KÜNYE
T.C. Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2021/2608
- Karar No
- 2024/1823
- Karar tarihi
- 30 Aralık 2024
- İncelenen kararın mahkemesi
- Denizli Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 03/06/2021
- Dava
- Tazminat (Trafik Sigorta Sözleşmesi Kaynaklı Rücuen
- Dava tarihi
- 31/12/2018
- Yazım tarihi
- 30/12/2024
Karar Metni
1.799 kelime·9 dk okuma·5 bölüm
İlk Derece Mahkemesinin kararı süresi içerisinde istinaf edilmiş olduğundan dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi. Üye hakimin görüşü değerlendirildi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ
Davacı vekili, 20.01.2018 tarihinde, gece saat 02.00 sularında ... .... Mahallesi ...
Kavşağında faaliyet yürüten ... müvekkili şirket .,..Şti. tarafından ...plakalı araç ile tavuk yemi getirilmiş olup yol kenarında yem indirilen silo adı verilen yem taşıma cihazının, diğer depoya yem indirirken devrilerek kazanın meydana geldiğini ve meydana gelen kaza sonucunda da yem indirmek için kullanılan silonun hasara uğradığını, meydana gelen kazanın akabinde dava dışı.... yetkilisi tarafından Jandarma Komutanlığına başvuru yapılarak,
yem indirilen kamyonun temasının yem taşımak için kullanılan siro isimli cihazın ayak dengesini bozmasından kaynaklı olarak yıkıldığı gerekçesiyle tutanak tanzim edildiğini, hasar gören silonun ... tarafından tamiri yapıldığını ve buna ilişkin olarak iki adet fatura düzenlendiğini, hasarın gerçekleşmesi sonucunda silonun tamir ücretinin toplamda KDV dahil 16.992 TL olup, bu miktarın dava dışı .... tarafından ödendiğini ve dava dışı ... tarafından yemin alındığı dava dışı ...firmasına hasar faturası düzenlenerek rücu edildiğini,
meydana gelen kazanın karayolları üzerinde gerçekleşmesine yani yasal düzenlemeler gereğince Trafik Sigorta Poliçesi kapsamında olmasına rağmen, müvekkili şirket ...' e ait ... plakalı aracın Trafik Sigorta Poliçesi Sigortacısı olan davalı şirket tarafından meydana gelen kazanın karayollarında meydana gelmediği gerekçesi ile işbu zararın karşılanmamış ve müvekkili şirket tarafından bu hasarın karşılanmak zorunda kalınmış olduğunu,
2918 sayılı kanun hükümlerine göre motorlu araçların neden olduğu kazalarda sigortacıların araç hasarlarına ilişkin tazminat tutarını yasada öngörülen limitlere kadar ödemekle yükümlü olduğunu ancak bu yükümlülük iş bu dava açısından meydana gelen zarardan davalı sigorta şirketinin sorumlu olmasına rağmen, iş bu zararın davalı sigorta şirketi tarafından yerine getirilmemesi ile haklı davalarının kabulü ile fazlaya ilişkin haklarının saklı kalmak kaydı ile şimdilik 100 TL müvekkili şirketin uğramış olduğu zarar bedelinin haksız fiil tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsilini,
yargılama haç ve giderleri ile vekalet ücretinin davalı tarafça karşılanmasına karar verilmesini, talep ve dava etmiştir.
DAVALININ SAVUNMALARININ ÖZETİ
Davalı vekili, davanın usul ve esastan reddine karar verilmesini, dava her ne kadar Ticaret Mahkemesinde açılmış ise de davaya bakmaya Tüketici Mahkemesinin görevli olduğunu, dava her her ne kadar Denizli de açılmış ise de Denizli'nin yetkili olmadığını, kazanın meydana geldiği yer Didim ilçesi olmakla yetkili yerin Didim olduğunu, davacı tarafça her ne kadar haksız fiil tarihinden itibaren işleyecek yasal faiz talep ve dava edilmiş ise de, davalı sigorta şirketi açısından faiz başlangıç tarihi en erken, temerrüt tarihi olup temerrüt de,
sigortacıya yapılan başvuru sırasında gereken tüm evrak ve belgelerin başvuruya eklenilmesi ve usulüne uygun bir başvuru yapılmasından 15 gün sonra oluştuğunu davacının faiz talebine itiraz ettiklerini, kazaya ilişkin kaza tespit tutanağının tutulmamış olduğunu, alkol raporu alınmadığını ve kaza yerinden ayrılındığını, silonun ayaklarının sağlam şekilde gereği gibi zemine oturtulup gereğince iyi sabitlenmemesi nedeniyle yükleme sonrasında dengesini kaybederek devrilmesinin, sigortalı araç sürücüsünün değil, zarar gören 3.kişinin kusuru olduğunu, bu nedenle kusur sahibi üçüncü kişiyi herhangi bir ödeme yapılabilmesinin mümkün olmadığını,
bu nedenlerle davanın usul ve esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
Mahkemece, "....Dava, kazanın trafik kazası kapsamında yer alıp almayacağı ve davalı sigortanın sorumlu olup olmayacağı sorumlu ise hangi oranda ve ne kadar sorumlu olduğu hususunda belirsiz alacak davasıdır. Kaza tek taraflı olması ile ve her ne kadar olay anında değil de daha sonra kaza tutanağı oluşturulmuş ise de keşif yapılmış ve olay ile hasarın illiyet bağı olduğu kabul olunmuştur.
Tek taraflı kaza olması ile davacının malik olduğu aracın tam kusurlu olduğu kabul olundu. Trafik kazası hususu ise Y 17.H.D. 25.06.2012 ...E.- ....K. gereği keşif yapılmak suretiyle KTK 2. Madde de sayılan yerlerden olduğu görüldü. Y 11.H.D. 18.05.2009 ...E.- ,...K. İse ''fabrika sahası'' araç trafiği olan, yükleme ve boşaltma yapılan bir yer olup karayolu sayılan yerlerden kabul edilmiştir.Bu durumda rizikonun teminat kapsamında olduğu kabul olunmuştur.
Zmss poliçesi incelendiğinde 19.05.2017-19.05.2018 tarihlerini kapsaması ile 20.01.2018 tarihli trafik kazası poliçe kapsamında olduğundan, ilgili yüksek mahkeme kararları ve mevzuat ve hükme elverişli bilirkişi raporu gereği davanın kabulüne karar verildi. Haksız fiil olması ile olay tarihinden itibaren yasal faize hükmolundu." karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Karara karşı, davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; faturadaki miktar belirli olduğundan, davacının belirsiz alacak davası açmakta hukuki yararı olmadığını, yargılamanın görevsiz mahkemede sürdürüldüğünü, sigortalı davacı ile sigortacı davalı arasındaki ilişkinin tüketici işlemi olduğunun açık ve net olduğunu, uyuşmazlığın çözüm yerinin tüketici mahkemesi olduğunu, rizikonun gerçekleştiği yerin Didim (Yenihisar) olduğunu, bu nedenle yetkisizlik nedeniyle davanın reddi gerektiğini, alacağa kaza tarihinden itibaren faiz işletilebilmesinin mümkün olmadığını, sigorta şirketinin temerrüdünün şart olduğunu,
sigortacının yazılı izni alınmadan üçüncü kişiye yapılan ödemenin, sigortacıdan talep edilemeyeceğini, sigortalının mevzuata aykırı olarak ödediği parayı sigortacısından rücu edebilmesinin mümkün olmadığını, iddia edilen kazanın meydana geldiği yerin kara yolu olmadığını, hasarın meydana geldiği yerin KTK uyarınca karayolu olmayan ve karayolu da sayılmayan bir yer olduğu için meydana gelen hasarın, teminat kapsamında olmadığını, trafik kazasının söz konusu olmadığına, iddia edilen hasarın, KTK md. 3 uyarınca, "trafik kazası" olarak tanımlanamadığını, sigortalı aracın yem depolamada kullanılan siloya çarpmasının sözkonusu olmadığını,
sigortalı aracın gelip, yükleme boşaltma yapıp oradan ayrıldığı ve en az 8 saat sonra silonun devrildiğini, bu devrilme ile sigortalı araç arasında hiç bir ilgi olmadığını, sözde kazaya ilişkin ne bir fotoğraf, ne video kaydı, ne tutanak, ne bir görgü tanığı olmadığını, büyük bir fabrikada böyle bir kaza meydana gelmiş olsa idi buna dair bir delilin de bulunması gerektiğini, davacı tarafça, sözde trafik kazasının ispat edilemediğini, sigortalı kamyon tarafından bir çarpma, vurma vb temasla devrilme söz konusu olmadığından,
silonun devrilmesi ile sigortalı kamyon arasında bir illiyet bağı olmadığını, silonun devrilme nedeninin üretim hatası, montaj hatası veya kullanıcı hatası olduğunu, çarpma ile meydana gelen bir devrilme olmadığını, bu durumun jandarma tutanağıyla da sabit olduğunu bu nedenlerle davalı sigorta şirketinin herhangi bir sorumluluğu bulunmadığını, sigortalı araç tarafından verilen bir hasar olmadığını, kazaya ilişkin kaza tespit tutanağı tutulmadığını, alkol raporu alınmadığı ve kaza yerinden ayrılındığını, zarar görenin kusurunun nazara alınmadığını,
sözde kazayla ilgili ödendiği iddia edilen faturalarla dava konusu olayın alakasının olmadığını, arabuluculuk masrafının hatalı olduğunu, gerekçenin mevcut olmadığını, açıklanan nedenlerle ve re'sen nazara alınacak hususlar doğrultusunda istinaf itirazlarının kabulüne, usul ve yasaya aykırı ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE: Dava, rücuen tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece yazılı gerekçeyle, davanın kabulüne karar verilmiştir. Dairemizce istinaf incelemesi, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Somut davada davacı tarafça; dava dışı ... ,..,.firması tarafından satın alınan yemlerin davacı taşıyıcı ...ile taşındığı, yemlerin dava dışı ,... firmasına teslim edildiği, teslim sırasında kara yolu sayılan yerde kaza meydana geldiği, bu nedenle silonun bozulduğu, bozulan silonun dava dışı ...şirketi tarafından tamir edildiği, yemleri alan .,..firmasının tamir bedelini ödedikten sonra dava dışı .,.. şirketine rücu ettiği, ... şirketinin de cari hesapları arasında mahsuplaşma yapılarak yemleri taşıyan davacı ... rücu ettiği, davacı ,... de davalı ZMMS sigortacısı olan sigorta şirketinden bu ödeme nedeniyle tazminat talebinde bulunduğu,
davalı sigorta tarafından tazminat talebinin kazanın kara yolu dışında meydana geldiği belirtilerek reddedildiği iddia edilmiştir. Davalı tarafça; kazanın meydana geldiği yerin kara yolu sayılan yerlerden olmadığı savunulmuştur.
Mahkemece ise; sigorta eksperi, trafikçi ve hukukçu bilirkişilerden ayrı ayrı rapor alınmış, trafikçi bilirkişi kaza yerinin ... ... Mahallesi ... Mevkii ... içerisinde olduğunu belirtmiş ancak bu konuda herhangi bir kaza yeri krokisi düzenlememiştir. Hukukçu bilirkişi ise raporunda, davaya konu trafik kazasının meydana geldiği fabrika sahasının 2918 Sayılı KTK 2/a maddesi gereğince kara yolu ile bağlantısının olduğunu, özel izinle girilmesi ve özel güvenliğin olmasının KTK'nın 2.maddesinin uygulanmasına engel teşkil etmeyeceğini, kazanın meydana geldiği yerin kara yolu sayılan yerlerden olup bu haliyle kazanın trafik kazası olduğunu belirtmiştir.
2918 sayılı KTK'nun 2. maddesinde "bu kanun, karayollarında uygulanır. Ancak aksine bir hüküm yoksa; karayolu dışındaki alanlardan kamuya açık alanlar ile park, bahçe, parkyeri, garaj, yolcu ve eşya terminali, servis ve akaryakıt istasyonlarında karayolu taşıt trafiği için faydalanılan yerler dede bu kanun hükümleri uygulanır" hükmü düzenlenmiştir.
" ...Yukarıda da açıklandığı üzere; Karayolları Trafik Kanunu’nun uygulanması için kazanın mutlaka karayolunda meydana gelmesi gerekmemekte; karayolu ile bağlantısı olan, karayolu sayılan bir alanda meydana gelmesi halinde de karayolunda meydana gelmiş gibi kabul edilmektedir. Davaya konu trafik kazasının meydana geldiği fabrika sahasının da 2918 sayılı KTK'nun 2/a maddesi gereğince karayolu ile bağlantısının olmasına; özel izinle girilmesinin, özel güvenliğinin olmasının KTK'nun 2. maddesinin uygulanmasına engel bulunmamasına göre, kazanın meydana geldiği yer karayolu sayılan yerlerdendir ve Karayolları Trafik Kanunu uygulanır..." ( Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 28/09/2011 tarih 2011/17-499 Esas 2011/557 Karar sayılı içtihadı )
Yerel mahkemece, bilirkişi raporları dikkate alınarak kazanın meydana geldiği yerin KTK 2.maddesinde sayılan yerlerden olduğu dikkate alınarak davanın kabulüne karar verilmiştir. Ne var ki ne Jandarmanın olay sonrasındaki tutanağında ne de bilirkişi raporlarında kaza yerine ilişkin herhangi kroki düzenlenmemiş ve kaza yerini geniş açı ile gösterir fotoğraflar çekilmemiştir. Böylelikle kazanın meydana geldiği yerin, kara yolu sayılan yerlerden olup olmadığı dolayısıyla KTK 2.maddesinin uygulanıp uygulanmayacağı, kazanın trafik kazası olup olmadığı anlaşılamamaktadır.
Öte yandan davacı tarafça, dava dışı .... şirketi ile cari hesapta mahsuplaşma yapılarak zararın dava dışı ...şirketine ödendiği iddia edildiği halde bu konuda davacı ve dava dışı .,..şirketinin ticari defterleri üzerinde herhangi bir inceleme yaptırılmamıştır.
O halde mahkemece yapılacak iş; trafikçi ve sigortacı bilirkişilerden oluşan yeni bir bilirkişi heyetinden kazaya konu yerin fotoğrafları çektirilerek ve kaza yeri krokisi çizdirilerek, kazanın meydana geldiği yerin KTK 2. maddesi kapsamında kara yolu sayılan yerlerden olup olmadığı dolayısıyla meydana gelen kazanın trafik kazası olup olmadığı konusunda rapor aldırılarak şayet kaza, karayolunda meydana gelmiş ise akabinde davacı ve dava dışı Abalıoğlu şirketine ait ticari defterler incelenerek, aralarındaki cari hesap mahsuplaşmasına ilişkin olarak mali müşavir bir bilirkişiden rapor aldırılarak oluşacak sonuç dairesinde karar vermekten ibarettir.
Sonuç olarak, davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a-6. maddesi gereğince kaldırılmasına, dosyanın İlk Derece Mahkemesine geri gönderilmesine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
...
Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi, E. 2021/2608, K. 2024/1823, 30 Aralık 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama