KÜNYE
T.C. Antalya
- Mercii
- Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2021/2878
- Karar No
- 2024/1349
- Karar tarihi
- 9 Aralık 2024
- İncelenen kararın mahkemesi
- DENİZLİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 10/06/2021
- Dava
- Tazminat (Trafik Sigorta Sözleşmesi Kaynaklı Rücuen
- Karar yazım tarihi
- 09/12/2024
Karar Metni
977 kelime·5 dk okuma·6 bölüm
Taraflar arasındaki davanın yapılan yargılaması sonunda ilk derece mahkemesince verilen, yukarıda tarih ve numarası gösterilen kararına karşı istinaf başvurusunda bulunulmakla, dosyada duruşma yapılmasını gerektiren eksiklik görülmediğinden Hukuk Muhakameleri Kanunu'nun 353/1-a maddesi uyarınca istinaf incelemesinin duruşmasız yapılmasına karar verilerek, dosya incelendi;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle. Müvekkilinin maliki ve sürücüsü olduğu ... plakalı ... model ... marka araç 27/02/2019 tarihinde ... ili, ... ilçesi, ... Mahallesi, ... istikametinde kendi şeridinde normal hızda kurallara uygun şekilde seyrederken maliki .. sürücüsü ... olan ... plakalı aracın müvekkilinin aracına çarparak maddi hasarlı trafik kazasına sebebiyet verdiğini, karşı tarafın aracının ...
AŞ tarafından ... nolu poliçe ile sigortalandığını, kaza neticesinde müvekkilinin aracında KDV dahil 7.736,67 TL iskontolu maddi hasarın meydana geldiğini, davalı ...
AŞ'ye 15/05/2019 tarihinde değer kaybı talebi için başvuruda bulunulduğunu, başvuru dilekçesinde 20/05/2019 tarihinde sigorta şirketine tebliğ edildiğini, ancak yasal süresi içerisinde herhangi bir ödemede bulunulmadığını, arabulucuya başvurulduğunu ancak anlaşma sağlanamadığını ileri sürerek müvekkilinin aracında meydana gelen şimdilik 1.500,00 TL değer kaybının davalı ... şirketinden temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle beraber tahsiline karar verilmesini istemiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Kaza tespit tutanaklarının bilirkişi raporu niteliğinde olmadığını, kaza tespit tutanağına dayanılarak hüküm kurulamayacağını, kusur dağılımının yapılmasında kaza tespit tutanağı ve tramer bilgilerinin esas alınamayacağını, değer kaybı tespitinin karayolları motorlu araçlar zorunlu mali sorumluluk sigortası genel şartları ve ekinde yer alan esaslara göre yapılması gerektiğini, 26/06/2019 tarihinde davacı vekili ...'e müvekkili olduğu şirket tarafından 2.793,50 TL ödeme yapıldığını, müvekkil şirket aleyhine avans faizi işletilerek hüküm kurulması talebinin hukuka ve içtihatlara aykırı olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
İDM KARARININ ÖZETİ
Mahkemece; " davacının maliki olduğu sevk ve idaresindeki ... plakalı araç ile ışık kontrollü kavşak noktası olan istasyon kavşağından sola dönerek geçiş yaptığı esnada aracının sağ yan orta kısımlarına ... Bulvarı üzerinde karşı istikamette üçgen kavşağı yönünde doğru seyrini sürdürmekte olan davalı ... şirketine sigortalı dava dışı araç sürücüsü ... sevk ve idaresindeki ... plakalı aracın sol ön köşe kısımları ile çarpması neticesinde trafik kazasının meydana geldiği,
dosya kapsamına ve olayın oluşuna göre davalı tarafından sigortalanan araç sürücüsü ile davacı araç sürücüsünün eşit tali kusurlu olup her ikisinin de %50 oranında kusurlu oldukları, serbest piyasa rayicine göre davacıya ait araçta meydana gelen değer kaybının kusur oranı tenzil edildikten sonra 2.500,00 TL olarak hesaplandığı ve sigorta şirketi tarafından 26/06/2019 tarihinde 2.793,50 TL değer kaybı ödemesi yapıldığı bu durumda dava tarihi itibariyle bakiye değer kaybının olmadığı anlaşılmakla,
gerekçeli ve denetime elverişli bulunan sigorta eksperi bilirkişi raporu ile trafik bilirkişi raporuna itibar edilmiş olup davanın reddine" seklinde karar verilmiştir.
İSTİNAF NEDENLERİ
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkilinin meydana gelen kazada kusursuz olduğunu, mahkemece hükme esas alınan raporda tespit edilen kusur durumu ve tazminat bedelinin doğru olduğu kabul edilse bile dava açıldıktan sonra davalı tarafından ödeme yapıldığını, yerel mahkemenin red kararı vermesinin yerinde olmadığını, mahkemece davanın konusuz kaldığına karar verilmesi ve davanın açıldığı tarihteki haklılık durumuna göre yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
GEREKÇE
Duruşma açılmasını gerektiren sebep bulunmadığından HMK'nın 353. Ve 355. Maddeleri gereğince inceleme ve müzakereler kamu düzeni ve istinaf nedenleriyle sınırlı biçimde dosya üzerinden yürütülmüştür.
Dava, trafik kazasından kaynaklanan değer kaybına ilişkin maddi tazminat istemine ilişkindir.
Mahkemece bilirkişiden alınan kök ve ek rapor içeriğine göre meydana gelen kazada davacı ile dava dışı sürücünün %50'şer oranda kusurlu oldukları, davacının aracında meydana gelen değer kaybının 5.000,00 TL olarak tespit edildiği, kusur oranında indirim yapıldığında davacının 2.500,00 TL değer kaybı zararının bulunduğu yönünde görüş bildirilmiştir.
Davalı ... tarafından davacıya 26.06.2019 tarihinde 2.793,50 TL değer kaybı yönünden ödeme yapıldığı anlaşılmaktadır.
Bu duruma göre; davacı tarafından aracında meydana gelen değer kaybına ilişkin davalı ... şirketine yapmış olduğu müracaata rağmen ödeme yapılmaması üzerine davalı ... aleyhine 12.06.2019 tarihinde dava açıldığı, mahkemece alınan bilirkişi raporuna göre davacının aracında kusur oranı da dikkate alınmak suretiyle talep edebileceği değer kaybı tazminatının 2.500,00 TL olarak belirlendiği, yargılama devam ederken davalı ... şirketince 26.06.2019 tarihinde davacıya 2.793,50 TL değer kaybı ödemesi yapıldığı,
bu itibarla dava açıldığı tarihte dava açmakta davacı haklı olup, dava açıldıktan sonra ve yargılama aşamasında davalı tarafından ödeme yapılması ve yapılan bu ödemenin mahkemece belirlenen değer kaybı bedelini karşılaması nedeniyle davanın konusunun kalmadığı anlaşılmıştır. Bu itibarla; yerel mahkemece konusu kalmayan dava yönünden karar verilmesine yer olmadığına dair hüküm kurulması gerekirken davanın reddi yönünde kurulan hüküm yerinde değildir.
Hal böyle olunca, 6100 Sayılı HMK’nın 355.maddesi kapsamında yapılan inceleme neticesinde davacının istinaf talebi yerinde görülmekle HMK'nın 353/1-b-2 maddesi gereğince yerel mahkemenin kararının kaldırılmasına ve dairemizce yeniden hüküm kurulmasına karar verilmiştir.
...
Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi, E. 2021/2878, K. 2024/1349, 9 Aralık 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama