KÜNYE
T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 35. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 25 Aralık 2025
- T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 35. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No
- 2025/1368 - 2025/1657
- Dosya no
- 2025/1368
- Karar no
- 2025/1657
- İncelenen kararın mahkemesi
- ANKARA 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 26/05/2025
- Numarası
- 2025/341 Esas 2025/344 Karar
- Davanın konusu
- Tazminat
- Yazılma tarihi
- 29/12/2025
Karar Metni
2.628 kelime·13 dk okuma·4 bölüm
Mahalli mahkemesince verilen karara karşı davacı vekili ve davalı ... vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI
Asıl davada davacı vekili dava dilekçesinde.
31/07/2016 tarihinde müvekkilinin eşinin sevk ve idaresindeki ... plakalı aracı ile Kırşehir'den Ankara'ya seyahat ederken Kaman ilçesinde yol kenarında araçların park etmesi için ayrılan cepte durakladıklarını, aracın bagajından bir şeyler alırken, davalı ... ...'nin hakimiyetinde olan ... plakalı aracı kullanırken, telefonla ilgilenmesi ve yola bakmaması nedeniyle ... plakalı araca arkadan çarptığını, müvekkilinin bacaklarının iki araç arasında sıkışıp kaldığını,
Kaman Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2016/267 Esas sayılı dosyasında aldırılan Adli Tıp raporunda fibula kemik kırığının hayati fonksiyonları orta derecede etkilendiğinin belirlendiğini, müvekkilinin bacağının 25 gün alçıda kaldığını, sonrasında 45 gün boyunca evde kıpırdamadan yattığını, müvekkilinin meydana gelen kazadan dolayı maddi ve manevi olarak sıkıntı çektiğini, davalı ...'ın ... plakalı aracın sahibi ve işleteni olduğunu, davalı sigorta şirketinin sorumluluğu açısından 223111807 numaralı trafik poliçesine istinaden dava şartı olan sigorta şirketine başvuru şartının müvekkili tarafından gerçekleştirildiğini belirterek,
maddi tazminat yönünden fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile şimdilik 1.000,00 TL maddi (açıklama dilekçesi ile 300,00 TL tedavi gideri, 300,00 TL tedavi sürecince çalışamamaktan kaynaklanan kazanç kaybı, 400,00 TL iş gücü kaybı için) ve 10.000,00 TL manevi olmak üzere toplam 11.000,00-TL tazminatın davalı taraftan alınarak tarafına ödenmesine karar verilmesini talep etmiş, vekaletnamesinde feragat yetkisi bulunan davacı vekili yargılama sırasında 06/02/2019 tarihli dilekçesi ile,
manevi tazminat talebinden feragat etmiş, 14/04/2023 tarihli oturumdaki imzalı beyanı ile de tedavi gideri ve kazanç kaybı taleplerinden de feragat etmiş, ıslah dilekçesi ile geçici iş göremezlik tazminatını 9.313,07 TL’ye, daimi iş göremezlik tazminatını 339.738,99 TL’ye arttırdığını belirterek, söz konusu tazminatların kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalılardan müteselsil olarak olarak tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmesini istemiştir.
Birleşen Ankara 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/908 esas sayılı dava dosyasında davacı vekili dava dilekçesinde.
31/07/2016 tarihli trafik kazası neticesinde müvekkilinin ağır yaralandığını, kazaya sebebiyet veren ve kazada yüzde yüz kusurlu bulunan araç şoförü ... ... hakkında Kaman Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2016/261 E. sayılı ilamı ile taksirle bir kişinin yaralanmasına sebep olma suçu nedeniyle mahkumiyet kararı verildiğini, davalı sigorta şirketi ile birlikte araç şoförü ... ... ve araç maliki ... aleyhine 21.01.2019 tarihinde Ankara 19. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2019/42 E. sayılı dosyası ile tazminat talepli dava açıldığını ve görevsizlik kararı verildiğini,
daha sonrasında Ankara 12. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2022/234 E. 2023/240 K. sayılı dosyası ile davanın kabulüne karar verildiğini, ancak.
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 35. Hukuk Dairesi'nin 2023/881 E. - 2023/1204 K. sayılı ilamı ile davalı sigorta şirketi hakkında zorunlu dava şartı olan arabuluculuk yoluna başvurulmaması sebebi ile hükmün kaldırılmasına ve dosyanın Yerel Mahkemeye gönderilmesine karar verildiğini, akabinde Ankara 12. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2023/751 E. - 2023/692 K. sayılı kararı ile davalı ...
Sigorta A.Ş. yönünden davanın sigorta sözleşmesinden kaynaklanması, ticari mahiyette olması ve bu sebeple dava şartı arabuluculuk yoluna başvurulması gerektiği ancak başvurulmaması nedeni ile davalı sigorta şirketi hakkında davanın usulden reddine karar verildiğini, diğer davalılar ... ve ... ... yönünden ise davanın tefrik edilerek ayrı bir esasa kaydına karar verilerek,
yargılamanın Ankara 12. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2023/791 E. sayılı dosyası üzerinden devam ettiğini, müvekkilinin arabuluculuk müessesesine başvuru yaptığını, ancak taraflar arasında anlaşma sağlanamadığını, gelinen durumda davalı sigorta şirketi açısından arabuluculuk ön şartının yerine getirildiğini, usul ekonomisi göz önüne alınarak huzurdaki dosyanın Ankara 12. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/791 E. sayılı dosya ile birleştirilmesine karar verilmesini talep ettiklerini, yapılacak yargılama neticesinde;
daimi iş göremezlik tazminatı için fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla (sigorta poliçe limiti olduğu belirtilen) 305.000,00 TL'nin, geçici iş göremezlik tazminatı için şimdilik 5.000,00 TL'nin sigorta şirketine başvuru tarihi olan 28/11/2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte, davalı sigorta şirketinden tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmesi istemiştir.
Asıl davada davalılar davaya karşı herhangi bir cevap vermemiş,
Davalı ... ... (...) vekili 03/06/2024 tarihli hesap raporuna karşı itiraz ve beyan dilekçesinde, hesap raporunun usul ve yasaya uygun olmadığını, kaza ile sonuç arasında illiyet bağının bulunmadığını belirterek, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Birleşen Ankara 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/908 esas sayılı dava dosyasında davalı vekili cevap dilekçesinde; zamanaşımı, hak düşürücü süre, derdestlik, kesin hüküm, husumet, hukuki yarar ve dava şartı yokluğu itirazları olduğunu, müvekkili sigorta şirketine başvuru yapılmadan dava açıldığını, poliçe teminat limiti ile sınırlı sorumlu olduklarını, müvekkilinin tazminat taleplerinden sorumlu olmadığını ve zararın teminat dışında olduğunu belirterek, usul ve esas yönünden davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 35 HD.’nin 2025/549 E. - 2025/461 K. sayılı kaldırma kararı üzerine yapılan yargılama sonunda; birleşen davalı sigorta şirketi tarafından ZMMS poliçesi ile sigortalanan ... plakalı aracın karıştığı tek taraflı trafik kazası sonucu yol kenarında park halinde bulunan araca arkadan çarparak, yaya konumundaki davacıyı sıkıştırmak suretiyle yaralanması sebebiyle asıl ve birleşen davanın açıldığı,
mahkemece dosya kapsamına uygun, ayrıntılı ve gerekçeli görülerek benimsenen 11/08/2021 tarihli Adli Tıp Kurumu Ankara Grup Başkanlığı Trafik İhtisas Dairesi raporuna göre, davalı sürücü ...’in olayda %100 oranında kusurlu olduğu, davacı yaya ...'un ise olayın gerçekleşmesinde kusurunun bulunmadığı, birleşen davada kazaya karışan ... plaka sayılı araç için ZMMS poliçesi düzenleyen davalı sigorta şirketinin poliçe limitleri dahilinde sorumlu olduğu,
asıl davada ise aracın işleteni ve aracın sürücüsünün zarardan müteselsilen sorumlu oldukları, davalı ...’in sürücüsü olduğu araç ile yol kenarında araçların duraklaması için ayrılan cepte duran ... plaka sayılı araca çarpması sırasında duraklayan aracın bagajından eşya almak üzere yola inen ve yaya konumundaki davacıyı iki araç arasına sıkıştırmak suretiyle meydana gelen trafik kazası sonucu, mahkemece benimsenen Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Adli Tıp Ana Bilim Dalı Başkanlığınca düzenlenen 17/08/2022 tarihli kaza tarihi itibarıyla geçerli yönetmelik hükümlerine uygun olarak düzenlenen rapora göre,
davacının yüzde 17 oranında sürekli iş göremezlik halinde bulunduğu, iyileşme (iş göremezlik) süresinin kaza tarihinden itibaren 7 aya kadar uzayabileceği, davacının 1 ay süresince başkasının yardımına ihtiyaç duyduğu, davacının ekonomik sosyal durum araştırmasında emekli öğretmen olduğunun bildirilmesi nedeniyle asgari ücret düzeyinde geliri olduğunun kabul edildiği,
davacının güncel asgari ücret düzeyindeki geliri, SGK yazı cevabı, maluliyet raporu, Yargıtay içtihatları, TRH-2010 yaşam tablosuna göre, aldırılan ve mahkemece dosya kapsamına uygun, ayrıntılı ve gerekçeli görülerek benimsenen 18/01/2023 tarihli aktüer bilirkişi raporu ile 09/05/2024 tarihli ek raporu ve tüm dosya kapsamına göre, asıl davada davacının 9.313,07-TL geçici iş görmezlik zararı ile 635.143,74 TL daimi iş göremezlik gerçek zararının bulunduğu,
ancak asıl davada taleple bağlı kalınarak sürekli iş göremezlik tazminatı talebi yönünden 339.738,99 TL tazminata hükmedilmesi gerektiği, birleşen davada ise sigorta limitleri dikkate alındığında, davacının 305.000,00 TL daimi iş göremezlik ve 5.000,00 TL geçici iş görmezlik zararının bulunduğu, asıl davada manevi tazminat ile tedavi gideri ve kazanç kaybı tazminat taleplerinin feragat nedeni ile reddinin gerekeceği anlaşıldığından.
“A) Mahkememizin 2023/791 esas sayılı asıl davasında;
A-1) Davacının manevi tazminat davasının feragat nedeniyle reddine,
A-2) Davacının tedavi gideri ve kazanç kaybı yönünden taleplerinin feragat nedeniyle reddine,
A-3) Maddi tazminat talebi yönünden davanın kabulü ile, 339.738,99 TL sürekli iş göremezlik tazminatı ve 9.313,07 TL geçici iş göremezlik tazminatının 11/01/2019 dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte (tahsilde tekerrür olmamak kaydı ile) davalılar ... ve ... ... (...)'den müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine,
B) Ankara 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2023/908 esas sayılı birleşen davasında;
B-1) Davanın kabulü ile 305.000,00 TL daimi iş görmezlik tazminatı ve 5.000,00 TL geçici iş görmezlik tazminatının 11/01/2019 ilk dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte (tahsilde tekerrür olmamak kaydı ile) davalı sigorta şirketinden tahsili ile davacıya ödenmesine,” karar verilmiş; karara karşı davacı vekili ve davalı ... ... (...) vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvuru yapılmıştır.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı ... vekili istinaf dilekçesinde; 09/02/2023 tarihli ıslah dilekçesi ile açık ve net bir şekilde talep edilen tazminatlara haksız fiil tarihinden (31/07/2016) faiz talep edilmesine rağmen 10/01/2019 tarihinden faize karar verilmesinin doğru olmadığını, bu hususu ilk istinaf ve ikinci istinaf dilekçesinde de ileri sürdüklerini, birleşen dosyada da sigortaya başvuru tarihi olan 28/11/2017 tarihinden faiz talep etmelerine rağmen neden 10/01/2019’dan başlatıldığının anlaşılamadığını bu kararların gerekçelendirilememesinin ve yanlış tarihten faiz başlatılmasının doğru olmadığını belirterek, istinaf isteminin kabulü ile yerel mahkeme kararının kaldırılmasına, hükmün düzeltilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... (...) ... vekili istinaf dilekçesinde; davalıya atfedilen kusurun hatalı olduğunu, mahkemece davacının maluliyetiyle kaza arasındaki illiyet bağının yeterince araştırılmadığını, olay öncesine ait tedavi geçmişinin araştırılması gerektiğini, maluliyet raporlarının kendi arasında çelişkili olduğunu (yönetmelik farkı nedeniyle oran farkı var), hesaplamaların fahiş olduğunu, davacının tüm taleplerinin zamanaşımına uğradığını belirterek, istinaf incelemesi sonucunda ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE
İstinaf talebinde bulunan davacı vekili ile davalı ... ...(...) ve davalı ... Sigorta AŞ. vekilinin istinaf sebepleri doğrultusunda, dosya içerisindeki bilgi ve belgeler, mahkeme kararının gerekçesi, dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesi ile yapılan inceleme sonunda;
Asıl dava, trafik kazası nedeniyle cismani zarardan kaynaklanan maddi ve manevi tazminat, birleşen dava ise aynı nedenlerle ZMM sigortacısına yönelik davacının daimi iş göremezlik zararı ile bakıcı gideri zararının tazmini istemine ilişkindir.
Yerel Mahkeme tarafından asıl davanın kısmen kabulüne, birleşen davanın kabulüne dair verilen karar, davacı vekili tarafından faiz başlangıç tarihlerine yönelik olarak ve davalı ... ... (...) vekili tarafından davanın tümden reddi gerektiğinden bahisle istinaf edilmiştir.
Davalı ... ... (...)’nin istinafı yönünden;
Dosya kapsamındaki bilgi ve belgelerden, hükme esas alınan kusur, maluliyet ve aktüer raporların yerleşik içtihatlara uygun ve denetime elverişli olup hükme esas alınmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, 31/07/2016 tarihinde asıl dosya davalılarının işleten ve sürücüsü olduğu ve birleşen dosya davalısına ZMMS ile sigortalı araç sürücüsünün tam kusurlu olarak davacıya çarpması sonucu, davacının, Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi tarafından yargılama sırasında muayenesi de yapılarak,
kaza tarihindeki yönetmelik hükümlerine göre usulüne uygun olarak düzenlenen raporuna göre sağ diz medai parsiyel meninsektomi oluşacak şekilde yaralanması nedeniyle %17 malul kaldığı, 7 ayda iyileşebileceği ve 1 ay bakıcı ihtiyacı oluştuğu, davacının gerçek zararının usulüne uygun olarak belirlendiği ve yapılan ıslah doğrultusunda taleple bağlı kalınarak karar verildiği, yargılama sırasında süresinde ileri sürülmeyen zamanaşımı definin istinaf aşamasında ileri sürülmesi nazara alınarak artık bu aşamada zamanaşımı def’inin de incelenemeyeceği anlaşılmış, istinaf eden bu davalının tüm istinaf sebeplerine itibar edilmemiştir.
Davacının faiz tarihine yönelik istinafı yönünden;
Asıl davada, her ne kadar dava dilekçesinde faiz talebi yoksa da usulüne uygun olarak ıslah dilekçesi ile tüm alacağa kaza tarihinden itibaren faiz talep edildiği, bu durumda haksız fiilden kaynaklı zararlarda TBK’nın 117 maddesi gereğince temerrüdün kaza tarihinde gerçekleşeceği de gözetilerek, asıl davada faizin kaza tarihinden başlatılması gerekirken 11/01/2019 tarihinden başlatılması doğru görülmemiş, birleşen dosyada verilen faiz başlangıç tarihinin ise istinaf edenin sıfatına göre davacının lehine olduğu anlaşılmıştır.
Açıklanan nedenlerle; davalı ... ... (...) vekilinin istinaf başvurusunun HMK’nın 353/1-b-1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, davacı vekilinin istinaf başvurusunun ise HMK’nın 353/1-b-2 maddesi gereğince kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve kararın asıl dosyada faiz tarihi yönünden düzeltilmesine, esasa yönelik düzeltme yapılmadığından vekalet ücretlerinin ilk derece mahkemesi karar tarihindeki haliyle bırakılmasına dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
İSTİNAF HARÇ VE YARGILAMA GİDERLERİ YÖNÜNDEN
IV-İstinaf talebi reddedilen asıl dosya davalısı ... ... (...) tarafından yapılan istinaf yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına,
IV-İstinaf talebi reddedilen asıl dosya davalısı ... ... (...)’dan alınması gerekli 23.843,75 TL istinaf karar harcından peşin alınan 5.961,00 TL'nin mahsubu ile bakiye 17.882,75 TL istinaf karar harcının İstinaf talebi reddedilen bu davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,
V-İstinaf talebi birleşen dosya için reddedilen davacıdan birleşen dosya için alınması gerekli 615,40 TL istinaf karar harcının davacıdan alınarak hazineye irat kaydına,
VI-İstinaf talebi kabul edilen davacıdan asıl dosya için alınan 615,40 TL istinaf karar harcının isteği halinde davacıya iadesine,
VII-İstinaf talebi kabul edilen davacı tarafından istinaf başvurusu nedeniyle asıl dosya için yapılan 1.683,10 TL istinaf başvuru harcı ve 1.140,00 TL tebligat ve posta giderleri olmak üzere toplam 2.823,10 TL'nin asıl dosya davalılarından alınarak davacıya verilmesine,
VIII-HMK'nın 333.maddesi gereğince kullanılmayan istinaf gider avansının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,
IX-Kararın usulüne uygun olarak taraflara tebliğine,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK’nın 361/1 maddesi uyarınca kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 HAFTA İÇERİSİNDE TEMYİZ YOLU AÇIK olmak üzere 25/12/2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.
Başkan Üye Üye Katip
* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 35. Hukuk Dairesi, E. 2025/1368, K. 2025/1657, 25 Aralık 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama