KÜNYE
T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 35. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 6 Nisan 2026
- T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 35. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No
- 2026/265 - 2026/482
- Dosya no
- 2026/265
- Karar no
- 2026/482
- İncelenen kararın mahkemesi
- ANKARA 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 29/12/2025
- Numarası
- 2025/23 Esas 2025/914 Karar
- Davanın konusu
- Tazminat
- Yazılma tarihi
- 06/04/2026
Karar Metni
818 kelime·4 dk okuma
Dosyanın incelenmesinde; asıl ve birleşen dava, yaralanmalı trafik kazası nedeniyle uğranılan maddi zararın tazmini istemine ilişkin olup, mahkemece davacı ...'ın davasının feragat nedeniyle reddine, birleşen dava davacı ...'ın davasının toplam 966.811,74 TL yönünden kabulüne karar verilmiş, karara karşı asıl ve birleşen davada davalı Sigorta Şirketi vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
Dosyanın Dairemize istinaf incelemesi için gönderilmesinden sonra asıl ve birleşen dava davacı vekili 17/03/2026 tarihli dilekçesi ile; " davalı ... Sigorta A.Ş. ile asıl alacak, ferileri, yargılama harç ve giderleri bakımından sulh olunmuş ve tarafımıza davalı ... Sigorta A.Ş. tarafından ödeme yapılmıştır. Dolayısıyla eldeki dosya konusu maddi tazminat talebimize münhasır olmak üzere davalı ... Sigorta A.Ş. ile sulh olunmakla, davalı ...
Sigorta A.Ş. yönünden işbu davadan feragat ediyoruz. Davalının vekalet ücreti ve yargılama gideri talebinin bulunmadığı beyan edildiğinden ve arabuluculuk ücreti davalı tarafından karşılanacak olup işbu husus dikkate alınarak karar verilmesini talep ederiz." şeklinde beyan göndererek davadan feragat ettiğini bildirmiş, vekaletnamesinde davadan feragat etmeye yetkili olduğu anlaşılmış, davalı ... Sigorta A.Ş. vekili Av. ...
01/04/2026 tarihinde vermiş olduğu dilekçesi ile; "...Karşı taraf ile sulh olunduğundan feragate muvafakatimiz olduğunu; karşı vekalet ücreti, ve yargılama gideri talebimizin olmadığını beyan eder, dosyanın kesinleştirilmesi için gereğini talep ederiz. İbraname ekte paylaşılmaktadır. Arabuluculuk ücretinin davacı tarafa hükmedilmesini talep ederiz.
Sulh nedeniyle feragatimizin kabulüne, beyanımız doğrultusunda tarafımız lehine vekalet ücreti ve yargılama gideri hükmedilmemesine, karar verilmesini talep ederiz" şeklinde beyanda bulunmuştur.
Feragat, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 307. ve devamı maddeleri uyarınca davayı sonuçlandıran usulü bir işlem olup, 311. maddenin ilk cümlesinde de feragatin kesin hüküm gibi hukuki sonuç doğurduğu belirtilmiştir.
HMK'nın 310.maddesinde; "(1) Feragat ve kabul, hüküm kesinleşinceye kadar her zaman yapılabilir. (2) (Ek:22/7/2020-7251/29 md.) Feragat veya kabul, hükmün verilmesinden sonra yapılmışsa, taraflarca kanun yoluna başvurulmuş olsa dahi, dosya kanun yolu incelemesine gönderilmez ve ilk derece mahkemesi veya bölge adliye mahkemesince feragat veya kabul doğrultusunda ek karar verilir. (3) (Ek:22/7/2020-7251/29 md.) Feragat veya kabul, dosyanın temyiz incelemesine gönderilmesinden sonra yapılmışsa, Yargıtay temyiz incelemesi yapmaksızın dosyayı feragat veya kabul hususunda ek karar verilmek üzere hükmü veren mahkemeye gönderir." hükmü yer almaktadır.
Bölge Adliye ve Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Cumhuriyet Başsavcılıkları İdari ve Yazı İşleri Hizmetlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmeliğin "Karar Verilmiş Dosyalara İlişkin İşlemler" başlıklı 215.maddesinde; "Hükmün kesinleşmesinden önce davadan feragat, davayı kabul veya sulh halinde, hakim dosya üzerinden bu konuda ek karar verir. Taraflarca kanun yoluna başvurulmuş olsa dahi sırf bu nedenlerle dosya istinaf veya temyiz incelemesine gönderilmez." şeklinde düzenleme mevcuttur.
Somut olayda, asıl ve birleşen dava davacı vekili davadan feragat ettiğini açıkça ve koşulsuz olarak bildirildiğinden, vekaletnamesinde de davadan feragate yetkili olduğu anlaşıldığından bu beyan çerçevesinde işlem yapılması zorunludur.
Asıl ve birleşen dava davacı vekilinin anılan feragati ve zararın sulhen karşılandığına yönelik beyanı, taraf vekillerinin yargılama gideri ve vekalet ücreti talepleri bulunmadığına ilişkin beyan dilekçeleri ve davacının zararının yargılama sırasında sulhen karşılanmış olması nedeniyle davadan feragat edilmiş olmasına göre 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-3 maddesi uyarınca hükmün ortadan kaldırılarak davanın feragat nedeniyle reddine, beyanlara göre tarafların yaptıkları yargılama giderlerinin üzerlerinde bırakılmasına,
asıl dava davacı ve birleşen dava davacının zararları yargılama sırasında sulhen karşılanmış olduğundan ve dosyaya sunulu "İbraname, Feragatname ve Makbuz" başlıklı belge içeriğinde arabuluculuk gideri hususunda bir anlaşmaya rastlanılmadığından ve başkaca belge sunulmadığından arabuluculuk giderlerinin davalı-birleşen dava davalıdan tahsiline, tarafların talebi bulunmadığından vekalet ücreti konusunda karar verilmesine yer olmadığına, davadan feragat nedeniyle davalı vekilinin istinaf talepleri incelenmeden karar verilmesi gerekmiştir.
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 35. Hukuk Dairesi, E. 2026/265, K. 2026/482, 6 Nisan 2026 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama