KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 40. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 17 Aralık 2024
- Dosya no
- 2023/2238
- Karar no
- 2024/1815
- İncelenen kararın mahkemesi
- İstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Tarihi
- 05/07/2023
- Numarası
- 2017/162 (E) - 2023/560 (K
- Davanın konusu
- Maddi ve Manevi Tazminat
Karar Metni
800 kelime·4 dk okuma·1 bölüm
Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalıların zorunlu mali sorumluluk (ZMS) sigortacısı ve sürücüsü olduğu ... plakalı aracın 23/02/2015 tarihinde karıştığı tek taraflı kazada araçta yolcu olarak bulunan davacının yaralandığını belirterek 5.000 TL manevi tazminatın davalı ...'den, fazlaya ilişkin haklarının saklı kalması kaydıyla 5.000 TL maddi tazminatın her iki davalıdan kaza tarihi itibarıyla işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep etmiş;
davacı vekili 19/01/2023 tarihinde sunduğu ıslah dilekçesiyle maddi tazminat talebini 650.597,16 TL'ye artırarak sürekli iş göremezlik tazminatının 290.000 TL'sinin her iki davalıdan müştereken ve müteselsilen, kalan 360.597,16 TL'sinin yalnızca davalı ...'den tahsilini talep etmiştir.Davalı ... AŞ vekili cevap dilekçesinde davanın reddini talep etmiştir. Davalı ... davaya cevap vermemiştir. İlk derece mahkemesince.
"1-Her iki davalıdan istenen maddi tazminat talebi yönünden davanın kabulüne.
650.597,16 TL sürekli iş göremezlik zararının (davalı ... şirketi 290.000 TL’sinden sorumlu olmak kaydıyla) davalı ... şirketi yönünden dava tarihi olan 22/02/2016 tarihinde, davalı ... yönünden kaza tarihi olan 23/02/2015 tarihinden itibaren işleyecek talep gibi yasal faizi ile birlikte müştereken müteselsilen tahsiline davacıya verilmesine;2-Davalı ...’den istenen manevi tazminat istemi yönünden davanın kabulüne, 5.000 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 23/02/2015 tarihinden itibaren işleyecek talep gibi yasal faizi ile tahsiline davacıya verilmesine" karar verilmiştir.
Karara karşı istinaf başvurusunda bulunan davalı ...
Sigorta Şirketi vekili dilekçesinde özetle; dava konusu kazanın iş kazası olduğunu, nitekim dava dilekçesinde davacının iş amacıyla Kırklareli'ne giderken kazanın meydana geldiğinin açıkça belirtildiğini, yine davacı tarafın 03/04/2023 tarihli beyan dilekçesi içeriğinden de iş kazası olduğunun anlaşıldığını, iş kazalarında Sosyal Güvenlik Kurumu'nun bağladığı aylık gelirin peşin sermaye değerini müvekkili şirkete rücu ettiğini, peşin sermaye değerinin düşülmemesi durumunda mükerrer ödeme yapmak durumunda kaldıklarını,
cevap dilekçesinde ve bilirkişi raporuna itiraz dilekçesinde peşin sermaye değerinin düşülmesi gerektiği belirtilmesine rağmen bu konudaki itirazlarının dikkate alınmadığını ve peşin sermaye değeri düşülmeden karar verildiğini, kusur raporu alınmaksızın hüküm kurulmasının doğru olmadığını, sigortalı araç sürücüsüne dava konusu kazada kusur atfedilemeyeceğinden müvekkili şirketin sorumluluğunun bulunmayacağının açık olduğunu, davacının fiziki muayenesi yapılmadan maluliyet oranının tespit edilmesinin hukuka aykırı olduğunu,
soruşturma ve kovuşturma dosyasındaki tüm evraklar dosya içerisine alınmadan eksik incelemeye dayalı hüküm tesis edildiğini, TRH 2010 yaşam tablosu ve %1.8 teknik faiz kullanılarak hesaplama yapılması gerekirken PMF yaşam tablosu ve prograsif rant yöntemi kullanılarak hesaplama yapılmasının hatalı olduğunu belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.HMK'nin 355. maddesi kapsamında istinaf itirazları ve kamu düzenine ilişkin hususlarla sınırlı olarak yapılan inceleme sonunda: Dava, trafik kazasından kaynaklanan yaralanma nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
İlk derece mahkemesince 28/11/2022 tarihli bilirkişi kurulu raporunda: davalı sürücü ...'ün tek taraflı kazanın meydana gelmesinde asli ve %100 oranında kusurlu olduğu, davacı yolcu ...'un kusurunun olmadığı tespit edilmiştir.
Raporun dosya kapsamına ve oluşa uygun olması nedeniyle mahkemece trafik kazasının meydana gelmesinde davalı sürücünün %100 oranında kusurlu kabul edilmesinde isabetsizlik bulunmamaktadır.İlk derece mahkemesince Adli Tıp Kurumu (ATK) 2. İhtisas Kurulundan alınan raporda; davacının %40 oranında meslekte kazanma gücünden kaybetmiş sayılacağı, iyileşme süresinin kaza tarihinden itibaren 9 aya kadar uzayabileceği tespit edilmiştir.
Raporun davacının kaza nedeniyle düzenlenen tüm tıbbi belgeleri incelenerek, Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümlerinden yararlanılmak suretiyle düzenlendiği anlaşılmakla davalı vekilinin maluliyet raporuna ilişkin itirazı yerinde görülmemiştir.Anayasa Mahkemesinin 17/07/2020 tarihli ve 2019/40 Esas, 2020/40 Karar sayılı kararıyla 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 90. maddesindeki Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası (ZMMS) Genel Şartlar’a yapılan atıf hükmü iptal edilmiştir.
Söz konusu iptal kararı sonrası, ZMSS Genel Şartlar ve ekindeki cetvellerle getirilen ve tazminatın hesaplanmasında uygulama alanı bulan %1,8 teknik faiz ile devre başı ödemeli belirli süreli rant formülünün uygulanması artık mümkün değildir. Tazminatın, %1,8 teknik faiz uygulanmadan, Yargıtayın yerleşik uygulamaları ile kabul edilen progresif rant formülü kullanılarak hesaplanması gerekir.
Somut olayda ilk derece mahkemesince karara dayanak yapılan 28/11/2022 tarihli aktüer raporunda. Yargıtay'ın güncel kararları gereğince bakiye ömrün belirlenmesinde TRH 2010 yaşam tablosu kullanılarak progresif rant yöntemine göre yapılan hesaplamada usul ve kanuna aykırılık bulunmamaktadır.Son olarak, Dairemizce SGK'ye müzekkere yazılarak gerçekleşen kaza nedeniyle davacıya rücuya tabi ödeme yapılıp yapılmadığı sorulmuş ve herhangi bir ödeme yapılmadığı tespit edilmiştir.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 40. Hukuk Dairesi, E. 2023/2238, K. 2024/1815, 17 Aralık 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama