KÜNYE
T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 35. Hukuk Dairesi İhtiyati Haciz Talep Edenler Aleyhine İhtiyati Haciz Talep Edilen Davalı
- Karar tarihi
- 16 Ekim 2024
- T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 35. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No
- 2024/894 - 2024/1242
- Dosya no
- 2024/894
- Karar no
- 2024/1242
- İncelenen kararın mahkemesi
- ANKARA 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 02/07/2024 (Ara Karar
- Numarası
- 2024/434 Esas (Derdest
- Davacılar
- —
- Vekilleri
- —
- Talep konusu
- İHTİYATİ HACİZ
- Yazılma tarihi
- 21/10/2024
Karar Metni
854 kelime·4 dk okuma·3 bölüm
Mahalli mahkemesince verilen karara karşı davacılar vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI
İhtiyati haciz talep eden (davacılar) vekili talep dilekçesinde; trafik kazasında kızları vefat eden davacıların tedavi, cenaze masrafları ve destekten yoksun kalma tazminat tutarları belirlenerek 200.000TL'nin sürücüler yönünden olay tarihinden, sigorta şirketleri yönünden temerrüt tarihinden işletilecek faizi ile birlikte,
yine sigorta şirketleri yönünden eğer kasko poliçesi de var ise kasko poliçesinden manevi tazminat klozu bulunması halinde klozda belirtilen teminat tutarı kapsamında müşterek ve müteselsilen aksi takdirde yalnızca araç sürücüsü davalılar yönünden 4.000.000TL manevi tazminatın olay tarihinden işletilecek faizi ile birlikte tahsili ile tahsil ve alacaklarının teminat altına alınması bakımından davalıların taşınır ve taşınmaz malları ile üçüncü kişilerdeki hak ve alacakları üzerine teminatsız olarak ihtiyati haciz konulmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece, talebin niteliği gereği karşı tarafa tebligat yapılmaksızın dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda; alacağın varlığının tespiti ve haklılık durumu bu aşamada değerlendirilemediğinden ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmiş, karara karşı ihtiyati haciz isteyen davacılar vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvuru yapılmıştır.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
İhtiyati haciz isteyen (davacılar) vekili istinaf dilekçesinde; haksız eylem tarihinde alacağın muaccel hale geldiğini, kaza tutanağında davalı sürücü ...’in ve diğer davalı sürücü ...’in kural ihlali yaptıklarının belirlendiğini, 25 yaşındaki kızlarının olay yerinde vefat ettiğini, ihtiyati haciz koşullarının oluştuğunu belirterek, istinaf isteminin kabulü ile yerel mahkeme kararının kaldırılmasına ihtiyati haciz talebinin kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE
İhtiyati haciz talep eden vekilinin istinaf sebepleri ile sınırlı olarak, dosya içerisindeki bilgi ve belgeler, mahkeme kararının gerekçesi, dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesi ile yapılan inceleme sonunda;
Uyuşmazlık, ölümlü trafik kazasından kaynaklanan davada ihtiyati haciz kararı verilip verilemeyeceğine ilişkindir.
2004 sayılı İİK'nın 257.maddesi hükmüne göre; "Rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklariyle diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilir. Vadesi gelmemiş borçtan dolayı yalnız aşağıdaki hallerde ihtiyati haciz istenebilir:
1-Borçlunun muayyen yerleşim yeri yoksa;
2-Borçlu taahhütlerinden kurtulmak maksadıyla mallarını gizlemeye, kaçırmaya veya kendisi kaçmaya hazırlanır yahut kaçar ya da bu maksatla alacaklının haklarını ihlal eden hileli işlemlerde bulunursa;
Bu suretle ihtiyati haciz konulursa borç yalnız borçlu hakkında muacceliyet kesbeder."
İİK.'nın 258.maddesinde ise; "İhtiyati hacze 50nci maddeye göre yetkili mahkeme tarafından karar verilir. Alacaklı alacağı ve icabında haciz sebepleri hakkında mahkemeye kanaat getirecek deliller göstermeğe mecburdur. Mahkeme iki tarafı dinleyip dinlememekte serbesttir. (Ek fıkra: 17/07/2003 - 4949 S.K./60. Md.; Değişik fıkra: 02/03/2005-5311 S.K./16.mad) İhtiyatî haciz talebinin reddi halinde alacaklı istinaf yoluna başvurabilir. Bölge adliye mahkemesi bu başvuruyu öncelikle inceler ve verdiği karar kesindir." denilmektedir.
2004 sayılı İİK'nın 258/1. madde metninden de anlaşıldığı üzere ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için mahkemenin ''alacağın varlığı hakkında kanaat edinmiş olması'' gereklidir.
Mahkemenin ''alacağın varlığına kanaat edinmiş olmasından'' anlaşılması gereken alacağın usul hukuku kurallarına göre kesin veya tam olarak ispat edilmesi değil, diğer hukuki himaye tedbirlerinde olduğu gibi ihtiyati hacizde de amaç davaya ilişkin yargılamadan farklı olarak, maddi hukuka dayanan hak bakımından nihai bir karar verip, uyuşmazlığı esastan sona erdirmek değildir.
Yani ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için ispat gerekmez, yaklaşık ispat için delil sunulması yeterli olup, alacaklının ilişkisinin varlığını ve muaccel olduğunu tam ve kesin olarak ispat etmesi aranmaz. Ancak ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için alacaklının alacağın varlığı ve haciz sebepleri hakkında yaklaşık ispat kuralları çerçevesinde kanaat getirecek deliller sunulması gerekir.
Somut olayda, ilk derece mahkemesi tarafından karar tarihinde dosyaya sunulan deliller kapsamında karar verildiği, davalının muayyen yerleşim yeri olmadığının, taahhütlerinden kurtulmak için mallarını gizlemeye, kaçırmaya veya kendisinin kaçmaya hazırlandığı yahut kaçtığı ya da bu maksatla alacaklının haklarını ihlal eden hileli işlemlerde bulunduğunun ileri sürülüp, ispatlanmaması, şartlar değişip, koşulları oluştuğu takdirde yargılamanın devam ettiği aşamalarda yeniden ihtiyati haciz talebinde bulunulabilmesinin de mümkün olmasına ve mahkemenin gerekçesine göre ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Açıklanan nedenlerle; usul ve yasaya uygun olarak verilen ilk derece mahkemesi kararına karşı ihtiyati haciz talep eden-davacılar vekilinin istinaf başvurusunun HMK’nın 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 35. Hukuk Dairesi, E. 2024/894, K. 2024/1242, 16 Ekim 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama