KÜNYE
T.C. Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2021/2025
- Karar No
- 2024/1085
- Karar tarihi
- 14 Haziran 2024
- İncelenen kararın mahkemesi
- DENİZLİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Karar tarihi
- 03/06/2021
- Davanın konusu
- Tazminat (Trafik Sigorta Sözleşmesi Kaynaklı Rücuen
- Yazım tarihi
- 14/06/2024
Karar Metni
1.023 kelime·5 dk okuma·5 bölüm
İlk derece mahkemesinin kararı süresi içerisinde istinaf edilmiş olduğundan dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi. Üye hakimin görüşü değerlendirildi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ
Davacı vekili, davalı sigorta şirketi tarafından kasko sigortası ile teminat altına alınan müvekkili şirkete ait aracın ..... tarihinde meydana gelen trafik kazası sonucu pert olduğunu, zararın tazmini için müvekkili tarafından düzenlenen 04/03/2019 tarih ve... sayılı ihtarnamenin 11/03/2019 tarihinde davalıya tebliğ edildiğini, yasal süreler içerisinde müvekkiline herhangi bir ödeme yapılmadığını, hasar bedeli ve değer kaybının davalı taraflarca karşılanması için girişilen arabuluculuk sürecinden de sonuç alınamadığını belirterek,
fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak araçta oluşan hasarın tazmini için şimdilik 5.000,00 TL tazminatın ihtarnamenin tebliğini izleyen 15. günün sonu olan 27.03.2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
DAVALININ SAVUNMALARININ ÖZETİ
Davalı vekili, davanın yetkili mahkemede açılmadığını, davanın müvekkilinin adresinde bulunan İstanbul Anadolu Asliye Ticaret Mahkemesi mahkemesinde görülmesi gerektiğini, dava konusu alacağın zamanaşımına uğradığını, meydana gelen rizikonun teminat kapsamında kaldığının davacı tarafça ispatlanması gerektiğini belirterek, davanın mahkemenin yetkisi, zamanaşımı süresinin geçirilmiş olması ve esastan olamak üzere reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda; kasko sigortalarından kaynaklanan davalar için geçerli zamanaşımı süresinin 6102 sayılı TTK'nın 1420. maddesi gereğince 2 yıl olduğu, maddenin zamanaşımı süresinin başlangıç tarihine işaret etmemesi sebebiyle bu hususun genel hükümlere bakılarak çözülmesi gerektiği Türk Borçlar Kanunu'nun 149/1. maddesine göre, zamanaşımı süresinin, alacağın muaccel olduğu tarihte başlayacağı, 6102 sayılı TTK'nın 1446 ve 1427 maddelerine göre zarar sigortalarında tazminatın muacceliyet tarihin,
alacağın muaccel olduğu yani sigortalının rizikonun gerçekleştiğini öğrendiği günü takip eden beş günlük ihbar süresinin son günü olduğu, somut olayda rizikonun 19/09/2015 tarihinde meydana geldiği, buna beş günlük zamanaşımı süresi eklendiğinde alacağın 28/09/2015 tarihi itibarıyla muaccel hale geldiğinin kabulü gerektiği, bu durumda 2 yıllık zamanaşımı süresinin 28.09.2017 tarihi itibarıyla dolduğu, davanın 30/05/2019 tarihinde açılmış olması ve davalının yasal süresinde zamanaşımı itirazında bulunmuş olması karşısında iki yıllık zamanaşımı süresinin dolduğunun kabulü gerektiği;
davacının TTK'nın 1482. maddesi'ne göre zamanaşımı süresinin 10 yıl olduğuna ilişkin iddiasının isabetli olmadığı, söz konusu madde hükmünün sorumluluk sigortaları için geçerli olduğu gerekçesiyle, davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar vermiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Karara karşı, davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; sigortalı araçta ..... tarihinde meydana gelen hasar sebebiyle .... tarihinde davalı sigorta şirketine gerekli müracaatın yapılması üzerine sigorta şirketi tarafından ... nolu hasar dosyası açıldığını, 29/09/2015 tarihinde ekspertiz çalışması yapıldığını, düzenlenen .... tarihli ekspertiz raporunda, hasar dosyasında uyuşmazlığın mahkemeye intikal ettiğinin yazılı olması sebebiyle bu beyana itibar eden sigorta eksperinin inceleme dosyasını kapattığını, oysa böyle bir dava olmadığını, sigorta eksperinin davalı tarafından yanıltıldığını,
TTK’nın 1482. maddesinde “Sigortacıya yöneltilecek tazminat istemleri, sigorta konusu olaydan itibaren on yılda zamanaşımına uğrar" denildiği, sigorta konusu olaydan itibaren on yıl geçmediğini, uygulanması gereken zamanaşımı süresinin 2 yıl olduğunun kabul edilmesi halinde bile davalı sigorta şirketinin borcu kabul etmesi ile zamanaşımı süresinin kesildiğini belirterek, kararın kaldırılmasına ve davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE:
Dava, kasko sigortasına dayalı olarak açılan maddi tazminat talebine ilişkindir.
Dairemizce istinaf incelemesi, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
TTK’nın 1420/1. maddesi “Sigorta sözleşmesinden doğan bütün istemler, alacağın muaccel olduğu tarihten başlayarak iki yıl ve 1482 nci madde hükmü saklı kalmak üzere, sigorta tazminatına ve sigorta bedeline ilişkin istemler her hâlde rizikonun gerçekleştiği tarihten itibaren altı yıl geçmekle zamanaşımına uğrar.” Kasko sigortası genel şartlarının C.10. maddesi “ Sigorta sözleşmesinden doğan bütün talepler alacağın muaccel olduğu tarihten itibaren iki yılda zamanaşımına uğrar.” Şeklindedir.
Kasko sigortası, zarar sigortalarının bir türü olan mal sigortalarındandır. Burada sigortalanan malın kendisi değil sigortadan yararlanacak kişinin menfaatidir. Kara Araçları Kasko Sigortası Genel Şartları B.1.1 maddesi sigortalı veya sigorta ettirenin “ Rizikonun gerçekleştiğini öğrendiği tarihten itibaren en geç beş iş günü içinde sigortacıya bildirimde bulunmak,” zorunda olduğunu düzenler.
Buna göre zarar sigortalarında muacceliyet durumu, sigortalının rizikonun gerçekleştiğini öğrendiği günden itibaren beş günlük ihbar tarihinin son gününde ortaya çıkar. Sigortacının ödeme yükümlülüğü de TTK’nın 1446. maddesine göre rizikonun gerçekleştiğine ilişkin ihbardan kırkbeş gün sonra muaccel olur. Bunun istisnası belirtilen süreden önce talebin reddedilmesi halidir. Nitekim Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin 29.03.2018 tarih ve ... Esas ...
Karar sayılı ilamı da bu yöndedir.
HMK'nın 359/3 maddesi uyarınca; dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, ilk derece mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, HMK'nın 355/1 maddesi gereği incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, re'sen gözetilmesi gereken, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına,
zarar sigortalarının bir türü olarak mal sigortaları arasında bulunan kasko sigortasında muacceliyet tarihinin rizikonun öğrenilmesinden itibaren 5 günlük ihbar süresinin sonunda başlaması, ihbar üzerine yapılan ekspetiz incelemesinin 29/09/2015 tarihinde yapılması, 45 günlük sürenin 13/11/2015 tarihinde dolması, davaya esas arabuluculuk girişiminin 12/04/2019 tarihinde yapılması, muacceliyet tarihinden itibaren 2 yıllık zamanaşımı süresinin geçirilmiş olması, davalı tarafça zamanaşımı def’isinin yasal süresinde ileri sürülmüş olması,
dosya içinde davalının zamanaşımını kesen bir sebebin ve borcun kabulüne ilişkin yazı beyanının gözlenmemesi karşısında; davacı vekilinin istinaf itirazları yerinde görülmediğinden HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi, E. 2021/2025, K. 2024/1085, 14 Haziran 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama