KÜNYE
T.C. Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2022/1902
- Karar No
- 2025/337
- Karar tarihi
- 22 Nisan 2025
- İncelenen kararın mahkemesi
- Antalya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 24/03/2022
- Davanın konusu
- Sıra Cetveline İtiraz (İflas Tasfiyesinde Düzenlenen Sıra Cetveline Yönelik Kayıt Kabul Ve Terkin Talebi (İİK 235)
- Yazım tarihi
- 22/04/2025
Karar Metni
2.063 kelime·10 dk okuma·5 bölüm
İlk Derece Mahkemesinin kararı ve dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi. Üye hakimin görüşü değerlendirildi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ
Davacı vekili; müvekkilinin 06/09/2011 tarihinden 11/03/2021 tarihine kadar müflis şirkette...sigorta sicil numarası ile çalıştığını, müvekkilinin sigortalılık süresinin 15 yıl, prim ödeme gün sayısının ise 3600 gün olduğunu, müvekkilinin ilk işe giriş tarihinin 1991 olduğunu, öngörülen 08/09/1999 tarihinden önce olduğundan 15 yıl ve 3600 prim gün sayısını da doldurduğundan müvekkilinin görülen lüzum üzerine iş akdini haklı nedenle feshettiğini, 1475 Sayılı İş Kanunu 14. maddesinin 5 numaralı bendi gereğince hak kazandığı kıdem tazminatının maaş hesabına ödenmesi için 05/03/2021 tarihinde ihtar çekildiğini,
bu ihtarın müflis şirkete tebliğine müteakip iş akdini sonlandırdığını, Sosyal Güvenlik Kurumu Sigortalı İşten Ayrılış Bildirgesinin sunulduğunu, müvekkilinin işten ayrılış nedeninin kod 14 (emeklilik için yaş dışında diğer şartların tamamlanması) olduğunu, müvekkilinin 3474 gün çalışmasına karşılık almış olduğu son brüt ücretinin 5.385,29-TL üzerinden yapılan hesaplama sonucunda 50.867,12-TL kıdem tazminatı alacağının bulunduğunu,
müvekkilinin yargılama gerektirmeyen 50.867,12-TL kıdem tazminatı alacağının iflas masasına işçi alacağı olarak kaydının yapılması için Antalya Genel İflas Müdürlüğü'nün...iflas dosyasına başvuru yapıldığını ancak alacağın yargılama gerektirdiği iddia edilerek başvurunun reddedildiğini,
müvekkilinin yargılama gerektirmeyen 50.867,12-TL kıdem tazminatı alacağının iş akdinin feshedildiği 11/03/2021 tarihinden itibaren işletilecek en yüksek banka mevduatı birlikte iflas masasına işçi alacağı olarak kaydının yapılması ile birlikte yargılama giderleri (mahkeme yargılama giderleri ve iflas masasına yapılan 3.500,00-TL masraf ve 106,20-TL harç) ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
DAVALININ SAVUNMALARININ ÖZETİ
Davalı müflis şirket iflas idare memurluğu adına iflas idare memuru Av. ... tarafından sunulan cevap dilekçesinde; davacı tarafın 26/04/2021 tarihli alacak kayıt başvurusunun, alacak başvurusuna konu alacak yargılamayı gerektirdiğinden reddine karar verildiğini, müflis şirket hakkında iflas kararı sonrasında müflis şirketin 2. alacaklılar toplantısına kadar faaliyetinin devamına karar verildiğini, bu süreçte davacının müflis şirketin iş yerinden ayrıldığını, ihtarnamenin müflis şirketin faaliyeti devamında tebliğ edildiğini, bu gelişmelerden iflas dairesi ve iflas idaresinin haberi bulunmadığını,
bu süreçte davacının işten ayrılmasından dolayı talep ettiği alacak yönüyle ödeme yapılıp yapıldığının bilinmediğini, davacının banka hesabı da dikkat alınmak suretiyle talep edilebilecek alacak tutarının bilirkişi tarafından belirlenmesi ile davacının iş bu davasının reddine karar verilerek masraf ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesini talep etmiştir.
Müflis şirket vekili tarafından sunulan beyan dilekçesi ile; davacı tarafın alacak kayıt kabul talebinde bulunmuş olduğunu, iflas idaresine başvurmadan 20 gün önce sıra cetvelinin düzenlendiğini, davacının İcra İflas Kanunu'nun 236. maddesinin 2. fıkrasına göre ödemiş olduğu 3.500,00-TL' yi geri istemesinin mümkün olmadığını, karşı tarafın kıdem tazminatına hak kazanabilmesi için iş akdini sonlandırırken SGK'dan aldığı söz konusu evrakla birlikte işverene başvurması gerektiğini, davacı tarafça delil olarak dayandığı ihtarnamenin keşide edildiği tarihte şirketin iflas etmiş olduğunu,
müflis şirket hakkında verilen iflas kararında masanın tasfiyesine adi tasfiye olarak devam edildiğini, iflas masasına da söz konusu tarih itibari ile iflas memurlarınca temsil edildiğini, karşı tarafın emeklilik nedeniyle iş akdini feshettiğini, şirketi temsil etmeye yetkili kişilere usulüne uygun tebliğ edilmiş olması gerektiğini, şirketin tüzel kişiliğine karşı işçilik alacağına ilişkin açılacak herhangi bir davadan önce zorunlu arabuluculuk yolunun mevcut olduğunu ve bunun dava şartı olarak kanunla düzenlendiğinin açık olduğunu, bu nedenle davanın dava şartı yokluğundan reddine,
yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıdan alınarak müvekkiline verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
Mahkemece, "davacının SGK kayıtlarına ve ibraz edilen delillere göre 06/09/2011 tarihi ile 11/03/2021 tarihleri arsında davalı müflis şirkette çalışmasının kayıtlı olduğu, buna göre hizmet süresinin 9 yıl, 6 ay, 6 güne tekabül ettiği, davacının ödenmemiş kıdem tazminatı alacağı için iflas masasına başvuru yaptığı ancak iflas idaresince ibraz edilen belgelerin alacağın ispatı için yeterli görülmediğinden reddine karar verildiği ve kayıt kabul için eldeki davanın ikame ediliği anlaşılmıştır.
Kıdem tazminatı hesabında, yasal olarak akdin sona erdiği tarihteki giydirilmiş brüt ücretin dikkate alınması gerektiği, ancak süreklilik arz eden bir ücret ödemesi ya da sosyal yardım yoksa çıplak brüt ücretin dikkate alınması gerektiği, somut olayda, davacının hesaplamaya esas ücretine ilişkin dosya kapsamında maaş bordrosu, hesap pusulası ya da banka ödeme kayıtlarının bulunmadığı, SGK hizmet dökümündeki kayıtların esas alınması sonucunda, davacının iş akdinin fesih tarihindeki brüt ücretinin 6.580,80-TL olduğu, ancak davacının son brüt ücret tutarının 5.385,29-TL olduğunu beyan etmesi karşısında taleple bağlılık ilkesi gereği 5.385,29-TL üzerinden hesaplandığı görülmekle bu hesaplamaya itibar edilmiştir.
SGK hizmet dökümüne göre ilk işe giriş tarihi 10.01.1991 olan davacının işverene çekmiş olduğu ve 12.03.2021 tarihinde tebliğ edilen ihtarname ile 1475 Sayılı İş Kanunun 14. Maddesinin 5 numaralı bendi gereğince iş akdini feshettiğini açıkça belirtttiği, Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığının 29.09.2017/... tarihli yazısı ile 28.09.2017 tarihi itibari ile sigortalılık süresinin 15 yıl ve 3600 prim ödeme gün sayısını doldurduğu,
SGK Hizmet cetvelinde de müflis şirket tarafından 11.03.2021 tarihinde 14 kod-(4a)emeklilik için yaş dışında diğer şart tamamlanması nedeni ile işten çıkışı yapılan davacının kıdem tazminatı alacağına ilişkin tüm yasal şartları taşıdığı bu tespitler uyarınca yasal düzenlemelere ve somut olaya uygun, denetime elverişli bilirkişi raporuna göre davacının 50.648,71.-TL kıdem tazminatı alacağının bulunduğu anlaşılmakla davanın kısmen kabulü ile davacının 50.648,71.-TL kıdem tazminatı alacağının davalı müflis şirketin Antalya Genel İcra Dairesinin ...
İflas sayılı dosyasındaki sıra cetveline kayıt ve kabulüne karar verilmiştir.
İflas İdaresi Ücreti, yazı ve Tebliğ Masrafı Tarifesi Hakkında Tebliğ'in 10. Maddesinde, "İflas idaresi, İcra ve İflas Kanununun 223 üncü maddesinin üçüncü fıkrası gereğince kendilerine tebligat yapılmasını isteyen alacaklılardan, tasfiye sonunda mahsup ve iade edilmek üzere tahmini tebligat sayısı nazara alınarak hesaplanacak yazı ve normal tebligat masrafı toplamının üç misli kadar avansı, iflas dairesine yatırmasını ister" hükmünün düzenlendiği, yatırılan avansın kendilerine tebligat yapılmasını isteyen alacaklılardan, tasfiye sonunda mahsup ve iade edilmek üzere alındığı,
avansın kayıt kabul davasında yargılama gideri olarak kabul edileceğine ilişkin bir düzenlemenin bulunmadığı anlaşılmakla davacı vekilinin yatırılan avansın yargılama gideri olarak davalı üzerinde bırakılmasına ilişkin talebine itibar edilmemiştir.
Davalı müflis şirketin iflas tarihinin; gerek iş sözleşmesinin fesih tarihi gerekse iş bu dava tarihinden önce olduğu anlaşılmakla davacının faiz talebi yerinde görülmemiş, ayrıca eldeki davanın niteliği gereği, Yargıtay 23. HD’nin 04/10/2018 tarih, ... esas, ...karar sayılı ilamında belirtildiği üzere maktu harç ve maktu vekalet ücreti taktir edilmiş" gerekçesiyle karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Karara karşı, davalı .... vekili ve Müflis ...A.Ş. İflas İdare Memurluğu adına İflas İdare Memuru istinaf başvurusunda bulunmuştur.
Müflis ...A.Ş. vekili istinaf dilekçesinde özetle; dosyada iflas idaresinin istinaf başvurusunda bulunduğu ve gerekli harç ve masrafları yatırdığını, müvekkili firmanın tasfiye halinde olması nedeniyle iflas idaresinin yaptığı işlemlerin firma tüzel kişiliği bakımından bağlayıcı olduğundan istinaf harç ve masrafları ödenmiş durumda olduğunu, davacı tarafça alacak başvurusunda bulunulduğunu, iflas başvurma harcı ve vekalet suret harcının geri istenilmesinin usul ve mevzuatlara aykırı olduğunu, bu yöndeki talebin yasal dayanaktan yoksun olduğunu, bilirkişi tarafından bu husus dikkate alınmadan rapor tanzim edildiğini,
davacı tarafın alacağının İİK'nın 195. md. gereğince iflas tarihi itibariyle hesaplanması gerekirken bu hususta herhangi bir karar verilmeksizin karar ittihazına gidildiğinden usul ve mevzuatlara aykırı kararın ortadan kaldırılmasına karar verilmesini talep ettiklerini,
12.11.2021 ve 31.01.2022 tarihli dilekçeleri ile de belirtilen davacı tarafın banka hesap ekstreleri celbedilmeden yani aylık bankaya yatan para ile SGK hizmet dökümündeki tutarların karşılaştırması yapılmaksızın rapor tanzimine gidilmesi sebebiyle eksik inceleme ürünü rapora istinaden karar ittihazına gidilmekle usul ve mevzuatlara aykırı kararın ortadan kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı Müflis.... A.Ş.
İflas İdare Memurluğu adına İflas İdare Memuru tarafından sunulan istinaf dilekçesinde özetle; davacı tarafından müflis şirket hakkında açılan kayıt kabul davasına ilişkin olarak yapılan yargılama sonrasındaki gerekçeli kararın iflas idare memuru olarak kendisine e-tebliğ olarak 23.05.2022 tarihinde gönderildiğini, yasal süresi içerisinde bu istinaf dilekçesi ile dosya içeriği ve Yüksek Mahkeme Hukuk Dairesi‘nin re’sen belirleyeceği sair sebepler çevresinde, usul ve mevzuatlara aykırı kararın ortadan kaldırılması ile davanın reddine veya dosyanın yeni karar verilmek üzere Mahkemesine iadesine karar verilmesini,
davacı tarafça 30.07.2021 tarihinde UYAP portalına kaydedilen 26.04.2021 tarihi yazılı alacak kayıt başvuru dilekçesi ve ekleri kapsamında alacak başvurusunda bulunduğunu, alacak başvurusunda bulunulurken iflas başvurma harcı ve vekalet suret harcının geri istenilmesinin usul ve mevzuatlara aykırı olduğunu, bu yöndeki talebin yasal dayanaktan yoksun olmakla, bilirkişi tarafından bu husus dikkate alınmadan rapor tanzimine gidildiğini, eksik inceleme ürünü rapora istinaden karar ittihazına gidilmekle usul ve mevzuatlara aykırı kararın ortadan kaldırılmasına karar verilmesini,
davacı tarafın alacağının İİK'nın 195. md. gereğince iflas tarihi itibariyle hesaplanması gerekirken bu hususta herhangi bir karar verilmeksizin karar ittihazına gidildiğinden usul ve mevzuatlara aykırı kararın ortadan kaldırılmasına karar verilmesini, davacı tarafın banka hesap ekstreleri celbedilmeden yani aylık bankaya yatan para ile SGK hizmet dökümündeki tutarların karşılaştırması yapılmaksızın rapor tanzimine gidilmesi sebebiyle de eksik inceleme ürünü rapora istinaden oluşturulan usul ve mevzuatlara aykırı kararın ortadan kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE:
Dava, İİK'nın 235. maddesi uyarınca davacı tarafından müflis şirketten olan kıdem tazminatı alacağının iflas masasına kayıt ve kabulüne ilişkindir.
Mahkemece yazılı gerekçeyle, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Dairemizce istinaf incelemesi, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
İİK'nın 233. maddesine göre sıra cetvelinde, kabul edilmeyen alacaklar red sebepleri ile birlikte gösterilir. İİK'nın 235/1. maddesi uyarınca iflas sıra cetveline yönelik itirazlar kural olarak genel mahkemelerde (Asliye Ticaret Mahkemesinde) görülür. İflas sıra cetvelinde yer alan bir alacaklı, kendi sırasına veya iflâs hukuku kurallarının yanlış uygulandığına değil, kendi alacağı hakkında verilen ve nedenleri gösterilerek verilen red veya kısmen red kararının esasına (kayıt ve kabul davası açarak) veya bir başka alacaklının alacağına veya onun sırasına (kayıt terkin davası açarak) itiraz ediyorsa ticaret mahkemesine dava açmalıdır.
5521 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu’nun 1. maddesi uyarınca, İş Kanununa göre işçi sayılan kimselerle işveren veya işveren vekilleri arasında, iş akdinden veya İş Kanununa dayanan her türlü hak iddialarından doğan hukuk uyuşmazlıklarının çözüm yeri iş mahkemeleridir. Öte yandan, Yargıtay 19. Hukuk Dairesi'nin 28.04.2013 tarih ve ...E.,... K. ilamı ile Yargıtay 23. Hukuk Dairesi'nin 12.09.2012 tarih ve ... E., ...
K. sayılı ilamlarında da açıklandığı üzere; iflasın açılmasından sonra Ticaret Mahkemesi'ne açılan kayıt kabul davası sırasında iflasın kaldırılması ya da iflas kararının bozulup bozma kararının kesinleşmesi halinde, alacağın esasıyla görevli olan mahkeme, Asliye ya da Sulh Hukuk Mahkemesi ise bu mahkeme görevli hale gelir ve Ticaret Mahkemesi'nce davanın görev bakımından usulden reddi gerekir.
Somut olayda, şirketin iflasından sonra, İİK'nın 235/1. madde hükmü uyarınca kayıt ve kabul istemiyle eldeki davanın Asliye Ticaret Mahkemesinde açıldığı, davacı yanca iş sözleşmesinden kaynaklı alacağına ilişkin müflis şirketin iflas masasına kayıt kabul talep edildiği, Uyap sisteminden yapılan araştırma sonucunda Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas ve ... Karar sayılı ilamı ile ...A.Ş.'nin 29/06/2020 tarihi itibariyle iflasına karar verildiği, verilen kararın istinafı üzerine Dairemizin ... Esas ve... Karar sayılı ilamı ile kararın kaldırılmasına karar verildiği anlaşılmıştır.
Açıklanan sebeplerle İlk Derece Mahkemesince Dairemizin kaldırma kararı sonrası iflas kararı verilip verilmediği araştırılarak, Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesince yeniden iflas kararı verilmediyse kararın kesinleşmesi beklenerek alacağın esasıyla görevli olan mahkeme İş Mahkemesi olduğundan ve bu mahkeme görevli hale geleceğinden Ticaret Mahkemesi'nce davanın görev bakımından usulden reddi gerekeceği, aksi halde ise yargılamaya devam edilerek hasıl olacak sonuç dairesinde karar verilmesi gerekecektir. Bu sebeple davalı iflas idaresi vekilinin istinaf başvurusunun sair istinaf sebepleri incelenmeksizin esastan kabulüne karar vermek gerekmiştir.
İstinaf talebinde bulunan müflis şirketin davada taraf olarak yer almadığı, aleyhine de hüküm kurulmadığı, dolayısıyla istinaf talebinde hukuki yararının bulunmadığı anlaşılmıştır.
Sonuç olarak, davalı iflas idaresi vekilinin istinaf başvurusunun sair istinaf sebepleri incelenmeksizin esastan kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a-6. maddesi gereğince kaldırılmasına, dosyanın İlk Derece Mahkemesine geri gönderilmesine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
...
Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi, E. 2022/1902, K. 2025/337, 22 Nisan 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama