KÜNYE
T.C. Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2021/2033
- Karar No
- 2024/1040
- Karar tarihi
- 6 Haziran 2024
- İncelenen kararın mahkemesi
- ANTALYA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Karar tarihi
- 18/05/2021
- Davanın konusu
- Tazminat (Ticari Satımdan Kaynaklanan
- Yazım tarihi
- 06/06/2024
Karar Metni
1.138 kelime·6 dk okuma·5 bölüm
İlk derece mahkemesinin kararı süresi içerisinde istinaf edilmiş olduğundan dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi. Üye hakimin görüşü değerlendirildi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ
Davacı vekili, dava dışı ... A.Ş. tarafından davalı ...
A.Ş. aracılığı ile 08.09.2017-... ve 08.09.2017-... tarih ve nolu fatura ve sevk irsaliyeleri ile müvekkiline gönderilen toplam 47 adet cep telefonun değeri toplam 75.251,07 TL olan 27 tanesinin kargo paketinden çıkmadığını, bu ürünlerin içinde bulunduğu paketin kargo içeriğinin, marka ve adetlerini gösteren ambar teslim fişi ve Sevkiyat Teslimat Tutanağı ile teslim edildiğini, davalı şirket tarafından müvekkiline teslim edilen kargo paketleri incelendiğinde paketin alt kısmında yer alan ... firmasına ait kırmızı bandın çıkartılarak buradan paketin açıldığı ve ardından şeffaf bantla açılan yerin tekrar kapatıldığının tespit edildiğini,
konu hakkında şikayette de bulunulduğunu, davalı şirkete gönderilen 11/09/2017 tarihli e-posta ile davalının temerrüde düşürüldüğünü belirterek, 75.251,07 TL maddi tazminatın 11.09.2017 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
DAVALININ SAVUNMALARININ ÖZETİ
Davalı vekili, dava konusu 09/09/2017 tarihli göndericisi ... alıcısı ise davacı olan kargonun müvekkil şirketçe sağlam ve eksiksiz olarak davacı tarafa teslim edildiğini, davacı tarafın kolinin kesildiği ve içeriğindeki telefonların bir kısmının alındığına ilişkin iddianın mesnetsiz olduğunu, bu kaybolduğu iddia edilen 27 adet ürünün kaybolmasından müvekkili şirketin sorumlu tutulabilmesi için TTK.’nın 886. maddesindeki sınırlı sorumluluğunu kaldıran sebeplerin ortaya konulması gerektiğini, müvekkilinin bu kargoyu 8,41 TL ücretle taşıdığını,
müvekkilin bu ücrete karşılık 75.251,07 TL'lik bir risk almasının hak ve nesafet kurallarına aykırı olduğunu, müvekkili kusurlu olmadığından öncelikle davanın reddine aksi halde özel çekme hakkı bedeli üzerinden sorumlu tutulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda.
Mahkemece alınan 09/03/2020 tarihli bilirkişi raporunda, davalının sorumluluğunu sınırlama hakkını kaybedecek şekilde hareket ettiğinin kabulu halinde tüm kayıptan sorumlu olacağı bunun miktarının olay tarihi itibariyle 75.251,07 TL olduğu; sorumluluğunun sınırlı olduğunun kabulü halinde bunun miktarının (12+7=19 kg bürüt ağırlık =19/47x27=10,91 kgx8,33=90,92 SDR olacağı, bunun dava tarihindeki (1 SDR=6,8800 TL; olay tarihi itibariyle 1 SDR=4,8761 olduğundan,) 443,34 TL olduğunun belirtildiği; dava konusu iki kolinin, 09/09/2017 tarihinde dava dışı ...
AŞ adresinden davalı tarafından (koliler kapatılmış halde) teslim alındığı, karşılığında "muhtelif alıcılar” açıklaması ile ambar tesellüm fişi düzenlendiği, teamül olarak teslim alma aşamasında koli içindeki emtianın tespit ve sayımının yapılmadığı, ancak sevkiyat teslim tutanağının bir sayfasından ayrıntısının görülebildiği, irsaliyelerden birinde aynı marka farklı modellerde 30; diğerinde 17 cep telefonu olduğu görüldüğü, kolilerin ... de saat ....da ulaştığı, 10:03'te alıcı adresine sevk edildiği dosyadaki kamera kaydındaki saate göre ise 11:15’te teslimat aracının davacı şirket ofisi önünde park edildiği,
11:18’de teslimat imzası alındığı, 11:19’da ilk kolinin açıldığı, 11:22’de ise sayımın ardından telefon görüşmesi yapıldığı, dosyada bulunan kriminal uzmanlık raporundan, her iki kolinin de alt kısımda kalan kapakları açılabilecek şekilde ambalaj bantlarının kesildiği, orijinal paketlemeden farklı bir -baskısız- ambalaj bandı ile yeniden kapatıldığının anlaşıldığı, kolilerin teslim alınırken davacı şirket personelinin durumu tespit ederek tutanak altına almalarının mümkün olmayacağı, personelin özensizliği ile durumu fark etmediğinden bahsedilemeyeceği, öte yandan teslimatın hemen sayılarak,
mümkün olan en kısa sürede taşıyıcıya bilgi verildiği hem görüntü hem de ifadelerle desteklendiği, ürünlerin faturası, taşımadan hemen önce düzenlendiğinden, piyasa fiyatı olarak bu faturadaki bedeller kabul edilmesi gerektiği, bu halde kayıp olan 27 parça telefonun bedelinin.
1.926,20 x 16 + 4.416,87 x 6 + 3.491,72 x 4 + 3.963,77 = 75.251,07 TL(KDV dahil) olduğu, gönderinin taşımaya uygun biçimde ambalajlandığı ve etiketlendiği, ceza mahkemesince delil yetersizliğinden verilen beraat kararının hukuk hakimini bağlamayacağı, davalının dava konusu kargonun kaybına ilişkin bir açıklama getirememesi de dikkate alındığında davacı nezdinde meydana gelen zarara davalının pervasızca bir davranışla ve böyle bir zararın meydana gelmesi ihtimalinin bilinciyle işlenme ihmalinin sebebiyet verdiğinin anlaşıldığı,
bu durumun 6102 sayılı TTK'nin 886. maddesi gereğince taşıyıcının sınırlı sorumluluğunun istisnasını oluşturduğu ( Yargıtay 11.HD ... Esas -... Karar sayılı 25.01.2018 tarihli emsal ilamı), davacının zararının tam olarak karşılanması gerektiği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Karara karşı davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle, mahkeme hükmünün somut bir gerekçeye dayanmadığını, kanaate dayalı hüküm kurulduğunu, müvekkilinin taşıma aşamasında kasten veya pervasızca bir davranışla ve böyle bir zararın meydana gelmesine sebebiyet verdiğine ilişkin gerekçenin dayanaksız olduğunu, alınan bilirkişi raporundan dava konusu kargoların davalı müvekkiline teslim edilmeden 1 gün önce hazırlandığının anlaşıldığını ve kolilere müvekkiline teslim edilmeden müdahalede bulunulup bulunulmadığının belli olmadığını, bilirkişinin davacı personelinin kargoyu teslim alırken durumu tespit edip, tutanak altına almalarının mümkün olamayacağını,
bu nedenle ilgili personelin özensizliğinden bahsedilemeyeceği yönündeki değerlendirmesinin isabetli olmadığını; dava konusu kargo ile aynı anda yola çıkan diğer kargoların akibetinin araştırılmamasının da doğru olmadığını belirterek, kararın kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE:
Dava, taşıma sözleşmesinden kaynaklanan tazminat talebine ilişkindir.
Dairemizce istinaf incelemesi, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Taşıyıcının sorumluluğu sınırlama hakkının kaybına ilişkin TTK’nın 886. maddesi “Zarara, kasten veya pervasızca bir davranışla ve böyle bir zararın meydana gelmesi ihtimalinin bilinciyle işlenmiş bir fiilinin veya ihmalinin sebebiyet verdiği ispat edilen taşıyıcı veya 879 uncu maddede belirtilen kişiler, bu Kısımda öngörülen sorumluluktan kurtulma hâllerinden ve sorumluluk sınırlamalarından yararlanamaz.” şeklindedir.
HMK'nın 359/3 maddesi uyarınca; dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, ilk derece mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, HMK'nın 355/1 maddesi gereği incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, re'sen gözetilmesi gereken, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına, gönderen dava dışı 3. kişi tarafından davalıya teslim edilen kargo içeriğinin düzenlenen ambar teslim fişlerinde gözükmesi,
sevkiyat tutanağında kargo içeriğine işaret eden fatura ve sevk irsaliyesi bilgilerinin bulunması, dosyada mevcut kriminal raporundan, her iki kolinin de alt kısımdan koli kapakları açılabilecek şekilde göndericiye mahsus ambalaj bantlarının kesildiği, üstünün orijinalinden farklı olarak -baskısız- (... yazısı olmayan) ambalaj bandı ile yeniden kapatıldığının anlaşılması, bütün bunların taşıyıcının sorumluluğunu sınırlama hakkının kaybına sebep olması karşısında;
davalı vekilinin istinaf itirazları yerinde görülmediğinden HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
...
Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi, E. 2021/2033, K. 2024/1040, 6 Haziran 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama