KÜNYE
T.C. Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/2188
- Karar No
- 2024/1780
- Karar tarihi
- 27 Aralık 2024
- İncelenen kararın mahkemesi
- Denizli 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 01/06/2023
- Davanın konusu
- Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan
- Yazım tarihi
- 27/12/2024
Karar Metni
907 kelime·5 dk okuma·5 bölüm
İlk Derece Mahkemesinin kararı ve dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi. Üye hakimin görüşü değerlendirildi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ
Davacı vekili, müvekkilinin ... tanzim, ... ödeme tarihli, 25.000,00-TL bedelli ve ... tanzim, ... ödeme tarihli 100.000,00-TL bedelli bonolar sebebiyle davalıdan alacaklı olduğunu, Alaşehir İcra Müdürlüğü'nün ...Esas sayılı dosyası ile kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla icra takibi başlatıldığını, icra dosyasına dosya borcunun davalı tarafından yatırıldığını, sonrasında davalı tarafın Ortaca İcra Dairesi'nin ...Esas sayılı dosyası ile fazla para ödediğini iddia ederek paranın tahsili için hukuka aykırı bir şekilde işlem başlattığını, müvekkilinin yasal süresi içinde takibe itiraz edemediğini,
teminat karşılığında icra dosyasına yatırılacak paranın alacaklıya ödenmemesi ve takibin durdurulması hususunda ihtiyati tedbir kararı verilmesini, müvekkilinin davalıya Ortaca İcra Müdürlüğü'nün ...Esas sayılı dosyasında takip çıkışı olan 42.051,51-TL miktarınca borçlu olmadığının tespitine, icra takibinin iptaline, kötü niyetli davalının dava konusu asıl alacak miktarının %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DAVALININ SAVUNMALARININ ÖZETİ
Davalı vekili, müvekkilinin davacıya olan borcunun bir kısmı olan 40.000,00-TL'sini ...aracılığı ile 10/09/2021 tarihinde ...şubesi üzerinden ödeme yaptığını, müvekkilinin ödeme yapmasına rağmen hiç ödeme yapmamış gibi icra işlemlerine başlayıp müvekkilinden mükerrer tahsilat yaptığını, müvekkilinin daha fazla ödeme yapmak zorunda kaldığını, bu durum davacının sebepsiz zenginleşmesine neden olduğunu, bu sebeplere bağlı olarak davanın reddini, asıl alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
Mahkemece, "..Davanın sebepsiz zenginleşmeden kaynaklı menfi tespiti istemine ilişkin olup davanın mutlak ticari dava niteliğinde bulunmadığı, davacının tacir olmayıp uyuşmazlığın her iki tarafın ticari işletmesi ile ilgisinin bulunmadığı, bu haliyle davanın nispi ticari dava niteliğinde de olmadığı anlaşılmakla, dava konusu sebepsiz zenginleşmeden kaynaklanmakta olduğundan Asliye Hukuk Mahkemesinin görevli olduğu sonuç ve kanaatine varılarak mahkememizin görevsizliğine" şeklinde karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Karara karşı, davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davaya konu edilen icra takibinin, kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile takip olup takibin dayanağı olan bononun ticari evrak olmakla dava ticari dava niteliğinde olduğunu ve Ticaret Mahkemesinin görevli olduğunu, bir başka izahla; davanın konusunun bonoya dayalı menfi tespit davası olduğunu, TTK.'nın 4. ve 5. maddeleri gereğince bu davanın ticari dava niteliğinde olduğunu, yerel mahkemece verilmiş olan görevsizlik kararının hatalı olduğunu, mahkemece hatalı değerlendirme neticesinde görevsizlik nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmesinin kabul edilemeyeceğini beyan ederek ilk derece mahkemesi kararının ortadan kaldırılmasına, somut olayda ticaret mahkemelerinin görevli olduğuna karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE:
Dava, menfi tespit istemine ilişkindir.
Mahkemece yazılı gerekçeyle, mahkemenin görevsizliğine, davanın görev nedeniyle dava şartı yokluğundan HMK 114/1-c ve 115/2 maddesi gereğince usulden reddine karar verilmiştir.
Dairemizce istinaf incelemesi, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Kambiyo senetleri mücerret kıymetli evrak niteliğine sahip olduklarından bu senetlerde yer alan hak, temel borç ilişkisinden bağımsızdır. Ancak kambiyo taahhüdünde bulunmanın temelinde -şart olmamakla birlikte- genellikle satım, bağışlama, kira, taşıma gibi bir borçlandırıcı işlem vardır. Böyle bir borçlandırıcı işlem yoksa senedin hatır için verildiği varsayılır.
Temel borç ilişkisinin taraflarından birinin bir kambiyo senedi düzenleyip lehtara vermesiyle kambiyo ilişkisi diye adlandırılan ve temel borç ilişkisinden bağımsız olan ikinci bir borç ilişkisi doğar. Zira bir borç ilişkisi için kambiyo taahhüdünde bulunulması tarafların açık yenileme iradeleri olmadıkça borcun yenilenmesi sonucunu doğurmaz; kambiyo senedinin ifa yerine değil ifa uğruna verilmiş olduğu kabul edilir.
Dolayısıyla bir borç hakkında kambiyo senedi düzenlendiği takdirde, taraflar arasında biri temel borç ilişkisi, diğeri kambiyo ilişkisi olmak üzere iki çeşit ilişki bulunur.
Bu durumda az yukarıda açıklandığı üzere temel borç ilişkisi kendi hukukuna tabi olacak olup, mahkemenin görevi de temel ilişkiye göre belirlenecektir. (Benzer yönde Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 2017/(19)11-1626 Esas 2021/1199 Karar sayılı ilamı) Dava dilekçesinde ki iddiaya göre; taraflar arasındaki uyuşmazlık kambiyo senetlerinden kaynaklanmaktadır.
Kambiyo senetlerinin TTK'da düzenlenmesi nedeniyle aynı Kanunun 3. maddesi yollaması ile 5. maddesi gereğince ticari iş sayılarak ticaret mahkemeleri görevli kılınmış olup; bu durumda taraflar arasındaki temel ilişki 6102 sayılı yasanın 4.maddesinde sayılan mutlak ticari davalardan olup, görevli mahkeme Asliye Ticaret Mahkemesidir. Bu halde mahkemece esastan bir inceleme yapılması gerekirken mahkemenin görevsizliğine karar verilmesi yerinde olmamıştır.
Sonuç olarak, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile, 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a-3. maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren yerel mahkemeye gönderilmesine karar verilmesi gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
27/12/2024 ...
Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi, E. 2023/2188, K. 2024/1780, 27 Aralık 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama