İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İstinaf (BAM) Kararları
  3. /Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi

ANTALYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 11. HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINABÖLGEADLİYEMAHKEMESİ KARARIGEREKÇELİ KARAR

Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi E.2021/2812 K.2024/1752

İlk Derece Mahkemesinin kararı ve dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi. Üye hakimin görüşü değerlendirildi.

Esas2021/2812Karar2024/1752Tarih27 Aralık 2024Okuma11 dk · 2.224 kelime

KÜNYE

T.C. Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi

Esas No
2021/2812
Karar No
2024/1752
Karar tarihi
27 Aralık 2024
İncelenen kararın mahkemesi
Denizli 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
Karar tarihi
28/05/2021
Davanın konusu
Alacak (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan
Yazım tarihi
27/12/2024
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.224 kelime·11 dk okuma·5 bölüm

İlk Derece Mahkemesinin kararı ve dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi. Üye hakimin görüşü değerlendirildi.

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ

Davacı vekili, davacı müvekkil şirketin faaliyet konusunun tekstil üretimi ve satışı olduğunu, aynı zamanda müvekkili şirket ilgili elektrik hizmetini sanıldığının aksine fabrikada değil ... Mah. (.... olarak bilinen) ... Sk.

No:... .... /.... adresindeki konutunda aldığını, bu nedenlerle 6502 sayılı kanunun 3. maddesinin k bendine göre davacı müvekkilinin işbu davada tüketici olduğunu, davacının konut olarak kullandığı gayrimenkulde malik olduğunu, davacının yıllardır dava konusu faturanın e-tebliğ tarihi olan 04.04.2016 tarihine kadar elektrik faturasını düzenli olarak kesintisiz ödediğini, 04.04.2016 tarihinde dava konusu fatura davalı tarafından e-tebliğ yoluyla davacı müvekkiline tebliğ edildiğini, davacı müvekkilin ise.

06.04.2016 tarihli ihtarname ile faturayı süresinde iade ettiğini ve aynı zamanda ilgili faturanın iptal olmasına dair gerekçelerini içeren ihtarname çektiğini, ihtarnamede öncelikle faturayı davalının fatura itiraz komisyonuna sevkini talep ettiğini, ardından faturanın iptalini talep ettiğini ve kesilen faturanın haksız ve hukuka aykırı olduğunu ayrıca ilgili davacı şirkete ait faturanın EPDK yasal mevzuatına göre geçmiş 8 yıllık döneme ait kesilemeyeceğini en fazla son 1 yıllık döneme ait fatura kesilebileceğini belirttiğini,

ilgili faturayı ihtarname ile iade edip davalının fatura itiraz komisyonuna sevk edilmesi talepleri olmasına rağmen davalının iade ettikleri faturayı kötü niyetli olarak fatura itiraz komisyonuna sevketmediğini, ayrıca dava konusu faturada tedarikçi dağıtım şirketinin ne kadarı faiz, ne kadarı anapara, ne kadarlık tüketimin çarpan farkı olduğu vb unsurları belirtmediğini, bir an için davalının çarpan farkına ait (satış faturası olarak kesilen) faturayı kesebileceği düşünülse bile davalı EPDK Yönetmeliğinin 11. 13. maddesine göre en fazla son 1 yıla ait faturalandırma yapabileceğini,

bu sebeple davalının elektrik satış faturası adı altında kesmiş olduğu konusu (geçmiş 7-8 yılın çarpan faturası farkı) olan,...nolu ve 124.630,50-TL bedelli faturanın iptalini, müvekkili davacının elektrik hizmetinin kesilmemesi için tedbir kararı verilmesini, dava süresince dava konusu faturanın ödenmemesi nedeniyle ve elektrik hizmetinin davalı tarafından kesilme baskısı altında olması, davacının davalıyla taksitlendirme anlaşması yapıp herhangi bir şekilde ödeme yapmak zorunda kalması halinde bu davanın istirdat davası şeklinde devam etmesini talep ve dava etmiştir.

DAVALININ SAVUNMALARININ ÖZETİ

Davalı vekili, davanın süresinde açılmadığını, öncelikle davanın zamanaşımından reddi gerektiğini, elektriğin kesilmesinin tedbiren durdurulmasına yönelik ihtiyati tedbir talebinin hukuka aykırı olup, yerinde olmadığını, davacı tarafın müvekkili şirkete borcu olmadığı iddiasının gerçeği yansıtmadığını, davacı tarafın çarpan farkına ilişkin düzenlenen ve .... nolu ve 124.630,50-TL’ lik faturanın usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkin iddiasının gerçeği yansıtmadığını, ...tesisat numaralı aboneliğe ilişkin 31/03/2015 tarihinde yapılan kontrolde ... seri nolu Elektrik Kullanım Tespit Tutanağı düzenlendiğini,

düzenlenen tutanağa istinaden aboneye 75/5 akım trafosunun takılı olduğunun tespit edildiğini, söz konusu tesisata ait çarpan faktörünün devir tarihi olan 15/08/2008 ‘den önce sehven 1 olarak girildiği için eksik tahakkuktan dolayı, 16/08/2008 ile 31/03/2016 tarihleri arasındaki 14 çarpan farkı olan ... kwh tüketim farkı belirlendiğini, dolayısıyla bahse konu tutanak doğrultusunda davacının müvekkili şirkete borçlu olmadığına ilişkin iddiasının gerçeği yansıtmadığını, davacı tarafın kullandığından daha az fatura ödediğini,

davacının 14 birim kullanım sonucunu bedeli ödemesi gerekirken sehven 1 birim girilmesi sebebiyle çıkan bedeli ödediğini, buna rağmen davacı tarafın aleyhine düzenlenen faturaya ilişkin borcunun olmadığı yönündeki iddiasının kötüniyetli olduğunu, davacı tarafın müvekkili şirket ile imzalamış olduğu sözleşme gereği 31/03/2015 tarihli protokolde belirtilen sebeplerle davacı tarafa faturanın tahakkuk ettirildiğini, taraflar arasındaki sözleşme ilişkisi nedeniyle borcun oluşması bir yana çarpan farkı sebebiyle davacı tarafın sebepsiz zenginleşmesi sonucunun ortaya çıktığını,

ayrıca TBK'nın 82. md. gereğince sebepsiz zenginleşmeden doğan taleplerde zamanaşımı süresi hak sahibinin geri isteme hakkı olduğunu öğrendiği tarihten itibaren iki yıl ve her halde zenginleşmenin gerçekleştiği tarihten itibaren on yıl olduğunu, bu sebeple öncelikle davanın zamanaşımından reddi gerektiğini, kanuni düzenleme kapsamında, sayacı eksik tüketim kaydeden davacının, müvekkilinin malvarlığından sebepsiz olarak zenginleştiğini ve müvekkilin malvarlığında meydana gelen azalmayı Kanun’a uygun olarak talep etmelerinin,

normlar hiyerarşisinde Kanun’dan daha alt derece olan düzenlemeye dayanılarak ileri sürülen iddianın hukuka aykırı olduğunu, 6098 sayılı Kanun tespitten itibaren 10 yıl geriye dönük alacağı talep etme hakkı tanıyorken, bunun bir yılık kısmını alabilirsin şeklinde kısıtlamaya gitmenin açıkça kanuna aykırılık teşkil ettiği gibi hukukun temel prensiplerinden olan hakkaniyet ilkesine de aykırı olduğunu, Yargıtay'ın daha önce aynı konuda geçmişe dönük talepleri kabul ettiğini,

dolayısıyla davacı tarafın müvekkili şirket ve arasında imzalanan sözleşme sebebiyle ayrıca çarpan farkı sonucu sebepsiz zenginleşmiş olması sebebiyle müvekkili şirkete borçlu olduğunu, haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davanın usulden ve esastan reddine, kötüniyetli davacı aleyhine % 20 tazminata hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ

Mahkemece, "..Davanın kısmen kabulüne karar verilerek; davacının davaya konu 124.630,50-TL'lik faturadan eksik ödediği 19.265,40-TL çıkarılarak 105.365,10-TL yönünden borçlu olmadığının tespitine, davacının davalıya fazladan ödediğinin tespit edildiği 27.305,22-TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine" karar verilmiştir.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ

Karara karşı, davacı / davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle. Mahkemenin gerekçeli kararın ilk sayfasındaki kişiler ve olayların dava dosyasındaki olaylar ve kişilerle uzaktan yakından ilgisi bulunmadığını, muhtemelen başka bir dosyanın bilgilerinin mahkeme dosyası ile karıştığını, bilirkişinin, ... tarihli ek raporunda; elektrik kesme tehdidi ile davalı kurumun imzalattığı taksitlendirme sözleşmesine göre davacının 46.570,62-TL taksit ödemesi yaptığını belirtse de;

ek bilirkişi raporunda bu konuda rakamsal olarak maddi hata yaptığını, gerçekte davacı müvekkilinin ek bilirkişi rapor tarihi olan 12/03/2021 tarihinde bile 91 taksitten 59 taksiti toplam 80.804,63-TL olarak ödediğini, daha sonra güncel istinaf tarihine kadar davacı müvekkilin 8 taksit miktarı olan 10.956,56-TL daha ödeme yaptığını, ödeme yapıldığı ve bilirkişinin bu konuda maddi hata ile eksik hesaplama yaptığı, ekteki davalı ... kurumunun kalan taksit borç sorgulama ekranı evrağından anlaşıldığını,

ilgili evrakta güncel olarak şimdiye kadar 67 taksitin 91.761,19-TL olarak ödendiği ve 24 taksit miktarı olan 32.869,68-TL bakiye taksit ödemesi kaldığının anlaşıldığını, bilirkişinin bu nedenle ödenen taksit miktarını 91.761,19-TL olarak değil maddi hata ile 46.570,62-TL olarak hesapladığını, bu taksitlerin ödenmeye devam etmesinin sebebinin dava dilekçesinde de belirtildiği üzere taksitin ödenmemesi halinde davalı kurumun elektrik kesme tehdidi altında olunması olduğunu, buna göre toplamda 91.761,19-TL'nin bir taksit ödemesi gerçekleşmesine rağmen bilirkişi bunu 46.570,62-TL olarak belirlemek suretiyle maddi hata yaptığını,

mahkemenin de buna göre hükmünü eksik ve hatalı olarak oluşturduğunu beyan ederek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davanın, müvekkil tarafından tahakkuk ettirilen 124.630,50-TL bedelli faturanın iptaline ilişkin olduğunu, başka bir anlatımla davacının istirdat konusunda herhangi bir iradesi bulunmadığını, mahkemenin gerekçeli kararında bu faturanın kısmen iptaline karar verdiğini ve 27.305,22-TL'lik bedelin müvekkile fazladan ödendiği gerekçesi ile iadesine karar verdiğini, yani başka bir deyişle, bir nevi davanın bu kısmını istirdat olarak kabul ettiğini, HMK.'nın 26. maddesi çerçevesinde, ''hakim talep sonuçları ile bağlıdır'' ilkesinin de bu somut uyuşmazlıkta yerini bulmadığını, yerel mahkeme tarafından,

toplamı 124.630,50-TL olan faturanın ödenip ödenmediği konusunda bir araştırma dahi yapılmadığını ve hükme esas alınan bilirkişi raporunda da istirdatı gereken bir miktar olup olmadığının araştırılmadığını, değinilmesi gereken bir diğer hususun da yine, yerel mahkemenin iadesine yani istirdatına karar verdiği 27.305,22-TL'nin hangi tarihlerde davacı tarafından müvekkil şirkete ödenip ödenmediği konusu olduğunu, bu konunun açıklığa kavuşturulsa, mahkemenin kabulüne göre bir yıllık süre içerisinde istirdat davasına konu teşkil edebilecek bir alacak olup olmadığının anlaşılabileceğini,

mahkemece davanın kendiliğinden ödenip ödenmediği veya ödenirken ihtirazi kayıtla ödenip ödenmediği diğer bir anlatımla istidartı gereken bir bedel olup olmadığının dahi araştırılmadan hatalı tesis edilen hükmün hukuka aykırı olduğunu, talep edilmeyen bir konu da yerel mahkemenin hukuki tavsif yaparak ödenip ödenmediği belli olmayan bir paranın istirdata konu edilmesinin kabul edilemeyeceğini, yerel mahkeme tarafından, hatalı ve hukuka aykırı olarak tanzim edilen bilirkişi raporunun hükme esas alındığını,

kanuni düzenleme kapsamında sayacı eksik tüketim kaydeden davacı tarafın müvekkili şirketin malvarlığından sebepsiz olarak zenginleştiğinin sabit olduğunu, 6098 sayılı Kanunun anılan maddeleri uyarınca, tespitten itibaren 10 yıl geriye dönük alacağı talep etme hakkı tarafımıza tanınıyorken, 12.03.2021 tarihli bilirkişi ek raporunda kullanılan elektrik tüketim bedelinin sadece 1 yıllık kısmının talep edilebileceği şeklinde kısıtlamaya gidilmesi yasanın amir hükmüne aykırılık teşkil ettiği gibi hakkaniyet ilkesine de aykırı olduğunu, müvekkilinin malvarlığında meydana gelen azalmayı, kanuna uygun olarak hesaplanması gerekirken,

normlar hiyerarşisinde Kanundan daha alt derece olan düzenlemeye dayanılarak yapılan hesaplama sonucunda hukuka aykırı olarak tanzim edilen bilirkişi raporu dikkate alınarak, eksik inceleme ve hatalı değerlendirme neticesinde verilen kararın yasaya ve usule aykırı olduğunu beyan ederek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE: Dava, Elektrik hizmet sözleşmesinden kaynaklı menfi tespit ve istirdat talebine ilişkindir. Mahkemece yazılı gerekçeyle, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Dairemizce istinaf incelemesi, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.

492 sayılı Harçlar Kanunu’nun 27 ve devamı maddelerinde, dava açılırken ödenmesi gerekli olan harçlar ile, eksik harç yatırılmış olması halinde yapılacak işlemler açıklanmıştır. Anılan yasanın 27. maddesinin son fıkrasında. “Harç peşin veya süresinde ödenmemiş ise, müteakip muamelelere ancak harç ödendikten sonra devam olunur.” hükmü, 30. maddesinde de.

“Mahkeme sırasında tespit olunan değerin, dava dilekçesinde bildirilen değerden fazla olduğu anlaşılırsa, yalnız o celse için muhakemeye devam olunur, takip eden celseye kadar noksan değer üzerinden peşin karar ve ilam harcı tamamlanmadıkça davaya devam olunmaz.

HUMK’nun 409. maddesinde gösterilen süre içinde dosyanın muameleye konulması noksan olan harcın ödenmesine bağlıdır.” hükmü bulunmakta olup; söz konusu açık yasal düzenlemeler gereğince dava açılırken dava değerine göre eksik harç alındığının tespiti halinde bu hükümlere göre işlem yapılması zorunludur. Harçlar Kanunu'nun 32. maddesi gereğince eksik harç tamamlanmadan müteakip işlemler yapılamaz.

Yukarıda anılan açık yasal düzenlemeler gereğince; Dava açılırken, harcın eksik veya hiç alınmamış olması halinde mahkemece davaya devam olunabilmesi için harcın Harçlar Kanunu'nun 30 ve 33.maddeleri uyarınca tamamlanması yoluna gidilir ve davacıya takip eden celseye kadar harcı yatırması için süre verilir. Şayet verilen süreye rağmen eksik harç ikmal edilmez ise; HMK'nun 150. maddesi gereğince dosyanın işlemden kaldırılmasına, HMK'nun 150/5. maddesi gereğince üç ay içinde yenilenmeyen davanın ise açılmamış sayılmasına karar verilmelidir.

Somut olayda, davacı taraf, davalı yanca düzenlenen ... nolu ve 124.630,50-TL bedelli faturanın iptali ile istirdat talep etmesine rağmen; öncelikle davanın Tüketici Mahkemesinde açılması sebebiyle dava dilekçesinde belirtilen dava değeri üzerinden hiç harç yatırılmadığı, sonrasında dosya görevsizlikle Ticaret Mahkemesine geldikten sonra da dava değeri üzerinden başvuru harcı ve nispi harcın yatırılmadığı anlaşılmıştır.

İlk Derece Mahkemesince; müteakip celseye kadar verilecek süre içerisinde başvuru harcı ve nispi harcın tamamlatılması, tamamlanmaması durumunda 6100 sayılı HMK’nın 150. maddesi hükmüne göre işlem yapılması gereklidir. Bu husus kamu düzeninden olup Mahkemece re'sen gözetilmesi zorunludur. Mahkemece, açıklanan hususlar ve Harçlar Kanunu’ndaki açık hükümler göz ardı edilerek yazılı şekilde hüküm kurulması isabetli değildir.

Ayrıca somut uyuşmazlıkta; davacı aleyhine davalı kurum tarafından düzenlenen ... nolu ve 124.630,50-TL bedelli faturanın iptali ile davacı yanın ödeme yapmak zorunda kalması halinde ödenen bedelin istirdadının talep edildiği, İlk derece mahkemesince davalı kuruma yazılan müzekkereye verilen 22/03/2019 tarihli cevapta; davacı yandan davaya konu faturaya ilişkin 46.570,62-TL tahsilat yapıldığının bildirilmesi üzerine bilirkişi raporunda bu miktar esas alınarak rapor tanzim edildiği anlaşılmıştır.

Ancak davacı vekilince sunulan istinaf dilekçesinin ekinde; taraflar arasında yapılan borç taksitlendirme tablosunun sunularak bu tabloya göre davacının dava süresince ödeme yapmaya devam ettiği iddia edilmiştir.

İlk derece mahkemesince; davacının istirdat talebine ilişkin olarak davacının davaya konu faturaya ilişkin ödeme yapıp yapmadığı yahut toplam ne kadar ödeme yaptığına ilişkin bir araştırma yapılmadan eksik inceleme ve değerlendirme ile karar tesis edildiği anlaşıldığından davacı vekilinin buna ilişkin istinaf istemi yerinde görülmüştür.

Açıklanan sebeplerle; İlk derece mahkemesince yapılması gereken; davalı kuruma müzekkere yazılarak; davaya konu faturaya ilişkin davacı tarafça ödeme yapılıp yapmadığı, ödeme yapıldıysa yapılan ödeme miktarının tereddüte mahal verilmeksizin tespiti ile gerekirse daha önce rapor tanzim eden bilirkişiden ek rapor alınmak suretiyle hasıl olacak sonuca karar tesis etmekten ibarettir.

Diğer bir husus ise. İlk derece mahkemece verilen kararın HMK'nın 297.maddesine aykırı olmasıdır.

6100 sayılı HMK'nın 297. maddesine göre; "(1) Hüküm “Türk Milleti Adına” verilir ve bu ibareden sonra aşağıdaki hususları kapsar: ...b) Tarafların ve davaya katılanların kimlikleri ile Türkiye Cumhuriyeti kimlik numarası, varsa kanuni temsilci ve vekillerinin ad ve soyadları ile adreslerini. c) Tarafların iddia ve savunmalarının özetini, anlaştıkları ve anlaşamadıkları hususları, çekişmeli vakıalar hakkında toplanan delilleri, delillerin tartışılması ve değerlendirilmesini, sabit görülen vakıalarla bunlardan çıkarılan sonuç ve hukuki sebepleri..." şeklindeki hususların gerekçeli kararda yer alması zorunludur.

İlk derece mahkemesinin gerekçeli kararında; dosyayla ilgisi olmayan dava ve cevap dilekçesinin özetlerine yer verilmiş olup; bu husus HMK'nın 297. maddesine aykırıdır. Davaya ilişkin taraf iddia ve savunmalarına ilişkin özetlemeler Dairemizin kararında düzeltilmiştir. Yine davacı vekilince yanlışlığın düzeltilmesi için tavzih dilekçesi verilmesine rağmen bu konuda değerlendirme yapılmaması da hatalıdır.

Sonuç olarak, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a-6. maddesi gereğince kaldırılmasına, davalı vekilinin istinaf nedenlerinin şimdilik incelenmesine yer olmadığına, dosyanın İlk Derece Mahkemesine geri gönderilmesine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

1-Davacı vekilinin İlk Derece Mahkemesinin kararına ilişkin istinaf başvurusunun ESASTAN KABULÜNE,

2-6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a-6. maddesi gereğince DENİZLİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin 28/05/2021 tarih ve... Esas ...Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA,

3-6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a-6. maddesi gereğince davanın yeniden görülmesi için dosyanın DENİZLİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'ne GÖNDERİLMESİNE,

4-İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırıldığından davalı vekilinin istinaf nedenlerinin şimdilik incelenmesine YER OLMADIĞINA,

5-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince peşin olarak yatırılan 59,30-TL maktu istinaf karar harcının ilk derece mahkemesince talebi halinde davacıya İADESİNE,

6-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince peşin olarak yatırılan 59,30 maktu istinaf karar harcı ile 1.739,00 TL nispi istinaf karar harcının talebi halinde davalıya İADESİNE,

7-Davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderinin ilk derece mahkemesinde yapılacak yargılama sonucunda dikkate ALINMASINA,

8-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından davacı lehine vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,

9-6100 Sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince peşin alınan ve harcanmayan istinaf gider avansının İlk Derece Mahkemesince ilgiliye İADESİNE,

10-Kararın İlk Derece Mahkemesince taraflara TEBLİĞİNE,

Dair, 6100 Sayılı HMK'nun 353/1-a-6. maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliğiyle ve HMK'nın 353/1-a. maddesince kesin olarak karar verildi.27/12/2024

...

Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi, E. 2021/2812, K. 2024/1752, 27 Aralık 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Gereği Düşünüldü
  4. Davacının İddialarının Özeti
  5. Davalının Savunmalarının Özeti
  6. İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti
  7. İleri Sürülen İstinaf Sebepleri
  8. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
Esas No
2021/2812
Karar No
2024/1752
Tarih
27 Aralık 2024

İlgili Kararlar

  • Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi E.2021/2878 K.2024/1349
  • İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi E.2021/2963 K.2024/2746
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 18. Hukuk Dairesi E.2021/3089 K.2024/2680
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi E.2021/3876 K.2024/2879
  • İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi E.2021/4150 K.2024/3054
  • İstanbul Anadolu 7. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2022/1 K.2024/1048

Tüm Arşiv

İstinaf (BAM) KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.