tarihli rapor uyarınca kaza sonucu sağ kostalarda fraktür, sağda pnömötoraks, sağ skapula boyun fraktürü ve sağ klavikulada parçalı fraktür niteliğinde yaralanan davacının %5 kalıcı işgöremezliği ve 150 gün geçici iş görmezliğinin meydana geldiğinin belirlendiği, mahkemece anılan delillerin değerlendirilmesiyle yazılı şekilde karar verildiği anlaşılmıştır.
6098 TBK'nın 56/1 maddesinde.
"Hâkim, bir kimsenin bedensel bütünlüğünün zedelenmesi durumunda, olayın özelliklerini gözönünde tutarak, zarar görene uygun bir miktar paranın manevi tazminat olarak ödenmesine karar verebilir" hükmü ile aynı Yasanın 51. maddesinde yer alan “Hâkim, tazminatın kapsamını ve ödenme biçimini, durumun gereğini ve özellikle kusurun ağırlığını göz önüne alarak belirler.” hükmüne göre, somut olayda olay tarihi, olayın oluş şekli, mahkemece alınan kusur raporu uyarınca kazanın meydana gelmesinde sigortalı araç sürücüsü ...’in %100 kusurlu olduğu, davacının kusursuz olduğunun belirlenmesine,
mahkemece hükme esas alınan maluliyet raporunun hüküm kurmaya ve denetime elverişli bulunmasına, buna göre kaza sonucu sağ kostalarda fraktür, sağda pnömötoraks, sağ skapula boyun fraktürü ve sağ klavikulada parçalı fraktür niteliğinde yaralanan davacının %5 kalıcı işgöremezliği ve 150 gün geçici iş görmezliğinin meydana geldiğinin belirlenmesine,
davalı sigorta şirketinin meydana gelen zarardan temerrüt tarihinden itibaren sorumlu olmasına ve sigortalı aracın hususi araç olması nedeniyle hükmedilen tazminata yasal faiz işletilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığının anlaşılmasına göre mahkeme kararında bu yönlere ilişkin bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmıştır.
Bununla birlikte tarafların sosyal ekonomik durumu, kusura ilişkin belirlemeler, davacının yaralanmasının mahiyeti, çektiği acı ve duymuş olduğu üzüntünün boyutu nazara alındığında, mahkemece davacı lehine hükmedilen manevi tazminat miktarının yetersiz olduğu, hakkaniyet gözetilerek bir miktar artırılması gerektiği anlaşılmıştır.
Açıklanan nedenlerle; davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile istinaf konusu yapılmayan kısımlar baki kalmak üzere yerel mahkeme kararının kaldırılmasına, davacı lehine 75.000,00 TL manevi tazminata hükmedilmesi suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilerek kararın düzeltilmesiyle, HMK’nın 353/1.b.2. maddesi gereğince yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına karar verilmiştir.
İSTİNAF HARÇ VE YARGILAMA GİDERLERİ YÖNÜNDEN
II-Davacı tarafından yatırılan istinaf karar harcının talep halinde davacıya iadesine,
III-İstinaf başvurusu nedeniyle davacı tarafından yapılan 738,00 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı, 142,50 TL tebligat ve posta gideri olmak üzere toplam 880,50 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
IV-Başvuran tarafça yatırılan delil ve gider avansından kullanılmayan kısım var ise HMK'nın 333. maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,
V-Kararın taraflara tebliği, kesinleştirilmesi, bakiye harç tahsili ve gider avansı iadesi işlemlerinin ilk derece mahkemesi tarafından yapılmasına,
Dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda HMK’nın 362/1.a maddesi gereğince miktar itibariyle KESİN olmak üzere 13.03.2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.
Başkan Üye Üye Katip
* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 35. Hukuk Dairesi, E. 2024/76, K. 2025/359, 13 Mart 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama