KÜNYE
T.C. Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2021/1888
- Karar No
- 2023/732
- Karar tarihi
- 6 Nisan 2023
- İncelenen kararın mahkemesi
- Antalya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 02/11/2020
- Davanın konusu
- İtirazın İptali
- Yazım tarihi
- 06/04/2023
Karar Metni
1.102 kelime·6 dk okuma·1 bölüm
İlk Derece Mahkemesinin kararı süresi içerisinde istinaf edilmiş olduğundan dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi. Üye hakimin görüşü değerlendirildi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili, davalının müvekkili şirketten toplam 74.368,64.-TL bedelli aldığı sebzenin bedelini ödemediği bu sebzenin ...Hal Kompleksinden davalıya teslim edildiğini, davalıya ait .... plakalı araç ile müvekkili firmadan mal çıkışı yapıldığını, bunun hal müdürlüğünden temin de edilebileceğini belirterek tahsili için girişilen takibe yapılan itirazın iptaline ve tazminata hükmedilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin kardeşi olan ....nın pazarlarda meyve ve sebze sattığını, ... hal kompleksine giderek davacı şirketten alışveriş yaptığını ve bedellerini ödediğini müvekkilinin de davacı ile bir kısım alış verişlerinin olduğunu, müvekkilinin defter kayıtları incelendiğinde borcunun olmadığının gözükeceğini belirterek davanın reddine ve tazminata hükmedilmesini talep etmiştir.
Mahkemece,"...davalının ticari defterlerine göre davacıdan toplam 9 ayrı faturaya dayalı hal kayıtları ile teyit edilen toplam bedeli 18.692,09.-TL olan mal alındığı, ancak bedelinin ödendiğine ilişkin dosyaya ödemeyi ispata yeterli kayıt sunulmadığı, faturaların açık fatura olarak düzenlenmiş olması sebebi ile bedelinin ödendiğini ispat yükünün davalıda olduğu,
davalının sunduğu belgelerin bir kısmında davalıya atfedilen bir imzanın olmadığı gibi dekontların da kendisi tarafından yapılmış ödeme iddiasını ispatlayıcı nitelikte olmaması ve savunmasının bu malların kardeşi .... tarafından alındığı iddiasına dayanması" gerekçesiyle davalı defterlerine göre belirlenen borç miktarı üzerinden davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Davacının kalan 55.676,25.-TL'lik malın .... hal kompleksinden davalıya teslim edildiği iddiasının ise davalı defterlerinde buna ilişkin kayıt olmaması ve davacının yargılamanın geldiği aşamaya kadar ... hal kayıtlarından yaptığı satışları dava konusu ettiğini belirtmemesi sebebi ile bu yönden talebi yerinde bulunmamaştır.
Karara karşı, davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davanın tamamının kabul edilmesi gerektiğini, ... Hal kayıtlarına bakılmadan karar verildiğini belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
Dava, itirazın iptali istemine ilişkindir.
Mahkemece yazılı gerekçeyle, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Dairemizce istinaf incelemesi, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
5957 Sayılı Sebze ve Meyveler ile Yeterli Arz ve Talep Derinliği Bulunan Diğer Malların Ticaretinin Düzenlenmesi Hakkında Kanunun 1. Maddesinde; Bu Kanunun amacı, sebze ve meyveler ile arz ve talep derinliğine göre belirlenecek diğer malların ticaretinin kaliteli, standartlara ve gıda güvenilirliğine uygun olarak serbest rekabet şartları içinde yapılmasını, malların etkin şekilde tedarikini, dağıtımını ve satışını, üretici ve tüketicilerin hak ve menfaatlerinin korunmasını, meslek mensuplarının faaliyetlerinin düzenlenmesini, toptancı halleri ile pazar yerlerinin çağdaş bir sisteme kavuşturulmasını ve işletilmesini sağlamaktır.
(2) Bu Kanun, sebze ve meyveler ile arz ve talep derinliğine göre belirlenecek diğer malların her ne şekilde olursa olsun alımı, satımı ve devri ile toptancı halleri ve pazar yerlerinin kuruluş, işleyiş, yönetim ve denetimine ilişkin usul ve esasları, uygulanacak yaptırımları ve bakanlıklar, belediyeler ile diğer idarelerin görev, yetki ve sorumluluklarını kapsar." Şeklinde düzenleme olduğu görülmüştür.
Kanunun 2. Maddesinde; 1) Bu Kanunun uygulanmasında;
Meslek mensubu: Malların ticaretiyle iştigal eden ilgili meslek odalarına kayıtlı kişileri,
Tüccar: Malların toptan satışı amacıyla kendi adına ve hesabına çalışan meslek mensuplarını,
Üretici: Malları üretenler olarak tanımlanmıştır.
Kanunun 10. Maddesinde ise ;(1) Üreticiler ile meslek mensupları arasında veya meslek mensuplarının kendi aralarında bu Kanunun uygulanmasıyla ilgili olarak ortaya çıkan uyuşmazlıklara çözüm bulmak amacıyla il merkezlerinde bir hal hakem heyeti oluşturulacağı, Değeri elli bin Türk Lirasının altında bulunan uyuşmazlıklarda, hal hakem heyetlerine başvurunun zorunlu olacağı.
Bu uyuşmazlıklarda heyetin vereceği kararlar ilam hükmünde olacağı , Bu kararların 9/6/1932 tarihli ve 2004 sayılı İcra ve İflas Kanununun ilamların yerine getirilmesi hakkındaki hükümlerine göre yerine getirileceği, Tarafların bu kararlara karşı on beş gün içinde hal hakem heyetinin bulunduğu yerde ticari davalara bakmakla görevli asliye ticaret mahkemesine itiraz edebilecekleri, İtiraz, hal hakem heyeti kararının icrasını durdurmayacağı,.
Ancak, talep edilmesi şartıyla hakim, hal hakem heyeti kararının icrasını tedbir yoluyla durdurabileceği, Hal hakem heyeti kararlarına yapılan itiraz üzerine asliye ticaret mahkemesinin vereceği kararların kesin olacağının düzenlendiği görülmüştür.
Hal Hakem Heyeti ve Toptancı Hal Konseyi Hakkındaki Yönetmeliğinde de benzer düzenlemeler mevcut olup Hal Hakem Heyetinin görev ve yetkilerinin düzenlendiği 5. Maddeye göre; "Hakem heyeti, üreticiler ile meslek mensupları arasında veya meslek mensuplarının kendi aralarında Kanunun uygulanmasıyla ilgili olarak ortaya çıkan uyuşmazlıklara çözüm bulmakla görevli ve yetkilidir.
Kanunun 14 üncü maddesinde öngörülen idari para cezası dışındaki tüm uyuşmazlıklar, hakem heyetinin görev ve yetkisi kapsamındadır. Toptancı hali yönetimi veya personelinin uygulamalarından veyahut toptancı hallerinin ve pazar yerlerinin yönetim ve işleyişinden kaynaklanan uyuşmazlıklar da bu kapsama dâhildir."
İlgili Kanun ve yönetmelik dikkate alındığında Hal hakem Heyetinin görevinin Kanun'un 14. Maddesinde öngörülen idari para cezaları dışındaki uyuşmazlıklar olarak belirlenmiştir.
İlk derece mahkemesince her ne kadar davanın kısmen kabul edilmesine karar verilmiş ise de 5957 sayılı yasanın 10/5 maddesine göre uyuşmazlıkta hal hakem heyetlerine başvurulması dava şartı olduğundan, ilk derece mahkemesince bu husus gözetilmeksizin davanın esasına girilerek kısmen kabul edilmesi yerinde görülmemiş, davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 355. maddesi uyarınca re'sen sebeplerle kabulüne, ilk derece mahkemesinin gerekçeli kararının kaldırılmasına karar vermek gerekmiş, açıklanan nedenlerle aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
...
Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi, E. 2021/1888, K. 2023/732, 6 Nisan 2023 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama