KÜNYE
T.C. Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2022/654
- Karar No
- 2024/1753
- Karar tarihi
- 27 Aralık 2024
- İncelenen kararın mahkemesi
- Denizli 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 05/10/2021
- Dava
- Tazminat (Sigorta Ödemesine Dayanan Rücuen
- Yazım tarihi
- 27/12/2024
Karar Metni
1.269 kelime·6 dk okuma·5 bölüm
İlk Derece Mahkemesinin kararı ve dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi. Üye hakimin görüşü değerlendirildi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ
Davacı vekili, davacıların babası olan ...'ün, ... kabulü ile, davalı .... ...
Şubesinden 28.11.2018 tarihinde 80.000,00-TL tutarlı kredi çektiğini ve bu kredi için aynı tarihte muris ... adına 1. yıl için 80.000,00-TL, 2. yıl için 53.333,36-TL, 3. yıl için de 26.666,64-TL teminatlı 3 yıllık uzun süreli hayat sigortası yapıldığını ve poliçe imzalandığını, davalı ... .... tarafından tanzim edilmiş olan poliçe numarasının da ... olduğunu, muris tarafından çekilen kredi İşletme Kredisi olduğundan ve ... de bu işletme kredisine kefil olarak kefalet sözleşmesi yapıldığından işbu davada Asliye Ticaret Mahkemelerinin görevli olduğunu, murisin bahse konu krediyi kullandıktan ve muris adına hayat sigortası yapıldıktan sonra,
12.10.2019 tarihinde aniden fenalaşarak hastaneye kaldırıldığı ve ....Hastanesinde yapılan tüm müdahalelere rağmen muris ...'ün 16.10.2019 tarihinde vefat ettiğini, murisin vefatı üzerine geriye yasal mirasçıları olarak, eşi ve çocukları olan davacıların kaldığını, murisin vefatının akabinde davacılar adına taraflarınca ....'ye müracatta bulunduklarını, davalı banka tarafından verilen cevabi yazıda murisin poliçe imzalama esnasında beyan yükümlülüğüne aykırı davrandığından 04/12/2018 tarihi öncesi kalp ve beyin hastalığı mevcut olduğundan diğer davalı ... ...tarafından davacılara herhangi bir ödeme yapılmayacağının bildirildiğini,
ayrıca murisin vefatı sonrası davacıların herhangi bir onayı ve izni olmaksızın murisin kredi borcu ödemelerinin mirasçısı olan davacılardan veraset ilamındaki payları oranında tahsil edilmeye başlandığını ve bu konuda davacılara herhangi bir bildirimde bulunulmadığını belirterek murisin davalı taraf ile yapmış olduğu hayat sigortası poliçesi doğrultusunda sigorta tazminatı olan 80.000,00-TL nin murisin vefat tarihi olan 16/10/2019 tarihinden itibaren işletilecek en yüksek mevduat faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsil edilerek davacılara ödenmesine karar verilmesini,
murisin vefatı sonrası davacılardan veraset ilamındaki payları oranında tahsil edilmiş fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere toplamda 24.000,00-TL olan kredi taksidi ödemelerinin de ayrı ayrı ödeme tarihlerinden itibaren işletilecek en yüksek mevduat faizi ile birlikte davalı bankadan tahsil edilerek davacılara ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
DAVALININ SAVUNMALARININ ÖZETİ
Davalı ... ... vekili, görev, yetki, husumet ve zamanaşımı itirazında bulunarak; sigortalı muris ...'ün vefatı üzerine mirasçıları tarafından şirketlerine başvuru yapıldığını ve rizikonun gerçekleşmesi nedeniyle sigorta tazminatı için talepte bulunulduğunu, sigortalı ...'ün sözleşme başlangıç tarihinden önce gelen mevcut bulunan kalp ve beyin hastalıklarını... nolu poliçesinin başlangıç tarihi olan 04/12/2018 tarihinden önceki sağlık beyan formu ile kendisine bu yönde sorulan sorulara rağmen beyan etmemesi ve beyan yükümlülüğünü bilerek ve kasten ihmal etmesi nedeniyle tazminat talebinin reddedildiğini belirterek davanın reddini talep etmiştir.
Davalı ...Ş. Genel Müdürlüğü vekili; muris ...'ün vefatı üzerine mirasçıları tarafından ...'ye başvuru yapıldığını ve rizikonun gerçekleşmesi nedeniyle sigorta tazminatı için talepte bulunduğunu, sigortalı ...'ün sözleşme başlangıç tarihinden önce gelen mevcut bulunan kalp ve beyin hastalıklarını ... nolu poliçesinin başlangıç tarihi olan 04/12/2018 tarihinden önceki sağlık beyan formu ile kendisine bu yönde sorulan sorulara rağmen beyan etmemesi ve beyan yükümlülüğünü bilerek ve kasten ihmal etmesi nedeniyle tazminat talebinin reddedildiğini belirterek davanın reddini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
Mahkemece, "..Davacılarca dain-i mürtehin davalı bankadan muvafakat alınmadan açılan iş bu davanın, davalı ... .... yönünden aktif husumet yokluğu nedeniyle usulden reddine karar vermek gerekmiştir. Davacı taraf, hayat sigorta poliçesine dayanarak sigorta şirketine ve kredi kullandıran bankaya karşı alacak davası açmış olup, davalı banka sigorta ilişkisinin tarafı olmadığından aleyhinde açılan davanın husumetten reddine karar verilmesi gerektiği kanaatine varılmıştır. Buna göre, davacının davasının davalı ...yönünden pasif husumet yokluğu nedeniyle usulden reddine" karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Karara karşı, davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle. Davacı müvekkillerinin babası olan ...'ün, ...kabulü ile, davalı.... ... ...
Şubesinden 28/11/2018 tarihinde 80.000,00-TL tutarlı kredi çektiğini ve bu kredi için aynı tarihte, muris ... adına 1.yıl için 80.000,00-TL, 2.yıl için 53.333,36-TL, 3.yıl için de 26.666,64-TL teminatlı 3 yıllık uzun süreli hayat sigortası yapıldığını ve poliçe imzalandığını, uzun süreli hayat sigortası poliçesinde düzenlenen teminat tutarı ile kredi sözleşmesinde belirlenen tutar arasındaki bakiyenin 80.000,00-TL'lik kısım açısından yargılama yapılması gerekirken Mahkemece davalı bankanın muvafakati olmadığı gerekçesiyle husumet yokluğundan davanın reddine karar verilmesinin haksız ve hukuka aykırı olduğunu, Mahkemece,
müvekkillerinin bilgisi ve izni dışında murisin kredi borcuna ilişkin davalı bankanın tahsilat yapması konusundaki taleplerinin de değerlendirilmediğini, bu hususun açıkça usule ve yasaya aykırılık teşkil ettiğini, bu nedenlerle Mahkemece eksik ve hatalı bir değerlendirme neticesinde verilen haksız ve hukuka aykırı karara karşı istinaf kanun yoluna başvurma zorunluluğunun hasıl olduğunu beyan ederek Mahkemece verilen usul ve yasaya aykırı kararının kaldırılmasına, yeniden yapılacak yargılama neticesinde davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE:
Dava, davacıların murisi ...'ün davalı bankadan kullandığı krediye ilişkin diğer davalı tarafından tanzim edilen hayat sigortası poliçesinden kaynaklı tazminatın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ve davalı banka tarafından davacılardan tahsil edilen kredi ödemelerinin davalı bankadan tahsili ile davacılara iadesi istemine ilişkindir.
Mahkemece yazılı gerekçeyle, davanın usulden reddine karar verilmiştir.
Dairemizce istinaf incelemesi, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Dosya kapsamından, davacıların murisinin davalı .... ... Şubesinden 28.11.2018 tarihinde 80.000,00-TL tutarlı kredi çektiği, bu kredi için aynı tarihte muris ... adına 1. yıl için 80.000,00-TL, 2. yıl için 53.333,36-TL, 3. yıl için de 26.666,64-TL teminatlı 3 yıllık uzun süreli hayat sigortası yapıldığı, bu sözleşmede davalı bankanın dain-i mürtehin olduğu, davalı bankanın 10/06/2021 tarihli cevabi yazısında; açılan davaya muvafakatlerinin olmadığının bildirildiği anlaşılmıştır.
Somut uyuşmazlıkta, sigorta poliçesinin, davalı banka tarafından açılan krediye teminat olarak düzenlendiği anlaşılmaktadır. Bu durumda, kredi borcunun ödenmemiş olması halinde sigorta bedelini talep hakkı öncelikle bankaya aittir. Ancak kredi borcunun bir kısmı ödenmiş ise, ödenen miktar kadar tazminat talep etme hakkı mirasçılara, kredinin ödenmeyen kısmı yönünden talep hakkı yine bankaya aittir.
Her ne kadar dain-i mürtehin sıfatı bulunan davalı banka 10/06/2021 tarihli yazısında, dava ile ilgili muvafakatlerinin bulunmadığını bildirmiş ise de, kredi borcunun bir kısmının ödendiğinin bildirilmesine göre ödenen miktar yönünden davacının aktif husumet ehliyetinin bulunduğunu kabul etmek gerekir.
Kaldı ki; davacılar murisinin kredi borcunun poliçe kapsamında sigorta şirketinden tahsili konusunda davalı/alacaklı ....'nin hareketsiz kalması ve açılan davaya da muvafakat etmemesi,.... ile davalı sigorta şirketi olan ....(...)'nin aynı sermaye grubuna dahil olduğu gözetildiğinde TMK'nın 2. maddesine aykırıdır.
Her ne kadar İlk derece mahkemesince; davalı banka aleyhine açılan davanın ise; davalı banka sigorta ilişkisinin tarafı olmadığından pasif husumet yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilmişse de; murisin ölümünden sonra davacılar tarafından davalı bankaya bir kısım ödeme yaptıkları ve bu ödemelerin istirdadı talep edildiğinden davalı bankanın pasif husumetinin bulunmadığının kabulü hatalı olmuştur. İlk derece mahkemesince; işin esasına girilerek, davacı yanca yapılan ödemeler belirlenmek suretiyle hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu üzere karar verilmesi isabetli olmamıştır.
Sonuç olarak, kaldırma neden ve şekline göre, davacı vekilinin sair istinaf itirazlarının şimdilik incelenmeksizin istinaf başvurusunun esastan kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının 6100 Sayılı HMK'nın 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-4 ve 353/1-a-6 maddeleri gereğince kaldırılmasına karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
...
Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi, E. 2022/654, K. 2024/1753, 27 Aralık 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama