KÜNYE
T.C. Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2022/136
- Karar No
- 2025/343
- Karar tarihi
- 24 Nisan 2025
- İncelenen kararın mahkemesi
- Antalya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 29/11/2021
- Davanın konusu
- Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan
- Yazım tarihi
- 24/04/2025
Karar Metni
1.277 kelime·6 dk okuma·5 bölüm
İlk Derece Mahkemesinin kararı ve dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi. Üye hakimin görüşü değerlendirildi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ
Davacı vekili, müvekkili ile davalının ev satışı konusunda anlaştıklarını, müvekkilinin aldığı kaparoya karşılık davalıya 2 adet 2.500 TL bedelli senet verdiğini, anlaşmadan dönülünce müvekkilinin aldığı kaparo parasını iade ettiğini ancak davalının aldığı senedi iade etmediğini, senette oynama yapılarak 25.000 TL yapıldığını, kendisinin davalıyla bu tutarda bir alış verişinin olmadığını öne sürmüş takipte ödediği paranın istirdadıyla birlikte borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
DAVALININ SAVUNMALARININ ÖZETİ
Davalı davaya cevap vermemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
Mahkemece, "... Eldeki dava genel haciz yoluyla takibe karşı açılan menfi tespit ve istirdat davasıdır. Davacı vekili müvekkilinin davalıya sadece iki adet teminat senedi verdiğini, bu teminata ilişkin bedeli de kendisine ödediğini öne sürmüş; davalı ise davaya cevap vermemiş duruşmadaki beyanda bu senedin bir borç senedi olduğunu iddia etmiştir.
Takibe eklenmeyen ancak bilgileri verilen senet zamanaşımına uğramıştır. Zamanaşımına uğramış kambiyo senetleri kıymetli evrak olma özelliğini yitirip Yargıtay yerleşik uygulamasına göre yazılı delil başlangıcı olarak kıymeti haiz olurlar. Bunun ise iki sonucu vardır ki birincisi zamanaşımına uğramış senet kambiyo senetlerinin kurucu kıymetli evrak olma yani alacağı tek başına oluşturma ve ispata yeter olma özelliğini yitirirler.
Yani bir kambiyo senedinin varlığı tek başına alacağın varlığını ispata yeterli iken zamanaşımına uğramış bir kambiyo senedi bunun için yeterli olmayıp ayrıca alacağın varlığının kanıtlanması gerekir. İkinci sonuç ise yazılı delil başlangıcı olan senedin ispat kuvveti yönündendir. Artık bir kıymetli evrak olmak özelliğini yitirip alacağın ispatını ayrıca gerektiren bu senet bir yazılı delil başlangıcı olmakla yazılı delilin verdiği ispat gücünü de vermeyecektir.
Bunun sonucunda da yazılı delil başlangıcı ile alacağın varlığının ispat edilebilmesi için bunun başkaca delillerle desteklenmesi gerekecektir.
Bu açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde; davanın bir menfi tespit davası olması hasebiyle ispat külfetinin alacağı olduğunu iddia eden davalıda olduğunda şüphe yoktur. Davacının bahsi geçen senetlerin davalıya verildiğini kabul etmesi ispat külfetini üzerine alması sonucunu doğurmaz. Zira davacı bu senedi verdiğini kabul etmekle birlikte senedi teminat senedi olarak verdiğini söylemektedir.
Kabulün bölünerek sadece senedin verilmiş olduğu hususunun kabul edilip bu senedin teminat senedi olduğu iddiasının saf dışı bırakılması mümkün değildir. Bu halde davacının alacağı ispatla mükellef olduğu, elinde ispat vasıtası olarak yalnızca bir yazılı delil başlangıcı olduğu başkaca bir delil sunmadığı bu haliyle alacağın varlığının ispatlanamadığı kanaatine varılmakla davacının davasının kabulüne" karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Karara karşı, davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkemece davacının dava dilekçesindeki talep ve iddiaları, dava konusu bononun niteliği ve davacının kendisinin dahi kabul ettiği hususlar nazara alınmaksızın ve hukuka aykırı değerlendirmeler yapılarak karar verildiğini, esasen dava dilekçesinde dava konusu edilenin takibe konu senet olmadığını, dava dilekçesi ile teminat olarak verildiği iddia olunan 2.500,00 TL olarak belirtilen bir senedin dava konusu edildiğini,
yerel mahkemenin senedin zamanaşımına uğradığı ve senedin teminat senedi olarak verildiğini kabul ederek davalının alacaklı olduğunu ispat edemediği gerekçesiyle davanın kabulüne karar vermesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, zira senedin zamanaşımına uğramadığını ve teminat senedi de olmadığını, davacının iddialarının haksız olduğu ve senedin borç senedi olduğu,
davacı tarafından verildiği davacının Yeşilova Asliye Ceza Mahkemesindeki beyanı ve kabulü ile de sabit olduğunu, davacı tarafından açılan davada davacıya ait evin satışı hususunda anlaşıldığını ve bunun için alınan kaporaya karşılık davacı tarafından iki adet 2.500,00 TL bedelli bono verildiğini, daha sonra evin satışından vazgeçtiğini ancak davalının senetleri kendisine iade etmediğini ve bu senedi 25.000,00 TL yaparak senet üzerinde tahrifat yaparak senedi icraya koyduğunu iddia ederek menfi tespit davası açtığını, davacının bu davasındaki iddialarına yönelik sunduğu hiçbir delil olmadığını,
senedin bono vasfında borç senedi olduğunu ve tahrifat iddiasının gerçek olmadığının Yeşilova Asliye Ceza Mahkemesi Kararı ile sabit olduğunu, Antalya 2. İcra Müdürlüğünün ...
Esas sayılı dosyasında takibe konu senedin alacak senedi olduğunu, teminat senedi olmadığını, davacının bu senedin teminat senedi olduğunu ispat etmesi gerektiğini, bu hususta iddia dışında hiçbir delil sunulmadığını, iddia olunan sözleşmede de 25.000,00 TL bedelli senedin söz konusu olmadığını, davacının tahrifat iddiasının gerçek olmadığını ve atfı cürüm olarak borcu ödememek için bu iddiada bulunduğunun Yeşilova Asliye Ceza Mahkemesindeki beyanı ile sabit olduğundan buna göre iddia olunan hukuki ilişki ve iddialar yönüyle borçlu olmadığını ispat yükünün davacıda olduğunu, davacının ödeme iddiasında bulunmadığını,
davacının tüm beyanlarının çelişkili olduğunu, hükmedilen yargılama giderlerinin de hükümle çelişik ve hukuka aykırı olduğunu istinaf sebepleri olarak ileri sürmüştür.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE: Dava, menfi tespit - istirdat istemine ilişkindir. Mahkemece yazılı gerekçeyle, davanın kabulüne karar verilmiştir. Dairemizce istinaf incelemesi, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Yeşilova Asliye Ceza Mahkemesinin 31/03/2021 tarih, ... Esas ve... Karar sayılı ilamının incelenmesinde. Yeşilova Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 30/10/2020 tarih ve...
Karar sayılı iddianamesi ile, sanık ...'in katılan ...'in kendisine vermiş olduğu senedin rakamlar bölümünde tahribat yaptığı, sanığın resmi belgede sahtecilik suçundan cezalandırılması istemiyle kamu davası açıldığı, mahkemece yapılan yargılama sonucunda iddianameye konu sahtecilik yapıldığı iddia edilen adli emanetin ... sırasında kayıtlı bulunan 25.000,00 TL bedelli senedin mahkememizce yapılan incelemesinde üzerinde tahrifat yapılmadığının açık bir şekilde anlaşıldığı, 31/03/2021 tarihli celsede katılanın da açıkça ifade ettiği üzere senedin gerçek ve doğru senet olduğu, yani üzerinde tahrifat yapılmadığı,
sanık ile katılan arasında hukuki ihtilaf bulunduğu bu durumun dosya esasıyla bir ilgisinin bulunmadığı, katılanın beyanlarından, sanığa verdiği başka senetler üzerinde tahrifat yapıldığı iddiasının mevcut olduğunun anlaşıldığı, ceza yargılamasının yalnızca iddianamede unsurları gösterilen ve suça konu olduğu belirtilen senet üzerinden yapılması gerektiği düşünüldüğünde,
yalnızca aralarında hukuki ihtilaf bulunan ancak şekli anlamda üzerinde tahrifat yapılmadığı her iki tarafın da beyanları ile sabit olan senet bakımından suçun yasal unsurlarının oluşmaması nedeni ile sanığın üzerine atılı bulunan resmi belgede sahtecilik suçundan CMK'nun 223/2-a maddesi uyarınca beraatine karar verildiği, kararın istinaf incelemesinden geçerek kesinleştiği anlaşılmıştır.
Mahkemece, davaya konu bononun zamanaşımına uğradığı, zamanaşımına uğramış kambiyo senedinin kıymetli evrak olma özelliğini yitirip yazılı delil başlangıcı sayılacağı, ispat külfetinin alacaklı olduğunu iddia eden davalıda olduğu belirtilmiş ise de, gerekçeli kararda, bononun zamanaşımına uğradığına ilişkin herhangi bir gerekçeye yer verilmediği, ancak mahkemece verilen 17/02/2021 tarihli görevsizlik kararında, bononun vade tarihinin 27/12/2010 olduğu kabul edilerek takip tarihi itibariyle bononun zamanaşımına uğradığı sonucuna ulaşıldığının anlaşıldığı, oysaki belirtilen tarihin vade tarihi olmayıp düzenleme tarihi olduğu,
bononun vade tarihinin 30/12/2012 olduğu, 3 yıllık zamanaşımı süresinin dolmadığı, dolayısıyla bononun kambiyo senedi vasfında olduğu, davacının bononun teminat senedi olduğuna ilişkin iddiası karşısında ispat külfetinin davacıda olduğu ve tarafların ceza dosyasındaki beyanları da gözetilerek yargılamaya devamla esas hakkında karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirmeyle yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya uygun değildir.
Sonuç olarak, davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a-6. maddesi gereğince kaldırılmasına, dosyanın İlk Derece Mahkemesine geri gönderilmesine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
...
Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi, E. 2022/136, K. 2025/343, 24 Nisan 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama