KÜNYE
T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 35. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 16 Ekim 2025
- T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 35. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No
- 2024/995 - 2025/1285
- Dosya no
- 2024/995
- Karar no
- 2025/1285
- İncelenen kararın mahkemesi
- ANKARA 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 12/07/2024
- Numarası
- 2023/721 Esas 2024/535 Karar
- Davanın konusu
- Tazminat
- Yazılma tarihi
- 17/10/2025
Karar Metni
1.218 kelime·6 dk okuma·3 bölüm
Mahalli mahkemesince verilen karara karşı davalı vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI
Davacı vekili dava dilekçesinde; 29.07.2023 tarihli kaza nedeniyle müvekkil şirkete ait araçta oluşan hasar nedeniyle HMK’nın 107. maddesi gereğince, artırım hakkı saklı kalmak kaydıyla, fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak değer kaybı için 1.000,00 TL, eksik ödenen hasar bedeli için 1.000,00 TL olmak üzere toplam 2.000,00-TL'nin avans faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın yetkili ve görevli mahkemede açılmadığını, davanın belirsiz alacak davası olarak açılmasının mümkün olmadığını, dava konusu alacağın muaccel hale gelmediğini, davacının aracında herhangi bir değer kaybı bulunmadığını, davayı kabul anlamına gelmemek kaydıyla değer kaybının genel şartlar göz önünde bulundurularak hesaplanması gerektiğini ve davalı şirketin ancak sigortalının kusuru oranında ve poliçe teminat limiti dahilinde sorumlu tutulabileceğini, bu nedenlerle davanın öncelikle usulden reddini, mahkememin aksi kanaatte olması halinde ise davanın esastan reddine karar verilmesi gerektiğini bildirmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece yapılan yargılama sonunda; dava konusu trafik kazasında, davalı sigortalı araç sürücüsü ...'ın olayın meydana gelmesinde %100 oranında kusurlu olduğu, davacıya ait aracın sürücüsü ...'ın ise meydana gelen olayda kusurunun bulunmadığı davalı sigorta şirketinin oluşan değer kaybından dava dışı sigortalı araç sürücüsü ...'ın kusuru oranında sorumlu olduğu, davacının aracında kaza nedeniyle meydana gelen hasar sonucu 70.000,00 TL değer kaybı ve 72.182,75 TL hasar bedeli oluştuğunun tespit edildiği, hasar bedelinden davalının dava öncesinde yapılan başvuru sonucu yapmış olduğu ödemelerin mahsubu gerektiği gerekçesi ile.
"Davanın kabulü ile; davacının 70.000,00 TL değer kaybından ve 17.810,00 TL bakiye hasar bedelinden kaynaklı toplam 87.810,00 TL maddi zararının 24/08/2023 eksik ödeme tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine" karar verilmiş, karara karşı davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davalı vekili istinaf dilekçesinde; hükme esas alınan raporda, sadece ekspertiz raporundaki fiyatların kısmi incelemesi yapılarak raporda belirtilen parçaların kazadan kaynaklı olup olmadığı, onarımı ve değişiminin uygun olup olmadığı incelenmeden hesaplama yapıldığını, mini onarımla giderilecek parçalar için dahi değişim gideri hesaplandığını, rapora yönelik itirazlar dikkate alınmadan karar verildiğini, davacının değer kaybı başvurusunun, dava konusu aracın aynı bölgeden daha önce hasar almış olması nedeniyle reddedilmesine rağmen hükme esas alınan raporda, dava konusu aracın daha önce hasar almadığı varsayımı ile hesaplama yapıldığını,
2011 model ve 307.991 kilometredeki aracın hasarsız olma ihtimalinin bulunmadığını, bunun için de sigorta gözetim merkezine müzekkere yazılarak dava konusu aracın geçmiş hasar kayıtları dosyaya kazandırılarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile hüküm kurulduğunu ileri sürerek, ilk derece mahkemesi tarafından verilen kararın kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE
Dava, trafik kazasından kaynaklanan bakiye hasar bedeli ve araç değer kaybına ilişkin maddi tazminat istemine ilişkindir.
Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, karara karşı davalı vekili tarafından yukarıda yazılı sebeplerle istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
Dairemizce 6100 sayılı HMK’nın 355. maddesi uyarınca istinaf sebepleri ile sınırlı olarak inceleme yapılmış, kamu düzenine aykırı hususlar resen gözetilmiştir.
Tüm dosya kapsamından; olay tarihi olan 29.07.2023 günü saat 10.17 sıralarında sigortalı araç sürücüsü dava dışı ...’ın sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı aracı ile Çalım Caddesini takiben Altınay Cadde istikametine geçiş yapmak için seyirle geldiği Karacakaya Cadde kavşağında, kontrolsüz olarak sola manevra ile Karacakaya Caddesi üzerine çıkış yaparken aracının sol ön kısımlarıyla yolun karşı istikametinden gelen sürücü ...’ın sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı aracın sol ön yan kısımlarına çarpması neticesinde, maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiği, davacı şirket tarafından 29/07/2023 tarihli maddi hasarlı trafik kazasından kaynaklanan araç değer kaybı ve bakiye hasar bedelinin tahsili için eldeki davanın açıldığı anlaşılmıştır.
Haksız fiilden kaynaklanan araç hasarı nedeniyle, hasar bedeli ve araç değer kaybı talepli davalarda, zarar sorumlusu, kazadan kaynaklanan gerçek zarardan sorumlu olduğundan meydana gelen zararın doğru şekilde tespit edilmesi önemlidir. Zarar gören hasarını, onarıma ilişkin fatura ve sair belgeler ile kanıtlama yoluna gidebilir ise de, fatura ve dayanak belgelere dayalı ödemelerin, kaza ile illiyeti değerlendirilmeli, kaza ile oluşan zararla uyumlu olması durumunda zarar sorumlusundan talep edilebileceği nazara alınmalıdır. Fatura çerçevesinde yapılan işçilik ve parçaların, kaza ile illiyeti değerlendirilmeden ve ayrıca yapılması gereken bir gider olup olmadığı (zararın giderilmesi açısından yeterliliği ve uygunluğu) tespit edilmeden hasar bedeli belirlenmemelidir.
Kazaya bağlı araçta oluşan değer kaybı da, kaza tarihi itibariyle aracın, serbest piyasadaki hasarsız halindeki ikinci el değeri ile kaza sonrasında onarılmış halindeki serbest piyasadaki 2. el değeri arasındaki farka göre tespit edileceğinden, bu kapsamda, aracın kaza tarihindeki değerine etki edecek hususların titizlikle ve denetime elverişli olarak belirlenmesi gerekir. Bu çerçevede, aracın davaya konu kaza tarihinden önce karıştığı kazalar var ise, bu kazalar sonucunda oluşan hasarların da değerlendirilerek, aracın kaza tarihindeki değerine etkisi yanı sıra, söz konusu kaza kayıtları olan araçta meydana gelen kaza neticesinde değer kaybı meydana gelip gelmeyeceği, gelecek ise ne miktarda geleceğinin denetime elverişli olarak tanzim edilecek rapor ile belirlenmesi gerekir.
Somut olayda, davalı sigorta şirketi vekili araçta meydana gelen hasar tutarı ve değer kaybına ilişkin olarak bilirkişi raporuna itiraz ederek, raporda belirlenen hasar tutarının gerçeği yansıtmadığını ve dava konusu aracın daha önce de aynı bölgeden hasar aldığını, bu nedenle araçta değer kaybı olmayacağını ileri sürmüş olup, mahkemece Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezine müzekkere yazılıp, ... plakalı aracın 29/07/2023 tarihli kaza öncesi Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası hasar bilgisi, Kasko Sigortası hasar bilgisi, Ekspertiz Rapor Bilgisi, Kaza Tespit Tutanağı Bilgisi araştırılıp,
varsa daha önceki hasar dosyaları da getirtilip, buna göre araçta meydana gelecek değer kaybının belirlendiği teknik anlamda yeterli ve denetime elverişli bir rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken belirtilen şekilde bir değerlendirme yapılmadan eksik inceleme ile hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-a-6 maddesinde; mahkemece, uyuşmazlığın çözümünde etkili olabilecek ölçüde önemli delillerin toplanmamış veya değerlendirilmemiş olması ya da talebin önemli bir kısmı hakkında karar verilmemiş olması halinde, bölge adliye mahkemesi tarafından esası incelemeden kararın kaldırılmasına ve davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine duruşma yapılmadan kesin olarak karar verileceği hususu düzenlenmiştir.
Yukarıda açıklanan nedenlerle; davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile yerel mahkeme kararının HMK'nın 353/1-a.6. maddeleri uyarınca kaldırılmasına, yukarıda açıklanan ilkeler çerçevesinde değerlendirme yapılması için dosyanın mahkemesine gönderilmesine, kaldırma nedenine göre davalının sair istinaf itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına karar vermek gerektiği vicdani kanaati ile aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 35. Hukuk Dairesi, E. 2024/995, K. 2025/1285, 16 Ekim 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama