KÜNYE
T.C. Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2021/2602
- Karar No
- 2024/1822
- Karar tarihi
- 30 Aralık 2024
- İncelenen kararın mahkemesi
- Denizli 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 08/07/2021
- Davanın konusu
- İtirazın İptali
- Yazım tarihi
- 30/12/2024
Karar Metni
1.158 kelime·6 dk okuma·5 bölüm
İlk Derece Mahkemesinin kararı ve dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi. Üye hakimin görüşü değerlendirildi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ
Davacı vekili, Müvekkilinin ... keşide tarihli ... seri numaralı, ...'ın keşidecisi olduğu 72.000,00 TL bedelli ... çekini ciro ile devraldığını, süresinde muhataba ibraz edilemediğini, çek ibraz edilemediği için Denizli 2. İcra Müdürlüğünde ... esas ile 7 örnek ilamsız icra takibi başlatıldığını, takibe borçlu tarafından itiraz edildiğini, borçlunun itirazında haksız olduğunu, poliçeden doğan borcu düşmüş olan cirantaya karşı böyle bir istem ileri sürülemeyeceğini, zamanaşımı süresinin poliçenin zamanaşımına uğradığı tarihi takip eden tarihten itibaren bir yıl olduğunu, ispat yükünün sebepsiz zenginleşmediğini iddia edene ait olduğunu,
Denizli 2. İcra Dairesi ... sayılı dosyası ile başlatılan icra takibinde borçlunun itirazının iptaline, borçlunun takip konusu alacağın takip tarihinden itibaren başlayarak en yüksek banka mevduat faizi ile ödemeye mahkum edilmesine, borçlunun takip konusu alacağın %20'den aşağı olmamak üzere inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
DAVALININ SAVUNMALARININ ÖZETİ
Davalı vekili, müvekkili tarafından düzenlenen ... keşide tarihli ... seri numaralı 72.000,00 TL bedelli ...
Bankası çekinin yasal ibraz süresi içinde ilgili bankaya ibraz edilmediğini, ibraz süresinde muhatap bankaya ibraz edilmeyen çekin kambiyo senedi vasfını yitirdiğini, çek hakkında müvekkili aleyhine sebepsiz zenginleşmeden kaynaklı alacak davası açıldığını, lehtar ... çek bedellerinin ödendiğini, alacak olmadığını, dava konusu çekten kaynaklı borçlarının bulunmadığını, ibraz süresinin takibinin hamilin sorunu olduğunu, lehtar tarafından çekin ibraz süresi geçtikten sonra yapılan cironun alacağın temliki hükmünde olduğunu, cironun bir hükmü kalmadığını,
muhatap bankaya süresinde ibraz edilmeyen takibe konu 72.000,00 TL bedelli evrak alacağının ispata yarayan bir evrak vasfında olmadığını, davanın reddine, davacı tarafa %20'den az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
Mahkemece, "....Buradan hareketle, çek hamili olan davacının, TTK 732. maddesinde düzenlenen sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre davalı keşideci aleyhine gidebileceği, ispat yükü davalı keşidecide olup davalı borçlunun çek nedeniyle sebepsiz zenginleşmediğini ispat etmesinin gerektiği, ispat yükü üzerine düşen davalı her ne kadar davaya konu çekin dava dışı ... ödendiğini iddia etmiş ise de, TTK 222 kapsamında usulüne uygun düzenlenmiş ticari defter kaydının bulunmadığı gibi dosya kapsamına sunulan makbuzların her zaman düzenlenebilir mahiyette olduğu, davalının yemin delilini de kullanmaması nedeniyle savunmasını kanıtlayamadığı,
sebepsiz zenginleşme davasında hamil ile keşideci arasında temel ilişkinin varlığının aranmayacağı, davacı hamilin keşideciye müracaatı için TTK 732. maddesinde belirtilen koşulların bulunmasının yeterli olduğu ve söz konusu koşulların gerçekleştiği anlaşılmakla davacının davasının kısmen kabulü ile icra inkar tazminatına hükmedilmesine, davalının icra takibinden önce temerrüde düşürüldüğüne ilişkin dosya kapsamında herhangi bir belge bulunmadığından, işlemiş faiz talebinin reddine" karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Karara karşı, davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; yerel mahkemece ispat yükü noktasında hatalı değerlendirme yapıldığı, bununla beraber dosya arasında mevcut bilirkişi raporu ve mevcut imzalı yazılı belgeler ve tahsilat makbuzlarının dikkate alınmadığını, itirazın iptali davalarında alacağın ispat külfetinin kural olarak davacı alacaklıya ait olduğunu, davacının bankaya çeki ibraz etmeyerek TTK 808 uyarınca müracaat haklarını yitirdiğini, iş bu çekin 10 günlük ibraz süresi içinde muhatap ...
Bankasına ibraz edilmediği ve karşılıksız olduğu şerhinin alınmadığını, bu nedenle T.T.K.
808. maddeye göre işlem yapılmadığını ve hamil davacı ...'ın keşideciye ve cirantalara karşı başvuru hakkını yitirdiğini, davacının artık ibraz etmediği çeke dayanarak alacak iddia edemeyeceğini, çek dışında taraflar arasındaki temel ilişkiye de dönmediğini, davacı tarafın davaya konu edilen alacağının temel hukuki dayanağını açıklamadığını, 3. kişi ile olan temel ilişkisi konusunda hiçbir beyanda bulunmadığı gibi buna ilişkin delilini de dosyaya ibraz etmediğini, davacının süresi içinde bankaya ibraz etmediği zaman aşımına uğramış çeke dayalı dava ve takip başlattığını, davacıya ait ticari defterlerin ibraz edilmediğini,
alacağını kanıtlayan yazılı delil de sunmadığını yine ayrıca taraflarınca yemin teklif edilmesi konusunda da ispat yükünün yer değiştirmesine yol açıldığını ayrıca imzalı tahsilat makbuzları ve ticari defterler ortada iken tanık dinlemesi hususu hakkında taleplerinin usul ve yasalara aykırı olarak reddedildiğini, delil başlangıcı konusunda değerlendirme yapılmadan tanık dinlemesi yönündeki taleplerinin reddedildiği, alacağını ispatlayamayan davacının lehine icra inkar tazminatına hükmedilmesinin de hatalı olduğunu bu nedenlerle Denizli Asliye Ticaret Mahkemesinin ...
Esas ... Karar sayılı ilamının ortadan kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini, davacının % 20' den az olmamak kaydı ile kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafın üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve beyan etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE: Dava, süresinde ibraz edilmemiş çeke dayalı hamil tarafından TTK'nın 732. maddesi uyarınca keşideci hakkında yapılan ilamsız icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir.
Mahkemece yazılı gerekçeyle, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Dairemizce istinaf incelemesi, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Dava sebebi, TTK'nın 732.maddesinde düzenlenen sebepsiz zenginleşmeye dayalıdır.
6102 Sayılı TTK'nın 732. maddesinde "Zamanaşımı sebebiyle veya poliçeden doğan hakların korunması için gerekli olan işlemlerin yapılmasının ihmal edilmiş olması dolayısıyla, düzenleyenin veya kabul edenin poliçeden doğan yükümlülükleri düşmüş bile olsa, bunlar poliçenin hamiline karşı, onun zararına zenginleşmiş olabilecekleri kadar borçlu kalırlar.
Sebepsiz zenginleşmeden doğan istem, muhataba, yerleşim yerli bir poliçeyi ödeyecek olan kimseye ve düzenleyen, poliçeyi başka bir kişi veya ticari işletme hesabına düzenlemiş olduğu takdirde o kişiye veya ticari işletmeye karşı da ileri sürülebilir.
Poliçeden doğan borcu düşmüş olan cirantaya karşı böyle bir istem ileri sürülemez.
Zamanaşımı süresi, poliçenin zamanaşımına uğradığı tarihi takip eden tarihten itibaren bir yıldır; ispat yükü, sebepsiz zenginleşmediğini iddia edene aittir" hükmü yer almaktadır.
HMK m. 359/3 uyarınca; dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, İlk Derece Mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, davacı alacaklının sebepsiz zenginleşme hükümlerine dayanmış olmasına göre davada sebepsiz zenginleşmediğini ispat külfeti davalı keşideciye ait olmasına, davalının sebepsiz zenginleşmediğini ispat edememesine, usulüne uygun düzenlenmiş sahibi lehine delil oluşturabilecek defter kaydının bulunmamasına, makbuzların her zaman düzenlenebilecek evraklardan olmasına,
icra inkar tazminatının yasal koşullarının bulunuyor olmasına, HMK m. 355/1. gereği incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, re'sen gözetilmesi gereken, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğunun anlaşılmasına göre; davalı vekilinin istinaf itirazları yerinde görülmediğinden HMK m. 353/1-b-1. gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerektiği anlaşıldığından aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
...
Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi, E. 2021/2602, K. 2024/1822, 30 Aralık 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama