KÜNYE
T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi 2022/1914 E., 2025/402 K.·T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21.HUKUK Dairesi
- Karar tarihi
- 18 Nisan 2025
- Esas no
- 2022/1914
- Karar no
- 2025/402
- İncelenen dosyanın mahkemesi
- ANKARA 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 28/06/2022
- Numarası
- 2022/112 Esas 2022/366 Karar
- Dava
- İtirazın İptali
- Dava tarihi
- 16/02/2022
- Gerekçeli kararın yazıldığı tarih
- 18/04/2025
Karar Metni
1.706 kelime·9 dk okuma·5 bölüm
Taraflar arasındaki itirazın iptali istemine ilişkin davanın yargılaması sonunda ilamda yazılı gerekçelerle davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükme karşı davalı vekilince süresinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı ... ile davalı borçlu ... arasında akdedilen Genel Kredi Sözleşmesine istinaden; ticari kredi kartı (...) ve taksitli ticari kredinin davalının kullanımına sunulduğunu, davalının bankaca kullanımına sunulan kredi ve kredi kartı borçlarına ilişkin geri ödemelerini yapmadığını, hakkında Ankara 5. İcra Müdürlüğü'nün 2021/14207 E. sayılı takip dosyası ile başlatılan icra takibine itiraz ettiğini ve 10/11/2021 tarihinde takibin durdurulmasına karar verildiğini bildirerek takibin devamı açısından itirazın iptalini, alacağın %20'sinden az olmamak üzere davalının icra inkâr tazminatına karar verilmesini istemiştir.
CEVAP
Davalı adına dava dilekçesinin usulüne uygun tebliğine rağmen davaya cevap vermediği, yargılama sırasında kendisini vekille temsil ettirdiği, davalı vekili tarafından bilirkişi raporuna ilişkin itiraz ve beyan dilekçesi sunularak davanın reddine karar verilmesinin talep edildiği görülmüştür.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece; davanın kısmen kabulüne, davalının Ankara 5. İcra Müdürlüğünün 2021/14207 Esas sayılı dosyasında, 31.302,72 TL asıl alacağa, 0,01 TL kredi kartı alacağından kaynaklanan asıl alacağa, 2.611,18 TL işlemiş faize, 15,65 TL BSMV'ye, 166,86 TL ihtarname masrafına olmak üzere toplam 34.096,42 TL'ye yaptığı itirazın iptaline, fazlaya ilişkin istemin reddine, 31.302,72 TL asıl alacağa takip tarihinden itibaren yıllık %45,60 oranında temerrüt faizi uygulanmasına ve faize %5 BSMV uygulanmasına,
takibin bu şekilde devamına, kredi kartı alacağından kaynaklanan 0,01 TL asıl alacağa TCMB tebliğine göre yıllık %27,36 temerrüt faizi uygulanmasına ve faize %5 BSMV uygulanmasına, takibin bu şekilde devamına, kabul edilen miktarın %20'si oranında hesap edilen 6.819,28 TL icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; ilk derece mahkemesi kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, davacı tarafından delil olarak sunulan sözleşmede yazılı olan tutar ile talep formunda yazılı olan tutarların ve tarihin birbiri ile çeliştiği, dava dilekçesindeki beyanlar ile sunulan deliller arasında da çelişki olduğu, bu nedenle sunulan delillerin ve talebin farklı olması nedeniyle davalının borcunun ne kadar olduğu ve kesin olarak ödemesi gerektiği miktarın anlaşılamadığını,
Bununla birlikte 20/05/2021 tarihli taksitli ticari kredi bilgi ve talep formunda vade süresi belirlenmiş iken, belirlenen vadede ödenme yapılamaması halinde uygulanacak faiz oranı belirtilmediğini, mevcut sözleşmelerde genel kredi, yapılandırma kredisi, ticari kredi ve izleme kredi başlığı adı altında isimlere yer verilerek, davalının hangi krediyi hangi faiz oranları ile kullandığına ilişkin hiç bir açıklama yapılmadığını, davacı tarafından dava dosyasına sunulan deliller arasında yer alan ödeme planı başlıklı evrakta, temerrüte düşülmesi halinde uygulanacak faiz oranı belirtilmediği gibi, kullandırılan ürün adı altında izleme kredisi yazdığını, oysa ki davalıya imzalatılan sözleşmelerin başlığında ticari kredi talebi olarak başvuru yapıldığını,
Sözleşmelerin 6502 sayılı kanun 4- 5 maddesine ve Tüketici Kredisi Sözleşmeleri Yönetmeliği 5 md.sine aykırı hazırlandığını,
Dava dosyasında yer alan kat ihtarnamesinin davalıya teblig edilmediğini, tebliğ edilmeyen ihtarname ile davalının yasal olarak temerrüde düşürülmesinin mümkün olmadığını, bilirkişi raporunda tebliğ edilmeyen kat ihtarının dikkate alınmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu, akdi faiz başlangıcının davalının icra takibine itiraz ettiği tarih olan 10/11/2021 tarihinden itibaren hesaplanması gerektiğini, ayrıca bilirkişi tarafından hesaplanan faiz oranlarını kabul etmediğini,
Mahkemece ilgili icra dosyası ve dava dosyası, sözleşme ve belgeler incelendiğinde, davalının bütün bunlardan haberi, bilgisi ve rızası varmış gibi işlem yapıldığını, oysaki davacı ile müzakere edilmesi halinde zor durumda kalınsa dahi mevcut ekonomik şartlarda bir kredi için verilen faiz oranının 2 katının kabul edilmesinin mümkün olmadığını, bunun 6098 sayılı kanun 25 maddesi gereği (Genel işlem koşullarına, dürüstlük kurallarına aykırı olarak, karşı tarafın aleyhine veya onun durumunu ağırlaştırıcı nitelikte hükümler konulamaz.) geçersiz olduğunu bildirerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak talepleri doğrultusunda karar verilmesini istemiştir.
HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ
Dava; taksitli ticari krediden ve ticari kredi kartından kaynaklanan alacak nedeniyle başlatılan icra takibine yönelik olarak 2004 sayılı İİK'nın 67.maddesine göre açılmış itirazın iptali istemlidir.
6100 Sayılı HMK'nın 355.maddesi gereğince, istinaf incelemesinin istinafa gelen tarafın sıfatı ile istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususu gözetilerek ilk derece mahkemesinin taraflar arasındaki ihtilafta görevli mahkeme oluşu ve eldeki davada kesin yetki kuralına da aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla işin esasına girilerek yapılan incelemede;
Davacı .... ile davalı asıl borçlu ... arasında 30/07/2015 tarihli, 500.000,00 TL limitli Genel Kredi Sözleşmesi akdedildiği, sözleşme ekinde sunulan Ürün Talep Formu üzerinde yapılan incelemede “Ticari Kredi Kartı Talep Ediyorum” başlıklı bölüme imza atıldığı, davalı borçlunun iş bu genel kredi sözleşmesi kapsamında 20/05/2021 tarihli, 31.800,00 TL tutarlı taksitli ticari kredi kullandığı dosya kapsamı ile sabittir.
Davacı .... tarafından T.C. Gebze 3. Noterliği marifetiyle 05/10/2021 tarih ve 29809 yevmiye nolu ihtarnamenin keşide edildiği, keşide edilen ihtarnamede özetle, 42...97 numaralı ... ve 75...01 numaralı ticari kredi için toplam 33.394,32 TL 'nin (7) gün içerisinde ödenmesinin talep edildiği ,ilgili kat ihtarının davalı borçlunun sözleşmede yazılı adresine 08/10/2021 tarihinde bila iade tebliğ edildiği görülmüştür.
Ankara 5. İcra Müdürlüğü'nün 2021/14207 E sayılı takip dosyası incelendiğinde; davacı banka tarafından davalı asıl borçlu ... aleyhine 88803750161342360000001300001 nolu Kredi/Krediler için. 31.302,72 TL asıl alacak (temerrüt faiz oranı %45,6), 2.605,33 Tl akdi faiz %22,8 (27/07/2021-25/10/2021), 64,43TL işlemiş %22,8 faiz (25/10/2021-28/10/2021), 133,48 TL BSMV %5, 166,86 TL ihtarname masrafı toplamı 34.272,82 TL ve [KART] nolu Kredi/Krediler için.
0,01 TL ana para (temerrüt faiz oranı %27,36) olmak üzere toplam 0,01 TL 'nin tahsili amacıyla ilamsız icra takibi başlatıldığı, davalı asıl borçlunun vekili aracılığıyla 10/11/2021 tarihinde Ankara 5. İcra Müdürlüğü'nün 2021/14207 E, sayılı dosyasına itiraz dilekçesi sunarak, takibe, ödeme emrine, belirtilen tüm borç ve fer'ilerine itiraz ettiği ve dava konusu icra takibinin 10/11/2021 tarihinde durdurulmasına karar verildiği, İİK'nun 67.maddesi uyarınca davanın yasal süresinde 16/02/2022 tarihinde açıldığı görülmüştür.
Yargılama aşamasında alınan bankacı bilirkişi 02/06/2022 tarihli bilirkişi raporunda özetle.
Davacı .... ile davalı asıl borçlu ... arasında 30/07/2015 tarihli, 500.000,00 TL limitli Genel Kredi Sözleşmesi akdedildiği, sözleşmenin 22.sayfasına ad soyad, adres, tarih bilgilerinin el yazısı ile yazıldıktan sonra imzalandığı hususlarının şeklen tespit edildiği, sözleşme ekinde sunulan ürün talep formu üzerinde yapılan incelemede “Ticari Kredi Kartı Talep Ediyorum” başlıklı bölüme imza atıldığı, taraflar arasında 20/05/2021 tarihli, 31.800,00 TL tutarlı taksitli ticari kredi bilgi ve talep formu, eki ödeme planı akdedildiği,
davalı asıl borçlu ...'a ... ve Taksitli Ticari Kredi hesap limitleri tahsis edildiği ve kullandırıldığı hususunun tespit edildiği, davacı tarafından, Gebze 3. Noterliği marifetiyle keşide edilen 05/10/2021 tarih ve 29809 yevmiye nolu ihtarnamenin, davalının davacı banka ile akdettiği sözleşme üzerinde yer alan “......” adresine gönderildiği, dava dosyası muhteviyatında davalının davacı bankaya adres değişikliğine ilişkin bildirimde bulunduğu hususunda bilgi/belge bulunmadığı, ihtarnamenin 08/10/2021 tarihinde iade edildiği, ödeme için 7 gün süre verildiği tespitiyle davalının temerrüde düşme tarihinin 16/10/2021 olduğu,
ancak dava konusu icra takibinde davacı bankanın icra takip tarihine kadar yıllık %22,80 akdi faiz talebinde bulunduğu, talebe bağlı kalınarak icra takip tarihine kadar akdi faiz oranı üzerinden (vadesi gelip ödenmeyen taksitlerin anaparasına işleyen gecikme faizi dışında) hesaplama yapılması gerektiği, davacının takip tarihi itibarıyla
8803750161342360000001300001 nolu kredi/krediler için ; 31.302,72 TL asıl alacak, 2.551,70 TL akdi faiz i 59,48 TL işlemiş faiz , 15,65TL BSMV , 166,86 TL İhtarname masrafı olmak üzere toplam 34.096,41 TL , [KART]- ... Kredi/Krediler için ;0,01 TL ana para alacağı olduğunun ve davacı bankanın, takip tarihinden tahsil tarihine kadar geçen günler için 31.302,72 TL asıl alacağa yıllık %45,60 temerrüt faizi ve faizin % 5 gider vergisi ile hesaplanacak tutarı, kredi kartı alacağından kaynaklanan 0,01 TL asıl alacağa TCMB Tebliğine göre yıllık %27,36 (dönemsel olarak değişen oranlarda) temerrüt faizi ve faizin% 5 gider vergisi ile hesaplanacak tutarı talep edebileceği tespit edilmiştir.
Davacı taraf genel kredi sözleşmesinden kaynaklı alacağı bulunduğunu, davalının icra takibine itirazının haksız olduğunu iddia etmiştir. Mahkemece yapılan yargılama sonunda bankacı bilirkişiden alınan rapor hükme esas alınarak yukarıda özetlenen kararda belirtildiği şekilde davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Davalı vekilinin istinaf itirazları kapsamında uyuşmazlık, takip tarihi itibarıyla davacının davalıdan alacağı bulunup bulunmadığı, var ise miktarı hususlarından kaynaklanmaktadır.
Davacı bankanın kredi hesabını kat ettikten sonra davalı asıl borçluya tebliğden itibaren (7) gün süre vermek suretiyle alacağının ödenmesini isteyen ihtar gönderdiği, bu ihtarın davalının sözleşmede belirtilen adresine 08/10/2021 tarihinde bila tebliğ edildiği, taraflar arasında akdedilen sözleşmede asıl borçlunun sözleşmede yer alan adresinin davacı banka tarafından yapılacak tebligatlarda esas alınacağı hususu düzenlendiği, İİK'nun 68/b maddesinde ise kredi kullananın adres değişikliğini noter ihtarıyla bildirmediği takdirde eski adresin geçerli olacağının hükme bağlandığı,
bu bağlamda davalıya kat ihtarının 08/10/2021 tarihinde tebliğ edilmiş sayılacağı ve temerrütün mahkemenin de kabulünde olduğu üzere (7) günlük sürenin sonunda 16/10/2021 tarihinde gerçekleşeceği dikkate alındığında davalı vekilinin temerrütün davalının icra takibine itiraz ettiği tarih olan 10/11/2021 tarihinden itibaren hesaplanması gerektiği yönündeki istinaf itirazının reddine karar vermek gerekmiştir.
Davacı banka ile davalı arasında 30/07/2015 tarihli 500.000,00 TL limitli genel kredi sözleşmesi imzalandığı ve bu sözleşme çerçevesinde ticari kredi kullanıldığı dosya içeriğiyle sabittir.
Bu durumda, sözleşmenin niteliği de dikkate alındığında somut olayda Sözleşmelerin 6502 sayılı kanun 4-5 maddesine ve Tüketici Kredisi Sözleşmeleri Yönetmeliği 5 madde hükmünün uygulanamayacağı gibi tarafların tacir olup TTK 8 ve 9 maddeleri gereğince sözleşmede faize ilişkin hükümleri serbestçe belirleyebileceği,
HGK'nun 2017/19- 1650 Esas 2019/507 Karar 2/5/2019 tarihli kararlarına göre de TBK 120 madde sınırlamanın bu gerekçe ile sınırlandırılamayacağı belirtilen faiz oranının fiili faiz oranın baz alındığı bir hesaplama yöntemine dayandığı ve bunun kat'ına ilişkin oranın ise hakimin mutlak işlemi gözetildiğinde bir oran olmadığını sonuç itibariyle ile uygulanan temerrüt faiz oranı da gözetilerek TBK'nun 25.maddesine dayalı istinaf sebebine itibar edilmemiştir.
Bu hükümlerin haksız şart olmayacağı, mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda somut uyuşmazlığa uygulanması gereken faiz oranlarının da denetlemeye elverişli ve doğru olarak belirlendiği, hal böyle olunca mahkemece bilirkişi raporu hükme esas alınmak suretiyle yazılı şekilde hüküm kurulmasında bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmıştır.
Tüm bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin davanın kısmen kabulü yönündeki kararında herhangi bir isabetsizlik görülmediğinden davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiş ve takdiren aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Başkan- Üye - Üye - Zabıt Katibi
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi, E. 2022/1914, K. 2025/402, 18 Nisan 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama