KÜNYE
T.C. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 16 Nisan 2025
- Esas no
- 2022/1915
- Karar no
- 2025/734
- İncelenen dosyanın mahkemesi
- İzmir 7. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Numarası
- 2019/935 Esas - 2022/31 Karar
- Karar tarihi
- 13/01/2022
- Dava
- Tazminat ( Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat
- Karar yazım tarihi
- 16/04/2025
Karar Metni
2.192 kelime·11 dk okuma·8 bölüm
Taraflar arasındaki davanın yapılan yargılaması sonunda ilk derece mahkemesince verilen, yukarıda tarih ve numarası gösterilen kararına karşı, istinaf başvurusunda bulunulmakla, dosyada duruşma yapılmasını gerektiren eksiklik görülmediğinden 6100 Sayılı HMK'nun 353/1-b-1-son cümle uyarınca istinaf incelemesinin duruşmasız yapılmasına karar verilerek, dosya incelendi;
GEREĞİDÜŞÜNÜLDÜ
DAVACI İSTEMİNİN ÖZETİ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı ...
12/07/2018 tarihinde kendisine ait olup bizzat kullandığı ... plakalı aracı ile davacının içinde bulunduğu ve eşinin kullandığı ... plakalı araca arkadan çarparak asli ve tam kusurlu olarak trafik kazasına sebebiyet verdiğini, davacının boyun kırığı, burun kırığı, solunum güçlüğü, boynunda ve ensesinde çökme olan davacının hayati tehlike geçirecek şekilde ağır yaralandığını, haksız fiil sonrası tedavi sebebiyle yapılan ve devlet tarafından karşılanmayan harcamaların maddi açıdan müvekkilin sarsılmasına neden olduğunu, maddi zararların yanında davacının manevi zararları da söz konusu olduğunu,
davacının kaza sırasında ve devamında yaşadığı korku nedeniyle yaşadığı fiziki ve ruhsal travma, kendisinde psikolojik bunalıma sebep olduğunu, iyileşmeyen yaraları nedeniyle kendi başına duş alamayan, yemek dahi yiyemeyen davacı bakıma muhtaç olduğunu belirterek davanın kabulü ile trafik kazasında yaralanması nedeniyle davacının geçici ve sürekli iş göremezlik tazminatı, SGK tarafından karşılanmayan tedavi masrafları, tedavi için yapılan yol/taksi masrafları,
bakıcı masrafı ve sair alacaklar için fazlaya ilişkin haklarının saklı kalması kaydıyla şimdilik 1.000,00 TL maddi tazminatın faizi ile birlikte her iki davalıdan müşterek ve müteselsil olarak tazmini ile tahsiline, davacının kaza nedeniyle çektiği elem ve ızdırabı karşısında yaşadığı psikolojik ve sosyal sorunların bir nebze olsun hafiflemesi için 30.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren faizi ile birlikte davalı ...'dan tazmini ile tahsiline, karar verilmesini talep etmiştir.
DAVALI CEVABININ ÖZETİ
Davalılar süresinde devaya cevap vermemiştir.
DELİLLER
Trafik kaza tespit tutanağı, ifade tutanakları, ... Sigorta A.Ş. ZMMS poliçesi, Ege Üniversitesi Hastanesi Adli Sağlık Kurulu Raporu, Adli Tıp Kurumu 2. İhtisas Kurulu Raporu ,tarafların sosyal ve ekonomik durumlarını gösterir araştırma tutanakları, tanık beyanları, tüm dosya kapsamı.
İDM KARARININ ÖZETİ
İlk Derece Mahkemesince verilen kararda özetle; " 12/07/2018 tarihinde davalı ...'nun sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı araç ile seyir halinde iken davacının içinde bulunduğu ve davacının eşinin sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı aracın karıştığı trafik kazasında davacının yaralandığı ve yüzde sekiz oranında daimi maluliyeti ile 6 ay süre ile geçici maluliyetinin oluştuğu, kazanın oluşumunda davacıya atfı kabil herhangi bir kusurun bulunmadığı, kazanın oluşumuna trafiğin durmasından dolayı bekleme yapmak zorunda kalan ve davacının içinde bulunduğu araca duramayarak arkadan çarpan davalı ...'nun asli ve tam kusurunun neden olduğu,
davacının içinde bulunduğu araç sürücüsünün de herhangi bir kusurunun bulunmadığı, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, kazanın meydana gelmesine neden olan kusur oranları, davacının daimi ve geçici maluliyet oranları ve süreleri, paranın satın alma gücü ve somut olayın özellikleri hak ve nesafet ilkeleri gözetilerek değerlendirildiğini, davacı yararına bir miktar manevi tazminata hükmedildiği " gereksi ile davalılar ... ve ...
Sigorta A.Ş'ye karşı açılan maddi tazminat talebine ilişkin davanın feragat nedeniyle reddine, davalı ...'ya karşı açılan manevi tazminat talebine ilişkin davanın kısmen kabulüne, 10.000 TL manevi tazminatın 12/07/2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı ...'dan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine," karar verilmiştir.
İSTİNAF NEDENLERİ
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; dosyada toplanan delillere ve tanık beyanlarına göre Yerel Mahkemece 10.000 TL. manevi tazminata hükmedilmesinin somut olaya uygun olmayıp davacının çektiği acıları bir nebze de olsa hafifletecek nitelikte ve her iki tarafın ekonomik ve sosyal konumuna uygun olmadığını, olayın oluşu, davacı üzerindeki kalıcı etkileri, kusur durumu, tarafların sosyal ve ekonomik durumları dikkate alınmadan karar verilmiş olmasının hakkaniyete uygun olmadığı gibi adalete olan güven duygusunu da incitir mahiyette olduğundan bahisle kararın kaldırılarak davanın tam kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacının olay anında emniyet kemerini takmadığını, olay öncesinde de tedavi olmaması nedeni ile boyun fıtığı rahatsızlığı bulunduğunu, davacının da olayda kusurunun olduğu değerlendirilmeden hüküm kurulmasının hukuka aykırı olduğunu, davacının 70 yaşında olması nedeni ile kalan ömrü nazara alınarak manevi tazminata hükmedilmesi gerekirken maluliyetinin ömrü boyunca devam etmesinden bahisle, davacının yaşı nazara alınmadan hüküm kurulduğunu, maddi tazminat miktarına göre hükmedilen manevi tazminatın fahiş olduğundan bahisle kararın kaldırılarak davanı reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İSTİNAFA CEVAP
Taraflar istinafa cevap vermemiştir.
GEREKÇE
Uyuşmazlık, yaralamalı trafik kazası nedeniyle maddi manevi tazminat isteminden kaynaklanmaktadır.
İDM'nce yukarıda gösterilen gerekçelerle maddi tazminat talebinin feragat nedeni ile reddine, manevi tazminat talebinin kısmen kabulüne, kısmen reddine karar verilmiş, karara karşı davacı ile davalı ... vekili istinaf isteminde bulunmuştur.
6100 Sayılı HMK’nun 355. maddesi uyarınca inceleme, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılır, kamu düzenine aykırılık olup olmadığı ise re'sen gözetilir; aynı Kanunun 357. maddesine göre de İlk derece mahkemesinde ileri sürülmeyen iddia ve savunma istinafta dinlenemeyeceği ve istinafta yeni delillere dayanılamayacağına ilişkin maddeleri çerçevesinde inceleme yapılmıştır.
6098 Sayılı TBK. 49 maddesi gereğince kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren bu zararı gidermekle yükümlüdür. 50/1.fıkrası gereğince zarar gören zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır.56/2. fıkrası gereğince ölüm halinde ölenin yakınlarına da manevi tazminat olarak uygun bir miktar paranın ödenmesine karar verilebilir.
Soyut olayda ; 12/07/2018 günü saat 19.20 sıralarında sürücü ...' nin sevk ve idaresindeki ... plakalı otomobil ile otoyol üzerin Buca istikametinden Bornova istikametine doğru seyir halinde iken olay mahallinde aracın ön ön kısımlarıyla, ... plakalı araca çarpması sonucu ... plakalı otomobilde yolcu olarak bulunan davacının yaralandığı trafik kazası meydana gelmiştir.
Kaza sonrasında düzenlenen Trafik Kazası Tespit Tutanağında; ... plakalı aracın önünde bekleme yapan araca çarpması nedeni ile kazanın oluşumunda 2819 sayılı yasanın madde 56/1-c hükmünü ihlal suretiyle asli kusurlu olduğu belirtilmiştir. Bu hali ile davalının önünde seyir eden araç ile arasındaki yeterli ve güvenli takip mesafesi kuralını ihlal ettiğinden kazanın meydana gelmesinde etken olduğu, davacının içinde bulunduğu araç sürücüsünün ise söz konusu kazada önlem alma imkanı bulunmadığından ve sonuç olarak herhangi bir trafik kuralı ihlali bulunmadığından kazanın oluşumunda kusuru olmadığı kabulü ile karar verilmesinin dosya kapsamına ve oluşa uygun olduğu değerlendirilmiştir.
Kural olarak; haksız fiil sonucu çalışma gücü kaybının olduğu iddiası ve buna yönelik özellikle maddi tazminat talebinin bulunması halinde, zararın kapsamının belirlenmesi açısından maluliyetin varlığı ve oranının usulüne uygun şekilde belirlenmesi gerekmektedir.
Somut olayda; tedavi evrakı ve alınan ATK 2 İhtisas Dairesinden alınan raporda davacının kazada burun boyun kırığı geçirecek şekilde yaralandığı, boyun ile kafanın birleştiği bölgedeki “atlas” adlı veya C1 denen bir kemikte kırığına bağlı arızası ile ilgili olarak; kişinin tüm vücut engellilik oranının %8 (yüzdesekiz) olduğu, iyileşme (iş göremezlik) süresinin kaza tarihinden itibaren 6 (altı) aya kadar uzayabileceği mütalaa edilmiştir.
Bu hali ile C1 kırığı yaralanmasının kaza sonucu oluştuğu ve bu kırık nedeni ile sürekli iş görmezliği olduğu usulünce tespit edilmiş olduğundan, sürekli iş görmezliğe olay öncesinde boyun fıtığı rahatsızlığından tedavi görmemiş olmasının etkisi olduğu söylenemeyeceğinden, söz konusu rapora dayalı olarak karar verilmiş olmasında usul ve yasaya aykırılık görülmemiştir.
6098 Sayılı TBK'nın "Tazminatın belirlenmesi" üst başlıklı 51/1 maddesi; Hâkimin, tazminatın kapsamını ve ödenme biçimini, durumun gereğini ve özellikle kusurun ağırlığını göz önüne alarak belirleyeceği hükme bağlanmıştır. Tazminattan indirim sebeplerini düzenleyen 52.maddesinde öngörülen sebepler, daha çok zarar görenle ilgilidir. "Hiç kimsenin kendi kusurundan yararlanamayacağı" yönündeki genel hukuk ilkesinin etkisiyle, maddede sayılan belirli hal ve durumlarda tazminattan indirim yapılması mümkün bulunmaktadır.
Anılan madde kapsamında yer alan indirim sebeplerinden bir kısmı; zarar verici fiile rıza, ortak veya kişisel kusurdur. Zarar gören, zararlandırıcı olayın sebep olacağı zarara önceden razı olabilir. Zarar gören, zarara açık veya örtülü bir irade beyanıyla razı olabileceği gibi, rızanın, diğer bir takım olgulardan da çıkarılması mümkündür.
Bu duruma yargısal kararlarda en sık rastlanılan örnek; ehliyetsiz ve/veya alkollü sürücünün arabasına/aracına, onun bu durumunu bilerek binen bir kişinin, meydana gelebilecek zarara önceden, kapalı bir şekilde razı olduğunun kabulü yönündedir. Makul bir insanın aynı şartlarda kendi yararı gereğince yapmaması gereken harekette bulunması da, zarar görenin ortak kusurunu ifade etmektedir.
Zarar görenin bu kusuru, illiyet bağını kesmeyecek yoğunlukta ise tazminattan bir indirim sebebidir. Burada da hâkim, somut olayın özelliklerini dikkate alarak, hakkaniyet düşüncesiyle indirim yapabilecektir.
Müterafik kusur; aynı şartlar altındaki makul, dürüst ve ortalama bir kişinin, kendi menfaati icabı, zarara uğramamak için kaçınacağı veya kaçınması gereken bir davranış tarzını ifade etmektedir. Bu yolda indirim yapılabilmesi için herhangi bir talebin bulunması da şart değildir. (Yargıtay 17.HD 2015/4610 E - 2018/307 K sayılı 29/01/2018 tarihli kararı)
Emniyet kemeri takılmamasının kazanın gerçekleşmesindeki kusura etkisi bulunmayıp, ancak yaralanmanın niteliğine göre kaza sonrası zararın artmasında etkisi olduğunda bu husus tazminat miktarının takdirinde göz önüne alınacaktır.
Somut olayda; kaza tespit tutanağında ön yolcu koltuğunda oturan davacının emniyet kemerinin takılı olduğu işaretlenmiş olup, aksi davalı tarafça ispat edilemediğinden davalılar vekilinin istinaf dilekçesinde emniyet kemeri kusura etkisi yönünden rapor alınmadığına ve değerlendirilmediğine yönelik istinaf sebepleri de yerinde görülmemiştir.
6098 Sayılı TBK'nun 56 maddesi gereğince; hakimin olayın özelliklerini göz önünde tutarak manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği bir para tutarı adalete uygun olmalıdır. Hükmedilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir fonksiyonu olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi mal varlığı hukukuna ilişkin bir zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir.
O halde bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 22/06/1966 günlü ve 7/7 sayılı Yargıtay İBK gerekçesinde takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar da açıkça gösterilmiştir.
Bunlar her olaya göre değişebileceğinden hakim bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir.
Eldeki davada, olayın meydana geliş şekli, davalının asli ve tam kusurlu olması, diğer araçta yolcu olan davacıda meydana gelen yaralanma derecesi, uzun süre boyunluk takmak durumunda kalması, duyduğu elem ve ızdırap, manevi tazminatın haksız zenginleşme ve fakirleşme aracı olmaması, istenen tazminat miktarının makul ve ılımlı olması, olay tarihindeki paranın alım gücü gözönüne alındığında; ilk derece mahkemesince hükmedilen 10.000 TL manevi tazminat düşük olup;
manevi tazminat miktarı ulaşılmak istenilen manevi tatmin (doyum) için yeterli olmayacağından 30.000 TL manevi tazminata hükmedilmesinin hakkaniyete ve dosya kapsamına uygun olacağı Dairemizce kabul edilmiş, manevi tazminat miktarı yönünden davacı vekilinin istinaf isteminin kabulüne, davalı vekilinin istinaf isteminin ise reddine karar verilmesi gerektiği değerlendirilmiştir.
Yukarıda açıklanan nedenler ve tüm dosya içeriğine göre; ilk derece mahkemesince taraflarca gösterilen delillerin toplanmasında, değerlendirilmesinde esas ve usul bakımından hukuka aykırılık bulunmadığı ve davalı ... vekilinin tüm istinaf nedenleri yerinde görülmediğinden 6100 Sayılı HMK'nun 353/1. fıkrası (b-1) bendi uyarınca istinaf başvurusunun esastan reddine , davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nun 353/1. fıkrası (b-2) bendi gereğince kabulüne, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, kabul edilen istinaf nedenleri yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden düzeltilerek yeniden esas hakkında karar vermek suretiyle
Davalılar ... ve ... Sigorta A.Ş'ye karşı açılan maddi tazminat talebine ilişkin davanın feragat nedeniyle reddine, davalı ...'ya karşı açılan manevi tazminat talebine ilişkin davanın tam kabulüne, 30.000 TL manevi tazminatın 12/07/2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı ...'dan alınarak davacıya verilmesine, karar verilmesi gerektiği kanaatine varılmakla aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi, E. 2022/1915, K. 2025/734, 16 Nisan 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama